Özgür toplum özgür yazılımla mümkün!

Stallman Ankara'da...

Yazı: Gamze Göker,

2 Mart 2011

 Özgür yazılımın gurusu Richard Stallman 27 Şubat’ta Ankara’da “Özgür Yazılım ve Özgürlüğümüz” başlıklı bir konuşma yaptı. Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Ankara Şubesi, Ankara Barosu Bilişim Kurulu, Linux Kullanıcıları Derneği (LKD) ve İnternet Teknolojileri Derneği (İNETD) tarafından Ankara Barosu Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinliğe katılım yoğun, ilgi şaşırtıcıydı.

 Devrimci içerikli, meditatif tonlu konuşması ne kadar ikna edici oldu bilinmez. Ama tüm konuşması boyunca “açık kaynak kodlu yazılım”, “Linux” gibi kavram kullanımları yerine “özgür yazılım” kullanımını önerdiği halde, soru cevap kısmında soru soranlar inadına “açık kaynak kodu”, “Linux” kullanımlarını tercih edince galiba biraz öfkelendi. Stallman’ın konuşması, teknik bilgiye sahip olmayanlar için bile gayet anlaşılır, eğlenceli ve ilham vericiydi. Özgür yazılımın yanı sıra paylaşımcı, dayanışmacı, demokratik etik ilkelere dayalı bir toplumsal-siyasal sistem önerisinde bulundu.

 1970’lerde MIT’de bir ekiple birlikte özgür yazılım çalışmalarına başlayan ve Emacs, GNU Derleyici Seçkisi (GCC), GNU Sembolik Hata Ayıklayıcısı (GDB) yazılımları hazırlayan Stallman, en yaygın kullanılan özgür yazılım lisansı olan Genel Kamu Lisansı’nın (GPL) da yazarı. 1983’te özgür yazılım manifestosunu yazdığından beri de özel mülkiyet yazılımları ile mücadele eden kampanyalarını bir aktivist olarak sürdürüyor, zamanının büyük bir bölümünü Özgür Yazılım Vakfı’ndaki gönüllü çalışmaları ile geçiriyor. Stallman, Copyright kavramı yerine, hakların taraflar arası düzenlenen bir sözleşme ile değil, bir tarafı anonim olan bir sözleşme ile paylaşılması anlamına gelen Copyleft’i öneriyor.

 Özgür yazılım, özgürlüğünüze saygı duyar

Konuşmasına “Özgür yazılım özgürlüğünüze saygı duyan yazılım demektir” cümlesiyle başlayan Stallman şöyle devam etti: “Özgür olmayan yazılım kullanıcıları birbirinden ayıran, yardımsız bırakan sayısal sömürgeci bir sistem yaratır. Kullanıcıları birbirinden ayırır, çünkü kopyaları dağıtmak yasaktır, yardımsız bırakır çünkü kodu göremezsiniz.” Bir yazılımın özgür yazılım olabilmesi için dört tane olmazsa olmaz özelliğe sahip olması gerektiğini anlattı. Bunlar sırasıyla şöyle:

Sıfırıncı özgürlük, programı istediğiniz gibi çalıştırabilme özgürlüğüdür.

Birinci özgürlük, yazılımın kaynağını inceleme, görme ve değiştirme özgürlüğüdür.

İkinci özgürlük, başkalarına yardım edebilme, yani kopyaları dağıtabilme özgürlüğüdür.

Üçüncü özgürlük ise yazılıma katkıda bulunma, böylece insanlara sizin değişikliklerinizden yararlanma fırsatı sunmaktır.

 Aynı zamanda bu özgürlüklerin hiçbiri zorunluluk değildir.

 Paylaşmakla gemilere saldırmak aynı şey mi?

Özel mülkiyet yazılımı ile özgür yazılım arasında toplumsal, etik ve siyasal farklar var. Özgür olmayan yazılımlar etik olmayan bir toplumsal ve siyasal sistemi öneriyor. Özgür yazılım dayanışmaya dayalı, özel mülk yazılım ise rekabete. Stallman’a göre özel mülkiyet yazılımları geliştirici olmadığı için bu tür yazılımlardan derhal kurtulmak gerekir.

Stallman sıkı sıkı tembih ediyor: “Özel mülk yazılımdan bir kopya almayı reddedin. Onları kullanarak ve kullanılmasını önererek onların propagandasını yapıyorsunuz. Lisanslı yazılımların kopyalanmasına hırsızlık, kopyalara korsan demek paylaşımın kötü olduğunu söylemektir. Korsan tanımlamasıyla, paylaşmak, gemilere saldırmakla aynı şeydir deniyor.”

 Amazon 1984 kitabını sildi

Stallman e-kitap uygulamasını da şu sözlerle eleştirdi: “Bazı e-kitaplar sadece Amazon’dan alınabiliyor, bu konuda tekel. Amazon’un elinde tüm okuyucuların ve onların okuduğu kitapların listesi var. Bu listenin onlarda bulunması etik değil. Kitabı kitapçıdan kredi kartıyla değil,  para vererek isimsiz, yani kim olduğumuz bilinmeden satın almalıyız. Amazon’dan e-kitap satın alınır ama o kitaba sahip olunamaz. O kitabı istediğimiz zaman okuyamaz, ailemize, çocuklarımıza bırakamayız. Sadece kitabı okumak için bir yazılım satın alabiliriz. Ayrıca Amazon yazılımdaki arka kapı uygulamasıyla uzaktan kitapları silebiliyor. Birçok kitabı böyle sildiler. George Orwell’in totaliter devlet eleştirisi yaptığı 1984 isimli kitabını sildiler. Sonra ‘Gelecekte devlet emir vermedikçe bir daha yapmayacağız’ diye açıklama yaptılar. Çok rahatladık (!). Bunu silen uygulamanın adı kundakçı bir yazılım, Kindle.”

 “İki olasılık var, ya yazılım kullanıcıları kontrol eder ya da kullanıcılar yazılımı” diyor Stallman. Özgür olmayan yazılımda adil olmayan bir iktidar sistemi, bir diktatörlük vardır.

 “Özgür yazılım benim görevimdi”

Özgür yazılım hareketinin amacının siber uzayın geliştirilmesi ve genişletilmesi olduğunu belirten Stallman, hareketi nasıl başlattığını şöyle anlatıyor: “Sokaklarda gösteri yapmak, protesto mektupları göndermek niyetinde değildim, çünkü ben siyasal bir örgütçü değildim, ama özgür yazılımla aynı hedefe ulaştım. Bu adaletsizliği teknik çalışmayla ortadan kaldırmak gerekiyordu ve bu benim görevimdi. Çünkü kimse farkında değil. Biri boğuluyorsa yardım edersiniz öyle değil mi? Eğer boğulan Bush, Obama, Cheney ya da başka bir diktatör değilse, çünkü bunları kurtarmak için ahlaki bir neden yok.”

 “GNU is Not Unix”

Özgür işletim sistemini yazarken, Unix’in temel sistemini takip ettiğini, böylece Unix’i kullananların bu yeni sistemi de kullanabileceğini söyleyen Stallman özgür yazılım hareketinin önceden aktif düşmanları bulunmadığını, böyle bir çalışma yaptığını söylediğinde aptalca bulanlar olduğunu ama kimsenin kendisini engellemeye çalışmadığını vurguluyor.

 GNU tekrarlanan bir kısaltma aslında, yani açılımı “GNU is Not Unix (GNU Linux değildir)”. Yazılım adını aynı zamanda Afrika’daki öküz başlı antilop olan gnudan alıyor.

 Linux’la GNU aynı değil

Stallman GNU ve Linux’un sürekli birbirine karıştırılmasından da oldukça rahatsız: “GNU’dan söz ederlerken Linux’tan söz ediyorlar. Bu hata 1992’de yapıldı. Oysa Linux GNU sisteminin bir parçası. Sadece çekirdek olarak Linux kullanılıyor. İnsanlar şu anda Linux kullandıklarını sanıyorlar. Bu adil değil. Sistemi biz inşa ettik.”

Konuşmasında sık sık Linux’un öncüsü Linus Torvalds’ı da eleştiren Stallman, Torvalds’ın felsefesinin güvenli ve güçlü bir yazılımdan yani sadece teknik bir özellikten söz ettiğini vurguladı: “Eğer güçlüyse özel mülkiyet yazılımı da kullanılabilir diyor. Bizim çalışma sistemimizin temeli ise özgürlük. Bizim sistemimize Linux dendiğinde ise başka bir felsefe hakim oluyor. O nedenle, ‘GNU/Linux’ ya da ‘GNU+Linux’ gibi bir kullanımı tercih edin. Bir gün özgürlüğümüz için mücadele etmemiz gerekecek, onlar özgürlüğe inanmıyorlar. Özgürlüğü savunmak için önce özgürlüğe değer vermeniz lazım. Tek istedikleri pratik kolaylık. Linuxcular kullanımı değiştirmeyi ve paylaşımı savundular ama dayanışmadan, özgürlükten söz etmediler. Torvalds hiçbir zaman özgürlüğe değer vermedi. Bir süre için özgür yazılım olması amaçlarına hizmet etti, bu konuda bir prensip sahibi değildi. Özgürlük umrunda olmayan insanların elindeyse tehlikelidir. Bizim versiyonda özgür olmayan parçalar yok, özgür olmayan parçaları sildik. Etik olarak silinebilmeli. Sonunda iki siyasal kamp oluştu. Biri özgür yazılıma destek verdi, diğeri pratik kullanıma.”

 “Ben açık kaynak kodlu yazılımın babası değilim”

Özgür yazılım hareketine yönelik düşmanca ya da görmezden gelen tutumları da eleştirdi Stallman ve şöyle devam etti: “Özgür yazılım hareketini kamusal alandan uzak tutmaya çalıştılar. Şirketler de açık kaynak kodlu yazılımlardan yana oldular, biz kıyıda köşede kaldık. Benim açık kaynak kodun babası olduğumu yazanlar oldu. Bu ancak benim spermlerim çalınarak yapılan yapay bir döllenme olabilir. Bizim hareket olarak sizin yardımınıza ihtiyacımız var. Bu bizim özgürlüğümüz, size sunulan kısa dönemli faydalar için bundan vazgeçmeyin. Özgürlüğü kazanmak zor, kaybetmek çok kolaydır.” 

 “Aktivist olun, özgürlüğü savunun!”

Stallman konuşması boyunca özel mülkiyet yazılımları ile mücadele için örgütlenmeye, yardımlaşmaya ve dayanışmaya ihtiyacımız olduğunu ısrarlı biçimde vurguladı. Tuzaklara düşmemek için de uyardı: “Özgürlükten feragat etmemiz için çekici kolaylıklar sunacaklar, o yüzden neden bu yazılımlara hayır demek gerektiğini söylemeliyiz. İnsanlara önce özgürlüğün önemi anlatılmalı. Örgütler oluşturun, aktivist olun, özgürlük savunucuları olun, sadece belli programların kullanılmasını teşvik etmeyin, derinliğindeki nedenleri anlatın, kampanyalar yapın. Kampanyalarımız, protestolarımızın büyük bir kısmı internette sürüyor, bize katılın, hareketi büyütmeye ihtiyacımız var. Biz büyük şirketlere ve onlara boyun eğen hükümetlere karşıyız.”

 Javascriptleri özgür bile olsa Googledocs’un da özel mülkiyet yazılımı olduğunun altını çizen Stallman, onun yerine LibreOffice kullanımını önerdi. Adobe Flash Player yerine ise GNU özgür flash player’ı: “Özgürlük için Adobe Flash Player kullanmıyoruz, fedakarlık gerekiyor.”

 Stallman, özgür yazılımın her zaman bedava anlamına gelmediğini, birine bir yazılım işi yaptırınca para ödenmesi gerektiğini de hatırlattı. İyi bir kodun herkesin anlayabildiği kod olduğunu ve kod yazmanın çok kod okuyarak ve yazarak öğrenildiğini ve sadece özgür yazılımın kod okumaya izin verdiğini de söyledi.

İlk doz bedava

Okullar için özgür yazılımın önemine de değinen Stallman, bütçeleri sınırlı olduğu için bir kopya alıp çoğaltıp dağıtabileceklerini söylüyor. Oysa, özel mülkiyet yazılımlarının sahipleri kendi yazılımlarını okullara dağıtarak onları araç olarak görüyor, okulları ve öğrencileri bağımlı hale getiriyorlar. Çünkü onlar mezun olduktan sonra o özel mülkiyet yazılımı sahibi ürünleri bedava vermeyecek: “Uyuşturucuya alıştırmak gibi, ilk doz bedava. Özgür yurttaşlar yetiştirmenin bilgisayardaki tek anlamı özgür yazılımdır. Ahlaki eğitim-yurttaşlık eğitimi için özgür yazılım anlatılmalı. Eğitimde iyi niyetin ruhu verilmeli, diğerlerine yardım etmek aşılanmalı. Ebeveynler okulda öğretmenlere, yetkililere ‘çocuğuma özgür olmayan yazılımları vermeyin’ demeliler. Kötü alışkanlıkları kazandırıyorsa o iyi bir okul değil demektir.”

Emacs kilisesinin azizi

Konuşmasının sonuna doğru, çantasından çıkardığı siyah cüppeyi giyen ve başına da bir hale takan Stallman bir anda bir azize dönüştü ve “Ben Emacs (kendi ürettiği yazı editörü) kilisesinin azizi GNUcious’um.  Bu kiliseyi ziyaret edebilir, bilgi alabilirsiniz. Burada birçok aziz var, ama tanrı yok. Tanrı yerine gerçek bir editöre tapıyorum. Buranın bir üyesi olmak için ‘GNU ve Linux’tan başka bir sistem yok’ demeniz gerekiyor. Ancak ondan sonra bir uzman olur ve gizli kodcularımızla sohbet edebilirsiniz. Emacs kullanmamışları ise ‘Emacs bakireleri’ olarak isimlendiriyoruz. Kiliseye gidip Emacs bekaretinden kurtulmak istediğinizi söyleyebilirsiniz. Özel mülkiyet yazılımlarından ise bir tür şeytan çıkarma ile kurtulabilirsiniz” minvalindeki konuşmasıyla dinleyenleri güldürürken, bir yandan da özgür yazılımın tam bir sadakat gerektirdiğini hatırlatmış oldu.

“Açık internet bağlantısı için uğraşmalıyız”

Stallman, Türkiye’de vatandaşlık numarasıyla internete girilmesi zorunluluğu gibi abartılı örneklerini gördüğümüz internete şifreyle girilmesini ise şu sözlerle eleştirdi: “Kablosuz internete bağlanırken kendimi tanıtmak istemiyorum, gözetleme tiranlığa yol açar ve tiranlığa doğru bir gidiş var. Açık wi-fi (kablosuz internet bağlantısı) için uğraşmalıyız. Büyük şirketlerin dünyaya yaptığı şeylerden biri de onların yasal kuralları. Herkes üzerinde kontrol sahibi olmak istiyorlar, sizi de polis yapmak istiyorlar. Eğer insanlar sizin bant aralığınızı kullanıyorsa sizin için sorun olabilir elbette ama adil olmayan bir hukukun polisliğini yapmaktan daha iyi şeyler var”  dedi.

Facebook bir avcı

Stallman son olarak Facebook, Twitter ve bu ağların Kuzey Afrika’daki isyan dalgasıyla ilişkileri konusunda ise şöyle konuştu: “Facebook, Twitter özgür yazılım, GNU olmadan nasıl geliştirilirdi bilmiyorum. Onlar da özgür yazılımı çok miktarda kullanıyorlar. Kuzey Afrika’daki son dönemdeki muhalefet hareketleri Facebook’ta örgütlendi. Fakat Facebook aynı zamanda bir avcı, ben kullanmıyorum ve kimsenin kullanmasını istemiyorum. Kişisel bilgileri topluyor ve bunları kullanıyor. Örneğin bir ürünü beğendiğinizi belirttiyseniz, yüzünüzü ürünlerin reklamlarında kullanıyor. Devrimler Facebook’la oluyor ama bu benim Facebook’a inanmama neden olmaz. Kötü yazılımları atmak Mübarek’i Mısır’dan atmaktan daha kolay.”

 Özgür yazılım hareketi hakkında daha ayrıntılı bilgi için: gnu.org, fsf.org, defectivebydesign.org.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: