Kartepe “2. İnternet İçerik Düzenleme” Çalıştayı üzerine 2

Özgür basın tanımını kullanırken akla gelen her ismin, deneyimin en büyük sorunu -belki var oluşunu sona erdiren- dağıtım ağlarını kullanma biçimi, olanakları oldu. İnternet de bu deneyimlerin izdüşümlerine sahip. Duyulması, görülmesi istenmeyen bir bilgi İnternet üzerinde de kolay dağıtılamıyor. Masraflar, erişilebilirlik sanal dünyada da baş edilmesi gereken sorunlar. Buna bir de telif hakları ve onları korumak adına yürütülen cadı avı eklendiğinde manzara tuhaf bir hâl almaya başlıyor. Türkiye’de sansür halini alan düzenlemeler geçtiğimiz günlerde masaya yatırıldı.

 Kartepe Çalıştayı, ilkler, ilkeler

 20-22 Nisan 2010 tarihlerinde Kocaeli – Kartepe’de “2. İnternet İçerik Düzenleme” çalıştayı düzenlendi. Tespit edilen 94 madde üzerinde 3 gün boyunca çalışan, 40 farklı kurumdan 65 kişinin oluşturduğu sonuç belgesi de “Kartepe Kriterleri” başlığı ile yayınlandı (http://5651calistay.org). Çalıştayın ilki 2008 yılında Abant’ta düzenlenmiş, o zaman da Abant kriterlerinden bahsedilmişti. Dile getirilen öneriler arasında biri vardı ki, sanal kolluk hizmeti kurulması yerine vatandaş örgütlenmesini tercih ederek son derece sivil bir görünüm arz ediyordu. Oysa bu önerinin hayata geçme biçimi ihbarweb adıyla kurulan bir ispiyonculuk sistemi oldu ve yapısal hiç bir sorun çözülmeksizin, vatandaşların “ahlâka mugayir” buldukları her site ihbar edildi. Sonuç: 6381 adres Türkiye ağında engellenmiş durumda. Zararlı bulunan içeriklere ilişkin hiç bir yaptırım yok. Yani bir web sitesi ceza kanununda yer alan bir eylem dolayısıyla engellendiyse, o eylem eylenmeye devam ediyor; ama sağduyulu, korunmaya muhtaç vatandaşlar o eylemle karşılaşmıyor.

Kartepe Çalıştayı duyurulduğunda akla gelen ilk soru bu tutum ve yaklaşımın değişmesine yönelik bir şey çıkıp çıkmayacağı oldu. Örneğine az rastlanan biçimde katılımcılardan, ümitsizliği azaltabilecek bir tablo oluştuğu mesajları geldi. En başta söylemek gerekir ki, bu mesajların sahibi katılımcılar özgür bir İnternet isteyen değişik yapıların eylemcileri. Normal şartlar altında devletin tüzel kişiliği yok diye muhatap kabul etmemesine alıştığımız sanal örgütlenmeler çalıştayın katılımcıları oldular. Resmi bir dernek bile olmayan Netdaş Hareketi, Türkiye Korsan Partisi Girişimi ve SansüreSansür hareketlerinin temsilcileri maddelerin tek tek konuşulduğu yuvarlak masa toplantılarında eşit birer katılımcı olarak yer aldılar. Masanın diğer üyelerini de baro temsilcileri, hâkimler, savcılar, meslek örgütleri temsilcileri ve gazeteciler oluşturdu.

SansüreSansür hareketinden Erdem Dilbaz’ın değerlendirmesinden (http://tinyurl.com/xprs027) özetlersek; tarafların birbirini anlamaya çalışan, buna ihtiyaç duyan tutumları son derece olumlu bir atmosfer yaratılmasına katkıda bulunmuş. 5651 dışında 5846 (Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu), kişisel verilerin korunması, hangi mahkemelerin engelleme kararı verebileceği sorunu ve konuyla ilgili uluslararası sözleşmeler masaya yatırılmış. Anektodlar halindeki değerlendirmeden bir detay: Müyap’ın yasadışı müzik indirenlere ait bilgileri derlemesi tartışmaya açılınca Ankara Cumhuriyet Savcısı Nadi Türkaslan bu bilginin yalnızca savcılık tarafından elde edildiğinde hukuken geçerli olacağının altını net biçimde çizmiş. Müyap avukatının itirazları, savcının yorumunu değiştirmemiş. Müyap’ın derlediği bilgilere kamusal alan dahilinde eriştiği, delil olmasını sağlayacak bütünlük ve doğruluğun nasıl sağlanacağı sorusunu ortadan kaldırmadığı için bu değerlendirme içimize su serpen haberlerden biri.

Alternatif Bilişim’den Ali Rıza Keleş’in Etkin Haber Ajansı’na yaptığı değerlendirme (http://tinyurl.com/xprs028) ise başka bir acil düzenlemenin eksikliğini vurguluyor. Kısa vadede engelleme mantığının kalkmayacağını anlayan sivil insiyatiflerin, kategorik suçlara (çocuk pornosu, uyuşturucunun özendirilmesi, kumar, Atatürk’e hakaret vb.) nefret söylemini ekleyerek hedef gösterici, ayrımcı ve şiddet özendiren yayınların da engellenmesi talebi karşılık bulamamış durumda. En temel neden nefret suçu kavramının ne anayasada ne de ceza yasasında tanımlanmamış olması.

 İnternet Teknolojileri Derneği Başkanı Mustafa Akgül de çalıştayda detaylı biçimde konuşulan bir başka meseleyi, nesne temelli engelleme eksikliğini hatırlatıyor. Akgül’e göre yargı organları kanunu uygularken zararlı içeriğe erişimi engellemek için topyekûn bir siteyi kapatmayı istemiyorlar. Çalıştaya katılan hâkim ve savcılar da bunu onaylıyor. Sözgelimi, Atatürk’e hakaret içeren bir video nedeniyle bütün Youtube’a erişimin engellenmesi gerekmiyor, sadece hakaretin söz konusu olduğu videonun izlenememesi sağlanabilir ve yargının kararı yalnızca bunu gerektiriyor. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, daha kökten ve kolay bulduğu bir yöntemle içeriği barındıran sunucuya erişimi tamamen engelliyor. Bu uygulama hatasını ortadan kaldırmak için kamuoyu baskısı gerekiyor.

Netdaş Hareketinin toplantı süresince yaptığı Twitter üzerinden canlı yayına ek olarak, tüm katılımcıların görüş birliğiyle hazırlanan Kartepe Kriterleri de şu anda yayında. Tartışmaların geleceğini bu ilkelerin hayata geçmesi, değişmesi, gelişmesi için atılacak adımlar yönlendirecek gibi görünüyor.

 Hazırlayan: Koray Löker

Express 2010/9 da yayınlanmıştır.

Kartepe “2. İnternet İçerik Düzenleme” Çalıştayı üzerine 2 için 1 cevap

  1. […] maddede özetlene sorunlar aşılsın diye yıllardır uğraşılıyor. Yapılan toplantılara (Kartepe Çalıştayı yeni bir örneğidir) hakimler, savcılar, bürokratlar da katılıyor, görüş alışverişi […]

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: