Nefret söylemi Ankara Üniversitesi’nde tartışıldı

Medyada Irkçı ve Ayrımcı Söylemler Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde tartışıldı. Ders olarak işlenen konu hem geleneksel hem de Yeni Medya araçları ekseninde masaya yatırıldı.

Ankara Üniversitesi Ahmet Taner Kışlalı Sanatevi’nde İletişim Fakültesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen panelde, son dönemde hakkında yasa çıkarılması tartışılan nefret söylemi ve etkileri gözler önüne serildi.

Panele konuşmacı olarak Doç. Dr. Ülkü Doğanay, Alternatif Bilişim Hukuk Danışmanı Av. Ayşe Kaymak, Özgür Radyo çalışanı İlden Dirini, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Ens.Yüksek Lisans öğrencisi Eser Aygül ve Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enst.Yüksek Lisans öğrencisi Tuğrul Çomu konuşmacı olarak katıldı. Oturumu Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mine Gencel Bek yönetti.

Prof. Dr. Mine Gencel Bek, medyada nefret söylemine ilişkin kısa bir giriş yaptıktan sonra sözü konuşmacılara bıraktı. İlk konuşmayı Av. Ayşe Kaymak yaptı. Alternatif Bilişim Hukuk Danışmanı Ayşe Kaymak “Nefret Söylemi ve Nefret Suçlarının Hukuki boyutunu ele aldı. Türkiye’de nefret suçlarını düzenleyen yasaların yeterli olmadığına dikkat çeken Kaymak, bu konuda en temel kanun maddesi olan TCK 122. Madde’nin ise çoğu zaman nefret söylemi karşıtlarına uygulandığına dikkat çekti. Nefret suçlarına ilişkin yasalar düzenlenirken, insanlığın kolektif bilincine, değerine ve onuruna atıf yapacak bir yasa olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Kaymak, nefret suçları ile düşünce özgürlüğünün karşı karşıya getirilerek bu suçun silikleştirildiğini eleştirdiği konuşmasında, “Toplumun ezilen kesimlerine yönelik nefreti yaymanın düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilemez” dedi.

Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ülkü Doğanay ise basılı medyada nefret söyleminin yer alış biçimlerine dikkat çekti. Doğanay, Ankara Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Eser Köker ile birlikte hazırladıkları çalışmayı ve sonuçlarını aktardı. 2006-2007 yıllarında ulusal ve yerel medyadan bazı gazeteler üzerinden kodlama yaptıklarını söyleyen Doğanay, bu dönemin politik olarak hareketli bir dönem olduğu için seçildiğini belirtti. Doğanay, 4 aylık süre içinde ırkçı/ayrımcı içerikle ilgili olduğu saptanan 1616 haber ve yazı incelediklerini söyledi. “Bu haberlerin 1379’u ulusal, 237’si yerel gazetelerde yayınlanmıştır”. dedi. Irkçı-ayrımcı söylemlerin ağırlıklı olarak gazetelerin haberlerinde, sırasıyla köşe yazısı ve söyleşilerde kendine yer bulduğuna dikkat çekti. Haber başlıklarının bu konuda özel bir önemi olduğunu söyleyen Doç. Dr. Ülkü Doğanay, araştırmanın istatistiki sonuçlarını aktardı. DTP kongresinin Posta gazetesinde “PKK Ankara’da” başlığıyla ve aynı mantıkla yazılan içerikle sunulduğu, Kürt sorunu yok gibi söylemlerin genel bir kanı olarak aktarıldığı, Ermenilerin hedef tahtasına oturtulduğu örnekleri sundu. Doğanay, bugün de durumun hiç farklı olmadığına dikkat çekti.

Yasalar tam tersi işletiliyor

Alternatif Bilişim Hukuk Danışmanı Avukat Ayşe Kaymak, nefret söylemi ve nefret suçlarının hukuki boyutunu ele aldı. Türkiye’de nefret suçlarını düzenleyen yasaların yeterli olmadığına dikkat çeken Kaymak, bu konuda en temel kanun maddesi olan TCK 122. Madde’nin ise çoğu zaman nefret söylemi karşıtlarına uygulandığına dikkat çekti. Nefret suçlarına ilişkin yasalar düzenlenirken, insanlığın kolektif bilincine, değerine ve onuruna atıf yapacak bir yasa olarak ele alınması gerektiğini belirtti. Kaymak, nefret suçları ile düşünce özgürlüğünün karşı karşıya getirilerek bu suçun silikleştirildiğini vurguladı. Avukat Kaymak, “Toplumun ezilen kesimlerine yönelik nefret yaymak düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilemez” dedi. Bu konuda bir komisyon oluşturularak yeni yasa çalışmalarının yapılması gerektiğini söyledi. Kaymak konuşmasında Alternatif Bilişim’in çalışmalarına ilişkin kısa bir bilgi de verdi.

Okur yorumları nefret söylemi üretiyor

Özgür Radyo İnternet editörü ve Alternatif Bilişim çalışanı İlden Dirini ise internetin yaygınlaşması, haberciliğin tanımı ve bileşenlerini değiştirmesiyle birlikte haber portallarının ve okuyucu yorumlarının ayrı olarak ele alınması gerekliliğini doğurduğuna dikkat çekti. Louis Althusser’in, devletin ideolojik aygıtlarının başında medyayı saydığını belirten Dirini, Antonio Gramsci ve Van Dijk’ın medya ve söylemin egemenlere hizmet ettiklerini söylediğini aktardı.

Dirini, Kasım ayında İstanbul’da düzenledikleri paneli hatırlatarak, “Bu panel öncesi ntvmsnbc. Com facebook ve panelimiz üzerine bir haber yaptı. Bu haberi yapan kişinin ismi, paneli örgütleyen bizler bile nefret söyleminin hedefine oturtulduk” diyerek örnekler verdi. İnternet medyasında da biz kavramının ‘Türk’, ‘sünni’, ‘heteroseksüel’, ‘erkek’ olduğuna dikkat çeken Dirini, bu kesimlerin dışında kalanların nefret söylemine maruz kaldığını söyledi. Habur sınır kapısından giriş yapan barış gruplarının içinde yer alan çocuklara süt verilmesinin bile “polislerin süt verdiği ortaya çıktı” şeklinde ifade edildiğini söyleyen Dirini, Roj Tv baskınları sonrası Barış ve Demokrasi Platformu’nun Taksim’de yaptığı eylemin, “PKK yandaşları Taksim’de eylem yaptı” başlığı ile aktarıldığına dikkat çekti. Gelen yorumlarda ise muhalifleri ülke sınırları dışına sürme, aşağılama ibareleri bulunduğunu belirterek bunlardan örnekler verdi. Edirne’de yaşanan linç girişimleri sonrasında okur yorumlarında örnekler veren Dirini, Başbakan Erdoğan’ın “Yüzbin Ermeniyi göndeririz” sözlerinin okur yorumlarında yeniden yeniden üretildiğinin de altını çizdi. Farkındalık yaratmanın çok önemli olduğunu söyleyen İlden Dirini, insan hakları odaklı haberciliğin esas olması gerektiğini söyledi.

Facebook nefret söylem grupları ile dolu

Kolektif Üretim adına Eser Aygül, “Toplumsal Paylaşım Ağlarında Nefret Söylemi” üzerine sunum gerçekleştirdi. Facebook üzerine yaptıkları çalışmanın sonuçlarını aktaran Aygül, ırkçı, homofobik grupların facebook’da kendine çok rahat yer bulduğuna dikkat çekti. Aygül, bu şekilde çok sayıda grubun yer aldığını belirterek, “Bunlara her gün yenileri ekleniyor” dedi. Sunumunda çarpıcı örnekler veren Aygül, facebook kullanıcılarının nefret söylemine karşı daha dikkatli olması gerektiğini belirtti.

Son sunumu ise Tuğrul Çomu “Video Paylaşım Sitelerinde Dolaşıma Sokulan Nefret Söylemi” başlığında yaptı. Nefret söylemi içeren videolardan örnekler gösteren Çomu, bu videoların etkilerine değindi. Yorumlar ve videoların denetimsiz bir şekilde yayınlandığına dikkat çeken Çomu, Youtube’da nefret söyleminin yorumlar, videolar, video metinleri, kullanıcı profilleri yoluyla çok daha etkileyici bir şekilde yayıldığını söyledi. Çomu, videoların şikayetle yayından kaldırılabildiğini ancak şikayetlerin İngilizce yapılabilmesinin ve üyelik gerektirmesinin bu konuda sıkıntı yarattığını söyledi.

Haber: İlden Dirini

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: