E-Devlet, Yeni medya ve Siber Vatandaş Panelinden…

Yazan: İlden Dirini/Alternatif Bilişim Derneği

Sosyal Demokrasi Derneği tarafından düzenlenen E-Devlet, Yeni medya ve Siber Vatandaş panelinde, güvenlik ve özgürlük ekseninde yurttaşlar, e-devlet uygulaması masaya yatırıldı

Prof. Dr. Nilüfer Timisi moderatörlüğünde yapılan panelde Prof.Dr Mustafa Akgül, Doç.Dr Atilla Sandıklı, Alternatif Bilişim Derneği Başkanı Ali Rıza Keleş ve bilişim hukuk uzmanı av. Gökhan Ahi konuşmacı oldu. Yapılan konuşmalarda devletlerin güvenlik adına vatandaşlarını sürekli izleyip, fişlediğine dikkat çekildi.

Sosyal Demokrasi Derneği tarafından düzenlenen, Alternatif Bilişim Derneği’nin de katkı sunduğu “E-Devlet, Yeni medya ve Siber Vatandaş” paneli dün Taxim Hill Otel’de gerçekleşti. Panelin açılış konuşmasını yapan SDD Başkanı Nihat Boztepe “Bugün hepimizi çok ilgilendiren bir konuyu konuşacağız. Katılım sağlayan herkese teşekkürler” dedi, hayvan hakları için bugün yapılan yürüyüşe davette bulundu.

Panel Moderatörü Prof. Dr. Nilüfer Timisi ise “Teknolojide meydana gelen radikal değişimlerle birlikte enformasyon hayatımızın temeli haline geldi. Teknoloji devriminin ortaya çıkardığı olanakların sonuçları tek tek bireyler olarak bizlerinde hem özel alanını hem de kamusal alanını dönüştürdü” dedi. ‘70’lerden sonra gelişen sürecin teknoloji devrimi olarak nitelendiğini belirten Timisi, “Kamuyu temsil eden otoritenin sorgulanmaya başladığı bir sürece tanıklık ettik. Gelişen teknoloji ile birlikte vatandaş ile devlet arasındaki ilişkileri dönüştürmeye başladı. Artık yurttaş sadece beş yıl içerisinde oy veren yurttaş olmaktan çıktı. Teknoloji özgürlüklerin önünü açıyor, ancak siyasi ve ekonomi otoriteleri baskı aracı kurmaya çalışıyor. Bugün bunları tartışacağız” dedi.

Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi ve İnet-D başkanı Prof. Dr Mustafa Akgül, internetin gelişimi üzerine bilgi verdi. İnternetin ABD ordusunun isteği üzerine geliştirildiği bilgisinin tam doğru olmadığını belirten Akgül, “Çıkış noktalarından biridir,  ancak ağ teknolojisine kara vermenin çıkışı başkadır. Çıkışı üniversiteler arasında bağ kurulmasıyla olmuştur” dedi.

İnternetin son yıllarda hızla geliştiğini, kullanıcılarının hızla artığını belirten Akgül, Türkiye’de devreye konulan ‘Güvenli İnternet’ uygulamasını da eleştirdi; “2,4 milyar insan internete bağlı, kaç tane video var kimse bilmiyor, trilyonu aşan sayfa var. Bizdeyse birileri kara liste beyaz liste oluşturmaya kalkıyor. Hangi insan gücü ve neye dayanarak yapıyorlar bilmiyoruz” dedi.

Türkiye’de İnternete sansür politikalarına dikkat çeken Akgül, çocuk pornosu korkusuyla 5651 sayılı yasanın geçirildiğini belirtti. “Bu yasaya dayanarak şikâyetçi olan Adnan Oktar’ın yaptığı şikayet üzerine 20 milyon bloğun olduğu WordPress’e biz 3 ay ulaşamadık. 20 milyon bloğun içindeki bir bloğun bir paragrafında geçen sözler yüzünden” şeklinde konuştu.

İNTERNET SANAYİ DEVRİMİ KADAR ÖNEMLİ

İnternetin en az sanayi devrimi kadar önemli bir gelişme olduğunu belirten Akgül, “ Hiyerarşik yapılar yıkılıyor, birey öne çıkıyor, ağ ekonomisi ağ toplumu üzerine hala çalışılıyor. İnternet bir katılım ve saydamlık ortamıdır” dedi. “Sanayi devriminde kol gücü vardı şimdi olan ise bilginin çoklanması”diyen Akgül, “Bu yeni yapıyı anlamayanlar, başta müzik ve film endüstrisi yasaklardan medet umuyorlar.  Kendileri internetin olanaklarını kullanırken bunları yasaklamaya çalışıyor” vurgusunu yaptı.

İNTERNET VE DEMOKRASİ

İnternetin geniş kitlelere ulaşmak ve örgütlenmek için önemli bir rolü olduğunu vurgulayan Akgül, 4 ülkede internete erişimin anayasaya girdiğini belirtti. Akgül, Bilgi ekonomisi ve bilgi toplumu olmanın öneminin altını çizdi.

KENDİ AYAĞIMIZA KURŞUN SIKIYORUZ

Akgül, e-devlet hakkında ise “Devlet öncelikle içteki mekanizmalarını yenilemeli, demokrasi gelişmeli. E devlet bu biçimde tanımlanmalı. Bilgi toplumu artık bir tercih meselesi değil, zorunluluk. Çok ciddi bir devrim söz konusu ancak biz ‘aya değil de ayı gösteren parmağa’ bakan durumdayız. Genel potansiyele değil küçük zararlara odaklanan bir anlayış var kendi ayağımıza kurşun sıkıyoruz”

SANDIKLI: SİBER SAVAŞ TEHDİDİ

BİLGESAM Başkanı Doç. Dr. Atilla Sandıklı ise siber güvenlik üzerine konuştu. Siber uzayda gelişmelerin çok hızlı yaşandığına dikkat çeken Sandıklı, “Hükümetler bu gelişmeye kayıtsız kalamıyor” dedi.

Siber suçlar hakkında bilgi veren Sandıklı, gizliliğinin ihlali, sahtekarlık ve dolandırıcılık, çocuk pornografisi ve telif konularında suçlar işlendiğini belirtti. Bunların tanımını yaptı. Devlet destekli siber saldırıların ve siber savaşların yaşandığını hatırlatan Sandıklı, Estonya, Gürcistan ve İran örneklerini hatırlattı. Devletlerin ve bireylerin teknolojiye daha bağımlı hale geldiğini ve bu hizmetlerin merkezileştiğine dikkat çeken Sandıklı, “Olası saldırılar temel sistemleri, güvenlik ağlarını tek bir hamleyle çökertebilir hale gelmiştir” dedi.

Siber savaş kavramının artık devletlerin güvenlik stratejilerinde yer aldığını vurgulayan Sandıklı, siber uzayın devletler bakımından önemli bir harekat alanı haline geldiğini belirtti. Sandıklı, “Bizim için çok daha vahim bir durum var. Bu teknolojilere bu kadar bağımlı bir ülkede bilinçsiz kullanım  çok büyük tehlikeleri beraberinde getirir” uyarısında bulundu.

Sandıklı, Türkiye’de de son yıllarda siber güvenlik saldırıları yapıldığını hatırlatarak, “MGSB siber terörizm eklenmiştir. Ulusal siber güvenlik strateji belgesi ve otorite yoktur. Siber komutanlık kurulmalı” önerisinde bulundu.

İNTERNET BİR HAK OLARAK TANIMLANMALI

Alternatif Bilişim Derneği Başkanı Ali Rıza Keleş ise konuya yurttaşlar cephesinden baktıklarını vurguladı. İnternete erişimin temel bir hak olarak tanımlanması gerektiğini düşündüklerini belirten Keleş, “İnternet kamusal bir alan, yeni bir agora. İnternet gayri merkezi, tarafsız, ulus ötesi ve etkileşimli bir ağ. Böyle bir ağda kendi fikirlerinizi ifade etmeniz, bilgi edinme ve haber almanın asli parçası. İnternetin temel bir hak olarak tanınması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

Yeni medyayı internetin ruhu olarak tanımlayan Keleş, sorunlara dikkat çekti. İnternete ve bilgi teknolojilerine erişimde kır-kent, kadın-erkek ve engelli yurttaşlar bakımından ciddi bir sayısal uçurum olduğunu vurgulayan Keleş, birçok e-devlet uygulamasının sadece Microsoft şirketinin ürünlerinde çalışmasının ise kabul edilemez olduğunu söyledi.

Yurttaşların kişisel verilerinin doğumdan ölüme kadar her anda devlet tarafından kaydedildiğini belirten Keleş, “Merkezileşen ve birbirleri ile ilişkilendirilen bilgiler bireyi sayısal birer beden gibi tanımlıyor. Hakkımızdaki her türlü ayrıntının yer aldığı bu bilgilere erişimin kimler tarafından ve hangi yetkilerle yapıldığı, bunların tutulduğu sistemlerin güvenli olup olmadığı ise bir başka tartışma konusu” dedi. Bu tartışmaları “Türkiye’de Dijital Gözetim: T.C. Kimlik Numarasından E-kimlik Kartlarına Yurttaşın Sayısal Bedenlenişi” kitabında topladıklarını, kitaba ekitap.alternatifbilisim.org adresinden ulaşılabileceğini ekledi.

Devletler tarafından güvenlik bahanesiyle vatandaşların her anının gözetlendiğine dikkat çeken Keleş, “Gözetim olgusu gelişiyor, devlet ve ticari kuruluşlar bilgi topluyor, bu bilgileri istedikleri gibi kullanıyor” dedi. Bireylerin kendi haklarındaki bilgilerin geleceğini belirleme ve unutulma hakkı olması gerektiğini vurguladı.

YENİ MEDYA ve E-DEVLET

Ali Rıza Keleş yeni medya ve e-devleti de karşılaştırdı. Şu tespitlerde bulundu:

Yurttaş yeni medya ortamlarında güçlü olmadan, e-devlet karşısında güçsüzdür. Sosyal sorunların çözümü ve politikaya yurttaş katılımı için yeni medyanın etkin kullanılması şarttır. Genel olarak internette ve yeni medya ortamlarında ifade özgürlüğünün sınırlandırılması, yurttaşı otosansüre zorlayan yasal / yasadışı yaptırımlar ve psikolojik baskılar, otorite karşısında eleştiri/itiraz hakkının elinden alınmasıdır. E-devlet konusundaki sorunlarının azaltılması ve yurttaşlar için faydalı hale gelmesi ancak İnternet ve yeni medyanın sağladığı olanakların maksimum düzeyde kullanılmasıyla mümkündür.

Keleş, “Şeffaflaşmak istemeyen, istifa geleneği olmayan bir devletle karşı karşıyaysanız e-devlet ne işe yarayabilir ki? diye sordu. Öğretmenlere imzalatılan taahhütnameden bahseden Keleş, “Bu taahhütnamede “devlet büyüklerine hakaret etmem ve gazete, forum ve benzeri sitelerde KURUMU KÜÇÜK DÜŞÜRÜCÜ ve KAMUOYUNU YANILTMAYA YÖNELİK YORUMLAR YAPMAM” ifadesi var. Yani eleştiri hakları ellerinden alınıyor” dedi.

Keleş bildirge.org’da bulunan Kullanıcı Hakları bildirgesini de hatırlattı.

E BE DEVLET!

Bilişim Hukuku uzmanı avukat Gökhan Ahi ise e-devlet olarak başlanan sürecin e be devlete ulaştığını söyledi. Ahi, “Elektronik devleti tartışacağız ama elektroniği geçtim devletin kendisini tartışmak gerek. Devlet vatandaşının işini kolaylaştıran bir arada yaşama gereksinimlerden doğan bir cihazdır. Devletin vatandaşlar arasında yeniden tanımlanmaya ihtiyacı var” dedi.

Devletin her vatandaşına eşit uzaklıkta olması gerektiğini vurgulayan Ahi,  ayrımcılığa dikkat çekti.

“E-devlet denilince 7/24 erişilebilir de olmalı” diyen Ahi ilginç bir örnek verdi. Ahi, “Devletin bankası olan Ziraat Bankası’nın internet sitesi 22-02 arasında hizmet vermiyor. Bu nasıl açıklanabilir” diye sordu.

E-DEVLET HİZMETLERİ ÜCRETSİZ VE GÜVENİLİR OLMALI

Hepimizin her adımda onlarca lira vergi ödediğini de belirten Ahi, “Böyle bir durumda bir de bizden e-devlet şifresi için para istenmesi anlamsız” dedi.

E-devlette her türlü kritik bilginin depolandığını belirten Ahi, “Böylesi bir durumda güven  ve güvenirlik önemlidir. Her sınavı skandala dönüşen ÖSYM’ye dahi güvenemezken bu mümkün mü?” diye sordu.

KİMLİK FOTOKOPİNİZİ VERMEYİN

“bütün bunların yanı sıra ben bir kuruma gittiğimde hala benden kimlik fotosu isteniyorsa kapı kapı geziyorsam e devlet var denilebilir mi?” sorusunu soran avukat Gökhan Ahi bir de uyarıda bulundu:

Her gittiğiniz yerde sizden kimlik bırakmanız isteniyor. Bunu yapmayın, bilgilerinizi kötüye kullanmayacaklarını nereden biliyorsunuz? Üstelik bu 5188 sayılı kanuna da aykırı. Kimliğinizi vermeyin hakkınızı arayın kimliğinizi hiçbir yerde bırakmayın

UYAP MAĞDURLARI

Yargının kullandığı UYAP sisteminin birçok ödül almasına rağmen çalışmayan bir sistem olduğu belirten Ahi, “Sırf bir memur belgeyi UYAP sistemine işlemedi diye o belgeye ulaşamıyorsunuz. UYAP diğer devlet kuruluşları ile bütünleşmiş değil. İsim soyisim benzerliği nedeniyle yanlış insanlar hakkında işlem yapılıyor” dedi.

HUKUKA GELEN YENİ YAPTIRIMLAR

Gökhan Ahi, İnternete erişimin yeni bir hak olarak 4 ülke anayasasına eklendiğine dikkat çekti. Bunun bilgiye erişim hakkı ve bir insan hakkı olarak tanımlandığını belirten Ahi, bu nedenle yeni Anayasada bu hakkın tanımlanmasını istediklerini belirtti.

UNUTULMA HAKKI

Unutulma Hakkı’nın da uluslararası hukukta tartışıldığını söyleyen Ahi, “Bu önemli bir hak. Hepimiz sosyal ağlarda paylaştıklarıyla verilerini birikmesini sağlıyor. Veriler ilgisiz insanların eline geçince profilim çıkartılabilir. Kötü niyetle kullanılabilir. Eğer bir kişi sosyal ağlardan ayrılmak istiyorsa bunun bir hak olarak tanımlanması ve yüklediğim her türlü verinin silinmesi gerekir” dedi.

Kamu kayıtlarının da silinebilir olması gerektiğini belirten Ahi, “Örneğin sağlık bilgileriniz sadece hekimizin ulaşabildiği şekilde saklanmalı. Ama bakıyoruz bütün secereniz sigorta şirketlerine servis ediliyor” dedi. Yine adli sicil kayıtlarının saklanmasının ve paylaşılmasının da bir sınırı olması gerektiğine dikkat çekti.

ANONİMLİK HAKKI

Anonimlik Hakkı’ndan da bahseden Ahi, Türkiye ve AB hukukunda henüz bunun tanımlandığını belirtti. Ancak Türkiye’nin de üye olduğu Avrupa Konseyi’nin 2003’de yayınladığı deklerasyonda, anonimliğin hak olarak tanımlandığını belirtti. “Eğer demokrasisi gelişmemiş, fikir özgürlüğünün olmadığı bir ülkedeyseniz, fikirleriniz nedeniyle size nefret yönelecekse o insanlara anonim olarak yazma üretme hakkı tanındı” dedi. Deklarasyonda anonimliğin hiçbir zaman zaman suç işleme hakkı vermediğinin de altığını çizdi.

YÖNETİŞİM

Artık dünyanın birçok yerinde vatandaşların yönetimin doğrudan parçası haline geldiğini söyleyen Ahi, “internet aracılığıyla öneri sunuyor, harekete geçiyorlar. Devlet yasalaşması gerektiği dönemde devreye giriyor. Başka işlerle uğraşmıyor” dedi.

Devletlerin şeffaf olmaması nedeniyle sızıntıların yaşandığı belirten Ahi “Devlet bilgi gizliyor, vatandaşını aldatıyorsa, yaptığı hatayı kabul etmeyip vatandaşa atıyorsa hacktivistler bu bilgiye ulaşır” dedi.

Dijital gözetimin hızla sıkılaştığını belirten Ahi, Kişisel Verilerin Korunmasına Dair Kanunu’n yıllardır yasalaştırılmadığını belirterek, “Demek ki istihbarat örgütlerinin ya da ticari kuruluşlar faydalanabiliyor” vurgusunda bulundu.

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: