<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>Yeni Medya</title>
	<atom:link href="http://yenimedya.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://yenimedya.wordpress.com</link>
	<description>Internet, sosyal ağlar ve dijital oyunlar</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Jan 2012 22:52:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='yenimedya.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://s2.wp.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>Yeni Medya</title>
		<link>http://yenimedya.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://yenimedya.wordpress.com/osd.xml" title="Yeni Medya" />
	<atom:link rel='hub' href='http://yenimedya.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>Profesör Binark: &#8220;İnternette Sansürlü Erişime Karşıyız&#8221;</title>
		<link>http://yenimedya.wordpress.com/2012/01/25/profesor-binark-internette-sansurlu-erisime-karsiyiz/</link>
		<comments>http://yenimedya.wordpress.com/2012/01/25/profesor-binark-internette-sansurlu-erisime-karsiyiz/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Jan 2012 01:11:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>trl</dc:creator>
				<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[Mutlu Binark]]></category>
		<category><![CDATA[sansür]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet filtresi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yenimedya.wordpress.com/?p=2215</guid>
		<description><![CDATA[Hulya Polat Başkent Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi ve Alternatif Bilişim Derneği üyesi Profesör Mutlu Binark “Türkiye&#8217;de sınırlamalarla sadece belli bir siyasi irade için güvenlik alanı oluşturuluyor. Türkiye’nin sosyal medyayı &#8216;bilinçli&#8217; kullanması gerekir” diyor. Başkent Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi Profesör Dr. Mutlu Binark, “internette sansürlü kullanıma karşıyız” diyor ve üniversite rektörlüklerine gönderdikleri deklarasyon için [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yenimedya.wordpress.com&amp;blog=8481561&amp;post=2215&amp;subd=yenimedya&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify;"><strong><em>Hulya Polat</em></strong></p>
<p style="text-align:justify;"><strong>Başkent Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi ve Alternatif Bilişim Derneği üyesi Profesör Mutlu Binark “Türkiye&#8217;de sınırlamalarla sadece belli bir siyasi irade için güvenlik alanı oluşturuluyor. Türkiye’nin sosyal medyayı &#8216;bilinçli&#8217; kullanması gerekir” diyor.</strong></p>
<p style="text-align:justify;">Başkent Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi Profesör Dr. Mutlu Binark, “internette sansürlü kullanıma karşıyız” diyor ve üniversite rektörlüklerine gönderdikleri deklarasyon için toplanan imza sayısının 100’ü geçtiğini söylüyor.</p>
<p style="text-align:justify;">Türkiye’de Bilişim Teknolojileri Kurumu’nun (BTK) şeffaf bir kurum olmadığını söyleyen Profesör Dr. Mutlu Binark, Avrupa Birliği ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı AGİT’in internet yasakları yüzünden “tedirgin ve kaygılı” olduğunu bildirdi. Başkent Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi Binark, “İnternette bilgiye erişim özgürlüğü istiyoruz. Sansürlü kullanıma karşıyız. Bloglar bile yasaklanıyor ve gerekçe gösterilmiyor, sorulunca da açıklama yapılmıyor. Bu da devlet eliyle uygulanan sansürün ne kadar uç noktalara varabileceğini gösteriyor” diye konuştu.</p>
<p style="text-align:justify;">Amerika’nın Sesi’nden Hülya Polat’ın sorularını yanıtlayan Profesör Dr. Mutlu Binark, üniversite rektörlüklerine gönderdikleri deklarasyonda da intenette riskler olduğunu kabul ettiklerini, ancak bu risklerden kurtulmanın ancak eğitimle mümkün olabileceğini vurguladıklarını belirtti. “Bu risklerden kurtulmak denetimle değil eğitimle mümkün, oysa eğitime yatırım yapılmıyor, temel çelişki de burada” diyen Profesör Binark, “internetteki zararlar ve olanaklar nelerdir, bunlar belirlenmeli ve bunlarla ilgili eğitim politikalarına ağırlık verilmelidir” şeklinde konuştu.</p>
<p style="text-align:justify;">Belli bir aile ve belli bir çocuk tipinin topluma benimsettirilmek istendiğini savunan Profesör Mutlu Binark, bunun toplumdaki çeşitli aile, çocuk, inanç ve düşünce tiplerini sıfırlama olarak görülebileceğini belirtti. Bunun “internette “sınırlar örmek” olarak görülebileceğini kaydeden Profesör Binark, şöyle konuştu: “Oysa internet kendisi sorgulayan bir ortam. Hem küresel, hem de farklı olanlarla iletişim olanağı sağlayan bir ortam, sınırlamalarla sadece belli bir siyasi irade için güvenlik alanı oluşturuluyor.</p>
<p style="text-align:justify;">Profesör Binark, Türkiye’nin sosyal medyayı “bilinçli, farkında ve olanağı değiştirecek şekilde kullanması gerekir” dedi.</p>
<p>Söyleşinin tamamını dinlemek için <a href="http://av.voanews.com/VOA_Clickability_Feed_Connector/40/180/Copy_of_Prof-_Mutlu_Binark-Internet_Filtering_in_Turkey.Mp3">tıklayınız.</a></p>
<p style="text-align:justify;">Kaynak: <a href="http://www.voanews.com/turkish/news/Binark-Bilgiye-Eriim-Ozgurluu-art-137701813.html" target="_blank">voa</a> (Erişim: 20.01.2012, 23:52)</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yenimedya.wordpress.com/2215/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yenimedya.wordpress.com/2215/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yenimedya.wordpress.com/2215/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yenimedya.wordpress.com/2215/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/yenimedya.wordpress.com/2215/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/yenimedya.wordpress.com/2215/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/yenimedya.wordpress.com/2215/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/yenimedya.wordpress.com/2215/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yenimedya.wordpress.com/2215/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yenimedya.wordpress.com/2215/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yenimedya.wordpress.com/2215/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yenimedya.wordpress.com/2215/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yenimedya.wordpress.com/2215/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yenimedya.wordpress.com/2215/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yenimedya.wordpress.com&amp;blog=8481561&amp;post=2215&amp;subd=yenimedya&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yenimedya.wordpress.com/2012/01/25/profesor-binark-internette-sansurlu-erisime-karsiyiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
<enclosure url="http://av.voanews.com/VOA_Clickability_Feed_Connector/40/180/Copy_of_Prof-_Mutlu_Binark-Internet_Filtering_in_Turkey.Mp3" length="24365347" type="audio/mpeg" />
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/ede0c2adaef0fd2b8c74763ac3949e19?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">trlx</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Temel bir hak olarak İnternet &#8211; 2</title>
		<link>http://yenimedya.wordpress.com/2012/01/21/temel-bir-hak-olarak-internet-2/</link>
		<comments>http://yenimedya.wordpress.com/2012/01/21/temel-bir-hak-olarak-internet-2/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Jan 2012 13:38:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>trl</dc:creator>
				<category><![CDATA[duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Temel bir hak olarak İnternet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yenimedya.wordpress.com/?p=2205</guid>
		<description><![CDATA[İlki 4 Aralık 2011&#8242;de gerçekleştirilen &#8220;Temel bir hak olarak İnternet&#8221; toplantısının ikinci aşaması, http://twitter.com/#!/altbilisim adresinde canlı yayınlandı&#8230; #TemelBirHakOlarakinternet<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yenimedya.wordpress.com&amp;blog=8481561&amp;post=2205&amp;subd=yenimedya&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://yenimedya.files.wordpress.com/2011/12/alternatif-bilisim-afis.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2046" title="alternatif-bilisim-afis" src="http://yenimedya.files.wordpress.com/2011/12/alternatif-bilisim-afis.jpg?w=450&#038;h=514" alt="" width="450" height="514" /></a></p>
<p>İlki 4 Aralık 2011&#8242;de gerçekleştirilen &#8220;Temel bir hak olarak İnternet&#8221; toplantısının ikinci aşaması, <strong><a href="http://twitter.com/#!/altbilisim" target="_blank">http://twitter.com/#!/altbilisim </a></strong>adresinde canlı yayınlandı&#8230; <a title="#TemelBirHakOlarakinternet" href="http://twitter.com/#%21/search?q=%23TemelBirHakOlarakinternet" rel="nofollow" target="_blank"><s></s><strong>#TemelBirHakOlarakinternet</strong></a></p>
<p><a href="http://yenimedya.files.wordpress.com/2012/01/img_20120121_154334.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2211" title="IMG_20120121_154334" src="http://yenimedya.files.wordpress.com/2012/01/img_20120121_154334.jpg?w=450&#038;h=253" alt="" width="450" height="253" /></a></p>
<p><a href="http://yenimedya.files.wordpress.com/2012/01/img_20120121_154032.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2210" title="IMG_20120121_154032" src="http://yenimedya.files.wordpress.com/2012/01/img_20120121_154032.jpg?w=450&#038;h=253" alt="" width="450" height="253" /></a></p>
<p><a href="http://yenimedya.files.wordpress.com/2012/01/img_20120121_153954.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2209" title="IMG_20120121_153954" src="http://yenimedya.files.wordpress.com/2012/01/img_20120121_153954.jpg?w=450&#038;h=253" alt="" width="450" height="253" /></a></p>
<p><a href="http://yenimedya.files.wordpress.com/2012/01/img_20120121_153943.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2208" title="IMG_20120121_153943" src="http://yenimedya.files.wordpress.com/2012/01/img_20120121_153943.jpg?w=450&#038;h=253" alt="" width="450" height="253" /></a></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yenimedya.wordpress.com/2205/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yenimedya.wordpress.com/2205/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yenimedya.wordpress.com/2205/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yenimedya.wordpress.com/2205/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/yenimedya.wordpress.com/2205/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/yenimedya.wordpress.com/2205/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/yenimedya.wordpress.com/2205/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/yenimedya.wordpress.com/2205/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yenimedya.wordpress.com/2205/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yenimedya.wordpress.com/2205/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yenimedya.wordpress.com/2205/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yenimedya.wordpress.com/2205/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yenimedya.wordpress.com/2205/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yenimedya.wordpress.com/2205/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yenimedya.wordpress.com&amp;blog=8481561&amp;post=2205&amp;subd=yenimedya&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yenimedya.wordpress.com/2012/01/21/temel-bir-hak-olarak-internet-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/ede0c2adaef0fd2b8c74763ac3949e19?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">trlx</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://yenimedya.files.wordpress.com/2011/12/alternatif-bilisim-afis.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">alternatif-bilisim-afis</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://yenimedya.files.wordpress.com/2012/01/img_20120121_154334.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">IMG_20120121_154334</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://yenimedya.files.wordpress.com/2012/01/img_20120121_154032.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">IMG_20120121_154032</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://yenimedya.files.wordpress.com/2012/01/img_20120121_153954.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">IMG_20120121_153954</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://yenimedya.files.wordpress.com/2012/01/img_20120121_153943.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">IMG_20120121_153943</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Sosyal Medyanın Nefret Söylemi için Kullanılması İfade Özgürlüğü değildir!</title>
		<link>http://yenimedya.wordpress.com/2012/01/20/sosyal-medyanin-nefret-soylemi-icin-kullanilmasi-ifade-ozgurlugu-degildir/</link>
		<comments>http://yenimedya.wordpress.com/2012/01/20/sosyal-medyanin-nefret-soylemi-icin-kullanilmasi-ifade-ozgurlugu-degildir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Jan 2012 04:38:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>trl</dc:creator>
				<category><![CDATA[yazı]]></category>
		<category><![CDATA[19 Ocak]]></category>
		<category><![CDATA[Hrant Dink]]></category>
		<category><![CDATA[nefret söylemi]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yenimedya.wordpress.com/?p=2194</guid>
		<description><![CDATA[Sosyal Medyanın Nefret Söylemi için Kullanılması İfade Özgürlüğü değildir!* Mutlu Binark Başkent Üniversitesi İletişim Fakültesi Tuğrul Çomu Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü unutmamalı cehennemde yürüyoruz çiçeklere bakarak&#8230; kuruyoruz soluyoruz ve ölüyoruz sevgisizlikten ve erdemsizlikten sadece cehennemde yürüyoruz çiçekleri kurutuyoruz, sevgisizlikten, vicdansızlıktan ve sadece cehennemde yürüyoruz güvercinleri vuruyoruz… ve sadece ve sadece cehennemde yürüyoruz… bunu unutmamalı… [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yenimedya.wordpress.com&amp;blog=8481561&amp;post=2194&amp;subd=yenimedya&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sosyal Medyanın Nefret Söylemi için Kullanılması İfade Özgürlüğü değildir!</strong><a title="" href="#_ftn1"><strong>*</strong></a><strong></strong></p>
<p align="right"><em><strong>Mutlu Binark</strong></em><br />
<em>Başkent Üniversitesi İletişim Fakültesi</em><br />
<em><strong>Tuğrul Çomu</strong></em><br />
<em>Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü</em></p>
<p><strong><em>unutmamalı<br />
cehennemde yürüyoruz<br />
çiçeklere bakarak&#8230;<br />
kuruyoruz<br />
soluyoruz ve ölüyoruz<br />
sevgisizlikten ve erdemsizlikten<br />
sadece cehennemde yürüyoruz<br />
çiçekleri kurutuyoruz,<br />
sevgisizlikten, vicdansızlıktan<br />
ve sadece cehennemde yürüyoruz<br />
güvercinleri vuruyoruz…<br />
ve sadece ve sadece cehennemde yürüyoruz…<br />
bunu unutmamalı…</em></strong></p>
<p style="text-align:justify;">2009 yılından bu yana Alternatif Bilişim üyeleri olarak, İnternet ortamında yaygınlaşan, dolaşıma girerek sıradanlaşan ve bir noktadan sonra popülerleşen nefret söylemi üzerine çalışıyoruz. Özellikle Türkiye’de yeni medya ortamındaki farklı mecralarda giderek artan nefret söylemine dikkat çekerek, <em>Yeni Medyada Nefret Söylemi </em>(2010, Kalkedon Yayınları) adlı çalışmamızda, nefret söyleminin nefret suçlarına zemin hazırladığını belirttik.</p>
<p style="text-align:justify;">Bugün Türkiye’de sosyal medya ortamlarından Facebook’ta ve Twitter’da kullanıcıların ürettiği ve yaygınlaştırdığı nefret söylemine baktığımızda<a title="" href="#_ftn2">[1]</a>, Facebook Türkiye yönetiminin 19 Ocak 2007’de nefret suçunun kurbanı olan Hrant Dink’in katillerini öven ve bu nefret suçunu destekleyen “hayran” sayfalarına yönelik şikayeti “ifade özgürlüğüdür” diyerek kapatmayı red ettiğini öğrendiğimizde, hem toplum(umuz)daki hem de İnternet alanında işleyen ve bu ortamdan gelir elde eden şirketlerin ikiyüzlülüğü, daha ağır bir deyişle riyakârlığı ile karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz<a title="" href="#_ftn3">[2]</a>. Aslında bu riyakârlık, toplum(umuz)da siyasi iradeden, yargıdan, yasamaya ve temel eğitim kurumlarına değin her kuruma sinmiş durumda. Siyasi iradenin, muhalefetin ve basının her haktan-özgürlükten yana ifadesini “terör eylemi” olarak etiketlediği, “sınıfta Alevi olan var mı?” diye soran öğretmenin<a title="" href="#_ftn4">[3]</a> olduğu bir eğitim sisteminde, bir yargı mensubunun örgütlü ve planlı bir nefret suçunu “karar beni de tatmin etmedi”<a title="" href="#_ftn5">[4]</a> şeklinde bu suçu görmeyerek, karar alması bu riyakârlığın nerelere nasıl temellendiğini göstermekte.<a title="" href="#_ftn6">[5]</a></p>
<p style="text-align:justify;"><strong>Nefret söylemi </strong>bilindiği<strong> </strong>üzere, her türlü hoşgörüsüzlükten kaynaklanan ve önyargılardan beslenen nefreti yayan, teşvik eden, savunan ya da haklı çıkaran ifade biçimleri için kullanmaktadır. Nefret söyleminin uluslararası düzeyde kabul görmüş tanımı 1997 yılında Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin nefret söylemiyle ilgili aldığı Tavsiye Kararı’nda yer almaktadır. Bu Karar’da nefret söylemi şu şekilde tanımlanmaktadır: <strong>“</strong><strong><em>ırkçı nefret, yabancı düşmanlığı, anti-Semitizm ve hoşgörüsüzlüğe dayalı diğer nefret biçimlerini yayan, teşvik eden, savunan ya da haklı gösteren her tür ifade biçimi</em></strong>.”</p>
<p style="text-align:justify;">Hoşgörüsüzlüğe dayalı nefret, saldırgan milliyetçilik ve etnik merkeziyetçilik, ayrımcılık ve azınlıklara, göçmenlere ve göçmen kökenli kişilere karşı düşmanlık yoluyla ifade edilen hoşgörüsüzlüğü içermektedir (<a href="http://www.nefretsoylemi.org" target="_blank">www.nefretsoylemi.org</a>). Nefret söyleminin ortaya çıkmasında, kendinden/biz olarak kurulan aidiyetten farklı olana yönelik üretilen veya kurgulanan olumsuz etiketlemeler, stereotipler, önyargılar ve ayrımcılık uygulamaları rol oynar. Genel olarak bakıldığında nefret söylemi, <strong>altı ana başlık</strong> altında incelenebilir. Bunlar;</p>
<ul style="text-align:justify;">
<li><em><strong>Siyasal Nefret Söylemi:</strong></em><br />
Siyasal bir düşünceyi ve bu düşüncenin takipçilerini hedef alan nefret söylemidir. Bazen bir ideolojinin tamamını, bazen yalnızca bir veya birkaç siyasi partiyi, bazen ise çok daha küçük grupları hedef alabilmektedir.</li>
</ul>
<ul style="text-align:justify;">
<li><em><strong>Kadınlara Yönelik Nefret Söylemi:</strong></em><br />
Temelde cinsiyetçi ifadelerin kullanılmasıdır. Aşağılama amaçlı bu ifadelerde kadının konumunun ikincilleştirildiği bir söylem oluşturulmaktadır.</li>
</ul>
<ul style="text-align:justify;">
<li><em><strong>Yabancılara ve Göçmenlere Yönelik Nefret Söylemi:</strong></em><br />
Yabancıları, göçmenleri ve/veya etnik grupları hedef alabilmektedir. Türkiye’de ve dünyada ekonomik nedenlerle üretilmiş örnekleri sıklıkla görülmektedir. Ayrıca bu nefret söylemi ırkçılıktan da beslenmektedir. Farklı etnik grupları toplumda korku, kaygı kaynağı olarak konumlandırmakta ve “düşman” olarak işaretlemektedir.</li>
</ul>
<ul style="text-align:justify;">
<li><em><strong>Cinsel Kimlik Temelli Nefret Söylemi:</strong></em><br />
Heteroseksüel cinsel kimlik dışındaki cinsel kimliklere sahip kişileri hedef alan nefret söylemidir. Temel olarak geyleri, lezbiyenleri, biseksüelleri, travesti ve transseksüelleri hedef alarak, bu cinsel kimlikleri ”sapkın”, ”iğrenç” olarak etiketler.</li>
</ul>
<ul style="text-align:justify;">
<li><em><strong>İnanç ve Mezhep Temelli Nefret Söylemi:</strong></em><br />
Farklı dinlere ve mezhep aidiyetlerine yönelik üretilmektedir. Türkiye’de ve dünyada farklı örnekleri sıklıkla görülmektedir. Türkiye’de Müslümanlık dışındaki dinlerin yanı sıra, hakim konumlanan/konumlandırılmış Sünni mezhebi dışındaki tüm mezheplere, başta Aleviliğe yönelik üretilmektedir.</li>
</ul>
<ul style="text-align:justify;">
<li><em><strong>Engellilere yönelik Nefret Söylemi:</strong></em><br />
Fiziksel veya zihinsel engellilere yönelik üretilmektedir. Türkiye’de görülme sıklığı giderek artmaktadır. Kaynağı, sosyal ve/veya ekonomik olabildiği gibi bunlardan tamamen bağımsız da olabilmektedir.</li>
</ul>
<p style="text-align:justify;">Görüldüğü üzere, nefret söyleminde dilsel pratiklerin kullanımı ve bu pratiklerin yaygınlaştırılma ortamları önem taşmaktadır. Günümüzde nefret söyleminin yayılma biçimleri, İnternet ve sosyal medya ortamlarının gündelik yaşamda giderek artan yeri ile yakından ilişkilidir. Çevrimiçi haber sitelerinin okur yorumlarında üretilen nefret söylemi üzerine çalışan, İlden Dirini’nin de dikkat çektiği üzere, yeni medya ortamları etkileşimli kamusal alanlar yaratarak nefret söyleminin yaşam bulabildiği, kolaylıkla yeniden üretilip dolaşıma sokulabildiği ortamlardır (Dirini, 2010). Türkiye’de de özellikle Facebook duvarı ve Twitter gönderileri kullanıcılar tarafından yukarıda altı başlık altında sınıflandırdığımız nefret söylemini yaymak için yoğun olarak kullanılmaktadır.</p>
<p style="text-align:justify;">Nefret söylemleri, farklı yeni medya mecralarında farklı biçimlerde yer alırlar. Örneğin çevrimiçi haber sitelerinde ve sosyal paylaşım ağlarında üretilen nefret söylemi, gündemle ilişki içinde olabilmektedir. Özellikle Kürtlere yönelik toplumda yaratılan “En İyi Kürt Ölü Olandır!” vb. saldırgan ve suça teşvik edici nefret söylemi, gerek geleneksel medya metinlerinde gerekse Facebook duvarlarında Temmuz 2011’den bu yana yaygın ve doğal kılınmaktadır. Diğer yandan video paylaşım ağlarında üretilen nefret söylemi, üretimi bakımından gündemle ilişki içinde olabilse de dolaşımda bulunması bakımından gündemden bağımsızdır. Video paylaşım ağlarında dolaşıma sokulan nefret söylemi, klon kopyalarla kürel ağın farklı yerlerinde hep bulunmaya ve nefreti saçmaya devam etmektedir. Dijital oyunlar ve oyun ortamlarında üretilen nefret söylemi ise tamamıyla, “ötekilere” (ki bu ötekiler Araplar, Müslümanlar, Çinliler, kadınlar, eşcinseller vb. kimliklere sahiptir) yönelik genellemelere ve önyargılara dayanmaktadır ve çoğunlukla gündemle ilişki içinde değildir.</p>
<p style="text-align:justify;">Türkiye’de kamuoyunda nefret söylemi konusunda duyarlılık son bir kaç yıldır artmıştır. Bu konuda özel olarak çalışan kurumlar (çeşitli STÖ’ler)<a title="" href="#_ftn7">[6]</a> hükümeti nefret suçları konusunda bir an evvel düzenleme yapmaya davet etmektedir. Ancak yapılan çalışmaların bir çoğu geleneksel medyaya yöneliktir. Oysa bugün milyonlarca kişinin kullandığı Twitter gibi bir mikroblog uygulamasında, Facebook ve benzeri toplumsal paylaşım ağlarındaki ya da YouTube, dijital oyunlar, çevrimiçi haber siteleri, haberlere yapılan yorumlar, nefret siteleri, IRC&#8217;ler gibi yeni medya ortamlarındaki nefret söylemi, nefret suçları bakımından titizlikle incelenmesi ve üzerinde durulması gereken alanlardır (Toprak vd., 2009 ve Çomu, 2010).</p>
<p style="text-align:justify;">Bilindiği üzere, Facebook’ta, Twitter’da ve/veya dijital oyunlarda kullanıcılar arkadaşlarının ürettikleri nefret söylemine ortak olmakta, nefret söylemini doğal görmekte ve kanıksamaktadır. Kanıksanan nefret söylemi nefret suçlarını örgütleyebilmektedir. Birbiri ardına gerçekleşen yukarıda -girişte- saydığımız tüm bu nefret söylemleri ve nefret suçları İnternet’in nefret söyleminin yayılmasındaki etkisini ve gücünü göstermektedir. Nefret söyleminin sokağa taşınması, “nefret suçuna” dönüşmeye teşvik edilmesi ve bu söylemin pervasızlığı karşısında ne yapılmalı sorusunu bu noktada sormalıyız. Sosyal medya ortamlarının nefret söylemini doğal bir zihn örüntüsü-yapısı kılmak ve nefret suçlarını övmek için kullanılması ifade özgürlüğü değildir. Pekiyi, kullanıcıların, yani Türkiye’de İnternet erişimine sahip bu “seçkin ve şanslı” yurttaşların zihin yapılarına sinmiş/içselleşmiş, doğal bir şekilde gönderilere taşınan nefret söylemine karşı ne yapılmalıdır?</p>
<p style="text-align:justify;"><strong>Her şeyden önce İnternet’te yayılan, dolaşıma giren nefret söylemine karşı kullanıcıların farkındalık bilincini geliştirmek ve yeni medya ortamlarını karşı örgütlenmeler ile barış dili için kullanmak</strong> <strong>gereklidir.</strong> Nefret söylemi yayan, farklı olanı hedef gösteren ve nefret suçunu teşvik eden haber sitelerini, okur yorumlarını, web sitelerini, Facebook gruplarını, Twitter mesajlarını “şikayet et kaldır” yolu ile yeni medya ortamından belki “yok edebiliriz”. Hatta filtreler ile erişime engel kılabiliriz! Burada devletin bir riyakârlığına daha dikkat çekelim. Twitter’da 19 Ocak 2012 tarihinde gün boyu akan, nefret söylemi yayan Tweet gönderileri hiçbir şekilde BTK, TİB ya da bilişim konusunda görevli hiçbir Cumhuriyet Savcısı tarafından uyarılmadı, kaldırılmadı… Bu da gösteriyor ki, BTK ve TİB’in “Güvenli İnternet Filtresi” uygulaması aileyi, çocukları nefret söyleminden korumayı amaçlamıyor, hatta tam tersine toplum(umuz)da farklı olan yurttaşlara yönelik saldırgan, küçümseyici, öfke dolu ve hedef gösteren sözcüklerin dolaşımda olmasını hoş ve makul görüyor; siyasi iradenin “ideal /yeğlenen aile ve çocuk tasarımı” projesi çerçevesinde (Binark, 2011)…</p>
<p style="text-align:justify;">Demek ki asıl ve gerçek sorun: bu ayrımcı ve tahammülsüz zihinlerin hep burada oladuğu ve olacağıdır. O zaman burada ve şimdi ayrımcılıkla mücadele edilmelidir. Türkiye’deki tüm yurttaşların da dünyadakilerin de “ötekileştirdikleri” ile daha fazla bir arada olmaya, tanımaya, kavramaya, anlamaya ve barış diline gereksinimi daha çok vardır. Bir de İnternet’in bireyleri özgürleştiren, toplumları demokratikleştiren, bir arada yaşama kültürünü çoğaltan olumlu kullanım pratiklerini çoğaltmaya, yaygınlaştırmaya…</p>
<p style="text-align:justify;"> “Bu noktada biz neler yapabiliriz?” diye soracak olursak,</p>
<ul style="text-align:justify;">
<li>Kullanıcı sözleşmelerinde nefret söylemine karşı müdahil olma talebinin geliştirilmesi</li>
<li>Yeni medya editörlerine yönelik nefret söylemine karşı farkındalık geliştirecek eğitimin verilmesi</li>
<li>Yeni medya ortamında nefret söylemi izleme ve raporlama mekanizmalarının geliştirilmesi</li>
<li>Yeni medya ortamlarını kullananlara bu konuda farkındalık kazandıran eğitimlerin verilmesi ve bu izlek içerisinde Eleştirel Yeni Medya Okur Yazarlığının geliştirilmesi</li>
<li>Nefret söylemi içeren içeriklerin, grupların “şikayet et” mekanizması ile kaldırılmasını sağlamak</li>
<li>Pozitif Örneklerin Yaratılması ve Teşviki</li>
<li>Nitelikli İçerik Üretiminin Teşviki</li>
<li>1543 sayılı Siber Uzamda Irkçılık ve Yabancı Düşmanlığı Üzerine Tavsiye kararında (2001) “ırkçılığın bir kanaat olmadığını, suç olduğunu” izleyerek, oluşturulan Avrupa Siber Suç Sözleşmesi Ek Protokolü’nün imzalanması için kamuoyu baskısının oluşturulması</li>
<li>Çevrim içi habercilik için etik ilkeler geliştirilmesi</li>
<li>Nefret söyleminin nedenleri ve koşullarının anlaşılması. Yeni medya ortamında dolaşıma sokulan nefret söyleminin gerçek yaşamdaki kökleri/kökenleri/kaynakları ve nedenleri siyasal, kültürel ve toplumsal politikalar temelinde araştırılması</li>
</ul>
<p style="text-align:justify;"><strong>Rakel Dink’in de dediği gibi, “masum bir bebeği katile dönüştüren zihniyet” bu dünyada örülmekte, işlemektedir;</strong> siber uzam da onun ideolojik mücadele araçlarından birisidir. İşte bu nedenle, siber uzamda yayılan, popüler kültür gibi veya “sözde ifade özgürlüğü” algılanan ve öyle alımlanmaya başlayan nefret söylemine karşı birlikte <strong>burada ve şimdi/hep</strong> mücadele etmek gereklidir.</p>
<p>Binark, M. (2011), “Türkiye’de Sağ Politikaların Üç Takıntısı üzerinden İnternet Sansürünü Okumak”, <strong>Evrensel Kültür</strong>, Sayı: 236, Ağustos, 68-73. ISSN: 1302-1478-9-7</p>
<p>Dirini, İ. (2010), <strong>Yeni Medyada Nefret Söylemi, </strong>(yayına hazırlayan) T. Çomu, İstanbul: Kalkedon Yayınları</p>
<p>Toprak, A., A. Yıldırım, E. Aygül, M. Binark, S. Börekçi ve T. Çomu (2009), <strong>Toplumsal Paylaşım Ağı Facebook: “görülüyorum öyleyse varım!”</strong>, İstanbul: Kalkedon Yayınları”</p>
<hr align="left" size="1" width="33%" />
<div>
<p><a title="" href="#_ftnref1">*</a> “Nefret Söyleminin Nefret Suçuna Evrilmesi” (<a href="http://bianet.org/bianet/biamag/131930-nefret-soyleminin-nefret-sucuna-evrilmesi" target="_blank">http://bianet.org/bianet/biamag/131930-nefret-soyleminin-nefret-sucuna-evrilmesi</a>) başlıklı yazıdan güncellenerek, 19 Ocak 2012 tarihindeki sosyal medya gönderi akışı dikkate alındığında görülen lüzum hazırlanmıştır.</p>
</div>
<div>
<p><a title="" href="#_ftnref2">[1]</a> Örneğin, yurttaşların/Hrant’ın Arkadaşlarının 19 Ocak 2012 de Hrant Dink’in katlinin 5.yılını anmalarına ve İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 18 Ocak’ta adaleti ve vicdanları yaralayacak bir şekilde verdiği kararı protesto etmek isteyenlere yönelik olarak Twitter ortamında yaptığımız taramada nefret söylemini açıkça görebiliriz.</p>
<p><a href="https://twitter.com/#!/search/hrant" target="_blank">https://twitter.com/#!/search/hrant</a> ve <a href="https://twitter.com/#!/search/ermeni" target="_blank">https://twitter.com/#!/search/ermeni</a> (Twitter aramaları, aramanın yapıldığı zamana bağlı olarak değişkenlik gösterebilmektedir. Seçilmiş birkaç örnek için <a href="http://yenimedya.files.wordpress.com/2012/01/19ocak-ornekler.jpg" target="_blank">tıklayabilirsiniz</a>.)</p>
<p>Bu taramalarda özellikle Dink’in katillerini ve suç ortaklarını öven sözcüklerin, görsellerin kullanıldığı, böylece toplumda farklı etnik kimliklere, mezheplere ve cinsel yönelime sahip olanlara yönelik nefret suçu işlenmesini doğal kılmaya yönelik zihin yapısının ve algısının oluşturulduğu gözlenmiştir.</p>
</div>
<div>
<p><a title="" href="#_ftnref3">[2]</a> Belirtmek gerekir ki nefret söylemi üreten içeriğin siteye yüklenmesi ve/veya site üzerinden paylaşıma/dolaşıma sokulması Facebook kullanım koşullarına aykırıdır. Bkz. <a href="https://www.facebook.com/legal/terms?ref=pf" target="_blank">https://www.facebook.com/legal/terms?ref=pf</a> (Madde 3.7) ve <a href="https://developers.facebook.com/policy/" target="_blank">https://developers.facebook.com/policy/</a> (Madde 3.B.5)</p>
</div>
<div>
<p><a title="" href="#_ftnref4">[3]</a> Bkz. <a href="http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=308584" target="_blank">http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=308584</a></p>
</div>
<div>
<p><a title="" href="#_ftnref5">[4]</a> Bkz. <a href="http://www.imc-tv.com/haber-karari-veren-hakim-de-tatmin-olmamis-1748.html" target="_blank">http://www.imc-tv.com/haber-karari-veren-hakim-de-tatmin-olmamis-1748.html</a></p>
</div>
<div>
<p><a title="" href="#_ftnref6">[5]</a> Dink davasının düşündürdükleri adlı Hatice Bakanlar’ın yazının okunmasını rica ederiz:</p>
<p><a href="http://www.bianet.org/bianet/siyaset/135550-dink-davasinin-dusundurdukleri" target="_blank">http://www.bianet.org/bianet/siyaset/135550-dink-davasinin-dusundurdukleri</a></p>
</div>
<div>
<p><a title="" href="#_ftnref7">[6]</a> Örneğin, Uluslar arası Hrant Dink Vakfı, Sosyal Değişim Derneği, İnsan Hakları Gündemi Derneği vb.</p>
</div>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yenimedya.wordpress.com/2194/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yenimedya.wordpress.com/2194/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yenimedya.wordpress.com/2194/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yenimedya.wordpress.com/2194/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/yenimedya.wordpress.com/2194/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/yenimedya.wordpress.com/2194/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/yenimedya.wordpress.com/2194/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/yenimedya.wordpress.com/2194/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yenimedya.wordpress.com/2194/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yenimedya.wordpress.com/2194/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yenimedya.wordpress.com/2194/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yenimedya.wordpress.com/2194/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yenimedya.wordpress.com/2194/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yenimedya.wordpress.com/2194/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yenimedya.wordpress.com&amp;blog=8481561&amp;post=2194&amp;subd=yenimedya&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yenimedya.wordpress.com/2012/01/20/sosyal-medyanin-nefret-soylemi-icin-kullanilmasi-ifade-ozgurlugu-degildir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/ede0c2adaef0fd2b8c74763ac3949e19?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">trlx</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Blog Yazarlarına Çağrı</title>
		<link>http://yenimedya.wordpress.com/2012/01/19/blog-yazarlarina-cagri/</link>
		<comments>http://yenimedya.wordpress.com/2012/01/19/blog-yazarlarina-cagri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2012 02:28:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>trl</dc:creator>
				<category><![CDATA[duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Hrant Dink]]></category>
		<category><![CDATA[hranticinblog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yenimedya.wordpress.com/?p=2188</guid>
		<description><![CDATA[Blog yazarlarına çağrı; 17 Ocak 2012 itibariyle meşum dava mahkeme tarafından sonuçlandırıldı. Mahkemece alınan karar, adaleti tesis etmekten ziyade adalet duygusunu yok etmeye kast etmişti. Fakat bu durum bizi karamsarlığa sürüklememeli. Şimdi her zamankinden daha çok sahip çıkmalıyız Hrant&#8217;ın anısına. Geride kalanları, Hrant&#8217;ın ailesini ve eşi Rakel Dink&#8217;i yalnız bırakmamalıyız. Bu davanın bitmediğine, asıl mücadelenin [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yenimedya.wordpress.com&amp;blog=8481561&amp;post=2188&amp;subd=yenimedya&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Blog yazarlarına çağrı;</div>
<div></div>
<div>17 Ocak 2012 itibariyle meşum dava mahkeme tarafından sonuçlandırıldı. Mahkemece alınan karar, adaleti tesis etmekten ziyade adalet duygusunu yok etmeye kast etmişti. Fakat bu durum bizi karamsarlığa sürüklememeli. Şimdi her zamankinden daha çok sahip çıkmalıyız Hrant&#8217;ın anısına. Geride kalanları, Hrant&#8217;ın ailesini ve eşi Rakel Dink&#8217;i yalnız bırakmamalıyız. Bu davanın bitmediğine, asıl mücadelenin yeni başladığına inanıyoruz.</div>
<div></div>
<div>Bu mücadelenin bir parçası olarak, blog yazarlarını, kendi bloglarında Hrant için yazılar yazmaya ya da görsel çalışmalar üretmeye davet ediyoruz. Yazılar, birkaç satır ya da çok daha uzun olabilir. İçerik, Hrant hakkındaki düşünceler olabileceği gibi, mahkeme sürecine ya da önümüzdeki süreçlere dair olabilir. Bizim için aslolan &#8220;Hrant için, adalet için&#8221; etiketi altında ele alınabilecek yazılar/görseller olmaları.</div>
<div></div>
<div>Blog yazarlarından ricamız, bu kapsamda ürettikleri özgün yazıların/görsellerin adreslerini <strong><a href="mailto:hranticin@gmail.com" target="_blank">hranticin[at]gmail </a></strong>adresine ya da Twitter üzerinden <a href="https://twitter.com/#%21/Hrant_icin" target="_blank"><strong>@Hrant_icin</strong></a> hesabına iletmeleri. Bizler de sizlerin bloglarınızda yayınladığınız içerikleri bu blog altında, yine sizin adres ve imzanızla yayınlayacağız. Böylece &#8220;Hrant için, adalet için&#8221; etiketini blog dünyasında güncel tutmayı ve aynı zamanda bu kapsamda üretilmiş metinleri ve görsel malzemeyi &#8220;Hrant İçin Blog&#8221; başlığı altında arşivlemeyi umuyoruz.</div>
<div></div>
<div>Desteğiniz için şimdiden teşekkür ederiz.</div>
<div></div>
<div>Hrant için, adalet için mücadele devam ediyor!</div>
<div></div>
<div>Kaynak: <a href="http://hranticinblog.blogspot.com/2012/01/blog-yazarlarna-cagr.html" target="_blank">http://hranticinblog.blogspot.com</a></div>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yenimedya.wordpress.com/2188/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yenimedya.wordpress.com/2188/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yenimedya.wordpress.com/2188/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yenimedya.wordpress.com/2188/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/yenimedya.wordpress.com/2188/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/yenimedya.wordpress.com/2188/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/yenimedya.wordpress.com/2188/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/yenimedya.wordpress.com/2188/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yenimedya.wordpress.com/2188/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yenimedya.wordpress.com/2188/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yenimedya.wordpress.com/2188/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yenimedya.wordpress.com/2188/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yenimedya.wordpress.com/2188/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yenimedya.wordpress.com/2188/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yenimedya.wordpress.com&amp;blog=8481561&amp;post=2188&amp;subd=yenimedya&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yenimedya.wordpress.com/2012/01/19/blog-yazarlarina-cagri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/ede0c2adaef0fd2b8c74763ac3949e19?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">trlx</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>İnternet Sansüründe Sırada Sosyal Medya mı Var?</title>
		<link>http://yenimedya.wordpress.com/2012/01/19/internet-sansurunde-sirada-sosyal-medya-mi-var/</link>
		<comments>http://yenimedya.wordpress.com/2012/01/19/internet-sansurunde-sirada-sosyal-medya-mi-var/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2012 02:19:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>trl</dc:creator>
				<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[5651]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Uçkan]]></category>
		<category><![CDATA[sansür]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet'e erişim hakkı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yenimedya.wordpress.com/?p=2185</guid>
		<description><![CDATA[Selin Süer Ünlü Türkiye’de internette yasaklı site sayısı bazı kaynaklara göre 15 bini geçti. İnternette sansür kime yarıyor? Dünya iktidarları interneti yasaklamayı neden bu kadar istiyor ve Türkiye’de sırada hangi yasaklar olabilir? Merak edilen tüm bu soruların yanıtlarını İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi ve Alternatif Bilişim Derneği üyesi Özgür Uçkan’a yönelttik. Sırada Sosyal [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yenimedya.wordpress.com&amp;blog=8481561&amp;post=2185&amp;subd=yenimedya&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Selin Süer Ünlü</strong></em></p>
<p>Türkiye’de internette yasaklı site sayısı bazı kaynaklara göre 15 bini geçti. İnternette sansür kime yarıyor? Dünya iktidarları interneti yasaklamayı neden bu kadar istiyor ve Türkiye’de sırada hangi yasaklar olabilir? Merak edilen tüm bu soruların yanıtlarını İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi ve Alternatif Bilişim Derneği üyesi Özgür Uçkan’a yönelttik.</p>
<p><strong>Sırada Sosyal Medyaya Yasak Olabilir<br />
</strong></p>
<p>Amerika’nın Sesi’nin sorularını yanıtlayan Uçkan, filtrelerden sonra sıradaki hedefin sosyal medya olabileceğini düşünüyor.  Uçkan, “Sosyal medyada örgütlenmek, eylem organize etmek mümkün. Bütün bunlar Arap Baharı ve Wall Street’i İşgal hareketiyle çok ciddi bir şekilde ortaya çıktı” diyor. Dolayısıyla, Uçkan’a göre bundan sonra iki hedef var.  Bir taraftan internetteki haber akışını kesmeye yönelik, basın üzerindekine benzer mekanizmaları internet medyası üzerinde kurmak; ikincisi de sosyal medyayı bir şekilde kontrol altına almak. Ancak Uçkan altını çiziyor: “Bunların ikisini de yapmak çok zor. İnternetin küresel olarak fişini çekmedikçe, tamamen kontrol altına almak imkansız” diyor ve ekliyor “Dolayısıyla iktidarların işi zor!”  Özgür Uçkan, “Ulus devletler internet üzerindeki baskılarını aşırı yoğunlaştırdıklarında bu onlara ekonomik kriz, küresel ekonomiden aldıkları payın daralması gibi bir dizi çok ciddi bedellerle ödeyecekleri sorunlar olarak geri dönecektir” diyerek internetin ekonomik boyutunun da önemini vurguluyor.</p>
<p><strong>İnternete Erişim Hakkı Anayasal Güvence Altında Olmalı’ </strong></p>
<p>Özgür Uçkan, “ Birleşmiş Milletler internet erişimini temel bir hak olarak “Uluslararası İnsan Hakları Beyannamesi’ne” ekledi aynı şeyi Avrupa Komisyonu “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne” yaptı. Her ikisinde de Türkiye’nin imzası var. Bu yüzden, bunu iç hukuka uyarlamakla yükümlüyüz” diyor.</p>
<p>Uçkan’a göre internete erişemiyorsanız, ifade, bilgi edinme, haberleşme, basın özgürlüğü hatta örgütlenme özgürlükleriniz sakatlanır. Dolayısıyla Uçkan, “İnternet erişimi bu temel hak ve özgürlükler platformunun asli bir parçası haline geldi” diye konuşuyor.</p>
<p><strong>Sansür Bir Devlet Refleksi<br />
</strong></p>
<p>“Sansür hemen hemen tüm iktidarların en favori kontrol aygıtı olagelmiştir” diyor Uçkan. Sansürün genellikle basın üzerinde uygulandığını belirten uzman, “İnternetin sansürlenmeye çalışılmasının bir devlet refleksi olduğunu” düşünüyor. Yani Uçkan’a göre bu sadece iktidardaki partiyle ilgili değil. “Daha önce ilk bu tip düzenleme çalışmaları 2001’de DSP-MHP-ANAP koalisyonu sırasında gelmişti. Basın kanununu internete uygulamaya çalışıyorlardı ama tam olarak uygulayamadılar” diye konuşuyor Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Özgür Uçkan.</p>
<p>Özgür Uçkan, Türkiye’de internet sansürünün 2000 yılından beri artarak sürdüğünü de söylüyor ve 2007’de çıkarılan 5651 sayılı yasayla engellenen site sayısının birden bire on binlere yükseldiğini hatırlatıyor.</p>
<p>“İnternette herhangi bir şeyi tamamen yasaklamanın yolu yok. O yüzden bu tür filtreler kullanılıyor. Bu sadece Türkiye’ye özgü bir durum değil. Tüm dünyada devletler interneti kendilerine bir tehdit olarak algılıyor. Şu anda Amerika’da SOPA’yı (Stop Online Piracy Act) tartışıyor. Londra isyanları olduğunda İngiltere Başbakanı ‘Sosyal medyayı denetlemek lazım’ demeye başladı. Fakat, İngiltere ve ABD gibi ülkelerde ciddi bir tepki geldiğinde hükümetler geri adım atmayı biliyor. Ama bizimki gibi demokrasinin yeterince gelişmediği ülkelerde bir yasa çıktıktan sonra onu değiştirmenin yolu pek olmuyor. 5651’i normalde Anayasa Mahkemesi’ne götürebilsek iptal edilir ama yapamıyoruz” diyor.</p>
<p><em>*İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde bilgi ekonomisi, ağ ekonomisi, enformasyon tasarımı ve yönetimi, iletişim tasarımı, tasarım yönetimi konularında ders veren Uçkan, Alternatif Bilişim Derneği’nin de üyesi. Uçkan, Bthaber&#8217;de de köşe yazarı.</em></p>
<p>Söyleşinin tamamını dinlemek için <a href="http://av.voanews.com/VOA_Clickability_Feed_Connector/39/498/INT_WITH_OZGUR_UCKAN_OF_BILGI_UNIVERSITY_ON_INTERNET_CENSORSHIP_IN_TURKEY.Mp3">tıklayınız</a>.</p>
<p>Kaynak: <a href="http://www.voanews.com/turkish/news/lifestyle/nternet-Sansurunde-Srada-Sosyal-Medya-m-Var-137512318.html" target="_blank">voa</a> (Erişim: 18.01.2012, 16:06)</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yenimedya.wordpress.com/2185/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yenimedya.wordpress.com/2185/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yenimedya.wordpress.com/2185/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yenimedya.wordpress.com/2185/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/yenimedya.wordpress.com/2185/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/yenimedya.wordpress.com/2185/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/yenimedya.wordpress.com/2185/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/yenimedya.wordpress.com/2185/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yenimedya.wordpress.com/2185/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yenimedya.wordpress.com/2185/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yenimedya.wordpress.com/2185/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yenimedya.wordpress.com/2185/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yenimedya.wordpress.com/2185/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yenimedya.wordpress.com/2185/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yenimedya.wordpress.com&amp;blog=8481561&amp;post=2185&amp;subd=yenimedya&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yenimedya.wordpress.com/2012/01/19/internet-sansurunde-sirada-sosyal-medya-mi-var/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
<enclosure url="http://av.voanews.com/VOA_Clickability_Feed_Connector/39/498/INT_WITH_OZGUR_UCKAN_OF_BILGI_UNIVERSITY_ON_INTERNET_CENSORSHIP_IN_TURKEY.Mp3" length="19692146" type="audio/mpeg" />
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/ede0c2adaef0fd2b8c74763ac3949e19?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">trlx</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>7 bin site SOPA&#8217;yı gösterdi</title>
		<link>http://yenimedya.wordpress.com/2012/01/19/7-bin-site-sopayi-gosterdi/</link>
		<comments>http://yenimedya.wordpress.com/2012/01/19/7-bin-site-sopayi-gosterdi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2012 02:06:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>trl</dc:creator>
				<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[18 ocak]]></category>
		<category><![CDATA[SOPA]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yenimedya.wordpress.com/?p=2180</guid>
		<description><![CDATA[İnternetin en geniş kaynak sitelerinden Wikipedia öncülüğünde 7 bin web sitesi, ABD&#8217;nin interneti sansür etme girişimini protesto için değişik eylemler yapıyor. Bazı siteler ekran karartırken, bazıları da yasaya dikkat çekmek için çeşitli eylemler yaptı. Temsilciler Meclisi&#8217;ndeki &#8220;Çevrimiçi Korsanlığı Durdurma Yasası&#8221; (SOPA) ve Senato&#8217;ya sunulan &#8220;Entellektüel Mülkiyetin Korunması Yasası&#8221;nı (PIPA) protesto için Wikipedia, BoingBoing ve Minecraft [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yenimedya.wordpress.com&amp;blog=8481561&amp;post=2180&amp;subd=yenimedya&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İnternetin en geniş kaynak sitelerinden Wikipedia öncülüğünde 7 bin web sitesi, ABD&#8217;nin interneti sansür etme girişimini protesto için değişik eylemler yapıyor. Bazı siteler ekran karartırken, bazıları da yasaya dikkat çekmek için çeşitli eylemler yaptı. </strong></p>
<p><strong><a href="http://yenimedya.files.wordpress.com/2012/01/wiki-sopa.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2182" title="wiki-sopa" src="http://yenimedya.files.wordpress.com/2012/01/wiki-sopa.jpg?w=450" alt=""   /></a></strong></p>
<p>Temsilciler Meclisi&#8217;ndeki &#8220;Çevrimiçi Korsanlığı Durdurma Yasası&#8221; (SOPA) ve Senato&#8217;ya sunulan &#8220;Entellektüel Mülkiyetin Korunması Yasası&#8221;nı (PIPA) protesto için Wikipedia, BoingBoing ve Minecraft sayfalarını kararttı. Google, Reddit, WordPress, TwitPic, Cheezburger, Mozilla gibi internet şirketleri de sayfalarında değişik eylemlerle, ABD&#8217;nin interneti sansürlemek için görüştüğü iki yasa teklifini protesto etti.</p>
<p>SOPA&#8217;nın yasallaşmasını savunan senatör Lamar Smith, Wikipedia&#8217;nın bu yasa zarar görmeyecek olmasına rağmen böyle bir eylemi gerçekleştirimesinin ironik olduğunu söyledi. Smith yasa teklifinden yerel bloglar ve sosyal paylaşım sitelerinin de zarar görmeyeceğini iddia etti.</p>
<p>Gece yarısından sonra &#8220;Wikipedia English&#8221; sayfasında, &#8220;On yıldan uzun süredir, insanlık tarihinin en büyük ansiklopedisini oluşturmak için milyonlarca saat çalıştık. Şimdi Amerikan Kongresi, serbest ve açık internete ölümcül zarar verebilecek tasarıları değerlendiriyor. Buna dikkati çekmek için 24 saat için Wikipedia&#8217;yi karartıyoruz&#8221; yazısı çıkmaya başladı. Wikipedia diğer dillerdeki sayfalarında da &#8220;SOPA&#8221; yasasına dikkat çekerek, ABD&#8217;nin interneti sansürlemek istediğini belirtti.</p>
<p><strong>ZARAR GÖRMÜYOR AMA EN BÜYÜK EYLEMİ YAPTI </strong></p>
<p>Temsilciler Meclisi&#8217;ndeki &#8220;Çevrimiçi Korsanlığı Durdurma Yasası&#8217;nın önümüzdeki ay, Senato&#8217;daki &#8220;Entellektüel Mülkiyetin Korunması Yasası&#8217;nın ise önümüzdeki hafta görüşülmesi bekleniyor.</p>
<p>Söz konusu yasalar doğrudan Wikipedia&#8217;ya zarar vermemesine rağmen en büyük protesto eylemi onlardan geldi. Sitenin kurucusu Wikipedia Vakfı, ABD&#8217;deki SOPA ve PIPA&#8217;nın yasalaşması halinde özgür ve açık internetin büyük zarar göreceğini açıklamıştı.</p>
<p><strong>FİLM ENDÜSTRİSİ YASAYI SAVUNUYOR </strong></p>
<p>Film ve müzik endüstrisi tasarıyı destekleyen gruplar arasında yer alırken, Google, Yahoo, Twitter, eBay, AOL gibi teknoloji şirketleri ise yasa tasarısına karşı çıkıyor.</p>
<p>Kaynak: <a href="http://www.t24.com.tr/7-bin-site-sopayi-gosterdi/haber/192625.aspx" target="_blank">t24.com.tr</a> (Erişim: 18.01.2012, 22:27)</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yenimedya.wordpress.com/2180/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yenimedya.wordpress.com/2180/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yenimedya.wordpress.com/2180/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yenimedya.wordpress.com/2180/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/yenimedya.wordpress.com/2180/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/yenimedya.wordpress.com/2180/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/yenimedya.wordpress.com/2180/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/yenimedya.wordpress.com/2180/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yenimedya.wordpress.com/2180/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yenimedya.wordpress.com/2180/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yenimedya.wordpress.com/2180/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yenimedya.wordpress.com/2180/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yenimedya.wordpress.com/2180/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yenimedya.wordpress.com/2180/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yenimedya.wordpress.com&amp;blog=8481561&amp;post=2180&amp;subd=yenimedya&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yenimedya.wordpress.com/2012/01/19/7-bin-site-sopayi-gosterdi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/ede0c2adaef0fd2b8c74763ac3949e19?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">trlx</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://yenimedya.files.wordpress.com/2012/01/wiki-sopa.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">wiki-sopa</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>İnternet Kararıyor</title>
		<link>http://yenimedya.wordpress.com/2012/01/19/internet-karariyor/</link>
		<comments>http://yenimedya.wordpress.com/2012/01/19/internet-karariyor/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2012 01:59:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>trl</dc:creator>
				<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[18 ocak]]></category>
		<category><![CDATA[internet tutulması]]></category>
		<category><![CDATA[SOPA]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yenimedya.wordpress.com/?p=2178</guid>
		<description><![CDATA[Çiçek Tahaoğlu ABD&#8217;de oylanacak “Çevrimiçi Korsanlığı Önleme Yasası”na karşı Türkiye dahil birçok ülkede internet karartma eylemleri yapılacak. Özgür Uçkan, Adalet Bakanlığı’nın ve telif hakkı sahiplerinin yasal yetkilerini uluslararası hukuk kurallarını çiğneyecek bir biçimde küreselleştirdiğini söylüyor. Önümüzdeki hafta ABD&#8217;de oylanacak &#8220;Çevrimiçi Korsanlığı Önleme Yasası&#8220;na (SOPA, Stop Online Piracy Act) karşı yarın tüm dünyada internet karartma eylemleri [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yenimedya.wordpress.com&amp;blog=8481561&amp;post=2178&amp;subd=yenimedya&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Çiçek Tahaoğlu</em></strong></p>
<p><strong>ABD&#8217;de oylanacak “Çevrimiçi Korsanlığı Önleme Yasası”na karşı Türkiye dahil birçok ülkede internet karartma eylemleri yapılacak. Özgür Uçkan, Adalet Bakanlığı’nın ve telif hakkı sahiplerinin yasal yetkilerini uluslararası hukuk kurallarını çiğneyecek bir biçimde küreselleştirdiğini söylüyor.</strong></p>
<p>Önümüzdeki hafta ABD&#8217;de oylanacak &#8220;<strong>Çevrimiçi Korsanlığı Önleme Yasası</strong>&#8220;na (<strong>SOPA</strong>, Stop Online Piracy Act) karşı yarın tüm dünyada internet karartma eylemleri yapılacak.</p>
<p>Yurtdışından Reddit, Mozilla, Wikipedia, WordPress gibi sitelerin katılacağı eyleme Türkiye&#8217;den destek verecek web siteleri, internet karartma eylemi kararlarını &#8220;<a href="http://www.internettutulmasi.com/">İnternet Tutulması</a>&#8221; adresinden duyurdu.</p>
<h2>Türkiye&#8217;de de internet kararıyor</h2>
<p><strong>Alternatif Bilişim</strong>&#8216;den <strong>Ali Rıza Keleş</strong>, SOPA yasasının internet özgürlüğüne &#8220;sopa&#8221; etkisi yaratacağını, yasa ABD&#8217;de çıkacak olsa da küresel etkileri olacağını söylüyor:</p>
<p>&#8220;İnternet küresel bir ağ. Birçok sunucu ve içerik de ABD merkezli. Dolayısıyla orada yapılacak düzenleme bütün dünyadaki internet kullanıcılarını etkileyecek.</p>
<p>&#8220;Yasayla bazı içeriklerin yayından kaldırılmasının yanısıra ceza ve yaptırımlar öngörülüyor. Bu tip bir müdahale hem ifade özgürlüğüne hem de internetin sağladığı bilgiye erişim, eğitim ve birçok konuda kısıtlamalara neden olacak.</p>
<p>&#8220;Biz de bu nedenle yarın internet sitemizi karartıyoruz. Bir takım web sitelerinin yanısıra İnternetime Dokunma ve sansüre karşı eylemleri yapan gruplar da destek verecek.&#8221;</p>
<h2>SOPA: İnternetin ölümü</h2>
<p><strong>Bilgi Üniversitesi</strong> öğretim görevlisi <strong>Özgür Uçkan</strong>, yasa taslağının ABD Adalet Bakanlığı&#8217;nın ve telif hakkı sahiplerinin yasal yetkilerini neredeyse uçsuz bucaksız bir biçimde genişleteceğini ve bu yetkileri uluslararası hukuk kurallarını çiğneyecek bir biçimde küreselleştirdiğini söylüyor:</p>
<p>&#8220;SOPA&#8217;nın oluşturduğu kara listelerle bir sansür girişimi olduğu açık. Son dönemde devletler internetin kendi iktidarlarına karşı bir tehdit olduğu algısını geliştirmiş durumdalar. Bunda Arap Baharı ile başlayıp, Avrupa&#8217;daki Öfkeliler Hareketi ile genişleyip, &#8216;İşgal Et&#8217; hareketiyle de küreye yayılan isyan hareketlerinin ve bu hareketlerde internet kullanımın büyük rolü var.&#8221;</p>
<p>Uçkan, &#8220;internetin ölümü&#8221; olarak adlandırılan yasaya neden karşı çıkıldığını şöyle sıralıyor:</p>
<p>* ABD Anayasası&#8217;nın 1. maddesini ihlal ederek ifade özgürlüğüne kast etmek;</p>
<p>* Kara listeler hazırlayarak, internet hizmet sağlayıcılarını sürece zorla dahil ederek internet sansürüne yol açmak;</p>
<p>* Erişim hizmetlerini sekteye uğratmak, internet endüstrisine onulmaz zararlar vermek;</p>
<p>* Özgür yazılım hareketini engellemek; kullanıcıların birer yayıncı haline geldiği web 2.0 yapısını sakatlamak;</p>
<p>* İnternet güvenliği konusunda ciddi zaaflar oluşturmak ve DPI gibi teknolojilerle mahremiyet ihlallerini kolaylaştırmak;</p>
<p>* Korsanlığı önlemekte etkisiz kalmak;</p>
<p>* Yasamanın demokratik şeffaflık ilkesini ihlal etmek;</p>
<p>* Telif hakkı lobilerinin müphem çıkarlarını insan haklarının önüne koşarak yasamayı yozlaştırmak;</p>
<p>* ABD hukuksal yetkisini küreselleştirerek ülkelerin hukuksal bağımsızlığını tehdit etmek.</p>
<h2>&#8220;Bizde sansür iktidar-muhalefet el birliğiyle geçti&#8221;</h2>
<p>Yeni Fikir ve Sanat Eserleri Kanun Tasarısı&#8217;nın internet ile ilgili maddelerinin SOPA&#8217;yla benzerlik taşıdığını, hatta daha beter olduğunu belirten Uçkan, dünyada bu tür düzenlemelerin sivil tepkiler de hesaba katılarak yapılırken, Türkiye&#8217;de anti-demokratik bir baskıyla gerçekleştirildiğini söylüyor:</p>
<p>&#8220;Bir şekilde interneti kontrol etmek istiyorlar, ama bunu tam olarak da başaramıyorlar. Bu durum Türkiye için de geçerli. Ama Türkiye gerçek bir demokrasi olmadığı ve sansür çok eski bir devlet refleksi olduğu için, iktidarlar bu konuda çok daha rahat davranıp hak ve özgürlükleri alanen çiğnemekten kaçınmıyor. ABD&#8217;de veya Avrupa ülkelerinde bu denetim ve düzenleme çabası daha usturuplu yapılıyor.&#8221;</p>
<p>Uçkan, gelen tepkiler üzerine Obama yönetiminin tasarıdan desteğini çektiğini, şimdi çeşitli lobilerin şanslarını tekrar deneyeceklerini söylüyor ve ekliyor:</p>
<p>&#8220;Bizde ise, anayasaya açıkça aykırı 5651 internet sansür yasası gibi bir düzenleme iktidarıyla muhalefetiyle elbirliği içinde geçiriliyor. Bu da yetmedi, şimdi de internete basın kanunu uygulamaktan, sosyal medyayı sansürlemekten söz ediyorlar. Tepkilere bakılmıyor. Bu tür yasaların değişmesi için iktidarın değişmesini ve yeni gelenin keyfini beklemek zorundasınız. Sansür ve baskı devlet refleksi olduğu için de çok beklersiniz.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin önündeki tek çıkış yolunun gerçekten sivil ve geniş uzlaşımlı demokratik bir anayasa yapmak olduğunu söyleyen Uçkan, &#8220;internet erişimi de geçen yıldan beri hem Uluslararası İnsan Hakları Beyannamesi&#8217;nde hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi&#8217;nde koruma altına alınmış bir insan hakkı. Bu iki belgeye de imza koymuş olduğumuzdan iç hukukumuza uyarlamak, yani yeni anayasada yer vermek zorundayız. Belki böylece, bu tip olumsuz düzenlemeler iptal edilebilir.&#8221;</p>
<h2>SOPA nedir?</h2>
<p>Çevrimiçi korsanlığa karşı geliştirilen SOPA yasası, ABD Adalet Bakanlığı ve telif hakkı sahiplerinin yasal yetkilerini genişleterek, telif hakkını ihlal eden sitelerin yanısıra, bu ihlali &#8220;kolaylaştıran&#8221; siteleri engelliyor. Bu durumda, PayPal gibi telif hakkı ihlali yapan sitelerle iş yapan sistemlere ve bu siteleri listeleyen Google gibi arama motorlarına sınırlama getirebilecek; internet servis sağlayıcılarının böyle web sitelerini engellemeleri zorunlu hale gelecek.</p>
<p>Yasayla birlikte Google, Yahoo, E-Bay, Youtube, Wikipedia, Facebook, Twitter ve Ekşi Sözlük gibi içeriği kullanıcılar tarafından oluşturulan sözlük siteleri gibi birçok site sansürle karşı karşıya kalacak.</p>
<p>Yasa önerisini yarın ingilizce sitesini kapatarak protesto edecek Wikipedia&#8217;nın yöneticilerinden Geoff Brigham, SOPA&#8217;nın online ihlalleri önlemek adına internet sansürünü mümkün kıldığını ve internette ifade özgürlüğüne ciddi bir tehdit yarattığını söylüyor.</p>
<p>İnternet karartma eylemine Türkiye&#8217;den katılacak web sitelerinin tam listesi şöyle:</p>
<p><a href="http://inci.sozlukspot.com/">inci.sozlukspot.com</a> ; <a href="http://www.incisozluk.net/">inci portal</a>; <a href="http://www.sansuresansur.org/">sansuresansur.org</a>; <a href="http://mkusozluk.com/">mkusozluk.com</a>; <a href="http://www.avare.be/">avare.be</a>; <a href="http://edeplisozluk.com/">edeplisozluk.com</a>; <a href="http://www.internettutulmasi.com/tikyweb.com">tikyweb.com</a>; <a href="http://ahmetalpbalkan.com/">ahmetalpbalkan.com</a>; <a href="http://www.kargamel.com/">kargamel.com</a>; <a href="http://www.alternatifbilisim.org/">alternatifbilisim.org</a>; <a href="http://iyad.org.tr/">iyad.org.tr</a>; <a href="http://emirkarsiyakali.com/">emirkarsiyakali.com</a>; <a href="http://www.elmaaltshift.com/">elmaaltshift.com</a>; <a href="http://www.huysuzyazar.com/">huysuzyazar.com</a>; <a href="http://www.mizah-tr.com/">mizah-tr.com</a>; <a href="http://www.internettutulmasi.com/bilgisiz.org">bilgisiz.org</a>; <a href="http://www.quup.com/">quup.com</a>; <a href="http://www.mecraburada.com/">mecraburada.com</a>; <a href="http://www.e-mizah.org/">e-mizah.org</a>; <a href="http://www.mimy.org/">mimy.org</a>; <a href="http://www.kursun.net/">kursun.net</a>; <a href="http://www.vakvaksozluk.com/">vakvaksozluk.com</a>; <a href="http://www.internettutulmasi.com/evcilbaykus.com">evcilbaykus.com</a>; <a href="http://www.gaziee.com/">gaziee.com</a>; <a href="http://www.yapaybilgi.com/">yapaybilgi.com</a>; <a href="http://www.enbirinci.net/">enbirinci.net</a>; <a href="http://www.muhendis.tv/">muhendis.tv</a>; <a href="http://www.belapresente.com/">belapresente.com</a>; <a href="http://biribirseysoyluyor.com/">biribirseysoyluyor.com</a>; <a href="http://www.beydaelektronik.com/">beydaelektronik.com</a>; <a href="http://www.sosyalmedyahaber.com/">sosyalmedyahaber.com</a>; <a href="http://www.game-turkey.net/">game-turkey.net</a>; <a href="http://www.etilen.net/">etilen.net</a> (ÇT)</p>
<p>* SOPA&#8217;yla ilgili ayrıntılı türkçe bilgi için <a href="http://www.gennaration.com.tr/yazarlar/sopa%E2%80%99nin-ucu-hepimize-dokunacak/" target="_blank">tıklayın</a>.</p>
<p>* İnternet grevinin küresel eylem sayfasına ulaşmak için <a href="http://sopastrike.com/">tıklayın</a>.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kaynak: <a href="http://www.bianet.org/bianet/ifade-ozgurlugu/135513-internet-karariyor" target="_blank">bianet.org</a> (Erişim: 17.01.2012, 21:46)</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yenimedya.wordpress.com/2178/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yenimedya.wordpress.com/2178/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yenimedya.wordpress.com/2178/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yenimedya.wordpress.com/2178/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/yenimedya.wordpress.com/2178/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/yenimedya.wordpress.com/2178/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/yenimedya.wordpress.com/2178/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/yenimedya.wordpress.com/2178/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yenimedya.wordpress.com/2178/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yenimedya.wordpress.com/2178/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yenimedya.wordpress.com/2178/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yenimedya.wordpress.com/2178/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yenimedya.wordpress.com/2178/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yenimedya.wordpress.com/2178/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yenimedya.wordpress.com&amp;blog=8481561&amp;post=2178&amp;subd=yenimedya&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yenimedya.wordpress.com/2012/01/19/internet-karariyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/ede0c2adaef0fd2b8c74763ac3949e19?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">trlx</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>No security without free media, says OSCE media freedom representative at digital freedom conference</title>
		<link>http://yenimedya.wordpress.com/2012/01/19/no-security-without-free-media-says-osce-media-freedom-representative-at-digital-freedom-conference/</link>
		<comments>http://yenimedya.wordpress.com/2012/01/19/no-security-without-free-media-says-osce-media-freedom-representative-at-digital-freedom-conference/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2012 01:52:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>trl</dc:creator>
				<category><![CDATA[duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[digital freedon]]></category>
		<category><![CDATA[OSCE]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yenimedya.wordpress.com/?p=2175</guid>
		<description><![CDATA[Speaking at the conference “Freedom Online” in the Hague on 9 December 2011, the OSCE Representative on Freedom of the Media, Dunja Mijatović, emphasized the obligation of governments to ensure freedom of the Internet, including giving citizens unrestricted access to multiple sources of information. &#8220;A secure Internet and protecting human rights and fundamental freedoms, including [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yenimedya.wordpress.com&amp;blog=8481561&amp;post=2175&amp;subd=yenimedya&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Speaking at the conference “Freedom Online” in the Hague on 9 December 2011, the OSCE Representative on Freedom of the Media, Dunja Mijatović, emphasized the obligation of governments to ensure freedom of the Internet, including giving citizens unrestricted access to multiple sources of information.</p>
<p>&#8220;A secure Internet and protecting human rights and fundamental freedoms, including media freedom, online, are two sides of the same coin. There is no security without freedom,&#8221; said Mijatović.</p>
<p>She added that alongside governments, the business community should see respect for human rights and freedom of expression as part of their corporate social responsibility.</p>
<p>The conference was organized and opened by Dutch Foreign Minister Uri Rosenthal. Speakers included US Secretary of State Hillary Clinton, Swedish Foreign Minister Carl Bildt, EU Commissioner for Digital Agenda Nelee Kroese and Executive Chairman Google Eric Schmidt.</p>
<p>Kaynak: <a href="http://www.osce.org/fom/86052" target="_blank">osce.org</a> (Visited on 18.01.2011 at 13:30)</p>
</div>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yenimedya.wordpress.com/2175/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yenimedya.wordpress.com/2175/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yenimedya.wordpress.com/2175/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yenimedya.wordpress.com/2175/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/yenimedya.wordpress.com/2175/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/yenimedya.wordpress.com/2175/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/yenimedya.wordpress.com/2175/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/yenimedya.wordpress.com/2175/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yenimedya.wordpress.com/2175/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yenimedya.wordpress.com/2175/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yenimedya.wordpress.com/2175/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yenimedya.wordpress.com/2175/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yenimedya.wordpress.com/2175/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yenimedya.wordpress.com/2175/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yenimedya.wordpress.com&amp;blog=8481561&amp;post=2175&amp;subd=yenimedya&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yenimedya.wordpress.com/2012/01/19/no-security-without-free-media-says-osce-media-freedom-representative-at-digital-freedom-conference/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/ede0c2adaef0fd2b8c74763ac3949e19?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">trlx</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>İnternette yaşıyoruz</title>
		<link>http://yenimedya.wordpress.com/2012/01/12/internette-yasiyoruz/</link>
		<comments>http://yenimedya.wordpress.com/2012/01/12/internette-yasiyoruz/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Jan 2012 14:41:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>trl</dc:creator>
				<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[yazı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yenimedya.wordpress.com/?p=2160</guid>
		<description><![CDATA[Tuba Deniz Hayatımızı işgal eden internet, yeni bir yaşama pratiği. Yeni ikametgâhımızda arkadaşlarımız çok, laflamak için imkânlar belli. Peki, ekrana bağlı bu samimiyetler daha çok sosyalleşmemize mi, hayattan kopmamıza mı sebep oluyor? Çok değil, 1990’lı yıllarda tanıştık internetle. Sanal âlemin ‘taş devri’nden aklımızda kalanlar; internete bağlanırken uzun süre kulaklarımızı çınlatan sinyal sesi, beş-on dakikada bir [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yenimedya.wordpress.com&amp;blog=8481561&amp;post=2160&amp;subd=yenimedya&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Tuba Deniz</em></strong></p>
<p>Hayatımızı işgal eden internet, yeni bir yaşama pratiği. Yeni ikametgâhımızda arkadaşlarımız çok, laflamak için imkânlar belli. Peki, ekrana bağlı bu samimiyetler daha çok sosyalleşmemize mi, hayattan kopmamıza mı sebep oluyor?</p>
<p>Çok değil, 1990’lı yıllarda tanıştık internetle. Sanal âlemin ‘taş devri’nden aklımızda kalanlar; internete bağlanırken uzun süre kulaklarımızı çınlatan sinyal sesi, beş-on dakikada bir hattan düşmeler… Bilgisayar ekranlarının boyutu küçüldükçe internette vakit geçirme süremiz de arttı. Nihayetinde cep telefonlarımıza, avucumuzun içine kadar girdi bu imkân.</p>
<p>Yolda, işte, havada, karada, hâsılı her ortamda bu ‘nimet’ten faydalanabiliyoruz artık. Fatura ödemelerimiz, alışverişimiz, okul kaydımız, haberleşmemiz, arkadaşlıklarımız dahi artık internet üzerinden. Dost sohbetlerinin arasında, aile buluşmalarının ortasında, toplantılarda gözümüz daha çok ekranda, daha az çevremizde, hava kadar bu arayüzü de soluyoruz. Diyebiliriz ki sanal âlem fizik dünyamızın sınırlarını gittikçe daraltıyor. Peki, bu hal algılarımızı, hayat biçimimizi nasıl etkiliyor?</p>
<p>İnternet, teknolojik değişimin toplumsal dönüşümler oluşturma kapasitesi açısından bakıldığında bir açıdan inanılması zor bir buluş. Silikon Vadisi’ndeki ve Pentagon’daki sınırlı ilk kullanımlarının ardından bütün “ağların ağı” olarak internetin tasarımı ve kamusallaşması günümüz toplumsal dünyasının ayırt edici özelliklerinin başında gelmekte. İnternetin bu açıdan günlük hayatımızı işgal etmenin ötesinde anlamları var şüphesiz. Öncelikle internet, şirketler, devletler, bireyler ve tüm topluluklar arasındaki iletişimi zaman ve mekânın caydırıcı baskısından kurtardı. İletişimin ve gönderinin hızı farklı mekânlar arasında eşzamanlı bir biçim aldı. Bazı sosyologların zaman-mekân sıkışması dediği bu durum, ekonomiden diğer toplumsal hayat alanlarına kadar yapıları dönüştürdü. Manuel Castells’in ‘ağ toplumu’ olarak adlandırdığı ve küre çapında ağlarla birbirine bağlı toplumsal oluşumlar doğdu.</p>
<p>İnternetin devasa kapsamından ziyade bu ağlara takılan müstakil hayatlardaki değişim dosyamızın konusu, ‘zaman-mekân sıkışması’nın dönüştürdüğü kavrama biçimimiz. ComScore World Metre’deki istatistik verilerine baktığımızda, Avrupa genelinde Türkiye’nin internet kullanımında kişi başına en fazla ekran karşısında zaman geçiren ülke olduğunu görüyoruz. Nisan 2009’da 17 milyon Türkiyeli internet kullanıcısı, kişi başına ortalama 3044 sayfa içerik izlemiş ve bir ayda ortalama 32 saatini internette geçirmiş. Devlet Planlama Teşkilatı ve üniversitelerin yaptıkları anket sonuçlarına göre internet kullanıcıları en çok e-postalar, sosyal medya ve haber sitelerinde vakit geçiriyor. Sosyal medya seçeneklerinde ise ilk sırada Facebook var. Facebook yeni bir ‘sosyalleşme’ mekânı, beraberinde bir tür bağımlılık. Evin bir köşesinde, iş yerinde her daim açık bilgisayarların çekim gücünü artıran bir link, günde en az 10 defa ziyaret edilen, kim ne yazmış, ne fotoğraf eklemiş merakının tatmin edildiği sanal bir magazin âlemi. Facebook ve muadilleri twitter, friendfeed, delicious şüphesiz bu handikaplarının yanı sıra sempatiklikler de barındırıyor; arkadaşlar için yeni bir buluşma mecrası, etkinlikler ve gündemdeki tartışmalardan haberdar olmak için keyifli bir yol…</p>
<p><strong>Sosyalleşme tanımını değişti</strong></p>
<p>Peki, ‘sosyal medya’ başlığı altında bizi neredeyse anaokulu arkadaşlarımızla buluşturan bu sanal mekân gerçekten sosyalleşmemizi mi sağlıyor yoksa bilgisayar ekranına yapışan yüzümüz hayattan gittikçe kopuşumuzun bir işareti mi? Bu sahanın uzmanlarına kulak verecek olursak, artık sosyalleşmenin tanımı değişti. Zira internet yeni bir sosyalleşme biçimi oluşturdu. “Normatif değerlendirmelerin ötesinde, olgusal olarak bakılırsa, internet kişilerarası iletişimdeki aracı yapıları ortadan kaldırmıştır. İletişim bireyselleşip kişiselleşmiştir. Bireysel email hesabı, cep telefonu, web sitesi ve daha pek çok yenilikler yüz yüze etkileşimin doğasını da dönüştürmüştür.” diyor Pamukkale Üniversitesi’nden sosyolog Alim Arlı.</p>
<p>Van’da yaşayan 23 yaşındaki Erkan Rua, 15 yaşından bu yana bilgisayar ile haşır neşir. Öyle ki bu alakası onun mesleğini bile belirlemiş. Bilgisayar teknolojisi ve yazılım üzerine uzmanlaşmış. Bütün gün işi sebebiyle ekran başında; fakat akşam eve geldiğinde de kendini bu çekim gücünden alıkoyamıyor: “Zamanımı harcamayayım, dışarıda arkadaşlarla vakit geçireyim, ailemle konuşayım diyorum ama bilgisayar çekiyor içine. Zaman nasıl geçiyor anlamıyorsun.”</p>
<p>Rua, bilgisayarı kontrollü kullanmak için çaba sarf ediyor. İstanbul’da üniversitede okuduğu yıllarda minibüse bindiğinde dahi laptopunu çalıştırmaktan kendini alıkoyamazmış, Van’a gittiğinden bu yana biraz daha dikkatli, en azından özel hayatına zaman ayırabiliyor. Rua’nın arkadaşları ile ilişkileri üzerine söyledikleri sosyolog Arlı’nın cümleleri üzerine yeniden düşündürüyor. Van’da pek yaşıtı, akranı yok, “İnternette olsalar buluşacağım ama burada o kadar çok kullanılmıyor bilgisayar.” diyor. Belli ki bulunduğu mekândaki insanlarla bir araya gelebilmesi için önce ekran yüzeyinde iletişim kurmayı yeğliyor. Rua açısından internet iki açıdan çok önemli. İstanbul’da üniversitede arkadaş ortamına girmekte zorlandığı halde bu sıkıntısını internet vesilesiyle aşmış. Eski arkadaşları ile okuldayken kuramadığı iletişimi sosyal medya üzerinden sağlamış. Günlük hayatta ulaşılması güç, kendi iş sahasında uzman kişilerle, gökdelenlerin tepesindeki müdürlerle de yine aynı yolla irtibata geçebilmesi ise bir başka fırsat onun için. Normalde haberdar olamayacağı birçok etkinliği de internet aracılığı ile takip etmekte. Van’da internette olmak ile dışarıda olmak arkadaşlıklar açısından pek farklı değil söylediğine göre: “İstanbul biraz yalnızlaştırıyor ve o ihtiyacı internette kapatıyorsun.”</p>
<p><strong>Hareketsiz toplumsallaşma</strong></p>
<p>“İnternette mi yoksa günlük hayatta mı daha sosyalsiniz?” sorusuna verilen cevaplar farklı. Kimi normal hayatta kendini daha iyi ifade edebilirken, kimileri de sanal âlemde çok daha konuşkan, tanışıklıklarıyla içli dışlı. “İkisi birbirinden çok farklı.” diyen 29 yaşındaki İsmail Çimen, ilkokuldan bu yana bilgisayar ile meşgul. Günde en azından on saatini ekran karşısında geçiriyor yine de gündelik hayatta daha sosyal olduğunu söylüyor. Sosyal medyadaki ilişkiler çok sofistike ona göre ve nereye evrileceğini kestirmek güç. Bu konu üzerine kafa yoran çok sayıda uzman var. İnternet üzerinden sosyalleşme biçimini İnternet Toplumu (İnternet Society) kitabının yazarı Dr. Maria Bakardjieva ‘hareketsiz toplumsallaşma’ şeklinde kavramsallaştırıyor. Başkent Üniversitesi’nden Prof. Mutlu Binark ve arkadaşları, 2007-2008 yıllarında Ankara ölçeğinde, internet kafelerde, bu kavramı doğrulamak adına bir alan çalışması yapar. Amaç, internet kafelerde herkesin aslında bireyselleştiği ve ara yüzeye daldığına dair yaygın düşüncenin sorgulanmasıdır. Binark, ara yüzey üzerinden hem çevrim içi hem çevrim dışı sosyalleşmenin mümkün olduğuna inanıyor. Artık geleneksel sosyoloji kavramlarından yola çıkarak insanlar sosyalleşiyor ya da sosyalleşmiyor diye yargıda bulunmanın anlamı yok ona göre. Zira internet yeni sosyalleşme pratiklerini de beraberinde getiriyor. Mesela çevrimiçi oyun oynarken bir klanın üyesi olabiliyorsunuz. Bu, elli kişi ile oynanan oyunun bir parçası olmanız ve koordineli hareket etmeniz anlamına gelmekte. Günlük hayatta sık yaşadığımız bir durum değil. Başka klanlarla birlikte oyun oynanması ise bir araya gelen kişi sayısının ikiye, üçe katlanması demek. Oyun, blog ya da sosyal medya gibi herhangi vesileyle ekran başında yaşanan bu tanışıklık, gündelik hayata da intikal ediyor kimi zaman.  Mesela bazı blog yazarları üç-dört ayda bir sözleşip buluşuyor.</p>
<p>Yeni tanışma ortamları, yeni arkadaşlıklar. Daha çok ekran başında, daha az karşılıklı görüşmeler… “Yeni sosyalleşme pratiklerinin yanı sıra internet üzerinden haberleşme, getirdiği muazzam kolaylıkların yanında, bireyselleşmeyi yalnızlaşma biçiminde de ortaya çıkarıyor.” diyor Alim Arlı. Bir tür mesaj bombardımanı, iletişim ve duyurma fetişizmi bahsedilen. İnternet bağımlılığı, özellikle ergen bireylerde ortaya çıkan, teknolojinin yeniçağ hastalıklarının ilk örneği sayılabilir. Aşırı iletişim haberleşmeyi artırıyor, doğru; fakat aynı zamanda tanışıklığı da artıyor mu tartışılır. Fiziksel birlikteliğin gittikçe azaldığı, yeni bir yaşantı biçimine doğru evriliyoruz belki de. Beden ve fiziksel şartların getirdiği sınırlamalar, internetin insanların nazarındaki cazibesini gün geçtikçe artırmakta. Bu konuda Psikiyatr Kemal Sayar’a kulak verelim: “İnternet kullanımı artık sadece hayatı kolaylaştırdığı için değil; sosyal endişelerimizi gölgelediği, sakladığı, toplumsal sorumluluklarımızı ve birlikte yaşama ihtiyacımızı örttüğü için de ‘internet yaşamı’ tercih ediliyor.” Sayar, internetin faydalarını görmezden gelemeyeceğimize değiniyor, bununla birlikte hayatımızı nasıl istila ettiğini de vurguluyor.</p>
<p>‘Görmek’, ‘görünmek’ günümüz için artık çok daha farklı anlamlar barındırıyor. Yaşadığımız çağa bir nevi görüntü medeniyeti demek mümkün. İnternetin hayatımızın bu kadar merkezine yerleşmesindeki en etkili sebeplerden biri belki de bu. Andy Warhol’un dillere pelesenk cümlesine hak vermemek elde değil: “Öyle bir gün gelecek ki herkes 15’er dakikalığına ünlü olacak.” Sebebi varlığı sadece bu 15 dakikayı yaşamak olan kim bilir kaç kişi var çevremizde? Prof. Mutlu Binark’a göre internetin kullanıcıyı en çok etkileyen yanı bu. Sosyal medyada profillerin paylaşılıyor olması, fotoğrafın değişebilmesi, etiketlenebilmesi, bloglarda görsel öğenin kullanılması, gündelik hayatın bu ortama aktarılabilmesi… Bunların hepsi görüntü kültürü temelli yaşadığımızın da göstergesi. Görüntü kültürü, görsel kültür çok önemli ama biz bunu ne şekilde kullanıyoruz sorusu önemli. Yaygın tecrübeden yola çıkacak olursak, internet serüvenimizin sadece bakmaktan alınan bir haz boyutunda kaldığı söylenebilir. Aşılması gereken ciddi bir problem bu. Hali hazırda sosyal medya ortamları teşhir etme ve teşhir edilene bakmaktan haz alınan bir linke indirgenmiş durumda. Gündelik hayatta komşuya kim geldi diye kapı deliğinden gözetlemekten ne farkı var? Alfred Hitckok’un kült filmi Arka Pencere’deki, karşı dairede neler yaşandığını merak ettiği için oturduğu yere mıhlanan Jeff karakterini hatırlatıyor halimiz.</p>
<p><strong>Orwell’ın 1984’ünü aştık</strong></p>
<p>Sosyal medya yeni kimlik kurgularına da bir zemin. Sanal bir ‘şahsiyet’in içine sığınarak orada teselli bulmak kimileri için. Yazılan twitler, paylaşılan ya da beğenilen linkler, her daim mutlu fotoğrafların buluştuğu bu zemin biraz da ‘ben böyle biriyim’ diye bağırmanın yeni yolu. Gerçek hayatın farklı bir uzantısı, beraberinde somut yaşantıya da sirayet eden bir hal. İnternet gibi yaşıyoruz dersek çok mu abartılı olur? Her daim farklı linklerde dolaşıyor, her baldan tatmak istiyor, bir türlü tatmin olmayan doyumsuzluğun içerisinde boğuluyoruz. Hayatımız da bilgisayardaki üst üste açılan ekranlar gibi şizofrenik bir hale sürüklenmekte. İnterneti ‘öcü’ ilan etmek ya da nimetlerini yok saymak değil niyetimiz fakat günümüzün en azından üçte ikisini ekran karşısında geçirmemiz, hayatımızı bu sanal ortama kilitlememiz ne kadar sıhhatli? İnternet sadece gündelik hayatımızın işleyişini değil, mahremiyet algımız üzerinde de belirleyici. Filvaki mahremiyet algımız, internetten çok daha evvel değişmişti. Geleneksel medya, özellikle televizyonda izlediğimiz Biri Bizi Gözetliyor tarzı programlar sayesinde başkasının hayatına bakma hazzını medyatik ortamda çoktan tecrübe etmiştik. İnternet vesilesiyle bu, meşru bir hal aldı. Şimdilerde aynı deneyimi iki tarafın uzlaşısıyla sosyal medya ortamında yapıyoruz. Özel fotoğraflar, içimizden geçenler her daim kayıt altında ve paylaşımda. Adeta bedenimizi şeffaflaştıran bir aygıt muhatabımız.</p>
<p>Alim Arlı, yeni beyaz teknolojinin mahremiyeti kökten dönüştürdüğünü söylüyor: “Şimdiki durum bana, bireylerin internet ortamlarında kendi benlik stratejilerini ve beden temsillerini ifşa etme, bir tür ben de varım deme durumu gibi görünüyor.” Böyle bir şey çok değil, 30 yıl önce çok yadırgatıcı kabul edilebilirdi. Yapılan araştırmalara göre, çağımız bireylerindeki beğenilme arzusu geçmişe göre çok daha fazla. Bu biraz da medya, reklam sanayii, kadın bedeninin sömürüsü gibi olgularla alakalı. Gözetlenmekten açık-gizli haz duymanın, bedenlerin kodlandığı devasa bir eğlence ve reklam sektörünün temel doksası olduğunu düşünürsek bu şaşırtıcı değil. Ayrıca sosyolog David Lyon’un ‘gözetim toplumu’, Deleuze’ün ‘denetim toplumu’ dediği durum Panoptikon’dan Sinoptikon’a ve hatta herkesin birbirine erişebildiği bir iletişimsel duruma geçişle de ilgili. İnsanlar birbirini yüz yüze olmayan ortamlarda gözetliyor ve aynı anda kendi de görünür olmak istiyor. Diğer taraftan herkes kendi özgürlük ve mahremiyet alanının korunmasını da talep ediyor. Bu çelişkili durumların değişimi hızlandırdığı ve modernliğin getirdiği mahremiyet politikalarını yeniden düşünmeyi gerektiği açık. Sosyolog Alim Arlı, çağımızın bu anlamda Orwell’in 1984’ünü aştığına inanıyor.</p>
<p>İnternetin en önemli özelliği kişiyi tüketici olmaktan üretici olmaya dönüştürmesi. Tabii burada mühim olan, bu üretimin nitelikli olup olmaması. Sorunun köklerini derinlerde aramak gerekiyor. Okuma yazma kültürü ile kurduğumuz problemli ilişkinin yeni medyayı nitelikli kullanmamıza mani olduğunu savunuyor Mutlu Binark. Yeni medyayı nitelikli kullanıyor muyuz, sorusuna kafa yormak asıl mesele olmalı ona göre. İnternet özgürlük politikalarını dönüştürdüğü için, herhangi bir olaya bir tepkiyi örgütlemek eskiye nazaran çok daha kolay. Bu açıdan internetin yararları ortada lâkin bunun kullanım biçimleri ve hukuku da önemli. Misal; röntgencilik çoğu zaman organize bir suskunlukla gizli bir talep olarak karşımıza çıkabiliyor. Kişisel mahremiyeti tamamen yok eden gizli görüntü çekimlerine güçlü olmayan toplumsal muhalefet ve bu görüntülerin etik dışı kullanımları röntgenciliğin zannedildiğinden çok daha fazla kabul gördüğünün işareti gibi. Bu tür ahlaki tutarsızlıklar Richard Sennett’in ‘karakter çürümesi’ olarak adlandırdığı olgunun bir diğer yüzü.</p>
<p><strong>İnternet: Teknolojik mimari</strong></p>
<p>“İnternetin dışında kalma çabası, onun varlığının yok olduğu anlamına gelmiyor, sadece siz dışında kalmış oluyorsunuz.” diyor grafik tasarımcı Esra Bulut. Ortalama günde 13 saatini internet başında geçiriyor, çalıştığı iş sebebiyle de bilgisayarın başında uzun süre oturmak zorunda. Evde iki kişi yaşamalarına rağmen beş bilgisayarları var. Eşi de büyük oranda bilgisayar başında çalışıyor. Bulut için internette bu kadar çok vakit geçirmek artık bir yaşam şekli, aksi takdirde hayatlarının mutsuz olacağını düşünüyor: “İnterneti kendi inisiyatifinizle dönen ‘küçük bir dünya’ olarak düşünürseniz varlık olarak yitirdiklerinize tosluyorsunuz. Sosyal anlamda yitirdikleriniz, ontolojik kaygılar, zaman vesaire… Dünyanın kendi büyüklüğünü hesaba katarak düşündüğünüzde ise sağladığı avantajların keyfini çıkartmaya başlıyorsunuz. Dünyayı kendi büyüklüğünde düşünmek bana daha gerçekçi geliyor.”</p>
<p>İnternetin faydaları ve zararları girift bir yapı halinde hayatımızı sarmalamış durumda. Bulut’un da işaret ettiği gibi artık internet sadece hayatımızın bir parçası değil, bir yaşam biçimi. Peki, tüm bu bahsettiğimiz imkanlar ya da risklerden ne kadar haberdarız? Araştırmaların izini sürecek olursak gençler internetin imkânlarını çok fazla bilmiyor, risklere ise doğrudan maruz değiller. Türkiye’de risklerle çok karşılaşılmamasının sebebi internetin toplumun tüm kesimlerinde homojen bir dağılımla kullanılmıyor olması. İnternet risklerinin en az karşılaşıldığı ülkeler listesindeyiz. Şüphesiz ileriye dönük düşünüldüğünde internetin başından hiç kalkmayanlar kadar bu teknolojinin cahili olanlar da bir sorun. Öyle ki internet yeni bir dil, iletişim aracı. Sadece günlük hayatın değil, dilin de üzerine baskı kuran, kaçınılmaz bir teknolojik mimari. Bu lisanı bilmeyenleri ileride sıkıntılar bekliyor. Hele ki tüm hayatın hızla sanal dünyaya nakledildiğini düşünecek olursak. Mesela, e-devlet uygulamasına geçiliyor ve ileride resmi işlemler büyük oranda internet aracılığı ile sağlanacak. Ülkemizde internet kullanmayan yüksek bir yüzde var, internet okur yazarı olmayan 55 yaş grubu koca bir güruh. Bu insanlar nasıl bu imkânlardan faydalanacak? Kendi bilgilerini başkasına vermeleri, kişisel verileri açısından güvensiz olacağına göre… Mutlu Binark, internet okuryazarlığının yaygınlaşması için internet kafelerin önemine vurgu yapıyor. Bu mekânların ana akım medya tarafından olumsuz manada etiketlenmesini talihsizlik olarak değerlendiriyor. Binark haklı, internet kafe denilince aklımıza her daim kafası bilgisayara gömülü kişilerden müteşekkil, her türlü yasadışı ya da ahlaksız görüşmelerin yapılabildiği, üzeri dumanlı, kasvetli ortamlar geliyor.</p>
<p>Neredeyse bütün gününü internet başında geçirenlerin serzenişlerinin başında ise ne sosyalleşme pratiklerinin değişmesi ne de vakit kaybı var. Bilgisayar ekranına eğik gözlerin bozulması, kasılmışçasına sabitlenen bedenin ağrıları en çok konuşulanlar. Erkan Rua, bilgisayar başındayken yemek yemeyi dahi unutuyor. O sebeple çok zayıf. Onun aksine bilgisayar başında sürekli atıştırıp hareketsizlikten ötürü obez vakalara dönüşenler de çok. Grafik tasarımcısı Esra Bulut için internetin en büyük olumsuzlukları fiziksel rahatsızlıklar; zamanla gözlerin bozulması, sırt ve bel ağrıları bazen ilaç kullanmak zorunda bırakması.</p>
<p>Psikiyatr Kemal Sayar ise fizyolojik sıkıntılardan ziyade dikkat edilmesi gereken psikolojik rahatsızlıklara işaret ediyor. İnternet başında aşırı zaman geçiren gençlerin, gerçek dünyada birebir ilişki kurma, konuşma, sorunlar karşısında çözüm üretme melekelerinin dumura uğradığına değiniyor. Gençler hayatta nasıl var olacaklarıyla ilgili belirsizlikler yaşıyor. Hayatı bilgisayar başında kazanılan oyunlar gibi algılıyorlar. Nasıl arkadaşlık kuracaklarını, nasıl insani iletişime geçeceklerini bilemiyorlar. Zira “ötekine” dokundukları en önemli alan sanal âlem. Mutluluklarını nasıl paylaşacağını, hüzünlerini nasıl açacağını bilemiyor bu gençler. Öfke kontrol sorunları had safhada, dikkat dağınıklığı, öğrenmede güçlük, kendini ifade etmede başarısız olmak gibi diğer sorunlar da beraberinde geliyor…</p>
<p>Yeni ikametgahımız internet yeni bir zaman ve mekan önerisi aynı zamanda. Berdevam hayatımız üzerinde belirleyici bir sanal yaşama pratiği. Herhalde hayatımız üzerinde en büyük iddiası hız mefhumumuzu değiştirmesi. Tüm yukarıda bahsettiklerimiz biraz da bu duygu haline paralel. Mesela, internete gözünü açmış bir insanın, küçük bir tıklama hareketiyle dünyanın öbür ucundaki bilgiye ulaşan bir gencin kitap okumanın ağır ritmine ayak uydurması çok güç. Hepimizi bir imaja dönüştüren bu yeni dünyadan uzak durmak, kaçmak ise artık söz konusu değil. Umarız birgün hayatımıza direkt bağlı, bir nevi soluk alıp verdiğimiz internetin fişi çekilmez. Yoksa halimiz nice olur?</p>
<p><strong>İNTERNETİ EN ÇOK KİMLER KULLANIYOR?</strong></p>
<p>Bölge, toplumsal cinsiyet, eğitim durumu, ekonomik sermayeye göre yeni medya imkânları, özellikle bilgisayar okuryazarı olma durumu değişiyor. İstatistiklere baktığımızda Türkiye’de hâlâ sayısal uçurum var. Devlet Planlama Teşkilatı’nın 2010 istatistiklerine göre Türkiye’de internet en çok 16-24 yaş arasındakiler tarafından kullanılmakta. Yaş arttıkça bu oran azalıyor: 30-35 yaşlarda yüzde 30’a düşüyor, daha yüksek yaş gruplarında ise yüzde 10 ortalama. Aktif çalışan kesimin yaşı dikkate alınacak olursa sayısal uçurum çok yüksek. Kadın-erkek kullanıcılar arasındaki fark gibi bölgesel uçurum da oldukça fazla. İnternet en çok Marmara ve sahil bölgelerinde kullanılıyor, Karadeniz Bölgesi, Doğu Anadolu’ya gidildikçe bu oran düşüyor. İnterneti daha çok büyük kentlerde oturanlar, belli bir eğitim seviyesine ulaşanlar, erkekler ve gençler tercih ediyor.</p>
<p><strong>ÇOCUKLAR VE İNTERNET</strong></p>
<p>Aslında Türkiye’de çocuklar çok erken yaşta internetle tanışmıyor. Bunun sebebi sosyal uçurum. Ebeveynler de dijital medya okur yazarı değiller. Avrupa’da Prof. Dr. Sonia Livingstone, EU KIDS ONLINE isimli bir proje yürütüyor, Türkiye de katılımcılardan biri.  Raporun sonuçlarına göre Türkiye’de çocukların internet kullanma yaşı ortalamaya kıyasla oldukça düşük: 10 yaş&#8230; Bu rakam ülkede çocukların üçte birinin internete girdiğini gösteriyor. Genel itibarıyla çocukların temel okur yazar olduktan sonra internet ile tanışmaları tavsiye ediliyor, bunun bir eğitim süreci içinde olması elzem. Ebeveynin de internet okur yazarı olması mühim. Çocuklar arama motorlarını nitelikli kullanmıyor, gizlilik ayarları ile ilgili problemler var. Bilgisayar başına daha çok oyun için geçiyorlar fakat ebeveynlerin oyunların üzerindeki akıllı işaretleri bilmemesi, daha çok korsan kopyalara meyletmesi problem.</p>
<p>Kemal Sayar, çocukların internette gelişimlerini sekteye uğratmayacak derecede ve içerikte vakit geçirmesinde kesinlikle bir sorun olmadığına değiniyor. Ancak dikkat edilmesi gereken nokta, çocuğun sosyal, duygusal ve hatta fiziksel varlığını tehlikeye atacak derecede internette vakit geçirmemesi: “Şahsi kanaatim çok erken yaşlarda çocukların internete ihtiyaç duymadığı yönünde. Ancak büyüklerin dünyasında son derece önemli olan bu ‘şeyi’ merak edebilir ve tecrübe etmek isteyebilirler. Dengeyi ayarladığımız takdirde sorun olmayacaktır.”</p>
<p>Kaynak: <a href="http://www.aksiyon.com.tr/aksiyon/haber-31525-internette-yasiyoruz.html" target="_blank">http://www.aksiyon.com.tr/aksiyon/haber-31525-internette-yasiyoruz.html</a> (Erişim: 12.01.2012, 16:08)</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yenimedya.wordpress.com/2160/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yenimedya.wordpress.com/2160/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yenimedya.wordpress.com/2160/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yenimedya.wordpress.com/2160/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/yenimedya.wordpress.com/2160/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/yenimedya.wordpress.com/2160/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/yenimedya.wordpress.com/2160/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/yenimedya.wordpress.com/2160/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yenimedya.wordpress.com/2160/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yenimedya.wordpress.com/2160/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yenimedya.wordpress.com/2160/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yenimedya.wordpress.com/2160/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yenimedya.wordpress.com/2160/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yenimedya.wordpress.com/2160/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yenimedya.wordpress.com&amp;blog=8481561&amp;post=2160&amp;subd=yenimedya&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yenimedya.wordpress.com/2012/01/12/internette-yasiyoruz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/ede0c2adaef0fd2b8c74763ac3949e19?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">trlx</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>SOPA’nın ucu hepimize dokunacak!</title>
		<link>http://yenimedya.wordpress.com/2012/01/12/sopanin-ucu-hepimize-dokunacak/</link>
		<comments>http://yenimedya.wordpress.com/2012/01/12/sopanin-ucu-hepimize-dokunacak/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Jan 2012 14:37:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>trl</dc:creator>
				<category><![CDATA[yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Uçkan]]></category>
		<category><![CDATA[SOPA]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yenimedya.wordpress.com/?p=2158</guid>
		<description><![CDATA[Dr. Özgür Uçkan İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Sosyal medyada İngilizce akışı izliyorsanız, son zamanlarda şu etiketle mutlaka karşılaşmışsınızdır: #SOPA, yani “Stop Online Piracy Act” adıyla ABD Kongresi’ne sevk edilen “Çevrimiçi Korsanlığı Önleme Yasası” taslağının kısaltması… SOPA, geçen yıl Kongre’den geri dönen COICA’nın (Combating Online Infringement and Counterfeits Act – Çevrimiçi Telif Hakkı İhlalleri ve [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yenimedya.wordpress.com&amp;blog=8481561&amp;post=2158&amp;subd=yenimedya&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Dr. Özgür Uçkan<br />
İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi</em></strong></p>
<p>Sosyal medyada İngilizce akışı izliyorsanız, son zamanlarda şu etiketle mutlaka karşılaşmışsınızdır: #SOPA, yani “Stop Online Piracy Act” adıyla ABD Kongresi’ne sevk edilen “Çevrimiçi Korsanlığı Önleme Yasası” taslağının kısaltması… SOPA, geçen yıl Kongre’den geri dönen COICA’nın (Combating Online Infringement and Counterfeits Act – Çevrimiçi Telif Hakkı İhlalleri ve Taklitlerle Mücadele Yasası’nın <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Combating_Online_Infringement_and_Counterfeits_Act">http://en.wikipedia.org/wiki/Combating_Online_Infringement_and_Counterfeits_Act</a>) ısıtılıp yeniden piyasaya sürülmüş hali… Başta Hollywood olmak üzere telif hakkı lobileri tarafından desteklenen Temsilciler Meclisi üyesi Lamar Smith ve “12 arkadaşı” tarafından gündeme getirildi.</p>
<p>Yasa taslağı ABD Adalet Bakanlığı’nın ve telif hakkı sahiplerinin yasal yetkilerini neredeyse uçsuz bucaksız bir biçimde genişletiyor ve daha da vahimi, bu yetkileri uluslararası hukuk kurallarını çiğneyecek bir biçimde küreselleştiriyor. Böylece, sadece telif hakkını ihlal edeni değil; bu ihlali “kolaylaştıran” siteleri de engelleyebilecekleri bir mekanizma yaratılıyor: Yani sadece link vermek bile kapatılmak ve reklam ağlarından dışlanıp, Pay Pal gibi ödeme sistemlerindeki paralarınıza el konulması için yeterli.</p>
<p>Üstelik bu taslak, sadece telif hakkı sahiplerinin değil; bu yayınlardan zarar gördüğünü iddia eden herhangi bir hizmet sağlayıcının da davaya dahil edilmesini mümkün kılıyor. Taslak, özellikle ABD dışındaki siteleri hedeflediği için ABD’nin hukuksal yetkisinin ölçüsüz biçimde genişletilmesi sonucunu doğuruyor ve bu özelliğiyle diğer ülkelerin hukuksal bağımsızlığına da bir tehdit oluşturuyor.</p>
<p>Ama yasa taslağına karşı Google, Facebook, Twitter, AOL, eBay gibi şirketlerden internet konusunda çalışan sivil toplum kuruluşlarına kadar geniş bir kesime yayılan çok güçlü bir cephe oluştu. Bu cephe, yasanın ABD Anayasası’nın 1. maddesini ihlal ederek ifade özgürlüğüne kast ettiği; kara listeler hazırlayıp internet hizmet sağlayıcılarını sürece zorla dahil ederek internet sansürüne yol açacağı ve bu hizmetlerin sekteye uğrayacağı; internet endüstrisinin onulmaz zararlar göreceği; özgür yazılım hareketinin engelleneceği; kullanıcıların birer yayıncı haline geldiği web 2.0 yapısının sakatlanacağı; internet güvenliği konusunda ciddi zaaflar oluşacağı ve “deep packet inspection” gibi teknolojilerle mahremiyet ihlallerinin gündeme geleceği; yasanın korsanlığı önlemekte etkisiz kalacağı; yasa çalışmalarının demokratik şeffaflıktan uzak olduğu; özellikle de telif hakkı lobilerinin müphem çıkarlarının insan haklarının önüne koşularak yasamanın yozlaştırıldığı eleştirileriyle bu girişimi topa tuttu. ABD hukuksal yetkisinin genişletilmesi tehdidi ise bu tepkinin küresel boyuta yayılmasıyla sonuçlandı.</p>
<p>Tepkiler sonucunda yasa şimdilik geri çekildi. Muhtemelen sulandırıp geri getirecekler. SOPA, lobilerin tek projesi değil. “Protect IP Act” yasa teklifi de benzer tehditleri içeriyor. Bu teklif de COICA’yı yeniden yazarak daha vahim hale getiriyor. Bu yasa teklifi de telif hakkı ihlali kavramını aşırı biçimde genişleterek internet sansürüne zemin hazırlıyor; hatta engellenmesi istenen içeriklerin arama motorları tarafından endekslenmesini bile yasaklıyor (<a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Protect_IP_Act">http://en.wikipedia.org/wiki/Protect_IP_Act</a>).</p>
<p>Bu arada, telif hakkı lobisi mensubu şirketler ve buradan para kazanan danışmanlık şirketlerinin yanı sıra yasayı destekleyen (başta Microsoft ve BSA’sı -Business Software Alliance- olmak üzere) birçok teknoloji şirketi de var ve bu şirketler yasaya karşı olanlar tarafından küresel ölçekte teşhir ediliyor. Yasaya destek veren sanatçılar da öyle… Hatta geniş katılımlı boykot kampanyaları da gündeme geldi. Bu tepkiler sonucunda, ünlü Rus internet güvenliği firması Kaspersky, BSA’dan çekildiğini açıkladı. İnternet alan adı ve erişim hizmet sağlayıcısı Go Daddy ise boykot tehdidi karşısında yasadan desteğini çekmek ve bunu açıklamak zorunda kaldı. Yasanın destekleyicilerini zor günler bekliyor.</p>
<p>Yasa, karşıtları tarafından “bildiğimiz haliyle internetin ölümü” olarak adlandırılıyor. Bunun “Büyük Amerikan Ateş Seddi” olacağı dile getiriliyor Çin’e referansla. Ama her durumda, bu SOPA’nın ucunun hepimize dokunacağının farkında olmamız gerek. Bu girişim ABD hukukunun tüm dünyaya dayatılmasından başka bir şey değil (<a href="http://www.michaelgeist.ca/content/view/6134/135/">http://www.michaelgeist.ca/content/view/6134/135/</a>). Çünkü alan adı sağlayıcının ABD hukukuna tabi bir yerleşimde bulunması yasanın uygulanması için yeterli. Bilindiği gibi bütün “com”, “org” ve “net uzantılı alan adları ABD’de yerleşik şirketler tarafından kayıt altına alınıyor. Yasa çıkarsa, internet sitenizin veya herhangi bir internet paylaşımınızın bu düzenleme çerçevesinde engellendiğini, hatta daha ciddi yaptırımlarla karşı karşıya kaldığınızı görebilirsiniz.</p>
<p>Geçen yüzyılın kafasıyla bu yüzyılın internetini düzenlemeye kalkan bu zihniyete, sadece ülkenizde değil; her yerde dur demek zorundasınız. Çünkü birer “netdaş” olarak artık gerçekten de dünya vatandaşısınız…</p>
<p>Kaynak: <a href="http://www.gennaration.com.tr/yazarlar/sopa%E2%80%99nin-ucu-hepimize-dokunacak/" target="_blank">http://www.gennaration.com.tr/yazarlar/sopa%E2%80%99nin-ucu-hepimize-dokunacak/</a> (Erişim:10.01.2012, 17:12)<em><br />
</em></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yenimedya.wordpress.com/2158/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yenimedya.wordpress.com/2158/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yenimedya.wordpress.com/2158/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yenimedya.wordpress.com/2158/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/yenimedya.wordpress.com/2158/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/yenimedya.wordpress.com/2158/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/yenimedya.wordpress.com/2158/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/yenimedya.wordpress.com/2158/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yenimedya.wordpress.com/2158/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yenimedya.wordpress.com/2158/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yenimedya.wordpress.com/2158/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yenimedya.wordpress.com/2158/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yenimedya.wordpress.com/2158/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yenimedya.wordpress.com/2158/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yenimedya.wordpress.com&amp;blog=8481561&amp;post=2158&amp;subd=yenimedya&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yenimedya.wordpress.com/2012/01/12/sopanin-ucu-hepimize-dokunacak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/ede0c2adaef0fd2b8c74763ac3949e19?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">trlx</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
