“Heterojen bir grup olarak E-Gençlik” konuşmasının düşündürdükleri

Mutlu Binark, Başkent Üniversitesi İletişim Fakültesi

Antwerp Üniversitesi MİOS tarafından 27-28 Mayıs 2010 tarihleri arasında düzenlenen “E-Youth” (E-Gençlik) Konferansının açılış konuşmacısı Erasmus Üniversitesi’nden Prof.Dr. Jos de Haan, İnternet ve gençlik arasındaki ilişkiye ilişkin verili varsayılan bazı mitlerin yerinden edilmesi gerektiğini dile getirerek “Heterojen bir grup olarak E-gençlik: Olanaklar ve Riskler” adlı konuşmasını şekillendirdi. de Haan’a göre, ne tüm gençlik İnternet’tedir, ne de hepsi İnternet’i kullanma becerisi ile donanmış durumdadır. Ne de İnternet sanıldığı gibi güvenli bir ortamdır. Üstelik farklı genç bireylerin İnternet’i kullanma biçimleri de  farklıdır. de Haan’a göre, öncelikle gençler arasında varolan dijital uçurum sorunu ele alınmalıdır. Bu uçurum hem ülkeler arasında hem de aynı ülke içinde farklı bölgeler, farklı etnik kimlikler ve cinsiyetler arasında görülmektedir. Ayrıca, gencin nasıl bir ailede doğduğu da önemlidir. Ebeveynlerin gelir düzeyi, eğitim düzeyleri, emek pazarındaki durumları gençlerin İnternet ile ilişkilerini etkilemektedir. Gençlerin dijital beceri sahibi oldukları iddiasını da eleştiren de Haan, dijital beceriyi dört alt grupta sınıflandırmaktadır: araçsal beceriler, enformasyon becerileri, toplumsal beceriler, stratejik beceriler. de Haan’ın yaptığı araştırma ebeveynlerin  çocuklarının bu becerilere ilişkin algılamalarının oldukça yüksek olduğunu göstermiştir. Gençlerin İnternet ile ilişkilerinde ele alınması gerekli bir diğer konu da çevrimiçinde karşılaştıkları risklerdir. EU KIDS ONLINE Projesinde çocukların ve gençlerin karşılaştığı çevrimiçi riskler, içerik, ilişki ve bağlantılanmanın üç farklı düzeyinde ayrı ayrı ele alınmaktadır. Çocuklar ve gençler tecimsel, saldırgan, cinsellik ve değerler konusunda alıcı, katılımcı ve aktör olarak üç farklı düzeyde farklı farklı riskler ile karşı karşıyadır. EU KIDS ONLINE Projesinin 2009 final raporu, her ülkede farklı riskler olsa da, bazı risklerin ortak olduğunu göstermiştir: Bunlar, kişisel bilgilerin açıklanması, pornografik içerikle karşılaşma, saldırgan veya nefret söylemi yayan içerikle karşılaşma, siber zorbalıktır. Ayrıca bir ülkede İnternet kullanım yaygınlığı ne kadar fazla ise risklerle karşılaşma durumu da giderek artmaktadır. Ancak, dijital becerilerin artması çevrimiçi riskler ile başa çıkma becerisini de arttırmaktadır. Son olarak, de Haan’a göre farklı özelliklere sahip genç bireyler İnternet’i farklı şekillerde kullanmaktadır: kullanım zamanı, İnternet’te yapılan etkinlikler, İnternet’te enformasyon arama biçemleri, içerik yaratma durumu vb. değişmektedir. de Haan’a göre, gençlerin İnternet ile olan ilişkileri homojen değildir. İşte bu nedenle, özellikle ailelerin dolayımı ile bilinçli kullanım biçimleri geliştirilmeli; ebeveynlerin sınırlayıcılığı ve güçlendirme politikaları arasında denge kurulmalıdır. Ayrıca güvenli İnternet ortamı temin edilmeli, İnternet’te nitelikli içerik üretimine önem verilmeli, öz-denetim kodları desteklenmelidir. de Haan’ın E-Gençlik’in halihazırdaki durumu üzerine konuşması, Türkiye’de gençlerin İnternet kullanması konusunda özellikle ilgili kamusal aktörlerin tartışmaların ne kadar sorunlu ve eksik olduğunu bir kere daha ortaya koymuştur. Gerek kamuoyunda gerekse anaakım geleneksel medyada İnternet’e ilişkin varolan panik ve kaygı kültürünü destekleyecek şekilde söylemin şekillenmesi ve İnternet kullanımı konusunda risklerin –ve sadece bazı risklerin- vurgulanması yukarıda belirtilen sorunlu ve eksik bakış açısının yansılarıdır. Türkiye’de İnternet yaygınlığının AB ülkelerine göre görece azlığı, sınıf, toplumsal cinsiyet  ve bölge farkları da kullanım ve erişim konusunda göz önüne alınırsa, öncelikle gençler arasında dijital becerilere sahip olanlar ve bunlar arasındaki beceri farkları, dijital ortamlara erişemeyenler arasındaki farklar incelenmelidir. Ayrıca çevrimiçi risklerle karşılaşan veya karşılaşma olasılığı yüksek çocuk ve gençlerin ebeyenlerinin sosyal, ekonomik durumu da önemlidir. Örneğin hangi ailelerdeki çocuklar niçin belli risklerle karşılaşmaktalar sorusu, İnternet veya çevrimiçi oyun bağımlılığı (aşırı ve sorunlu kullanım) olgusunu daha geniş bir toplumsal tartışmaya bağlar. Ayrıca, ebeveynlerin ve öğretmenlerin de dijital beceri sahipliği de gençler ve İnternet arasındaki ilişki ele alınırken incelenmelidir. de Haan’ın konuşmasının Türkiye’deki tartışmalar için yol gösterici yönü, gençlerin İnternet ile ilişkilerinin aynı/tek tip olmadığını vurgulaması, farklı gençlerin farklı İnternet kullanım örüntüleri gerçekleştirdiğini somut örneklerle ortaya koymasıdır. Hükümetlerin ve ailelerin İnternet kullanımını sınırlayıcı veya engelleyici politikaları yerine, de Haan’ın gençlerin sanal uzamın olanaklarından faydalanmalarını arttıracak ve geliştirecek güçlendirici politikaların desteklenmesini önermesidir. Bu bağlamda, güvenli İnternet ortamının, sağlıklı ve doğru enformasyona ulaştıracak tarayıcıların oluşturulması ve ebeveynlerin çocukları ile yönlendirici iletişim pratikleri geliştirmeleri için bilgilendirilmeleri, çocukların, ebeveynlerin ve öğretmenlerin dijital becerilerin farklı düzeylerini kullanabilme konusunda da farkındalıklarının arttırılması gerekmektedir. Özlüce dersek, Türkiye’de anaakım geleneksel medyada temsil edildiği veya kamusal aktörlerin söylemsel pratiklerine sindiği gibi riskler ve kaygılar-korkular kültürü  ile  yeni medya ortamında gençlerin durumunu baştan önyargılı ele almak yerine, soruları ve sorunları daha doğru saptamak gerekli: yeni medyayı kullanan çocuklar ve gençler kimler? Sınıfsal aidiyetleri, cinsiyetleri, yaşadıkları yerler, ebeveynlerin toplumsal-kültürel ve ekonomik sermayeleri sorunsallaştırılmalıdır. Dijital beceriler tüm gençlerde aynı düzeyde değildir, üstelik genç nüfusunun bir kısmı dijital okuryazar değildir. Çocukların ve gençlerin çevrimiçinde karşılaştığı riskler de farklı gençler ve çocuklar için de farklıdır, ya da farklılaşabilmektedir. Risklerin deneyimlenmesi de cinsiyetlere göre farkılaşabilmektedir. Tüm bu alt sorunların/soruların Türkiye’deki konuya ilişkin  totalleştirici bakış açısını geliştirmesi ve zenginleştirmesi beklenmelidir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: