Dharavi’de kadına yönelik şiddete karşı akıllı telefon uygulaması nasıl iş görüyor?

Bhanuben Dharavi’deki erkeklerin kendisinden ve ekibinden korkup korkmadıkları sorulduğunca seslice gülüyor. “Henüz değil… ama bu günlerde bize karşı biraz temkinliler” diyor Bombay Merkezli STK SNEHA (Society for Nutrition, Education and Health Action/ Beslenme, Eğitim ve Sağlık Kuruluşu) için çalışmakta olan 42 yaşındaki topluluk görevlisi.
Bombay’daki Dharavi gecekondu semti 300,000 ila 1 milyon arasında insanın evi. Bhanuben burada doğup büyümüş ve hem bölgeyi avcunun içi gibi biliyor hem de “bir milyon ruhun kaynaştığı bu gecekondu semtinde” hayatta kalma mücadelesinin zorluklarını.
“Burada toplumsal cinsiyete dayalı şiddet oranı çok yüksek, fakat ben şanslıyım,” diyor iki erkek çocuk annesi Bhanuben ve ekliyor: “Kocam iyi bir adamdır.”
Yerel Suçlar Kayıt Bürosunun (National Crime Records Bureau- NCRB) verileri, kadınlara yönelik suçların 43.6%’sının kocalar ve akrabalar tarafından işlendiğini gösteriyor.
Hindistan’da kadınlara yönelik şiddet oldukça yaygın ve çoğu – aile içi şiddet, çeyiz ölümleri, asit saldırıları, namus cinayetleri, tecaviz, kaçırma ve zulüm- aile üyeleri vasıtasıyla gerçekleşmekte. Yerel Suçlar Kayıt Bürosu (National Crime Records Bureau- NCRB) verileri Hindistanlı bir kadının en az güvende olduğu konumun aile içinde olduğunu gösteriyor: Kadınlara yönelik suçların 43.6%’sının kocalar ve akrabalar tarafından işlendiğini gösteriyor.
Çok etnik yapılı Dharavi’de ise bu problem kadınların çoğunun yoksul ve eğitimsiz olmasıyla daha da pekişiyor. Yaşamını sürdürmek zorunluluğunun acımasız baskısı, mekan darlığı ve hijyenik olmayan koşullar sağlıksız beslenmeye, yoksunluğa, hastalıklara ve sık sık savunması kadınlar ile çocukların istismar edilmesine neden oluyor.
SNEHA Dharavi’deki kadınlarla çalışmaya 2001 yılında başladı ve bugüne dek 300,000 kadına destek olup, 130 kadın grubunu şiddete kurban gitmekten kurtulmuşların eğitim ve desteği için harekete geçirdi.
“Gecekondudaki aile içi şiddet her yıl artarken, kadınları sessiz kalmaya zorlayan sosyal normlar ve destek yapısının olmayışı sayesinde bu olayların kayıt altına alınması hususunda bir boşluk olduğunu farkettik” diyor SHENA’nın kadın ve çocuklarakarşı şiddeti önleme programının yöneticisi Nayreen Daruwalla.
SHENA, şiddetin kayıt altına alınmasını/bildirilmesini yaygınlaştırmak için 2014’de Little Sister Project’i (Küçük Kız Kardeşim Projesi) başlattı. Birleşmiş milletler gelişim programı tarafından finanse edilen proje ile 160 yerli kadına, açık veri donanım (open data kit- ODK) formu ve EyeWatch adı verilen uygulamanın yüklü olduğu Android akıllı telefonları kullanarak toplumsal cinsiyet şuçlarını tespit etme ve bildirmeleri için eğitim verilmiştir.
“Daha önce böyle davaları resmi kayıt defterine yazardık… böyle olması çok külfetliydi. Fakat şimdi ODK ile bunu elektronik olarak yapabiliyoruz” diye açıklıyor Bhanuben. Söz konusu veriler daha sonra SNEHA yarafından kontrol edilen merkezi bir veritabanında depolanıyor. Verileri gönderen mücadelecilerin kimlikleri ise saklı tutuluyor.
Indianeye Security isimli bir firma tarafından geliştirilmiş EyeWatch uygulaması, yerel olarak sanginiler olarak bilinen topluluk görevlilerinin herhangi bir olaya tanık olduklarında ses ve görüntü kayıtları (klipler) almalarına olanak tanıyan cep telefonu temelli bir platform. Uygulama bir kez etkin konuma getirildikten ve tehlike alarmı çaldıktan sonra, yardım sağlayabilecek bir SNEHA çalışanına arama yönlenmekte.
“Bu teknoloji, şiddet olaylarının kitlelere duyurulmasında, tekrar eden şiddetin izinin sürülmesinde ve Dharavi’deki şiddetin yoğunluğunu daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor” diye belirtiyor Daruwalla. “Şiddetin bildirilmesinin, şiddeti önlemenin ilk adımı olduğuna inanıyoruz.”
Bombay’daki Dharavi Asya’nın en büyük gecekondu semti ve 1 milyon kadar insana ev sahipliği yapıyor.
SHENA, bu uygulamanın şiddetin bildirilmesinde artışı desteklediği, topluluk üyelerinin hangi tür yardımların mümkün olduğunu bilmelerine ve STK’ların Dharavi’deki şiddetin yoğunluğunu daha iyi anlamalarına yardımcı olduğuna inanıyor. Etkileşim iki tülü gerçekleşiyor: kimi zaman sanginiler bir olay hakkında bilgi edinmek istiyor ve mücadeleciye doğru adım atıyor; kimi zaman ise mücadeleciler kendileri şiddet olaylarını bildirmek için sanginileri arıyor.
“Gönüllülerimiz, şiddete maruz kalan mücadelecilere tıbbi yardım ve polise başvurma konusunda tavsiyeler sunmak üzere eğitim alıyorlar.” Daruwalla, şiddet olaylarının bir kez SNEHA merkezine taşınmasından sonra danışmaların mücadelecilere polis raporlarını doldurmada yardımcı olduklarını ve yasal destek teklifinde bulunduklarını ifade ediyor.
SNEHA bu yılın başlarında çalışmalarını Dharavi bienali açılışında sergiledi. Sanginiler parça kumaşlar ve atık nesneler kullanarak gecekondudaki toplumsal cinsiyet şiddetini yenilikçi bir yolla görselleştiren Mapping the Hurt (Acıyı Haritalamak) adını verdikleri bir sanat projesi yarattılar.
Fakat zorluğun bir parçası şiddetin izini sürmek ve şiddeti bildirmek/kayıt altına almak ise, diğer büyük bir kısmı da polisi harekete geçirmek.
“Ne zaman bir aile içi şiddet olayını bildirmek için polise gitsek, oradaki polisler dosya doldurmak konusunda isteksiz davranıyorlar. Böyle şeylerin ev içinde halledilmesi gerektiğini söylüyorlar,” diyor Bhanuben.
Eğer olay belgelere geçse bile, cezai yaptırımların oranının düşük olması, böyle suçları belgelemenin faydasız olduğu kanaatini güçlendiriyor. Dahası, toplumsal cinsiyet meselelerinin anlaşılmaması, şiddet ve kadınların avukat ve yargıçlar arasındaki sabit konumu, kadınların ihtiyaç ve isteklerine tepeden bakan arabuluculuğu özendiren sonuçlara varılmasını desteklemiş oluyor.
Geçen yıl SNEHA tarafından toplanan Temmuz ile Aralık ayları arasındaki veriler 345 dosyanın incelendiğini fakat bunlardan yalnızca 19%’unun polise bildirildiğini gösteriyor.
STK’nın sosyal destek programı Bombay’daki 4,500 polise memuru ve polis memuru adayına eğitim vermiş ve 2,100’den fazla devlet hastanesi çalışanına, hastalar arasında şiddet vakalarını tespit etme konusunda yardım sağlanmıştır.
Bhanuben, bir destek grubu olarak sanginilerin kadınların birlikte oturup sohbet edebilecekleri arkadaşlar olduklarını dile getiriyor. “Bazen dışarı çıkıyoruz… biraz hava almak için. Bu yoldaşlık dışardan bakanlar için çok şey ifade etmeyebilir, fakat bu bizim için zorlu atmosferde hayatta kalmanın oksijenidir.”
Kaynak: http://www.theguardian.com/global-development/2015/jun/02/phone-app-challenging-violence-against-women-mumbai-slum-dharavi
Çeviren: Bilgesu Savcı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: