İnternet’te Mahremiyet Algısının Çözülmesi/Dönüşmesi

Twitter, Facebook, FriendFeed, Flickr, Youtube, Vimeo, delicious ve diğerleri…

Yüz milyonlarca internet kullanıcısı her gün, her an, bilerek ya da bilmeyerek internetin bilgi havuzuna ciddi miktarda bilgi akıtıyor. Fotoğraflardan videolara, blog yazılarından arama sonuçlarına, yorumlardan anketlere kadar devasa bir hacimde bilgi her gün internetin veritabanlarına akıyor.

Popülerliğin de etkisiyle birçok kullanıcı bu bilgilerin saklanıp saklanmadığı, kimler tarafından ulaşılabilir olduğu konusunda yeterince bilgi sahibi değil. Özellikle Facebook gibi kişilere ait birçok bilgiyi barındıran yapıları ve Google gibi devasa veri yığınlarına sahip hizmetleri düşününce bu ihmalin acı sonuçları da olabiliyor.

Bu konudaki ilginç tartışmalardan biri birkaç ay öncesinde medya baronu Rupert Murdoch’ın öncülüğünü yaptığı yayıncı kuruluşlarla Google arasında yaşanmaya başladı. News Corp.’un sahibi Murdoch, büyük emek, çaba ve maddi kaynakla oluşturdukları içeriği Google’ın taradığını ve bu veri üstünden kazandığı bedelden yayıncılara hiçbir şey döndürmediğinden dert yanıyordu. Bir diğer sıkıntısıysa kullanıcıların hiçbir ücret ödemeden yarattıkları içeriğe ulaşmalarıydı. Bunun için ortak bir ücretli gazete / dergi içerik sunum modeli üstünde çalışmaya başladılar bile. Benzer bir tartışma yine kitap tarama ve içeriğinde arama hizmetinde kütüphaneciler ve yayıncıların birleşmesiyle oluşan cephe ile Google arasında yaşanmıştı.

Profesyonel içerik yaratanların işi nispeten kolay. Çünkü yaratılan içeriğin şekli, lisans türü, telif hakkı süresi, gelir paylaşım modeli gibi pek çok ayrıntısı zaten genel ticari düzen içinde belirlenmiş durumda. Ancak kullanıcı içeriğinde çok daha karmaşık bir yapı ortaya çıkıyor.

‘An’ı yakalamak
140 karakterde insanların ne yaptığını, ne düşündüğünü paylaşması için kurulan Twitter ve benzerleri bu durumun en güncel örneklerinden birini oluşturuyor. Her ay yüzde 1300 oranında büyüyen site, milyonlarca abonesinin anlık fikir ve eylemlerinin paylaşıldığı bir ortama sahip. Google ve Facebook başta olmak üzere pek çok firma sahip olduğu verilerden dolayı firmayı satın almak için birçok girişimde bulundu. Çünkü hangi haberin gündemde olduğu, kimin hakkında konuşulduğu, hangi mekânın gözde olduğu gibi pek çok anlık bilgi bu sitenin içinde anlık olarak takip edilebiliyor. Twitter hiçbir teklife sıcak bakmadı ancak geçtiğimiz hafta elindeki bilgileri başta Google ve Bing olmak üzere isteyen herkese açacağını açıkladı. Hali hazırda 50 bin farklı uygulama sadece twitter.com hizmetleri üstünde çalışıyor. Bu yeni dönemde arama motorlarında da ciddi bir dönüşüm olacağı kesin.
Yahoo ve Google geçtiğimiz hafta ‘canlı arama’ adını verdikleri sürümleri tanıttı. Canlı aramada arama motorlarının önceden tarayarak endeksledğii veritabanlarındakiler dışında o an insanların Facebook, Twitter gibi sosyal mecralarda ne konuştuğunu, paylaştığını da içeriyor. Böylece örneğin bir terör saldırısı durumunda sadece haber sitelerinin güncel içerikleri değil, o ana dair görüş bildiren, yorum yapan, içerik ekleyen kişilerin katkıları da arama sonuçlarında anında yer alıyor.

Mahremin sınırı
Arama motorları bu tip güncel verinin peşinde koşarken amiral gemi Facebook artan şikâyetler yüzünden kullanıcıların içeriği yönetmesi için yeni seçenekler sunuyor. Site sırf bu amaçla üyelere çözümler yaratması için Common Sende Media, ConnectSafely, WiredSafety, Childnet International ve Family Online Safety Institute kuruluşlarından oluşan bir ekip kurarak danışmanlık almaya başladı.
Ama kaş yaparken göz çıkarma misali yine geçtiğimiz günlerde devreye giren yeni mahremiyet ayarlarında fotoğraf seçeneklerindeki bir açık yüzünden başta kurucusu Mark Zuckerberg olmak üzere milyonlarca üyenin o zamana kadar gizli tuttuğu bütün fotoğraf albümü orta malı oluverdi. Ayarlar kısa sürede düzeltilerek eski haline getirildi.
2010 yılında Google cephesinde hem canlı arama hem de sosyal arama hizmete girecek. Uzmanlar bu yeniliklerin kullanıcı tarafında pek çok şikâyeti de beraberinde getireceğini düşünüyor.

Kaynak: http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&Date=&ArticleID=969171&CategoryID=117

Erişim: 10 Eylül 2010

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: