BTK’ya göre “temiz” olmayanlar ne yapacak?

Tuğrul Çomu

Türkiye’de İnternet’e erişim özgürlüklerini konuşurken, tartışırken ve sorgularken, 27 Nisan 2011 tarihinde BTK’ya (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) bağlı TİB’in (Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı) gönderdiği bir e-postayla yer sağlayıcılara, yer sağladıkları (yayınını yaptıkları) alan adları arasında bulunmaması gereken kelimeleri bir liste halinde sundu. Bu noktada, gönderilen e-postanın hükümlerinin uygulanmaması halinde uygulanacak cezai yaptırımların altının çizilerek yer sağlayıcıların açıkça tehdit edildiğini de belirtelim. Alan adında geçen kelimelere göre yayın yapan İnternet sitelerinin yayınına son verilmesi ne demek? En basit haliyle, Türkiye birkaç on yıl öncesine gitmeye çalışıyor demek; kelime bazlı sansür demek.

BTK tarafından gönderilen listeye baktığımızda, içlerinde cinsel anlamlar taşıyan kelimeler bulunmakta. Ancak tek grup bunlar değil. Cinsel hiçbir anlam taşımayan kelimeler de bu listelerde “yayınlarına son verilmesi gereken alan adları” arasında. BTK’nın 22 Şubat 2011 tarihinde 2011/DK-10/91 no’lu kararı ile onaylanarak 22 Ağustos 2011’de yürürlüğe girecek “İnternet’in Güvenli Kullanımına İlişkin Usül ve Esaslar” yönetmeliğinin İnternetteki içeriklere erişimi filtreleme amacında olduğunu biliyoruz (bu nedenle söz konusu yönetmelik, IPS İletişim Vakfı tarafından iptal istemiyle Danıştay’a götürüldü). Yani BTK, bir süredir yurttaşların hangi içeriklere erişebileceğine karar vermesi gerektiğine inanıyor, bu yolda sürat ile çalışıyor. Belli ki yurttaşların neye erişecekleri kararını vermekten aciz olduğu yönünde bir düşüncesi var. Diğer taraftan, BTK artık Türkiye’de kimlerin İnternet üzerinden yayın yapabileceğine, yani seslerini duyurabileceğine de karar vermesi gerektiğine inanıyor. Bu düzenlemeyle yayınlarına son verilmesi gereken İnternet sitelerinin neler olduğuyla ilgili çeşitli platformlarda espriler yapılmaya başlandı bile. Ya esprilerin dışında kalanlar? Örneğin, geyler, lezbiyenler, biseksüeller artık bu isimlerle İnternet üzerinden seslerini duyuramayacaklar. “Başka isimler kullanarak yapsınlar” denebilir. Bu durumun bir hak ihlali olmasının üstünde durmadan, bu düşünceyi kabul edelim ve “başka isimlerle yayın yapsınlar” diyelim. BTK’nın gönderdiği e-posta, içeriklerin de değerlendirilmesi ve içerikte listelerde bulunan kelimeler geçiyorsa ayrıca karar verilmesi gerektiğini tebliğ ediyor. Yani sadece alan adından bu kelimelerin temizlenmesi ile sorun çözülmüyor. Yoksa, “xxx” gibi kelimeler oluşturulup kullanılabilir tabii ki, ancak hatırlatalım BTK “xxx”i de yasaklıyor. Bir süre sonra oluşturulacak “xyz”yi yasaklamaya teşebbüs etmeyeceğinin garantisi yok.

Pekiyi, bu alan adı hizmetine son verilmesinin gerekçesi ne? Sanırım müstehcenlik. Türkiye’de müstehcenlik yasak değil. Erotik veya pornografik içerikli yayınlar satılabiliyor. Ancak İnternet’te olmamalı. Türkiye’de devlet eliyle genelev işletilmekte. Ama İnternet’te “kerhane” olmasın. “Gay”, “gey”, “biseksüel”, “lezbiyen” kelimeleri TDK sözlüğünde yer alabilir. Bu olguların varlığından da haberdarız. Üstelik devlet bireylerin kimle sevişeceğine de (“sevişme” sözcüğü de bu listede bulunuyor) karışmıyor olabilir ama İnternet’te olmasın. İnternet, BTK’nın “temiz” olarak nitelendirdiği bir platform olsun; bütün “pis”liklerden arınsın.

İyi ama, Türkiye’de yurttaşların “temiz” olmama hürriyeti de var. Yoksa yok mu? En azından “temiz” olmadığımızı sanal uzamda söyleme hürriyetimiz artık yok. Düşünceyi yayma özgürlüğü olmadan düşünce özgürlüğünün herhangi bir anlam taşımadığını Türkiye’deki kamu kurumları da, uluslararası kurum ve kuruluşlar da biliyor; biz de biliyoruz.

Erişim engelinin gerekçesi, çocukların korunması olabilir belki. Bu durum başlı başına çok sorunlu olsa da bu yazının konusu değil. Pekiyi, öyleyse bu yayın engelinin gerekçesi ne olabilir?…

Yazının konusunu oluşturan haber için tıklayınız.

TİB tarafından gönderilen e-posta içeriği ve kelime listesi için tıklayınız.

NOT: 28 Nisan 2011’de BTK, gönderdiği listenin sadece bilgilendirme amaçlı olduğunu iddia etti (bkz). Ancak e-posta içeriği okunduğunda, bilgilendirme amacının çok ötesinde açıkça talimat içerdiği görülmektedir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: