5651’i ne yapmalı?

İlden Dirini

35 milyonu aşkın kullanıcının olduğu Türkiye’de internet gelişmelerle değil yasaklamalarla gündemde. Basının “çocuk pornografisi artıyor” haberleri ile toplumu ikna ettiği, uzmanların dahi görüşleri alınmadan alelacele Meclisten geçirilen 5651 Sayılı kanun hala tartışma konusu.

ERİŞİMİ ENGELLENEN SİTE SAYISI 6 BİN 376

4 Mayıs 2007 tarihinde Meclisten geçirilen 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un hemen ardından çok sayıda site kapatıldı. Hala Youtube gibi popüler sosyal paylaşım siteleri engelli.

Türkiye’de erişim engellemeleri, cezalandırma sistemi olarak işliyor. 12 Mart 2010’da Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) tarafından izlemeye alınan ülkeler kategorisine giren Türkiye’de kapatılan site sayılarına ulaşmak dahi mümkün değil.

Türkiye Telekomünikasyon İletişim Dairesi çok fazla tartışmaya neden olduğu gerekçesiyle kapatılan sitelerin sayısının açıklanmayacağını duyurmuş, bunun ardından sadece kategorik dağılımları bildiren rakamlar açıklamaya başlamıştı.

Yasaklanan sitelerin bildirim yolu ile istatistiğini tutan engelliweb.com’un verilerine göre, Türkiye’de erişime engellenen site sayısı 6 bin 376′yı buldu. Bu rakamın daha fazla olduğu tahmin ediliyor.

İşte bu ortamda toplanan 5651 Çalıştayı’nda bir araya gelen uzmanlar ve katılımcılar 5651’i yeniden ele aldı. Çalıştay sonrasında 13 maddelik kriter yayımlandı.

İHBAR FORMU ÖNERİSİ SANSÜRE GEREKÇE OLDU

Bundan önce Abant’ta 2008 yılında düzenlenen çalıştayda yine 5651’in iyileştirilmesi tartışılmış, mahkeme ya da internet polisi yerine “internet gönüllüleri” gibi yapıların oluşturulması benimsenmişti. Bugün bir çok kapatmaya gerekçe olan ihbar formları için “TİB tarafından oluşturulacak ‘ihbar formu’ kullanılması da faydalı olacak” önerisi yapılmıştı.

20-22 Nisan tarihleri arasında Kartepe’de yapılan çalıştay, Ankara Barosu ve turkinternet.com tarafından düzenlendi. Davetlilerin dışında 500 TL katılım ücretinin olduğu çalıştaya, Adalet Bakanlığı, Askeri Yargıtay, hakim ve savcılar, Emniyet Genel Müdürlüğü, Başbakanlık kurumları ile Netdaş ve Sansuresansür’ün de aralarında bulunduğu kurumlar katıldı.

Tespit edilen 94 madde üzerinde 3 gün boyunca çalışan, 40 farklı kurumdan 65 kişinin oluşturduğu sonuç belgesi de “Kartepe Kriterleri” başlığı ile yayınlandı.

Kriterlerde bloglar, forumlar, video siteleri, sosyal ağlar çok sesliliğin ve demokrasinin bir parçası olarak anlaşılmalıdır, site kapatmalar en son başvurulacak çare olarak benimsenmelidir, hukuka aykırı içeriklerin önlenmesi için “Uyar – Kaldır” prensibini de benimsemelidir denildi. Ancak 5651 sayılı kanunun kataloglarının arttırılması gerektiği de ifade edildi.

Uzmanlar kriterlerin bir çoğunun muallak olduğunu belirtiyor. Talep; site seçimi konusunda devletin değil, internet kullanıcılarının etkin olması. 5651’in tamamen kaldırılması.

AKGÜL: NESNE TEMELLİ ENGELLEME

Konuya ilişkin katılımcıların ve uzmanların görüşü şöyle;

İnternet Teknolojileri Derneği Başkanı ve Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Akgül, bu tür çözüm arayışlarının anlamlı olduğunu söyledi. Türkiye’nin interneti kavrayamadığını söyleyen Akgül, internete insanların seçerek gittiklerini belirterek, interneti televizyon, gazete gibi değerlendirilemeyeceğini söyledi. Demokratik bir ülkede devletin yetişkin yurttaşları “zararlı içerik” ve “kirli bilgi”den koruma gibi bir görevi olamayacağını söyleyen Akgül bunun ancak otokratik ülkelerde hayat bulabileceğini dile getirdi. Konunun fikir özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Çocuklar içinse, ilgili kurumlarla ilişkili olarak, filtreleme gibi yöntemlerin kullanılabileceğini belirtti. Yetki tartışmalarının önemine dikkat çeken Akgül, “Kitap toplamaya alışkın olan mahkemelerimiz, zararlı gördükleri herşeyi kaldırmaktan yana tutum alıyorlar” dedi. Nesne temelli filtreleme konusunun çalıştayda dolaylı olarak gündeme getirildiğini söyleyen Akgül, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun bu uygulamaya geçmesi için kamuoyunun baskı uygulaması gerektiğini kaydetti.

SANSÜRE SANSÜR: KRİTERLER UZLAŞMACI

Sansüre Sansür oluşumundan Erdem Dilbaz’ın gözlemleri ise şöyle:

“Hakim, savcı, bakanlık, vb. kelimeler doğası gereği mesafeli olduğumuz devlet konseptinin organları. Kartepe’de sert tartışmalar çıkabileceğini düşünüyorduk, ancak böyle olmadı. Söze dökülmese de çalıştayda takındıkları tavırdan belli ki, kanundan onlar da memnun değiller. Site kapatmak istemiyorlar. 3 günlük tartışmaların nihayetinde ortaya çıkan Kartepe Kriterleri de böyle uzlaşmacı yaklaşımların ürünü. En nihayetinde orada bulunma amacımız olan “hukuku sosyal değişimlere uygun hale getirme” çabalarımızın geniş bir kitle tarafından, iyi ya da kötü, kabul gören bir görüş olduğunu söyleyebilirim. Kartepe Kriterleri’nin kanun koyucu tarafında da kabul görme olasılığının yüksek olduğunu düşünüyorum.

Hiçbir sitenin kapatılmaması ütopik bir talep. Kapatmayı zorlaştıracak keskin kriterlerin ortaya çıkması gerek. Benim tatmin olmadığım bir ilke var Kartepe kriterleri çıktısında; o da 5651’deki katalog suçların kapsamının yeniden gözden geçirilmesi. Genel bakış azaltma niyetindeydi fakat ortaya nasıl kullanılacağı belirsiz bir ilke çıktı.”

UÇKAN: KRİTERLERDE MUĞLAKLIKLAR VAR

Bilgi Üniversitesi Kültür Yönetimi Bölümü öğretim görevlisi ve yazar Özgür Uçkan da, 5651 sayılı yasa ile ilgili alınan kararın muğlak olduğunun altını çizdi. İnternet medyasının tanımlanması gibi önerilerin bulunduğunu söyleyen Uçkan, tanımın genişletilmesi halinde internet yayınında bulunanların baş edemeyecekleri cezalarla karşılaşabileceklerini ifade etti.

Devletin internet üzerindeki tanımının belirlendiği İlke 10’u da eleştiren Uçkan, “ailelerin ücretsiz çocuk filtresi kullanması yönünde özendirilmelidir” önermesine dikkat çekerek, “Burada genel olarak ve kimseye sormadan filtreleme çalışması yapılamayacağı belirtilmeliydi bence. Aile filtreleri kullanmak ailelerin inisiyatifinde olmalı. Buradan okullara, kütüphanelere yayılmamalı” dedi.

Uçkan, Uygulamada TİB’in ve Ulaştırma Bakanlığı’nın nasıl davranacağının önemli olduğunu kaydetti.

AKDENİZ: UYAR-KALDIR ÇOĞU ÜLKEDE SANSÜR

Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Görevlisi Dr. Yaman Akdeniz, “5651’i düzeltmeye çalışmak hata. Toptan kaldırılması lazım” dedi. Akdeniz şöyle devam etti:

“Uyar – Kaldır prensibinin de problemleri var. Yaklaşım olarak erişim engellemeden iyi olmasına rağmen ‘Uyar-Kaldır’ bir çok ülkede sansür amaçlı olarak kullanılıyor ki buna İngiltere’de dahil. ‘Uyar-Kaldır’ sistemin doğru işleyebilmesi için uyarının mahkemeler tarafından (kesinlikle bir idari kurum tarafından değil) yapılması lazım.

Avrupa Konseyi Siber Suçlar Sözleşmesi ile ilgili problemler ve eleştirilerin de konuşulması lazım. Bu da genelde bizim ülkemizde çok iyi bir şeymiş gibi lanse ediliyor. Kişisel verilerin korunması konusundaki kanunun meclisten geçip yürürlüğe girmeden bu sözleşmenin imzalanması ve iç hukuka uyarlanması hata olur. Bu sözleşme kapsamında taraf ülkeler arasında veri alışverişi olacak, bunlarla ilgili sözleşme’de doğru düzgün bir koruma mekanizması yok.”

Akdeniz, 5651 zihniyeti yaşadıkça problemlerin süreceğini belirtti, “5651 ve erişim engelleme yaşadıkça ve hukuktaki yerini korumaya devam ettikçe problemler ve ‘sansür’ devam edecektir. 5651’i düzeltmeye çalışmak sansürü kabullenmektir. Ben ayrıca TIB’in samimi bir şekilde katalog suçları daraltma taraftarı olduğuna da inanmıyorum! Ankara’da Kurultay’da kapsamın genişletilmesi için bir çok çalışma yapıldığını söylediler. Şimdi ne değişti?” diye sordu.

KELEŞ: YASAK DEĞİL BİLİNÇLİ KULLANIM

Alternatif Bilişim’den Ali Rıza Keleş, böyle bir çalıştayın daha erişilebilir olması gerektiğini söyledi, “Fakat hem mekanı, hem de katılım koşulları daha geniş bir kesimin dikkatlerinin çalıştaya yoğunlaşmasını engellemiştir” dedi. Keleş, şöyle devam etti:

“Kullanıcılar için gerekli olan internetin, internet erişiminin temel bir insan
hakkı olarak tanımlandığı bir düzenlemedir. Internet her yurttaşın ilk öğretimden başlayarak erişip, bilgi edindiği, öğrendiği bir insan hakkı olması için düzenlenmelidir. Yasak değil bilinçli kullanım olanaklarının erişilebilir kılınması çözümdür. Bunun için tek bir yasa yetmeyecektir. 5651 tümden kaldırılmalı, diğer yasalarda gerekli düzenlemeler de yapılmalıdır.

Açıklanan ilkeler arasında çocuk pornografisinin yanı sıra ‘nefret suçu’ da mutlaka yer almalıdır. Esasen çocuk pornosu ve nefret söyleminin dışında herhangi bir engelleme ifade özgürlüğüne müdahalelere yol açabilir. Sansürdür. Tıpkı bugünkü gibi, çocuk pornosu ile başlayan engellemeler giderek politik sansüre dönüşmüştür. 5651’de katalog suçlarının sayısının arttırılması önerisi çalıştayın sonuçlarına iyimser yaklaşabilmemizin önünü kesiyor.”

13 MADDELİK ‘KARTEPE KRİTERLERİ’ MUĞLAK

İnternetle ilgili kısıtlamaların temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunmadan sadece evrensel hukuka uygun kanunlarla ve yargıç kararıyla mümkün olabileceğinin altı çizilen ve muğlak olmakla eleştirilen Kartepe Kriterler’i şöyle:

İLKE 1- İnternette fikir ve düşüncelerin yayılmasında büyük rol oynayan Web 2.0 siteleri (bloglar, forumlar, video siteleri, sosyal ağlar vs.) çok sesliliğin ve demokrasinin bir parçası olarak anlaşılmalıdır.

İLKE 2- İnternetin tüm aktörleri, öncelikle özdenetim mekanizmasını (proaktif müdahaleler) işletmeli, hukuka aykırı içeriklerin önlenmesi için “Uyar-Kaldır” prensibini de benimsemelidir. Kamu otoritesi, özdenetim mekanizmalarını ve sivil inisiyatifleri desteklemelidir.

İLKE 3- Erişim engelleme kararları, ön inceleme raporu ve hukuki gerekçeleriyle birlikte sadece yargıç kararıyla mümkün olmalı, bu kararlara itiraz prosedürü hızlı ve etkin olarak yapılandırılmalıdır. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, kanunla açıkça yetkili kılınmış merci veya Cumhuriyet Savcısı tarafından verilebilecek erişim engellenmesi kararları, 24 saat içerisinde yargıç onayına sunulmalı. Onaylamama halinde erişimin engellenmesi kendiliğinden kalkmalı.

İLKE 4- Erişim engelleme kararları, orantılılık ve ölçülülük ilkeleri gözetilerek, ancak ve ancak son çare (ultima ratio) olarak bir koruma tedbiri olarak görülmelidir.

İLKE 5- İnternet sitelerine erişimin engellenmesi kararlarının yerine getirilmesi TİB tarafından sağlanmalıdır ve ilgili mevzuat düzenlenmesi yapılmalıdır. Erişim engelleme kararlarında ve engellenen sitelerin girişinde, engelleme sebebi, gerekçesi, tedbirin süresi ve itiraz prosedürü açıkça belirtilmelidir.

İLKE 6- 5651 sayılı yasada öngörülen katalog suçların kapsamı yeniden değerlendirilmelidir.

İLKE 7- Bir internet sitesinin tamamına erişimi engellemek yerine, sadece zararlı ve hukuka aykırı içeriklerin engellenmesi yoluna gidilmesi ve bu içerikleri oluşturanların yargılanması sağlanmalıdır. İnternetin uluslararası karakteri gözönüne alınarak diğer ülkelerle işbirliğine gidilmeli, Avrupa Konseyi Siber Suçlar Sözleşmesi imzalanması konusunda çalışmalar hızlandırılmalıdır.

İLKE 8- Erişim ve yer sağlayıcı tarafından tutulan trafik kayıtlarının doğruluğunu, değiştirilmezliğini ve bütünlüğünü sağlayacak tedbirler alınmalı, bu kayıtların sadece adli makamlarca ve delil elde etmek amacıyla sınırlı olmak üzere gizliliği sağlanmalıdır.

İLKE 9- İnternet’in özgür doğası dikkate alınarak, internet medyasının tanımlaması yapılmalı, getirilen kriterler eşliğinde internet medyası, basına tanınan cezai sorumluluk ve dava sürelerine ait hak ve özgürlüklerden tamamen yararlanabilmelidir.

İLKE 10- Devletin internet konusundaki ana görevi, topluma ilköğretimden itibaren eğitim vermek ve bilinçlendirme yapmakla sınırlı olmalıdır. İnternetteki zararlı içeriklerden çocukların korunması amacıyla, uzmanlar tarafından içerik sınıflandırması yapılmalı ve aileler ücretsiz çocuk filtresi kullanması yönünde özendirilmelidir.

İLKE 11- Çocuk Pornografisi çok önemlidir. Sadece 5651 ile sınırlı kalmamalıdır. Daha özel bir düzenleme yapılmalıdır.

İLKE 12- İnternet ortamında işlenen suçlarda açıkça yetki düzenlemesi yapılmalıdır. Yargıda uzmanlaşamaya önem verilmeli, bilirkişilik müessesesi daha işlevsel hale getirilmelidir. Kurumlar arası işbirliği tanımlanmalıdır.

ILKE 13- Uygulamacıların eğitimi ve farkındalığı sağlanmalıdır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: