Dr. Özgür Uçkan ile Güvenli İnternet Üzerine [Röportaj 2. Bölüm]

Röportaj: Salih Çaktı

Dr. Özgür Uçkan ile yaptığımız röportaj çok kapsamlı ve uzun olduğundan dolayı röportajın sadece ilk kısmını burada yayınlamıştık. Röportaja göstermiş olduğunuz ilgiden dolayı çok teşekkür ederiz. Röportajımızın 2. kısmında konumuz “Güvenli İnternet” yani internet filtresi. Röportajın ikinci kısmını 6. sorudan başlayarak yayınlıyoruz.

6- Türkiye’de yakın dönemde yayına geçen güvenli internet olarak lanse edilen bir internet filtresi var. Konuyla ilgili olarak burada şu soruları sormuştuk. Geçen zamana o gün sorduğumuz o sorularla ilgili doyurucu bir cevap bulamadık.  Sorularımız şunlar;

1.    Hangi site kime göre ve neye göre güvenli ?

“Güvenli İnternet” adıyla pazarlanan devlet eliyle merkezi filtre uygulamasının ilgili olduğu en son şey “güvenlik”. Çünkü internet güvenliği, dolandırıcılıktan, kötü amaçlı yazılımlardan, virüslerden, solucanlardan, pishing saldırılarından, kimlik hırsızlığından, mahremiyet ihlallerinden vb. korunmak anlamına gelir. Bu uygulama ise sadece ve sadece filtreden ibaret. Bu filtre ise içeriği devlet eliyle oluşturulup merkezi bir biçimde internet servis sağlayıcılara dayatıldığı için sansürden başka bir şey değil. Nitekim Avrupa Birliği ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı tarafından da internet sansürü olarak mahkum edilmiş durumda…

“Güvenli İnternet” uygulaması, Ulaştırma (ve İletişim) Bakanı ve Bakanlık çalışanları, özerk olması gerekmesine rağmen fiilen bu Bakanlığa bağlı bulunan BTK ve onun sansür uzantısı Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın (TİB) hangi uzmanlık ve yetkiyle sahip oldukları belirsiz keyfiyetine göre “güvenli” siteleri ve “güvensiz” siteleri belirliyor. Yani beyaz ve kara listeler oluşturuluyor. Bu listeler de keyfi bir biçimde hazırlanıyor. Yani iktidarın kafasındaki ahlak, “değerler”, aile ve toplum anlayışı neyse, o ölçütlere göre yapılan listeler bunlar.

Bu tutum Anayasa’da koruma altına alınmış ifade ve iletişim özgürlüğünün açık bir ihlali. Ayrıca BTK’nın böyle bir uygulama kararı alacak yetkisi yok. Bu yüzden Alternatif Bilişim Derneği olarak bu uygulamanın iptali için Danıştay’da dava açtık. Dava sürüyor (Bkz. BTK Filtre Uygulaması Danıştay Davası Basın Bildirisi: http://bit.ly/tqPisy

2.    Güvenli olduğumuz bir site sistem tarafından güvensiz gözüküyorsa ne yapacağız ?

Öncelikle o “sistem”in dışına çıkacak ve internet hizmet sağlayıcınıza “güvenli internet hizmeti almak istemiyorum” diyeceksiniz. Sonra, bu “sistem”in keyfi bir biçimde “güvensiz” ilan ettiği bu site ile ilgili olarak düşüncenizi sansür karşıtlarına bildireceksiniz.

Şikayetlerinizi Alternatif Bilişim Derneği’ne iletmek için;

bilgi@alternatifbilisim.org, http://twitter.com/altbilisimhttp://www.facebook.com/home.php?sk=group_195922543754615 iletişim kanallarını kullanabilirsiniz. Yaklaşık üç yıldır http://engelliweb.com adresinden hizmet veren Engelli Web ise çeşitli nedenlerle engellenen web sitelerini listeliyor. Aile ve çocuk filtrelerine takılan web sitelerini Filtre bölümünden bildirebilirsiniz. Yanı sıra, http://sansuresansur.org ’dan da engelli web siteleri ile ilgili bildirimde bulunabilirsiniz. Böylece bu sitenin engellendiği bilgisi dolaşıma girer ve bu bilgi bu işin müsebbibi kurumların da bilgisi dahilinde olur. Yeterince ses çıkarsa, yaptıkları işlem hakkında tekrar düşünmek zorunda kalırlar. Son zamanlarda bunun örneklerini Çocuk paketinde engellenen evrim teorisi ile ilgili sitelerde gördük ve engel kalktı…

Daha sonra, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun 444 9 777 ve             (312) 232 23 23       numaralı Bilgi ve İhbar Merkezi’ne ya da              (312) 586 55 00       numaralı Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’na da şikayetlerinizi bildirin ki, yaptıklarının farkına varsınlar. Ayrıca her iki kurumun web sitesindeki iletişim formlarını doldurarak göndermek de mümkün. Bunun yanı sıra, filtre uygulamasıyla ilgili site adı sorgulamak için şu adresi de kullanabilirsiniz: http://www.guvenlinet.org/tr/domain_sorgula.html

3.    Güvenilir kategoriler içine dahil edilmesini istediğimiz siteleri kim onaylıyor ?

Bu onaylama işlemini BTK ve TİB içerisinde bu işle memur edilmiş görevliler yapıyor. Bu onaylama (veya onaylamama) işlemini hangi kriterlere göre yaptıkları ise pek belli değil. Ama hukuken bu işlemin keyfi olduğu açık. Ayrıca süreç şeffaflıktan tamamen yoksun. BTK bu konu ile ilgili tüm faaliyetleri, sansür liste içeriklerini vb. kamuoyundan gizli tutuyor. Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde yaptığımız bilgi edinme başvurularına da doyurucu cevaplar vermiyor. Sürecin kapalılığı, sistemin sakatlığının kanıtlarından birisi zaten. Aynı şekilde TİB de yıllardır sansürledikleri sitelerin bilgisini kamuoyundan gizliyor. Neden dersiniz?

4.    Sistem tam olarak nasıl işliyor ?

Sistemin “tam olarak nasıl işlediğini” bilemiyoruz. Çünkü bu konuda tam bir gizlilik içerisinde davranıyor BTK ve TİB. Ama gerek internet hizmet sağlayıcı şirketler gerekse sistemin içinden bazı bilgiler sızıyor elbette. Hiç bir bilginin sonsuza kadar gizli kalmayacağını söylemiştim değil mi?

Buna göre, çocuk profili için bir “beyaz liste” var. Yani görevlilerin hangi bilgi, uzmanlık ve yetkiyle olduğu belli olmayan bir şekilde çocuklar için uygun gördükleri siteleri barındıran bir “güvenli liste”. Bunun dışındaki tüm siteleri toptan engellemişler. Zaman içerisinde kullanıcılardan şikayetler geldikçe, bu listeye yenilerini ekliyor ya da çıkarıyorlar. İnternet gibi son derece dinamik ve gayri merkezi bir sistem için son derece atıl ve kadük bir “el emeği” yani! Bu arada çocuklar için içerik üretme özgürlüğü bu listede yer alabilmek için ihlal edilen, oto sansür uygulamak durumunda bırakılan içerik üreticilerinin durumunu da bir düşünün.

Aile profili için ise bir “kara liste” var. Yine aynı görevlilerin keyfi bir şekilde belirledikleri ve “güvenilmez” buldukları bir takım siteler bu kara listeye alınıyor. Bunun dışında kalan içerikler erişime açık tutuluyor. İşin “teknik” kısmı biraz karışık. BTK bu iş için personel de görevlendirmiş olabilir, akıllı tanıma sistemleri de kullanıyor olabilir. Şifahi “anahtar sözcük yok” açıklamaları duyduk, ama daha ilk günden bu filtreye takılan iç çamaşırı veya mizah sitelerine bakılırsa, böyle bir tanıma sistemi var demektir. Ya da görevlilerin ahlak anlayışı iç çamaşırı ve mizahı da yasaklıyor! Neyse, ister anahtar sözcük ve imgeler isterse el emeği göz nuru olsun, bu iş BTK’nın kendi kendine kimseye sormadan belirlediği parametreler dahilinde yapılıyor. Bu durumda da ailenizi BTK’nın ahlak ve aile anlayışına teslim edip rahatlayacaksınız. Olabilir, bu da bir seçim. Tabii bu “aile reisi”nin seçimi oluyor, ama olsun! Devlet baba’sına biat eden aile reisine de ailesi biat ediyor ve el birliğiyle “iktidara hayırlı evlatlar” yetiştiriyorlar…

Şimdi, filtre uygulaması bu iki profilden ibaretmiş gibi görülüyor ve geri kalanlar mevcut sansürlü internetlerini kullanmakta özgür olacaklar sanılıyor, ama işin burası pek öyle değil. “Standart paket” kalkmıştı, ama bunlar da bir nevi “standart kullanıcı” oluyor haliyle. Bu da adı konulmamış üçüncü bir paket, yani “standart paket” var demektir.

Devlet eliyle merkezi olarak filtre uyguluyorsanız, tüm internet servis sağlayıcılarına genel bir sistem dayatmak zorundasınız: Yani ilgili paketleri ve standart kullanıcıyı birbirlerinden ayırarak internet erişimini denetleyecek bir sistem. İster filtreli internet kullansın ister kullanmasın ülkedeki tüm internet kullanıcıları aynı arayüz ve aynı sistemden geçerek internete erişecek. Bunun neresi “seçme özgürlüğü”? Bana soruyor musunuz merkezi filtre altında çalışan bu sisteme dahil olmak isteyip istemediğimi? Bu sistem, tüm internet kullanımımızı takip edip denetleyebilecek bir sistem olmak zorunda. Başka türlü tüm internet servis sağlayıcıları yoluyla merkezi filtre uygulayamazsınız. Böyle bir sistemle her türlü keyfi engelleme, sansür, dinleme, izleme vb. yapılabilir. Bu durum da mahremiyet hakkı ve iletişim özgürlüğü başta olmak üzere, temel hak ve özgürlüklerimize yönelik açık bir tehdit oluşturur. Tunus, Mısır, Libya, İran, Çin gibi ülkelerde kurulu bulunan bu tip sistemlerin nelere kadir olduğunu gördük. Benzeri bir sistem kurulumu için BTK’nın iki yıldır uğraştığını da biliyoruz. Derin paket sorgulama (Deep Packet Inspection – DPI) yazılımları almak için ihaleye girdiğini de. Bu yazılımlarla kullanıcıların e-postaları dahil her türlü iletişimini hukuk dışı bir biçimde gerçek zamanlı olarak dinlemek ve denetlemek mümkün. Terör vb. gerekçelerle bu tip bir sistemin kurulmakta olduğu da medyada yer alan haberlerden duyuyoruz. Ülkemizin hukuksuz dinleme, gözetleme ve izleme konusundaki kabarık sicilini de bu bilgilere katarsanız, neden kaygı duymamız gerektiğini anlarsınız. Nitekim BTK’ya bilgi edinme hakkı çerçevesinde yaptığımız bilgi başvurularının hiç birine tatmin edici bir cevap alamadık. Açıkçası ben bu filtre kararını, ideolojik sansürün yanı sıra, böyle bir denetim–gözetim sistemini hukuk dışı bir şekilde kurmak ve meşrulaştırmak için atılmış bir adım olarak da değerlendiriyorum.

5.    Sistemin çocukları koruması çok güzel peki ya sistem başka bir sistemi korumaya yönelik çalışırsa ne   olacak ?

Çocuklarımızı korumak için böyle bir sisteme ihtiyacımız yok. Demokratik ülkelerde de filtre uygulanıyor. Ama bu internet hizmet sağlayıcıları eliyle, tamamen seçimlik olarak, içeriklerine devletin karışmadığı profesyonel filtre yazılımlarını kullanıcılara sunularak oluyor. Bizdeki uygulamayı sansür haline getiren de devlet eliyle ve merkezi olarak uygulanması. Eğer devlet gerçekten çocukları korumak istiyorsa, önce hepimize çocuk muamelesi yapmaktan vaz geçsin, sonra da vergilerimizden toplayıp nereye harcadığını söylemediği, bu tip işler için yaratılmış olan Evrensel Hizmet Fonu’ndan bir miktarı internet hizmet sağlayıcılara aktarsın, onlar da kullanıcılarına profesyonel yazılımları ücretsiz olarak sunsun. Çünkü şimdiki durumda, devletin hizmet sağlayıcılara dayattığı merkezi sistemin parası hepimizden çıkacak. Bunu faturalarımıza yansıtmayacaklar mı sanıyorsunuz? Filtre seçmeyenler seçenlerin ücretini de ödeyecek. Halbuki doğru dürüst yazılımlar kullanılsa, böyle bir merkezi sistem ihtiyacı da kalkardı ortadan.

“Çocukları korumak” bahanesine gelince: Bu “koruma” güdüsünün samimiyetine inanmam için, ülkemde çocuk tecavüzcülerinin korunmadığını, çocuk gelin sayısının insanı isyan ettirecek boyutta olmadığını, devlet koruması altındaki yurtlarda çocukların tecavüze uğramadığını, 500 binden fazla çocuk işçinin emeğinin insafsızca sömürülmediğini, on küsur yıl önce imzaladığımız “Çocuk Hakları Sözleşmesi”nin yükümlü olduğumuz gibi iç hukukumuza uyarlandığını, aileyi koruyoruz diye kocaları tarafından kadınların öldürülmelerine göz yumulmadığını görmem gerekiyor. O zaman, herhalde iktidara dönüp “kendi kafandaki tek tip aile, çocuk, vatandaş prototipini toplumun geneline ideolojik bir biçimde dayatma hakkın yok, toplumun çok kimlikli yapısına demokratik bir biçimde saygı duymak zorundasın” demek zorunda da kalmam. Çünkü çocukları kendinden daha çok umursayan bir iktidar zaten bu tip anti-demokratik uygulamalarda bulunmaz…

6.    İleride sanal dünyada hükümete veya muhalefet partilerine yönelik bir protesto söz konusu olduğunda bu sistem neyin güvenliğini sağlayacak?

Sizce?

Bu sistemin ortaya çıkış nedeni iktidarı ve devletin “güvenliği”ni sağlamak zaten. Kime karşı? Hepimize, vatandaşlara karşı…  Yani İspanya’da, Madrid’de sokaklara çıkan öfkeli  İspanyolların söyledikleri gibi: “Biz sisteme karşı değiliz, sistem bize karşı”…

Çocuğu, aileyi korumak falan, işin bahanesi. Hepimizi, yüzyıllardır alıştıkları o tebaa kültürü içerisinde eritip “muteber vatandaş” haline getirmeye çalışıyorlar. Ama işleri biraz zor bu sefer.

7.    Daha önce TTNET’in Content Watch şirketinden hizmet aldığı Aile Koruma Şifresi (AKŞ) adındaki hizmet bu sistemin yaptıklarını karışılıyordu neden böyle bir sisteme tekrardan ihtiyaç duyuldu ?

Çünkü o sistemin içeriğine keyiflerince karışamıyorlardı. Çünkü sansürlemek istedikleri her şeyi kendileri seçmek, bunu da “çocukları, aile değerlerini koruyoruz” bahanesiyle meşrulaştırmak istiyorlardı. Çünkü kendi belirledikleri bu filtreleri merkezi bir denetim ve gözetim sistemi sayesinde herkese dayatmak istiyorlardı. Filtre kararının arkasında yatan gerçek saik budur.

Nitekim 22 Şubat’ta yayınlanan ve 60 binden fazla insanın sokağa çıkıp protesto etmesi ve yoğun uluslararası baskı sonucunda geriye çekilen ilk filtre kararında, herkes dört paket dahilinde kapsama alınıyordu. Şimdi yeni kararlarında “filtre” sözünü kaldırdılar, dört paketi ikiye indirdiler, ama yasak içeriğini yine kendileri oluşturuyor ve merkezi sistemlerini kurarak hepimizin internet davranışını kayıt altına almaya, böylece de mahremiyet hakkımızı, ifade, iletişim ve örgütlenme özgürlüğümüzü ayaklar altına almayı başardılar. Ama bilsinler ki “mükemmel sistem yoktur”.

Bu arada bu sistemin hiç bir meşruiyeti yok. Çünkü hali hazırda ücretsiz olan ve eminim BTK’nın nasıl işlediği belirsiz sisteminden daha fazla koruma sağlayan çok sayıda yazılım mevcut. Bir hizmette bulunalım ve onların bazılarını burada sayalım:  http://www.ttnet.com.tr/web/368-1511-1-1/tur/evde_ttnet /servisler_-_ttnet_aile_koruma_sifresi/kisaca ;

http://download.cnet.com/Musonya-JustFilter-Standard/3000-2162_4-10909292.html ;

http://download.cnet.com/ParentalControl-Bar/3000-27064_4-10539075.html :

http://www.untangle.com/ :

http://dansguardian.org/ :

http://www.safefamilies.org/download.php ;

http://www1.k9webprotection.com/ ;

http://www.softpedia.com/get/Internet/Browsers/Kid-Safe-Browser.shtml ;

http://www.opendns.com/home-solutions/parental-controls#family

Röportajımız 2. kısmı burada sona eriyor. Röportajın 3. yani son kısmını yarın yayınlıyoruz. Son kısımda SOPA, ACTA ve son günlerde SOPA’ya bağlı olarak gelişen GoDaddy olayının iç yüzü ve Arap Baharı gibi konuları  işliyor olacağız.

Kaynak: http://www.sosyalsosyal.com/dr-ozgur-uckan-ile-guvenli-internet-uzerine-roportaj-2-bolum# (Erişim: 04.01.2012; 13:35)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: