Creative Commons tartışmaları İstanbul’da yapıldı…

Creative Commons üzerine18 Nisan’da İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde sessiz sedasız bir toplantı gerçekleşti. “Bazı hakları saklıdır” sloganıyla, yaratıcılara eserlerinin haklarını daha esnek düzenleme çabasına girişen alternatif telif sistemi Creative Commons ilk kez Türkiye’de resmi bir toplantı yapmış oldu. CC lisanslarının uyarlanması çabası aslında dört beş yıl kadar önce İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilişim Teknolojisi Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin Creative Commons Türkiye ismini kullanmasıyla başlamıştı. Bu ortaklaşmayı gerçekleştiren, merkezin araştırmacılarından Emre Bayamlıoğlu 18 Nisan’daki toplantının da ev sahibiydi. Bir çok ülkeden gelen ve Copyleft anlayışını değişik uygulamalarda yaygınlaştırmak üzere çalışan akademisyenler, hukukçular ve dijital hak eylemcileri ile dolu bir salon beklentisi ne yazık ki karşılığını bulamadı. Başka bir konferansa katılmak üzere Türkiye’de bulunan on kadar konuğu, salonda on kadar da dinleyici bekliyordu. Eyjafjallajökull yanardağının patlamasından dolayı Türkiye’ye gelememiş olan konuşmacılarla İnternet üzerinden bağlantı kurulduysa da, toplantı sönük geçmiş oldu. Yine de toplantının sonucunda hem Kartepe Çalıştayında konunun ilgililerine CC lisanslarının hukuk sistemine uygunluğunu sağlayacak düzenleme talepleri somut biçimde iletildi hem de sanatçıların ve her kesimden kültür üreticilerinin CC konusunda bilgilenmesini sağlayacak girişimlerde bulunulması için planlar yapıldı. Şu anda tam sayısı bilinmese de, arama motorları ve referans sistemlerinden elde edilen bilgilere göre dünya çapında 150 milyondan fazla fotoğraf, ses kaydı, yazılı belge, film gibi kültür ürünü Creative Commons ile dağıtıma girmiş durumda. Türkiye’de daha çok fotoğraf paylaşım sitelerinde kullanılan ve bu yolla bilinir hale gelen lisanslar kültür üretimini çoğaltmak, dağıtımı kolaylaştırmak ve yaygınlaştırmak amacıyla da kullanılıyor. Dünyada kurumsal, popüler örneklere rastlamak da mümkün. Şubat ayında İngiltere’de düzenlenen “Müzeler Wiki’yi Seviyor” kampanyasında amatör fotoğrafçılara özel turlar düzenlenerek, katılımcılar İngiltere’deki müzelerde yer alan eserleri belgeleyerek CC lisanslarıyla Wiki-Commons’a yüklemeye davet edildi ve beş binden fazla eserin fotoğraflanarak İnternet üzerinden, ücretsiz olarak izlenebilmesi sağlanmış oldu. Fotoğrafların manevi hakları ve ticari imtiyazları hala özgün sahiplerinde. Bu kampanyadan bir ay sonra, İsveç Tarih Müzesi 60.000’den fazla eserin fotoğrafları ve 200.000’den fazla katalog kartını CC ile yayınladı.

Sinema dünyasında ilk “büyük eser” 97 yılında kısa belgesel dalında Oscar ödülü alan “Bir İyileşme Hikayesi” adlı film olmuştu. Konu edindiği çalışmaları yaygınlaştırabilmek için CC lisansıyla serbest dolaşıma giren film bu sayede bir çok ülkede kolayca bulunabilmiş ve izlenmişti. Müzik alanında bir çok popüler örneğin yanında, Jamendo gibi örnekler dikkat çekiyor. Jamendo sekiz farklı dilde kullanılabilen bir İnternet radyosu. Dinlenen bütün müzikler CC lisansıyla serbest dolaşımda. (http://www.jamendo.com) Türkiye’de de Tayfa Bandista’nın CC lisanslı albümleri hemen akla gelen örnekler arasında.

Hazırlayan: Koray Löker, Express 2010/9 da yayınlanmıştır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: