İnternet Yasakları

2010 yılı İnternet’e dair, erişim engelleme, sansür, korsanlık tartışmaları açısından oldukça hızlı başladı. Hem küresel hem de yerel ölçekte gelişmeler bu konuların önümüzdeki dönemde daha çok tartışılacağını ve büyük bir olasılıkla tartışma zeminini farklı alanlara kaydıracağını düşündürüyor. Bu yenilikleri, farklı alanlardan isimlerle tartışmak üzere bir “çıkan kısmın özeti” denemesi yapalım.

Türkiye, son iki yıldır yaptığı düzenlemelerle, adını Çin ve İran’la birlikte tüm dünyada İnternet’i en çok yasaklayan ülkeler arasına sokmayı başardı. Düzenlemeleri kısaca sanal bir misak-ı milli içine hapsolmakta sakınca görmeyen devlet zihniyeti ve bürokrasinin pervasızlığına indirenler de var, siyasi atmosferden bağımsız bakılmadığında kaygı verici bulanlar da. Kaygıların başında sürecin demokratik olamadığı gibi, yeterince ciddi de olamamasından doğan sonuçlar var.

Yakın tarihli örneklerden birini 10 Aralık 2009 tarihli Habertürk’ten öğreniyoruz. Habere göre Telekomünikasyon Başkanlığı, PKK yanlısı olduğu gerekçesiyle Fırat Haber Ajansının kullandığı bir adresi engellerken gerekçe olarak ”Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 10.01.2008 tarih ve 2008/28-29 nolu koruma tedbiri kapsamında bu internet sitesi hakkında verdiği kapatma kararı Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nca uygulanmaktadır.” yazısını yerleştirdi. Oysa kararda belirtilen tarihte Ankara’da 12’nci Ağır Ceza Mahkemesi adında bir mahkeme yer almıyordu. Mahkeme, Ekim 2009’da kurulmuştu.

Telekomünikasyon Başkanlığı’nın gayr-ı ciddi tavrı bu örnekle sınırlı değil. Radyo Brecht köşesinin ilk yazısı sansür konusuna ayrıldığında 330’u herhangi bir açıklama yapılmaksızın 1659 site engellenmişti. Bugün bu sayı 477’si hakkında bir kanuni bildirim bulunmayan 4882 siteye ulaşmış durumda. Sansürün temelini oluşturan 5651 sayılı kanun mahkeme kararını zorunlu kıldığı halde bazı sitelerin neden kerhen engellendiği hakkında bilgi alabilmek, hatta genel olarak işleyişle ilgili bilgi alabilmek oldukça zor.

Bu konuyu kişisel bir hukuk mücadelesine çeviren teknoloji yazarı Erhan Ekici, bilgi edinme hakkı çerçevesinde Telekomünikasyon Kurulu’na bugüne dek hangi sitelerin, hangi mahkeme kararlarına riayet edilerek kapatıldığının bir listesini sorduğunda kurumun basın ve tüketiciler ile ilişkiler müşavirliğinden aşağıdaki yanıtı aldığını aktarıyor:

“Bir soruşturmaya esas olabilecek suç teşkil eden içerik nedeniyle erişimi engellenen sitelerin isimlerinin yayımlanması, mücadeleye ilişkin yöntemin ve bu sitelerin isimlerinin deşifresine yol açacaktır. Ayrıca internetin doğası gereği bir siteye erişimin % 100 engellemediği de dikkate alındığında, söz konusu sitelerin adlarının yayınlanması adeta suç işlenmesini teşvik etmek anlamına gelecektir..”

Yanıtın devamında, yasa tarafından sorumlu gösterilen internet servis sağlayıcıların da erişim engellemesi yaptığı vurgulanarak, tam sayının bilinmesine olanak olmadığı itiraf ediliyor. Terör yandaşı, porno içerik sağlayıcı, çocuk istismarcısı ya da Atatürk aleyhtarlığı gibi tabular kullanılarak hukuksuz ve fütursuz biçimde işlemeye başlayan çarklardan kimsenin kolayca kurtulamadığına süreç içinde tanık olduk. Yaratılış Atlası adlı hikaye kitabının, bilimsel yayın olarak okullarda dağıtılmasına karşı basın açıklaması nedeniyle Eğitim-Sen’in resmi sitesi de engelli kervanında bir süre yol aldı, ki bu vaka başlı başına sendikal hakların engellenmesi anlamına geliyor. Ne var ki, bu anayasal suçun failleri tam olarak belli değil, çünkü kanun ve kararnameler sonucunda kimin ne yetkiyle hareket ettiği meçhul.

Hem kanunda hem de işleyişte yer alan aksaklıklar ve bu aksaklıkların yol açtığı ihlallere karşı sivil tepki örgütlenmeleri sürüyor. Süreci başından beri sıkı şekilde takip eden SansüreSansür.org gibi taban örgütlenmesine dayalı ve kitleleri bu konuda harekete geçirmeyi hedefleyen Eylem 2.0 grubu ve Youtube yasağı nedeniyle ifade özgürlüğünün engellendiğini savunarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuran İnternet Teknolojileri Derneği gündemi canlı tutmaya çalışıyor.

Bu grupların sosyal medya servisleri üzerinden örgütlenmelerine, hukuki süreçlerine ek olarak bir iki hafta önce Bobiler.örg adlı kültür bozumu grubu izleyicilerini, kendilerini Google’ın popüler harita servisinde Taksim meydanında işaretleyerek sanal bir mitinge katılmaya çağırdı. Dergi yayına girdiğinde bu sanal miting bir çok ulusal gazetenin yanı sıra, New York Times gazetesinde “Tepkiyi Görselleştirmek: Türkiye kullanıcıları sansürü Google Maps ile protesto ediyor” başlığıyla haber olmuş ve sanal miting 60000 kişiye ulaşmıştı.

Avrupa Birliği İlerleme Raporu’na konu olan İnternet yasaklarının, konu edildiği başka bir rapor da Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Dr. Yaman Akdeniz tarafından hazırlandı ve AGİT Medya Özgürlüğü Temsilcisi Miklos Haraszti tarafından bir basın açıklamasıyla kamuoyuna duyuruldu. Açıklamada 5651 sayılı kanunun ciddi bir reformdan geçirilmediği takdirde yürürlükten tamamen kaldırılması önerildi.

Tablonun karamsar yanında mevcut kanunun sorunlu olduğu tespitini sansür cephesinin de paylaşması yer alıyor. 20 Ocak tarihli Milliyet gazetesindeki habere göre Kültür Bakanlığı 5051 sayılı yasa ile “Sarkozy Yasası” olarak bilinen ve korsan içerik indiren kullanıcıları internetten mahrum kılmayı hedefleyen yasal düzenlemenin Türkiye’ye uyarlanması tartışmalarını başlattı. Habere göre, müzik yapımcıları meslek birliği MÜYAP şu anda elindeki yazılımlarla korsan müzik indiren internet kullanıcılarını takip edebiliyor, ancak yasal düzenleme olmadığı için müdahale edemiyor. 5651 sayılı yasayı kullanarak “şarkılar sanatçılara değil yapım şirketlerine ait” şeklinde özetlenebilecek bir yaklaşımla last.fm ve myspace’i sansürleyenin MÜYAP olduğu hesaba katıldığında, sansür, İnternet özgürlüğü konusunda rahmetle anılan bir kavrama dönüşecek gibi görünüyor. Hali hazırda kullanıcıların İnternet üzerinde ne yaptığını izleyen bir teknolojiyi MÜYAP’ın hangi yetki ile kullandığı bile başlı başına bir muamma.

Türkiye’deki mevcut yasal düzenleme sunulan içeriğin yasal düzenlemenin sınırları dışında kalması durumunda, herhangi bir amaçla ve yöntemle ona erişmeyi herkes için engellemeye dayalı. Zaten bu şekli nedeniyle sansür olarak adlandırılıyor. Yayınlanan raporlar, İnternet üzerinde ya da fiziksel olarak süregiden örgütlenmeler de bu nedenle ifade özgürlüğü ortaklığından yola çıkılarak, sansür karşıtlığı temel alınarak yapılıyor. Bu durum, sürecin gidişatı göz önüne alındığında sorunun yalnızca bir bölümünü kapsaması tehdidini barındırıyor. Bu tehdide paralel olarak hala bu konuyu gündemde tutmaya uğraşan organizasyonların sayısının bir elin parmaklarını geçmemiş olması ve ana konusu bu olmayan ama yapısı gereği bu konuyla ilgilenmesi beklenebilecek bir çok aktörün hala bu alanda fikir ve eylem üretmeyişi eklendiğinde tablo daha da karamsarlaşıyor.

5651 kapsamında zaten yeterince sorunlu ve evrensel insan hakları bakımından çağdışı kalan düzenlemeler, Sarkozy yasasının devreye girmesiyle birlikte mülkiyet başta olmak üzere bir çok kurumsal çıkarın korunması uğruna bireysel hakların kolayca göz ardı edilmesine dönüşecek gibi görünüyor. Buna karşı çıkabilmek için tablonun tamamını görmeye ihtiyacımız olduğu da açık.

Koray Löker

İnternet Yasakları için 1 cevap

  1. Koray Löker diyor ki:

    Yazıya İlden Dirini’den e-posta yoluyla bir düzeltme geldi:

    “Bu haberi ben de okudum ve peşini araştırdım. Bunun sadece bir yazım hatası olduğunu gördüm. Sonradan Türk Telekomünikasyon da açıklama yaptı ve bir yazım hatası olduğunu kararın Ankara 11. ACM tarafından alındığını açıkladı. Elbette bu sansürü haklı kılmaz, sadece yazıda yanlış/eksik bir bölüm olmasını istemediğim için mail atmak istedim.”

    Bu hatayı düzeltme olanağı verdiği için İlden’e ne kadar teşekkür etsek az. Herkes böyle okuyucu bulacak kadar şanslı olmuyor gerçekten…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: