Reporters Without Borders / Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü / Reporters sans frontières

TURKEY / TÜRKİYE / TURQUIE
02.12.2011

NEW INTERNET FILTERING SYSTEM CONDEMNED AS BACKDOOR CENSORSHIP
An Internet content filtering system that Turkey’s Information Technologies and Communications Authority (BTK) introduced on 22 November is proving controversial both domestically and abroad. The outcry has coincided with a conference on the Internet in Turkey that began in the southwestern city of Izmir on 30 November.
After a legal bid by the news and human rights website Bianet to prevent the system’s introduction, the Alternative Information Association (Alternatif Bilisim Dernegi) petitioned the Council of State on 4 November to block it, claiming that it is illegal and unconstitutional.
Although use of the filtering system is optional, it is misleading. It is supposed to protect Internet users, especially minors from “objectionable content” by censoring certain keywords. But tests of the new system have established that access to websites is being blocked arbitrarily.
“The BTK wants us to believe that, by giving Internet users a choice, it is not
practicing censorship,” Reporters Without Borders said. “Claiming that use of this filtering system makes an Internet connection secure is disgraceful. Some websites may be inaccessible but that does not make the Internet connection any safer.
“Trying to shield Internet users, especially children and youths, from online pornography is a worthy initiative in principle, but the proposed solution is not fit for purpose and threatens online free expression, as the Court of Justice of the European Union ruled a week ago, above all because of the risk of overblocking. If only porn is supposed to be blocked, why are terms related to Kurdish separatist movements, for example, on the list of censored keywords?
“We condemn a policy of backdoor censorship. The BTK must abandon this system, which is reinforcing Internet censorship in Turkey. We appeal to all the agencies that control telecommunications in Turkey to stop trying to outdo each other in censorship measures. Everyone must be guaranteed unrestricted access to the Internet and it should be up to families, not the state, to decide which content they find objectionable.”
Anyone can sign up for the filtering system, which comes in a family version and a child version. So far only 22,000 of the country’s 11.5 million Internet users have signed up. Internet Service Providers are required to offer it to all their clients. Porn websites and other “suspect” sites that were previously blocked by court decisions will now be automatically filtered out for anyone who adopts the system.
Reporters Without Borders calls on the authorities to provide precise information on the way the filtering works, as it is not at all clear.
The filtering criteria are defined by a commission consisting of 11 members. As most of them are government officials, the commission’s independence and impartiality are questionable. It has so far drawn up a list of 130 “harmful” keywords in Turkish, English and German. The list includes “pornography,” “sex,” and “Verbot” (the German word for “ban”). It also includes such words as “mother-in-law,” “incest” and even “gay.”
This eclectic and often discriminatory list will extend the censorship to ordinary news websites and prevention campaign sites, while encouraging homophobia. Keywords related to separatist political groups such as the outlawed Kurdistan Workers Party (PKK) are also filtered, which clearly shows that the BTK is not just targeting online porn.
As well as the websites targeted by the authorities, it is clear that many other sites are going to be blocked by the censorship system. Google, online social networks and news websites are all liable to be the victims of overblocking.
The system is “arbitrary,” says Yaman Akdeniz, deputy head of the law faculty at Istanbul’s Bilgi University and founder of Cyber-Rights. “The Internet is gradually coming under the government’s control,” he told Reporters Without Borders. “The fact that [this filtering system] is optional does not resolve the problems it creates. We are going to pursue our legal initiatives on behalf of free expression and democracy.”
According to Akdeniz, those who install the “child” option cannot access evolutionary biologist Richard Dawkins’ website (see screenshot below) but they can access the site of Adnan Oktar, an Islamic creationist.
Reporters Without Borders’ correspondent has used an online tool called Guvenlinet to identify some of the sites that are blocked by the system. Yasam Radyo (Radio Life), for example, a site that broadcasts cultural programs for minorities, is blocked by the “child” version.
The “child” version also blocks access to Facebook and the online video-sharing website YouTube. Facebook cannot be accessed with the “family” version either, unless the user specifically requests access. Akdeniz said blocking a five-year-old child’s access to YouTube is understandable, but denying access for adolescents over 14 is exaggerated.
The BTK’s filtering system has not left Turkish Internet users indifferent. The Senin Yüzünden – Because of You website is inviting them to post photos of themselves blindfolded in a protest targeted at the Izmir conference that ends on 2 December.
Turkey is listed as a “country under surveillance” in the latest Reporters Without Borders report on “Enemies of the Internet,” which was released on 11 March.
________________________
BTK’NIN İNTERNET FİTRESİ
RSF: “SAHTE FİLTRELEME: GİZLİ SANSÜR SİYASETİ”
http://en.rsf.org/turkey-new-internet-filtering-system-02-12-2011,41498.html
İnternet Konferansı 30 Kasım’da İzmir’de açılırken Bilişim Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) “Güveni İnternet” adına 22 Kasım’da uygulamaya soktuğu yeni merkezi filtre sistemi Türkiye’de ve uluslar arası planda sert tartışmalara neden oluyor.
Hak haberciliğiyle tanınan bianet sitesinden sonra, son olarak da Alternatif Bilişim Derneği, 4 Kasım’da Danıştay’da dava açarak, tercihe bağlı olsa dahi sahte düzenlemenin iptalini talep etti.
Filtreleme, resmi olarak bazı anahtar sözcüklerin sansür edilmesi yoluyla İnternet kullanıcılarını, özellikle de çocukları “şok edici” (“objectionable content”) korumayı amaçlasa da, gerçekleştirilen yeni bazı testler kimi sitelerin keyfi şekilde erişime kapatıldığını ortaya koydu.
Uluslar arası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), filtreleme yoluyla önlem geliştirilmesiyle uluslar arası sözleşmelerin ihlal edileceği konusunda uyarıda bulundu.
“BTK, tercihi İnternet kullanıcılarına bırakarak sansür yapmaktan kurtulduğuna inandırmak istiyor. Filtreme uygulamasıyla İnternet bağlantısının daha güvenli hale geldiğini ileri sürmek yüzsüzce bir yalandır. Belirli sitelere erişim pekala kapalı kalır ancak kullanıcının İnternet erişimi daha güvenli hale gelmez. İnternet kullanıcılarını, özellikle de çocuk ve gençleri, pornografiye karşı korumayı amaçlamak övgüye değerdir. Ancak filtreleme çözümü buna uyumlu olmadığı gibi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin de yakın zamanda bildirdiği üzere (http://fr.rsf.org/union-europeenne-le-filtrage-du-net-porte-atteinte-28-11-2011,41471.html), özellikle de aşırı filtrelemeye başvurmak suretiyle, ifade özgürlüğünü de tehdit ediyor.“
RSF, “Amaç sadece pornografik karakterli içerikleri filtrelemekse o zaman, örneğin, Kürt ayrılıkçı harekete ilişkin terimler neden sansür edilecek anahtar sözcüklerin oluşturduğu kara listede yer alıyor?” diye de sordu.
Düzenlemeni yürürlüğe girmesini de tepkiyle karşılayan RSF, “Gizli sansür politikasını kınıyoruz. BTK Türkiye’de İnternet sansürünü (http://fr.rsf.org/surveillance-turquie,39738.html) daha da ağırlaştıran bu düzenlemeyi terk etmeli” şeklinde açıklama yaptı.
“Telekomünikasyonu denetleyen birimleri İnternet sansüründe yarışmaya bir son vermeye çağırıyoruz. İnternete özgürce erişim herkes için güvence altına alınmalı; neyin şok edip etmediğine dair karar devletin değil ailelerin özgür tercihine bırakılmalıdır”.
İnternet filtresine sıcak bakan kullanıcılar, “aile” ve “çocuk” profillerinden birini tercih etmeleri gerekiyor. Şu aşamaya kadar, 11,5 milyon İnternet kullanıcısından sadece 22 bini buna rağbet etti. İnternet erişim sağlayıcıları (FAI), müşterilerine bunu önermek zorundalar. Diğer “şüpheli” portallar gibi, pornografik siteler de daha önce mahkeme kararlarıyla erişime kapatılırlardı. Söz konusu içerikler bundan böyle, talepte bulunmuş İnternet kullanıcılarının yerine, RSF’nin de açıklık getirilmesini talep ettiği net olmayan bir prosedüre göre otomatik şekilde filtrelenecekler.
Filtreleme kriterlerinin ne olacağına, çoğu hükümet kaynaklı 11 üyeden oluşan bir komisyon karar verecek. Böylece, bu komisyonun bağımsızlığı ve tarafsızlığı tartışma konusudur. Komisyon, “zararlı” (İngilizce “harmfull”) görülen aralarında “pornografi”, “seks”, “Verbot” (Almanca “yasak”), Türkçe “kaynana”, “ensest” ve hatta “gay” sözcülerinin de bulunduğu 130 anahtar kelimeden oluşan bir liste geliştirdi.
Bu tür ayrımcı karışımlar, homofobik bir iklimi tahrik ederek sansürü sıradan haber sitelerine doğru yaygınlaştırmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Türkiye’de yasak olan PKK gibi ayrılıkçı siyasi gruplara ilişkin anahtar sözcükler de filtreleniyor. Bu da, BTK’nın hedefinde sadece pornografik içeriklerin olmadığını açık şekilde gösteriyor.
Açıktır ki, yetkililerin resmi olarak hedefinde olan sitelerin yanı sıra, birçok başka site de kendisini sansür filesinin içerisinde bulacak. Google, sosyal ağlar ve haber siteleri bu aşırı erişime kapatmadan etkilenebilecekler.
İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Rektör yardımcısı Prof. Dr. Yaman Akdeniz, “keyfi bir düzenleme”ye tepki gösteriyor.
Aynı zamanda http://www.cyber-rights.org sitesinin de kurucusu olan Akdeniz, RSF muhabirine, “İnternet yavaş yavaş otoritenin kontrolü altına giriyor. Bunun (Filtrelemenin) opsiyonel (tercihe bağlı) olması, yol açabileceği sorunlardan arındığı anlamına gelmez. İfade özgürlüğü ve demokrasi adına hukuki girişimlerimizi sürdüreceğiz” dedi.
Akdeniz’e göre, filtreleme için “çocuk” profilini tercih eden İnternet kullanıcıları evrim teorisinin savunucusu Richard Dawkins’in (http://richarddawkins.net/) sitesine erişemezken yaratıcılık tezinin savunucusu Adnan Oktar’ın http://www.harunyahya.org/) sitesine girebiliyorlar.
RSF muhabiri de, kullanılan profile göre hangi domain adreslerine erişimin olduğu gösteren Güvenli Net (http://www.guvenlinet.org/tr/domain_sorgula.html) sitesi aracılığıyla çeşitli testler gerçekleştirdi.
Azınlıklarla ilgili çeşitli programlara yer veren İstanbul’dan Yaşam Radyo’ya ait  http://yasamradyo.com.tr/ sitesine çocuk profilinden erişim olmadığı ortaya çıktı. Söz konusu paketten video paylaşım sitesi olan YouTube’a veya Facebook’a da erişim mümkün gözükmüyor.  “Aile” paketini tercih eden İnternet kullanıcıları sosyal mecraya talep ilettikleri taktirde erişebiliyorlar. Akdeniz, beş yaşındaki bir çocuğa YouTube sitesini yasaklamanın anlaşılabileceğini ancak erişkinliğe yakın çocuklara bunu yasaklamayı abartılı buluyor.
Türkiyeli İnternet kullanıcıları, BTK’nın bu yeni girişimine kayıtsız kalmıyorlar. İnternet sansürüne karşı http://www.seninyuzunden.org sitesi, 2 Aralık’ta son bulacak İzmir Konferansı dolayısıyla, onları gözleri bantlı fotoğraflar göndermeye davet ediyor.
Türkiye, RSF’nin 11 Mart 2011’de yayımladığı “İnternet Düşmanları” raporunda (http://fr.rsf.org/surveillance-turquie,39738.html) “Gözlem altındaki ülkeler” arasında yer alıyor.
________________________
LE FİLTRAGE DU NET DU BTK : UNE POLİTİQUE DE CENSURE MASQUÉE
Lire en ligne
Alors que la Conférence de l’Internet en Turquie s’est ouverte à Izmir, le 30 novembre 2011, le nouveau système de filtrage centralisé “pour un Internet sûr” mis en place par le Conseil de la Communication et l’Information Technologiques (BTK), le 22 novembre dernier, suscite une vive polémique dans le pays et à l’international. Après le recours du site d’information sur les droits de l’homme Bianet, l’Association pour une Informatique Alternative (Alternatif Bilisim Dernegi) a elle aussi saisi le Conseil d’Etat, le 4 novembre dernier, pour demander la suppression du dispositif, qui, s’il est facultatif, n’en reste pas moins liberticide. Si le filtrage vise officiellement à protéger les internautes, et en particulier les mineurs, contre tout contenu “choquant” en censurant certains mots-clés, des tests ont récemment permis de constater que certains sites étaient abusivement bloqués.
“Le BTK veut faire croire qu’en laissant le choix aux internautes, il ne pratique pas la censure. Prétendre que l’application de filtrage permet de sécuriser sa connexion Internet est un mensonge éhonté. Certains sites auront beau être inaccessibles, la connexion Internet de l’utilisateur n’en sera pas plus sûre. Vouloir protéger les internautes, et en particulier les enfants et les jeunes, contre la pornographie en ligne est une initiative louable, mais la solution du filtrage est inadaptée et menace la liberté d’expression en ligne, comme l’a récemment affirmé la Cour de Justice de l’Union Européenne, notamment en raison des risques de surblocage. S’il ne s’agit de filtrer que les contenus à caractère pornographique, alors pourquoi des termes relatifs aux mouvements séparatistes kurdes, par exemple, sont-ils parmi la liste noire des mots-clés censurés ?”, s’est insurgée Reporters sans frontières. “Nous dénonçons une politique de censure déguisée. Le BTK doit abandonner ce dispositif, qui renforce le filtrage du Net en Turquie. Nous appelons toutes les entités de contrôle des télécommunications à cesser la surenchère dans cette course à la censure. Le libre accès à Internet doit être garanti pour tous, et la définition de ce qui est choquant ou non doit relever du libre choix des familles, et non de l’Etat”, a conclu l’organisation.
Les internautes qui souhaitent souscrire à l’application de filtrage auront le choix entre deux formules, un forfait famille ou un forfait enfant. Pour le moment, seuls 22 000 internautes, sur un total de 11,5 millions, en ont fait la demande. Les fournisseurs d’accès Internet (FAI) sont obligés de proposer l’application de filtrage à tous leurs clients. Les sites pornographiques, comme les autres portails “suspects”, étaient auparavant bloqués sur décision de justice. Ils seront désormais automatiquement filtrés pour les internautes ayant souscrit le forfait, selon une procédure encore peu claire que Reporters sans frontières demande aux autorités de préciser.
La commission chargée de définir les critères du filtrage est composée de onze membres, majoritairement issus du gouvernement. Son indépendance et son impartialité peuvent donc être remises en question. Elle a établi une liste de 130 mots-clés jugés ”dangereux”, en anglais, en allemand et en turc, parmi lesquels “pornographie”, “sexe”, “Verbot” (interdiction, en allemand) mais aussi les mots “belle-mère”, “inceste”, ou même “gay”. Ce genre d’amalgame discriminatoire ne fera qu’étendre la censure à de simples sites d’information et de prévention tout en favorisant un climat d’homophobie. Les mots-clés relatifs aux groupes politiques séparatistes tel que le PKK (Parti des travailleurs kurdes, interdit en Turquie) sont également filtrés, ce qui montre clairement que le BTK n’a pas que les sites pornographiques en ligne de mire.
Yaman Akdeniz, professeur et recteur adjoint de la faculté de Droit de l’université de Bilgi d’Istanbul, dénonce “une disposition arbitraire”. ”Internet rentre petit à petit sous le contrôle de l’autorité. Le fait que [le filtrage] soit optionnel ne résout pas les problèmes qu’il entraîne. Nous allons poursuivre nos démarches judiciaires au nom de la liberté d’expression et de la démocratie‘’, a précisé le fondateur de Cyber-rights.org au correspondant de Reporters sans frontières. Selon Akdeniz, les Internautes ayant opté pour le forfait ‘’enfant’’ ne peuvent avoir accès au site de l’évolutionniste Richard Dawkins (richarddawkins.net, voir capture d’écran), alors que celui d’Adnan Oktar (www.harunyahya.org), défenseur de théorie créationniste, leur est accessible.
Le correspondant de Reporters sans frontières a également pu tester plusieurs sites, grâce à l’outil Guvenlinet, qui permet de déterminer quels sont les noms de domaine accessibles en fonction du forfait choisi. Il apparaît que le site de Yasam Radyo (“Radio Vie”, qui diffuse des programmes culturels sur les minorités) est bloqué avec le forfait enfant. Ce forfait ne donne pas non plus accès à Youtube (site de partage de vidéos en ligne) ou Facebook. Le réseau social n’est d’ailleurs accessible avec le forfait famille que si l’internaute en fait la demande. Si Akdeniz admet qu’il est compréhensible qu’un enfant de cinq ans ne puisse pas avoir accès à YouTube, il trouve exagéré de l’interdire à des adolescents de plus de quatorze ans.
Les internautes turcs ne restent pas indifférents face à cette nouvelle initiative du BTK. Pour protester contre la cybercensure, le site Senin Yüzünden (“A cause de toi”) les invite à poster des photos avec les yeux bandés, dans la cadre de la conférence d’Ismiz qui s’achève le 2 décembre prochain.
La Turquie figure dans la liste des “Pays sous surveillance” dans le dernier rapport de Reporters sans frontières sur les “Ennemis d’Internet”, publié le 11 mars 2011.


Reporters Without Borders / Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü / Reporters sans frontières için 1 cevap

  1. […] filtre sansürdür arkadaşlar, hatta daha etkin bir sansür mekanizmasına giden otobandır. Bugün çocuk paketi, yarın bilmem ne paketi, öbür gün bir bakmışsınız, eriştiğiniz tek […]

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: