Sosyal Medya ve Benlik Sunumu-Yazı Dizileri

Sosyal Medyada Benliğin Sunumu Kimlik: South Park Örneği

Pelin Koç/Hacettepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Y.L.Öğrencisi

Gündelik hayat içerisinde, gerek diğer bireylerle olan karşılaşmalarımızda gerekse kişisel motivasyonlarımızın etkililiği açısından benliğimizi kuruş ve ortaya koyma biçimlerimizin göz ardı edilemeyecek bir önemi vardır. Teknolojinin ilerlemesiyle paralel olarak ortaya çıkan sosyal medya ortamları/sosyal ağ siteleri, bireylerin hayatında oldukça yaygın bir alanı kapsar hale gelmiştir. Bu platformların kullanıcıları ise kendi değer dünyalarına ve duygularına dair farklı deneyimlere olanak tanıyan bir uzamda benlik dolayımlarını sürdürmektedir. Benliğin sosyal medya aracılığıyla belli görüntülerinin sergilenmesi, kullanıcıların bu platformların kendine özgü özellikleri ile ilişkilenme şeklinin göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gereken, karmaşık bir süreçtir. Bu süreci anlamak amacıyla sosyal medyanın benlik sunumundaki yeri, sosyal ve kültürel bağlamda anlaşılmaya çalışılacaktır. Bu doğrultuda, Amerikan yapımı animasyon dizisi South Park (1997)’ın You’re Not Yelping (2015) adlı bölümünden bazı sahneler blog unsuru da göz önünde bulundurularak tartışılacaktır.

Yeni Sosyal Medya

Günümüzde pek çok iletişim olanağını bünyesinde barındıran yeni medya, toplumsal hayatın geçirdiği dönüşümle yakından ilişkili bir olgudur. Diğer yandan yeni medya ortamları, geleneksel kitle iletişim araçlarından önemli ölçüde farklılaşan özelliklere sahiptir. Yeni medyanın “yeni”liğini tartıştığı yazısında Gökhan Aslan da (2013) yeni medyanın hem toplumsallığının hem de tarihselliğinin bu olguyu doğru bir biçimde ele alabilmek açısından önemli olduğunun altını çizmiştir. Ona göre 1900’lü yıllardaki medya ile 2000’ler medyası arasında kurulan eski-yeni ilişkisi her şeyden önce medyanın tarihsel özneler olmasından kaynaklanmaktadır. Buna bağlı olarak Aslan, Manuel Castells’in toplumsal değişimin ve dönüşümün enformasyon teknolojilerine koşut olarak gerçekleştiğini açıklarken kullandığı “enformasyon toplumu” kavramına dikkat çeker. Castells’e göre içinde yaşadığımız bu yeni tür toplumun üretim ilişkilerindeki en temel eksenler enformasyon oluşturma, enformasyon işleme ve sembolik iletişim teknolojileridir (aktaran Aslan, 2013).

Mutlu Binark (2010) da yeni medyanın sahip olduğu farklı özellikleri dijitallik, etkileşimsellik, multimedya biçimselliği, yayılım, hipermetinsellik ve sanallık şeklinde sıralar (aktaran Çomu vd., 2010). Böylelikle, sosyal medya platformlarının da sahip olduğu fonksiyonlardan biri olan dijitallik, bu ağların depolama kapasitesini yükselten ve kullanıcının seçimlerine bağlı bir unsur olarak tanımlanır (aktaran Çomu vd, 2010). Sosyal medyanın bir başka özelliği olarak etkileşimsellik, içerik üretiminin kullanıcı kaynaklı oluşu ve birden fazla katılımcının, zaman-mekân sınırlaması olmaksızın karşılıklı etkinliği ve katılımı ile ilgilidir (Dewdney ve Ride 2006:215-216’dan aktaran Çomu vd., 2010). Sosyal medyanın multimedya biçimselliğine sahip olması ise van Dijk ( 2004:16’dan aktaran Çomu vd., 2010) tarafından tek bir iletişim aracında toplanmış olan simgeler, göstergeler, verilerin farklı türleri ve iletişim çeşitleri olarak açıklanmıştır. Yeni medyanın yayılım özelliğine bağlı olarak ise sosyal medya kullanıcılarının, içeriği yalnızca tüketmekle kalmayıp onun aynı zamanda üreticisi konumuna gelerek dolaşıma soktuklarından bahsetmek mümkündür. Hipermetinsellik özelliği, sosyal ağ siteleri açısından ele alındığında, bu ağlar üzerinden yapılan herhangi bir paylaşım aracılığıyla (örneğin fotoğraf, video veya metin linkleri) diğer mecralara ulaşmanın oldukça kolay olduğuna dikkat çekmektedir. Aslan da (2013), yeni medyanın özelliklerini tartıştıktan sonra yeni medya olgusuna dair basit bir tanım önermiştir. Buna göre yeni medya, “herhangi birinin binlerce kişiye kolayca ulaşabilme (mesajını/içeriği iletebilme-alabilme) imkânı bulduğu yer”dir.

Yukarıda da belirtildiği gibi sosyal ağ siteleri, yeni medyanın birçok özelliğini bünyesinde barındıran platformlardır. Böylelikle, tüm tartışmaları göz önünde bulundurarak Boyd ve Ellison’un sosyal ağ siteleri kavramlaştırmasına başvurulabilir. Boyd ve Ellison’a göre (aktaran Consalvo ve Ess, 2011, s.385 ) sosyal ağ siteleri, “bireylere bir sistem içerisinde kullanıcılara tamamen açık ya da yarı açık bir profil inşa etmeye (1), bir bağlantı paylaştığımızda diğer kullanıcıların zaman akışında yer edinmeye (2) ve belirli bir sistem içinde kendi bağlantıları ile diğerlerinin yaptıklarını görmeye olanak sağlayan (3) İnternet odaklı hizmetlerdir.” Sözü edilen çevrimiçi profil, kişisel bir web sayfası olarak da tasarlanabilir. Bu noktada, bu çalışmanın da konusu olan blog kavramına bakmak önemli olacaktır. Bloglar, toplumsal paylaşım sitelerindeki gibi takipçilere sahip olabilmektedir ve bireyler, gruplar ya da işletmeler tarafından oluşturulmaktadır. Bu web siteleri, geniş bir izleyici kitlesine yönelik yorumlar ve fikirler barındırmakta olan çevrimiçi günlüklerdir. Kişilerin takipçi olarak yorum ve eleştiri yapmasına olanak veren bu platfromlar güncellemesi kolay, informal yapıda ve kullanımı basit çevrimiçi alanlardır (Hepkon, 2011). Yani buna göre bloglar, kişilerin içsel fikirlerini, düşüncelerini ve deneyimlerini dışa vurmalarını sağlayarak onlara sosyal anlamda bir özerklik sağlar (Siapera 2011).

Enformasyon teknolojilerinin doğurduğu yeni bir tür toplumdan bahsedildiğinde bu toplumdaki sosyalleşme biçimlerinin de yeni bir boyuta taşındığını söylemek yanlış olmayacaktır. Zira tüm bunlara bağlı olarak sosyal medya kullanıcısı olan bireylerin de bir dönüşüm içerisine girdiği savunulabilir. Toplumsal hayatta yaşanan bu farklılaşmaları kavrayabilmek, bireylerin bu farklılaşmalar içerisinde birer aktör olarak hangi konumda yer aldığını anlamak açısından değerlidir. Bu kavrayışa erişebilmek için yeni medyanın albenisi yüksek formlarından birisi olan sosyal ağ sitelerinde benlik sunumuna bağlı kimlik inşa süreçleri çerçevesinde bir yaklaşım benimsenmesi önemlidir.

Medya Kullanıcılarının Değişen Konumu ve Kimlik Teorileri

Toplumsal hayatın geçirdiği değişimle ilgili olarak Hello Avatar: Dijital Neslin Yükselişi adlı kitabında Beth Coleman, ağ tabanlı toplumda ağlara katılmayan bireyler de dahil sonuçları herkesi etkileyen bir iletişim ve dolayımlanmanın söz konusu olduğu yaygın bir medyanın ortaya çıkışından bahseder. Ayrıca Coleman, teknolojinin yeni olanakların ile bu olanaklarla olan ilişkilenmenin yeni kültürler ortaya çıkardığını ve bunun öznenin kendi durumunu değişime uğrattığını ifade etmiştir (Coleman, 2011). Bu değişen konumda, sosyal medya araçlarının işleyişlerinin sürdüğü sanal uzamda deneyimlenen varoluş biçimlerinin önemi yadsınamaz. Sosyal medya kullanıcılarının sosyal medya ortamındaki deneyimleri, kimlik unsuru ve benliklerini nasıl algılayıp sergiledikleri ile yakından ilişkilidir.

Kimlik üretimi, kişilerin diğer kişilerle olan karşılaşma anlarında ortaya çıkmaktadır. Yüz yüze iletişim yerine bedensiz bir iletişime dayalı internet ortamı ise buradaki mekânsız karşılaşma anlarında, insanların yeni kimlikler üretmelerini olanaklı hale getirmiştir. Anonimlik söz konusu olmadığında ise kimliğin inşası, umut edilen, mümkün kimlik şeklinde ortaya çıkar. Burada da, arzu edilen ancak yüz yüze ilişkilerde açığa çıkarılması uygun olmayan veya bir şekilde engellenmiş kimlik ögelerinin performansı söz konusudur (Zhao vd.’den aktaran Toprak vd., 2009).

Benliğin önemli bir parçası olan kimlik, Jenkins (aktaran Çakır, 2014) tarafından bireyler ve toplulukların diğer bireyler ve topluluklarla olan sosyal ilişkilerine göre belirlenmektedir. Boyd (2014) ise It’s Complicated adlı kitabında, kimliğin bağlamsallığına dikkat çekmiştir. Ayrıca Boyd, kimliğin çevrimiçi benlik sunumunda gerçekleştirilen performansa vurgu yaparak diğer kullanıcıların varlığının belirleyici olduğunu vurgulamıştır. Kimliğin kurulumu ile performans arasındaki ilişki, Goffman’ın performans kavramı üzerine yaptığı açıklamalarla daha iyi anlaşılabilir. Goffman (aktaran Toprak vd., 2009), performansın, benliğin bireyin vitrininde sahnelenişi açısından rol veya rutin olarak adlandırılabilecek bir eylem kalıbı olduğuna işaret eder. Bu anlamda, gündelik yaşamda gerçekleşen benliğin sunumu başkalarını etkilemeyi amaçlamaktadır. Böylece birey, kendisini izleyen veya gözlemleyenler üzerinde bir imaj oluşturmak yoluyla kendisi hakkında bir algı yaratmış olur. Goffman bu algıyı izlenim oluşturma yöntemi şeklinde adlandırmıştır. Ona göre bu yöntem, kişilerin kendileri ile ilgili diğerleri üzerinde arzu edilen izlenimi oluşturmasına yardımcı olur (aktaran Çakır 2014).

Günümüz dünyasında, bir diğer ifadeyle geç modern dünyada kimliğin bir performans oluşu onun akışkan yapısına işaret etmektedir. Bu konuda Stuart Hall (1996), kimliği “devinimli bir şölen” [moveable feast] olarak tanımlayarak kimliğin akışkanlığını vurgulamıştır. Buna göre, kimliğin oluşumu ve dönüşümü sürekli bir şekilde bizim içinde bulunduğumuz kültürel sistemle bağlantılı olarak gerçekleştirdiğimiz temsillerle ilgilidir. Bu nedenle, farklı zamanlarda farklı kimlik tasarımları ortaya çıkacağından tam anlamıyla bütünlüklü, tamamlanmış, uyum içerisinde ve güvenilir bir kimlik tasarımından söz edilemez.

Son olarak Turkle, sanal dünyada kişilerin, gerçek hayattaki kişiliklerinden farklılaşabilecek şekilde kimliklerinin yeni ve keşfedilmemiş yönlerini deneyimlediklerini vurgulamıştır (Consalvo ve Ess, 2011).

Görüldüğü gibi kimlik, pek çok kaynak tarafından dinamik, bağlama dayalı ve sosyal bir unsur olarak ele alınmıştır. Kimliğin bu çoklu görünümlerinin benliğin sunumundaki rolünü somutlaştırmak açısından, South Park dizisinin You’re Not Yelping adlı bölümünden örneklere başvurulacaktır.

Benliğe Yüklenen Roller: Bir Performans Alanı Olarak Yelp.com

South Park’ın You’re Not Yelping bölümü alaycı bir dil yoluyla iletişim teknolojileri, özellikle de sosyal medya konusunda eleştirel bir bakış açısına yer vermektedir. Ancak şunu belirtmek gerekir ki senaryodaki alaycı ton, South Park dizisinin en belirgin genel karakteristik özelliklerinden biridir. Söz konusu bölümde ise dizinin bu özelliği toplumsallaşmada ve bireylerin hayatında yaşanan dönüşümler üzerinde düşünmeyi önermektedir.

You’re Not Yelping bölümünün senaryosuna, Yelp isimli İnternet firmasının Yelp.com üzerinden erişilen blog tipindeki profiller konu olmuştur. Bu web sitesinde kullanıcılar temel demografik bilgiler ve fotoğrafları dışında My First Concert ( İlk Gittiğim Konser), My Last Meal On Earth ( Yeryüzünde Yediğim SonYemek), My Second Favorite Website ( İkinci Favori Websitem) vb. bilgileri de profillerine ekleyebilmektedir. Burada bireyler, kimliklerini daha çok içerik aracılığıyla kurmaktadır. Zira bu sosyal ağdaki temel amaçlardan biri, kişilerin gittikleri hizmet sektöründeki işletmelerin (yiyecek, eğlence, sağlık vb.) hizmet ve lezzetleri hakkında yorum-eleştiri yazmalarıdır. Bireyler bu işletmelerin hizmetlerini aynı zamanda beş yıldıza kadar oylayabilmektedirler. Böylece diğer kullanıcılar hatta hesapları olmadan Yelp.com’u ziyaret eden bireyler bu yorumları okuyarak hem firmalar hem de yazarlar hakkında fikir sahibi olmaktadır. Kendi bünyesinde resmi bir blog sayfası olan Yelp.com, bir blog olarak tanımlanmasa da blogarın taşıdığı pek çok özelliğe sahiptir. Zira burada da kullanıcılar çevrimiçi profillerini kişisel bir web sayfası olarak kurgulamaktadır.

Yelp.com’un kullanıcılar tarafından sıkça ziyaret edilmesi ve kullanıcıların bu siteye olan bağlılıkları, You’re Not Yelping bölümünde yoğun bir şekilde eleştirilmektedir. Bu bölümde Yelp eleştirmeni (Yelp critic) olarak kendilerini tanımlayan karakterler, sahip oldukları bu kimliğin sağladığı “imtiyaz”ı kullanmaktadır. Böylece, kasabaya yeni açılan ya da daha önce var olan restoranlara giderek hizmet kötü olduğu takdirde olumsuz yorum yazarak işletmeyi bir yıldızla oylayacaklarını ileri sürerler. Senaryoya göre, sayıca giderek artan Yelp yazarları işletmeciler üzerinde büyük bir baskı unsuru olmaya başlar.

Dizinin ana karakteri Eric Cartman da düzenli şekilde Yelp.com’daki profilinden yorum yazmakta ve kendisini diğer kullanıcılardan ayrı, profesyonel bir yemek eleştirmeni (food critic) olarak görmektedir. Kendisini benzer bir konuma yerleştiren diğer kişi ise dizinin diğer ana karakteri Kyle Broflovski’nin babası Gerald’dır. Bölümün ilk sahnelerinden birinde, Gerald ağzındaki piposu, boynuna taktığı fuları ve özgürce şekillendirdiği cümle betimlemeleriyle adeta bir roman yazarcasına restoranda yaşadığı bir deneyimi Yelp hesabı üzerinden paylaşmaktadır. Bu sırada odaya giren karısı onu dışarı çağırdığındaysa Gerald peş peşe yazması gereken yorumlar olduğunu ve zaten şimdiden oldukça yorgun olduğunu belirterek karısının teklifini reddeder. Karısı ona yelplemeye (yelping) biraz ara vermesini önerdiğinde ise Gerald “Şimdi herkes benim Yelp’teki yorumlarıma güveniyor. Bu yüzden kimseyi hayal kırıklığına uğratamam” cevabını verir. Gerald’ın bu tutumunu arzu edilen bir kimlik deneyimi olarak okumak mümkündür. O, önemli bir kişidir, itibar ve popülerite sahibidir. Dolayısıyla takipçilerinin ve diğer okurların ona ihtiyacı vardır. Böylelikle, Yelp’te oluşturduğu kişisel vitrininde Gerald’ın yeni bir kimlik keşfine çıktığı, bunu yaparken ise McLuhan’ın ifade ettiği gibi “Ben buradayım!” demeyi önemsediği söylenebilir. Kendisi de benzer biçimde bir Yelp yazarı olan dedektif Sergeant Harrison da yorumlardan başını kaldıramaz haldedir ve sürekli olarak kasabanın ona ihtiyaç duyduğunu ifade eder. Ona göre insanlar nerede yiyeceğini bilmeyi hak etmektedir. Bunu onlara vererek kasabanın huzurunu sağlayacak kişi ise kendisinden başkası değildir.

Senaryo metninin ilerleyen sahnelerinde, Yelp yazarlarının/bloggerlarının artan baskısına dayanamayan restoran sahipleri bloggerların işletmelerine girmelerini yasaklar. Bunun ardından bir Yelp bloggerı olarak okulda kendisine gösterilen bir tepkiye karşılık olarak Cartman’ın “Bana bir hiçmişim gibi davranamazsın. Bir değerim olduğunun farkındayım hala” sözleri dikkat çekicidir. Zira restoran işletmecileri tarafından Yelp bloggerlarına getirilen yasaklar sonrasında fiziksel gerçeklikteki davranışlarıyla da desteklediği, benliğinin önemli bir parçasını kaybetmiştir. Burada Cartman, Gerald ve Sergeant Harrison’ın benlik oluşturmaya yönelik edindikleri rollerinin üçü için ortak bir amaca hizmet ettiğini söylemek mümkündür. Bunu açıklamak için Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinden yararlanılabilir.

Maslow’un (Sayımer, 2014) insan ihtiyaçlarını göre yaptığı sıralamaya göre beşinci sırada yer alan saygınlık ve kendini gerçekleştirme gereksinimlerinin dizi karakterlerinin saygı, itibar/statü sahibi olma, ihtiyaç duyulma ve önemli hissetme gereksinimlerinin, blog yazarlığı aracılığıyla tasarladıkları kimlikleri üzerinden karşılık bulduğu söylenebilir.

Senaryoda dikkat çeken bir diğer nokta, blogların geniş ağlar oluşması için birer zemin olabileceğini gösteren sahnedir[1]. Bölümün sonuna doğru, Cartman kasabadaki bütün Yelp bloggerlarını bir araya toplayarak evinin camından bir konuşma yapar. Bunun nedeni, bloggerların sayısının tahmin ettiğinden oldukça fazla çıkması ve evin önünde büyük bir kalabalığın oluşmasıdır. Bu konuşmada, bloggerların yasağa karşı koyabilmek için bir lidere ihtiyaç duyduğunu ifade eder ve ona göre bu lider kendisidir. Ancak kalabalık içindeki herkes kendisini lider rolünde görmektedir. Her bir bloggerın kendine biçtiği bu rol, çevrimiçi dünyada yaşanan deneyimin biricikliğine vurgu yapar. Zira her birey aynı rolü benliğinin bambaşka noktalarına değen bir kimlik tasarımı olarak sahneliyor olabilir. Bu aynı zamanda benliğin parçalanmış yanını da gösterir niteliktedir. Fakat şunu unutmamak gerekir ki, bireysel bir eylem olan blog yazarlığı daha sonra kolektif bir eyleme dönüşmüştür. Bu, yeni medyanın pek çok özelliğini yeniden hatırlatır niteliktedir. Dizinin sonunda, Yelp yazarlarının her biri, yetkililer tarafından, birbirlerinden habersiz şekilde seçkin birer yemek eleştirmeni ilan edilir. Böylece hak ettiklerini düşündükleri “saygıyı” gördüklerine en sonunda inanmış olurlar.

Son olarak, blogların bir tür güç mücadelesi alanı olma potansiyelini de yukarıdaki sahne aracılığıyla tartışmak gerekir. Siapera (2011), blog ve sosyal medya aktivitelerinin görünürlük ve popülerliğin sağladığı okuyucuyla ilişkilenme biçimlerini bloggerlar açısından önemli hale getirebildiğini savunmuştur. Bu unsurlar senaryo kapsamunda ele alındığında gerek bloggerların kendi aralarında gerekse işletme sahiplerine karşı bir statü kaygısına yol açmıştır. Siapera’dan devam etmek gerekirse bu, bloglamanın yarattığı bir hiyerarşidir.

Sonuç

South Park dizisinin yukarıdaki tartışmalara konu olan bölümü, sosyal medya ile olan ilişkilenmenin karikatürize edilmiş bir biçimini ele almıştır. Senaryoda sosyal medyaya Yelp.com üzerinden sergilenen bu yaklaşımın Amerikan toplumuna özgü bir takım nedenleri olabilir. Bir diğer neden ise kimliklerin parçalar halinde akışkan ve dinamik internet ortamında dolaştığı günümüzde, bu akışkan yapıya rağmen sosyal ağ sitelerinin bu denli ciddiye alınışı olabilir. Bu ciddiyeti içinde bir ironi barındırdığı öne sürülebilir. Ancak asıl dikkat çekilmesi gereken nokta, sosyal medya genelinde blog türü web sitelerinin ne tür kimlik tasarımlarına sahne olabileceğini görebilmektir. Böylece, benliğin bambaşka boyutları keşfedilebilmekte, var olanlar pekiştirilip geliştirilebilmektedir. Üstelik bu kimlikler, fiziksel gerçeklikten hiçbir zaman kopuk değildir.

KAYNAKÇA

Aslan, M. G. (2013). “Yeni Medyanin “Yeni”liği Üzerine” ,I. Ulusal Yeni Medya Kongresi 7-8 Mayıs 2013. İzmit-KOUİF ve Alternatif Bilişim Derneği. 102-110.

Aygül, E., Binark, M., Börekçi, S., Çomu, T., Toprak, A. &Yıldırım, A. (2009). Toplumsal Paylaşım Ağı facebook: “görülüyorum öyleyse varım!”. İstanbul: Kalkedon.

Coleman, B. (2011). Hello Avatar: Dijital Neslin Yükselişi. İstanbul: Mediacat.

Consalvo, M. ve Ess, C. (2011). The Handbook of Internet Studies. Malden: Wiley-Blackwell.

Çakır, S. (2014). Medya ve Tasarım. İstanbul: Urzeni.

Çomu, T. (Ed.). (2010). Yeni Medyada Nefret Söylemi. İstanbul: Kalkedon.

Hall, S., Held D., Hubert D., & Thompson K. (Ed.) (1996.). Modernity: An Introduction To Modern Societies. Oxford: Blackwell.

Hepkon, Z. (2011). İletişim ve Teknoloji. İstanbul: KırmızıKedi.

Parker, T. (Yazar veYönetmen) (2015). You’re Not Yelping [Televizyon Dizisi]. T. Parker, M. Stone ve A. Garefino (Yapımcı), South Park içinde. Bölüm: 264 1904. South Park Digital Studios LLC.

Sayımer, İ. (2014). Yeni Medya Araştırmaları: Kavramlar Uygulamalar Tartışmalar. Konya: Literatürk.

Sieppera, E. (2012). Undestanding New Media. London:Sage.

 

 

 

 

[1] Eugenia Siapera, Understanding New Media adlı eserinde, blog kimliklerinin geniş ağlar oluşmasına ön ayak olabileceğini ve sosyal medya aktivitesinin çevrimiçi ortamla sınırlı kalmayarak yeni alanlara taşıyabileceğini belirtmiştir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: