2015’e Girerken, 5 Adımda – Türkiye’de Hükümetin Vatandaşlarını Takip İsteği Yükseliyor…

Yazan: Füsun Sarp Nebil
BTK aylardır işletmecilerle tartıştığı, tüm trafiğin kendilerine eksiksiz ve sürekli teslimi konusuyla alakalı olarak 30 aralıkta Resmi Gazete’de yayınlanan 2 yönetmelik değişiliği yayınladı[13][14]. Bu yönetmeliklere bakıldığında, BTK işletmecilere, “ya trafiğini “dinleme yapabilmem için bana vereceksin, ya da lisansını iptal ederim” diyor. Yani devlet vatandaşlarının her hareketini takip etmeye karar vermiş bir kere.
İnternet teknolojilerinin gelişmesi ve telefon görüşmelerinin de, donanım yerine yazılımlar ile yönetilmeye başlanması sonrasında, hayatımıza büyük kolaylıklar geldi ama bu aynı zamanda bazı riskler içeriyor. Bu risklerin kötü niyetli insanlar ya da mafya türü organizasyonlar için kullanılması bir yana, asıl risk galiba artık hükümetlerden geliyor. Devletler artık, sadece suçlular için değil, olmayanlar için de, hem yabancı ülke vatandaşları, hem de kendi ülke vatandaşları hakkında hiç olmadığı kadar çok veriyi topluyor ve hatta ileriye yönelik olarak depoluyor. Bunları kullanıyorlar mı, ya da kötü niyetli olarak –mesela siyaseten sevmediklerini elimine etmek için– kullanabilirler mi? En önemli soru bu !!!

Bugünlerde BTK’nın yaptığı 2 yeni değişiklikle gündemdeki yerini sağlamlaştıran bu sorunun bir bacağında da “TİB’de Ne oluyor?” sorusu yer alıyor. Bu konuyu başka bir yazımızda ele alacağız.

Bugünkü konumuzla ilgili olarak, yayınladığımız diğer bir turk-internet.com haberinde, güvenlik uzmanı Mikko Hyponnen’in, global anlamda hükümetlerin vatandaşlarını takibine dair düşüncelerini okuyabilirsiniz[1]. Biz bu yazıda eksik olan “Türkiye’de neler olduğu” konusunu anlatacağız, 2015’e girerken ve TBMM’ye “Kişisel Verilerin Korunması Kanun Taslağı” gönderilmişken, acaba ülkemizde neler oldu ve oluyor? Bunları turk-internet.com okuyucuları için özetleyelim;

  1. Gezi Parkı Öncesi Türkiye’de Durum : TİB’in Kuruluşu

    Türk devletinin vatandaşlarının haberleşmesini kayıt etme olayı 2005’de kurulan TİB ile başladı. Bugün 15-16 petabayt düzeyinde olduğu bilgisi çeşitli haberler içinde görülen bu kayıtların CDR denilen bilgileri depoladığı belirtiliyor.

    CDR, İngilizce “Call Detail Record” kelimelerinin başharfleri ve basitçe telefon şirketlerinin faturalamada kullandıkları bilgiler anlamına geliyor. Yani arayan ve aranan telefon numaraları, konuşmanın başlangıç zamanı ve süresi olarak tanımlanır. Ama teknolojinin ilerlemesi ile, “telefon görüşmesi gerçekleşti mi?” gibi farklı bilgiler de alınabiliyor.

    Bu bilgilerin kolluk ve istihbarat güçleri için anlamı; şüpheli kişilerin kimi aradığı ya da kim tarafından arandığı, nerede oldukları, belli saatlerde neler yaptıkları gibi bilgilerdir. Tabi bunun da mahkeme kararı ile alınması gereken bilgiler olduğunu hatırlatalım.

    Suç şüphesi olmadan bu verilerin kaydedilmesi “kişisel verilerin ihlal edilmesi” anlamına geliyor. Bu konuda batı dünyasında da tartışmalar sürüyor. Telekom firmalarının ellerinde bir süre kalan bu veriler için istihbarat firmalarının kayıt yapması önemli bir soru işareti.

    CDR kayıtları içeriği kastetmiyor. TİB’in de, içeriği 2013’e kadar kayıt etmediği düşünülüyor. Çünkü Gezi Parkı olayından hemen sonra, 2013 temmuzunda BTK bu tür bir kayıt için karar alıyor ve telekom operatörlerine bildiriyor. Gerçi konuya yakın uzmanlar, bu kararın sadece alternatif telekomculara yönelik olduğunu, bu tarihten önce Turkcell, Türk Telekom, gibi büyük operatörlerin içerik kayıtlarının alınmaya başlamış olunabileceğine dair şüpheleri olduğunu belirtiyorlar.

  2. 18 Temmuz 2013’deki BTK Kararı

    Gezi Parkı’ndan sonra oluşan kargaşa ortamında, hükümet içeriği takip etmesi gerektiğini daha kuvvetli düşünmeye başlıyor. Bu kararın detayını burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.

    Kısaca belirtelim, karar, telekom operatörlerinin hepsine, “bütün trafiğinizi Ankara’ya getirecek ve cihazları da siz temin edeceksiniz” diyor. Bundan öncesinde, bütün telekom operatörleri –trafikleri ile orantılı büyüklükte– ile TİB arasında bir bağlantı bulunuyordu. Bu bağlantılardan, mahkeme kararı olan şüphelilerin telefonları dinleniyor ve kaydediliyordu (not : hukuki açıdan dinleme süreci bitiminde bu kayıtların silinmesi gerekli).

    Ama 18 temmuz kararı, şüpheli olsun, olmasın herkesin kayıtlarını talep ediyordu. Bu ise ilk paragrafta belirttiğimiz “siyasi açıdan uygun görülmeyenlerin elimine edilmesi” riskini taşıyor.

    Karar gizli alınmış bir karardı. Firmalara baskı yapıldı ama firmalar hem gerekli yatırımın ağırlığı, hem de içeriği vermenin –özellikle yabancı firmalar açısından– bazı müşterileri nezdinde doğuracağı yasal sıkıntıları anlatarak, müzakereler yapmaya başladılar.

  3. 17- 25 Aralık Operasyonları Uzantısında İnternet Maddeleri ve Torba Kanunlar

    Tam o dönemde –eylül-ekim 2013’de–, bir internet kanunu hazırlanmaya başlanmış olduğunu anlıyoruz. Bu taslak 14 aralık 2013 tarihinde AKP ŞanlıUrfa Milletvekili Zeynep A.Uslu imzasıyla TBMM’ye gönderildi[3]. Bu kanunun içeriğinde “İnternet Erişim Sağlayıcılar Birliği” adı altında bir yapılanma söz konusuydu.

    Eerişim Sağlayıcılar Birliği (ESB), bir yandan “sivil kuruluş”muş gibi kurgulanmıştı. Ama devlet eliyle kuruluyordu. Kuralları da devlet koyuyordu. Aslında 18 temmuz kararının bir başka şekliydi.

    Ancak ortaya 17 aralık ve arkasından 25 aralıkta yapılan yolsuzluk operasyonları çıktı. Bu operasyonların paralelinde de, Twitter ve YouTube üzerinden bir takım ses kayıtları servis edildi. Bu ses kayıtları ve operasyonlar, hükümeti internet üzerindeki kontrolün artması için acele ettirdi. Yeni bir kanun taslağı yerine, halen komisyonlarda bulunan ve içinde de istenen bazı maddeler olan bir torba kanun tercih edildi[5].

    Üstelik bu kanun görüşülürken, ilk kanunda düşünülmeyen konular 2ci bir torba kanun içinde TBMM’ye gönderildi. Bu kanun içinde TİB’in kadrolarının güçlendirilmesi ve yetkilerinin arttırılması, TİB başkan ve yetkilililerinin “vatandaşları takip ederken, işlemeleri muhtemel suçlara karşı” korunmaları yer alıyordu[6].

    Her 2 torba kanun ve içindeki 5651’i genişleten maddeler, toplumun bütün protestolarına karşı TBMM’den geçti ve o dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den de onay aldı[7]. Bu kanunla ilgili olarak CHP (sadece onların başvuru hakkı vardı), Anayasa Mahkemesine iptal başvurusu yaptı ama bugüne kadar çıkan bir karar göremedik[8].

  4. Mayıs 2013’de ESB Kuruldu

    Arkasından da ESB kuruldu. Üstelik, Telkoder başkanlığında daha büyük bir grup tarafından imzalanan Tüzüğe rağmen, BTK kendi hazırladığı tüzük ve kendi verdiği firma listesi ile ESB’yi kurdu[9][10][11].

    ESB bugün, günde 30-50 arası URL bloklama talimatı gönderiyor. Ankara’da bir ofiste çalışıyor. Ne yapıyor derseniz, büyük bir soru işareti. Çünkü dışarıya kapalı bir sistemle çalışıyorlar[12].

    ESB’nin telekom-internet firmaları ile ilişkiyi rahatlatan, bu arada da yurtdışına karşı sivil görünümlü bir teşkilat olması hedeflenmişti. Yapılan protestolar ile AB gibi yurtdışı organizasyonların bunun bir sivil örgüt olmadığı ortaya çıkınca, bugün fonksiyonları geri planda kalmış gibi gözüküyor. Bir nevi postacılık yapıyorlar.

  5. 30 Aralık 2014’de Resmi Gazetede Yayınlanan BTK Yönetmelikleri

    Bu gelişmelerin arkasından BTK aylardır işletmecilerle tartıştığı, tüm trafiğin kendilerine eksiksiz ve sürekli teslimi konusuyla alakalı olarak 30 aralıkta Resmi Gazete’de yayınlanan 2 yönetmelik değişiliği yayınladı[13][14].

    Yani her durumda, devlet tüm vatandaşların kayıtlarını eline almak, merkezileştirmek, istediği zaman kullanmak istiyor. Bunu 18 temmuz kararı ile yapamadılar, ESB ile yapamadılar. Şimdi “lisans iptali” tehditi ile yapmaya çalışıyorlar.

    Çünkü bu yönetmeliklere bakıldığında, BTK işletmecilere, “ya trafiğini, dinleme yapabilmem için bana vereceksin, ya da lisansını iptal ederim” diyor. Yani devlet vatandaşlarının her hareketini takip etmeye çok kararlı.

    Bu doğru mu? Bunun cevabını Mikko Hyponnen’in dipnot 1’deki notlarından okuyun. Bakalım başkaları neler düşünüyor?

    Ama biz şunu belirtelim; bugün hepimizin seyrettiği bir meydan savaşı var. Bu meydan savaşı bittiğinde, ortada mücadele edilmesi gereken yeni düşman artık % 52 olacak. Yukarıda yazdığımız aşamaların henüz tam bir etkisini görmedik ama meydan savaşı sonrasında kullanılacak olan yöntemler yukarıda yazıyor.

Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Biz yine de, vatandaşlar olarak bu konuda dikkat edilmesi gereken hususları özetleyelim;

  • TİB’de 2005’den bu yana CDR kayıtları neden durmaktadır? Bunların silinmesi gerekir.
  • Şüpheli olmayan kişilerin yani tüm vatandaşların telefon görüşmeleri neden kayıt edilmek istenmektedir? Bu konuda hukuki mücadele gerekir?
  • Kişisel Verilerin Korunması Kanunu bu dinlemeleri nasıl kapsayacaktır? İstisna denilen şey bütün bir ulusu kapsar mı?
  • Kişilerin internet’teki hareketleri neden takip edilmektedir. Bunun kişisel veriler kapsamında sakıncaları yok mudur?

Bu yazıyı sonuna kadar okuyan siz okuyucumuza Erdoğan ve FuatAvni’yi Bırak… Bugün Yeni Bir Söz Söylemek Gerek…… başlıklı yazıyı da okumanızı öneriyoruz.

[1] İnternet’in Hayatımıza Getirdiği Sorun; Hükümetlerin Denetimi Altında Yaşamak

[2] Wikipedia CDR Records

[3] 5651 Sayılı Kanunu Genişleten Yeni İnternet Kanun Teklifi Ne Getiriyor?

[4] TBMM – İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

[5] Torba Kanun İçine Konulan Yeni İnternet Kanun Teklifi Alt Komisyondan Jet Hızıyla Geçti

[6] TBMM’de 2ci Bir Torba Kanun Teklifinde 5651’e Yeni İlaveler Yapılıyor, TİB Büyütülüyor

[7] Beklendiği Gibi Abdullah Gül İnternet Yasasını Onayladı

[8] Anayasa Mahkemesi CHP’nin İnternet Kanunu Başvurusunu İncelemeye Başladı

[9] Erişim Sağlayıcılar Birliği Kuruldu mu? Kurulmadı mı?

[10] BTK Tepeden İnme Tüzük için Bastırırken, İnternet Erişim Sağlayıcılar Kendi Tüzüklerini İstiyor

[11] Aksünger : Erişim Sağlayıcılar Birliği Nasıl Kuruldu, Kimler Yer Aldı, Tüzüğü Nasıl Hazırlandı, Neleri İçeriyor?

[12] İnternet Erişim Sağlayıcılar Birliği Konusunda Son Durum

[13] ELEKTRONİK HABERLEŞME SEKTÖRÜNE İLİŞKİN YETKİLENDİRME YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK

[14] BİLGİ TEKNOLOJİLERİ VE İLETİŞİM KURUMU İDARİ YAPTIRIMLAR YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK

Kaynak: http://turk-internet.com//portal/yazigoster.php?yaziid=48737 Erişim tarihi: 5.1.2015

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: