Sosyal Medya ve Benlik Sunumu-Yazı Dizileri

YENİ MEDYA ORTAMLARININ NE’LİĞİ BAĞLAMINDA GÜNÜMÜZDE BENLİĞİN SUNUMUNDA SOSYAL MEDYA ORTAMLARININ DOLAYIMLAYICI ROLÜ

Şerife ÖZTÜRK-Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Gazetecilik A.B.D Doktora Öğrencisi

Yeni Medyanın Ne’liği

Her teknoloji bir öncekine göre yeni olarak tanımlanır. Radyo, yazılı basın olan gazeteye göre yeniydi, televizyon da radyoya göre.

İnsanoğlu görsel ve işitsel ağırlıklı teknoloji olan televizyonun getirdiği “yeni”liklere kendini henüz adapte etmeye başlamışken, internet ortaya çıkmış ve bu teknolojik yeniliğe de kendini kısa zamanda alıştırmıştır. Son 10 yılda hayatımıza giren ve “yeni medya” olarak adlandırılan araçlar (Flickr, Whatsapp, Facebook, Instagram, Tweeter, bloglar, akıllı cep telefonları, akıllı evler vb.) insan hayatını kolaylaştırıcı rolü nedeniyle hepimiz tarafından içselleştirilmiş ve yaşamımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir.

Stuart Hall’a göre (1999) kitle iletişim araçları 20. yüzyılın yeniden yapılanmış kapitalizminde nicel ve nitel olarak kültürel alanı belirleyen bir konuma sahiptir. Yeni medya ekonomik, teknik, toplumsal ve kültürel kaynaklar bazında ayakta kalabilmiş daha eski ve geleneksel kültürel aktarım kanallarına göre nitel olarak daha geniş çapta kitleyi etkileme olanağına sahiptir (akt. Güzel, 2007: 184).

Web artık sadece bilginin arandığı ve tüketildiği bir ortam olmaktan çıkarak üretildiği bir kaynak haline gelmiştir (Özcan, 2003: 12) .

Yeni medya kavramı yoğun olarak 90’lı yıllarda hız kazanmış internet ve kişisel bilgisayar teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte kendini göstermeye başlamıştır (Peters 2009’dan akt. Aslan, 2013: 102).

2003 yılında ortaya atılan Web 2.0 ifadesi ikinci kuşak web temelli cemaatlere ve hizmet sağlayıcılara karşılık gelmektedir. Her ne kadar bir yazılımın yeni versiyonunu adlandırmasını çağrıştırsa da Web 2.0, aslında bilinen web altyapısında somut bir değişiklikten çok bir kullanım ve algılama farkına işaret etmektedir. Giderek daha görsel bir hal alan internet, günümüzün egemen medyası haline gelmiştir. Web 2.0’ın kimilerince devrim olarak adlandırılan bu yeni görsellik kipi bireysel benlikleri öne çıkarıp geleneksel medyanın mesaj üreten ve mesajı alan taraflar arasında yarattığı aralığı daraltmaktadır (Nalçaoğlu, 2007: 46).

Yeni medya ortamlarını herhangi bir tartışmaya konu ederken öncelikle bu ortamların ne olduklarını ifade etmek gerekir. Yeni medya araçlarının insanların hayatını kolaylaşmasını ve onlar tarafından çabucak benimsenmesini sağlayan birtakım özellikleri bulunmaktadır:

Dijitallik, etkileşimsellik, multimedya biçemselliği, hipermetinsellik, kullanıcı türevli içerik üretim, yayılım, sanallık / arayüzeyde mevcudiyet hissi. (Binark ve Bayraktutan, 2013: 19).

*Dijitallik: Ara yüzeydeki bir metin ağ üzerinde ister yeni medya profesyoneli, isterse kullanıcı tarafından olsun toplumsal ağındaki bağlantılara onlardan da başkalarına iletilerek, paylaşılabilir, yayılabilir (Binark ve Bayraktutan, 2013: 20). Dijitallikten dolayı, yazar-okur, performe eden ve izleyen, yaratıcı ve yorumcu arasındaki fark silinmekte, nihai alıcının bir diğerinin etkinliğine katkıda bulunabileceği bir yapı içerisinde bulunmakta, böylece nihai imza ortadan kalkmaktadır (Levy 1998’den akt. Lister ve ark, 2009). Dijitalleşmenin en önemli özelliklerinden biri de yöndeşme olgusudur (Hodkinson 2011’den akt. Yengin, 2012: 84). Yöndeşme; bilgisayar, görsel-işitsel medya, telekomünikasyon gibi sektörlerin teknolojik ve ekonomik olarak birleşmesi, yeni ürünler ve hizmetler meydana getirmesi, farklı iletişim platformlarının temel olarak benzer türde hizmetleri taşıyabilmesi olarak tanımlanabilir.

*Etkileşimsellik: Alıcının kaynak, kaynağın da alıcı olması, bu sürecin aynı zamanda alıcıyı iletişim sürecinde etkin kılması ve bu işlemlerin tek kanal üzerinde gerçekleşmesidir.

Etkileşimsellik, kullanıcıların bilgi kaynaklarına ulaşmada daha seçici olabilmesini sağlaması ve diğer kişilerle etkileşime olanak tanıması bakımından yeni medyanın en önemli özelliklerinden biridir. Etkileşimsellik özelliğiyle, kullanıcılara seçici bir biçimde içerik oluşturma, arama, paylaşma ve diğer bireyler ya da gruplarla etkileşime girme imkânını, geleneksel medyanın sağlayamayacağı ölçüde verir (Lievrouw ve Livingstone 2007’den akt. Binark ve Bayraktutan, 2013: 25).

*Multimedya biçimselliği: Ses, metin, görüntü ve sayısal veri gibi farklı medya özelliklerini bir arada bulundurabilmesi özelliğidir.

Multimedya biçimselliği telekomünikasyon, veri iletimi, kitle iletişimi gibi iletişimin farklı boyutları ile imge, ses, metin ve sayısal veri gibi farklı veri türlerinin bir arada bulunmasıdır. Yeni medyanın depolama kapasitesinin de yüksek olması, kullanıcının seçiciliğini desteklemektedir (Binark, 2007: 22).

*Hipermetinsellik: Hipermetin, belirli bir birimden diğer birimlere giden sayısız yoldan oluşan bir yapı olarak tanımlanabilir. Ağdaki her bir parçanın sayısız giriş ve çıkışları veya bağlantıları vardır. Böyle bir teknolojinin kullanılmasıyla, herhangi bir veri noktası, diğer noktalara anında ulaşılabilmesini olanaklı kılan sayısız bağlantıyı üzerinde barındırabilir (Lister ve ark, 2009: 26).

*Kullanıcı türevli içerik üretim (üre-tüketici-prosumer): Yeni medya kullanıcılarının/tüketicilerinin birbirleriyle ağ üzerinden iletişim kurması, ortak tüketimin yanı sıra ortak üretimi de olanaklı kılmaktadır. Kullanıcılar takip ettikleri içerikleri, bireysel veya kolektif olarak değiştirebilmekte ya da kendileri doğrudan içerik yaratabilmektedirler. Bu da, yeni medya kullanıcılarını fiziksel olmasa da sanal olarak yakınlaştırmaktadır.

“Kullanıcı türevli içerik, büyük sosyal etkiler barındıran bir olgudur. Kullanıcıların enformasyon üretimi, dağıtımı, erişimi ve yeniden kullanım biçimlerindeki değişim ile kullanıcı özerkliği, katılım, çeşitlilik ve yaratıcılık artmıştır. Kullanıcı türevli içerik aynı zamanda kişilerin bilgi-iletişim teknolojileriyle ilgili yeteneklerinin gelişmesini sağlar. Açık bir platform olduğundan, kullanıcı türevli içerik, politik ve sosyal tartışmaları zenginleştirip düşünce çeşitliliğini genişletirken enformasyonun serbest akışını ve ifade özgürlüğünü de arttırır” (OECD, 2008:5).

*Yayılım: Yeni medya uygulamaları, bütün yeni medya araçları gibi, ağ destekli uygulamalardır. Söz konusu bu ağ, çoğunlukla internet gibi büyük ve genel bir ağ olsa da özel ağlar üzerinden işleyebilen uygulamalar da bulunabilir. “Ağ kavramı en temel tanımıyla belirli düğümlerin birbirleriyle bağlantılar aracılığıyla iletişim içinde olduğu sistemleri ifade eder” (Coleman, 2012: 16).

Yayılım özelliği, bir video, fotoğraf veya haberin / metnin en kısa zamanda milyonlarca kişiye ulaşmasını sağlaması açısından hızlı olma özelliğini gözler önüne sermektedir. Bu özellik, hipermetinselllik özelliğinden beslenir. Kullanıcılar, tüketici durumdayken içeriği paylaşarak içeriği üretici konuma geçerler ve yayılımını sağlamış olurlar.

*Sanallık/ Arayüzde mevcudiyet hissi: 1990’lardan başlayarak, “sanallık” denildiğinde akıllara gelen imge, sanallığın kendisine ait değil, bunu tecrübe eden bir kişi ve kullandığı ekipmanlara ait olmuştur (Lister ve ark, 2009: 35-36).

Yeni medyanın sanallık özelliği, “arayüzey ile kullanıcının kurduğu iletişimin niteliğini açıklamaktadır. Sanallık, kullanıcıya orda olma hissini sağlar (Binark ve Löker, 2011: 12).

Benlik Nedir, Nasıl Biçimlenir?

Hood’dan (2014) yola çıkarak benliği, kendimize, kim olduğumuza ilişkin inançlarımızın, düşüncelerimizin bütünü olarak tanımlayabiliriz. Benlik, bir kişiyi özel kılan, kişinin yaşamında ihtiyaçlarını, değer yargılarını, dünyaya bakış açısını, duygu, tutum, davranış, yetenek ve kişisel özelliklerini uyumlu bir şekilde birleştiren ve kişi için belli bir anlam ifade eden bir bütündür.

Bizden bir tane olduğunu düşünürüz hep. Oysaki, ev içindeki yaşamımızda, okul veya iş yaşamımızda farklı kimlikler sunarız. Bu kimliklerimizi sunmada çevremizden ve toplumdan gördüğümüz davranışlar etkilidir. Toplumdan edindiğimiz tecrübe bizi biz yapandır. Örneğin bir çocuğun konuşması, yürümesi biyolojik ve fiziksel olduğu kadar onun çevreden edindiği izlenimlerin de bir sonucudur.

Benliğimiz bebeklikten itibaren gelişmeye başlar ve hayatımızın sonuna kadar da devam eder. Benliğin gelişmesi her yaşta ve evrede devam eder. Sadece yaşlılık ve kaza durumlarında yavaşlar ya da sekteye uğrar veya hasar görür.

Benliğin gelişiminde beyin, merkezdir. Nöronlardan oluşan beyinde tek bir nöron kendi başına iş yapmaz. Bir nöron dış dünyada gördüğü bir nesneyle ilgili bilgiyi diğer nörona, diğer nöron da başka bir nörona ileterek dama taşı misali birbirleriyle etkileşimde bulunmaktadırlar. Bu etkileşim sonucunda da dış dünyadaki olaylara karşı tepki (üzülme, ağlama, sevinç vb.) meydana gelir. Bu tepkinin meydana gelmesi yukarıda da değinildiği gibi belli tetikleyicilere bağlıdır (Hood, 2014).

Benliğin Sunumunda Sosyal Medyanın Rolü

Resim1

Teknoloji, iletişim biçimimizi değiştirdiği kadar onu şekillendirmektedir de. Özellikle sosyal medya alanında bu, daha da netleşmektedir.

Althusser’e göre her iletişim birisine seslenir ve seslendiği kişiyi toplumsal bir ilişki içine yerleştirir. Kendimizi seslenilen olarak gördüğümüzde ve iletişime yanıt verdiğimizde kendi toplumsal ve dolayısıyla ideolojik inşamıza katılırız (Fiske, 1996’dan akt. Güzel, 2007: 179). Bu noktada internet siteleri ele alındığında ifadeler, tanımlamalar, davet edilen ilişki biçimleri, yaşam pratikleri hepsi kullanıcıları toplumsal bir ilişki içine yerleştirmektedir (Güzel, 2007: 179). Sosyal medyaya bakıldığında, ağlarda grup kurmak veya gruba katılmak, anonim veya nonim kimliklerle iletişime geçmek, avatar yaratmak, paylaşımda bulunmak gibi durumlar ağlarda iletişime geçtiğimiz kimlikler veya üyesi olduğumuz grup tarafından oluşturularak yeni bir benlik inşa edilmektedir.

Sosyal medya ağlarında inşa edilen bu benlik, çoğu zaman çevrimiçi durumdan çevrimdışı duruma aktarılmaktadır. Paylaşımlarımızın en çok beğeniyi alması için gayret gösterir, olumsuz eleştiri aldığımızda ya bu eleştiriyi yapan kişinin paylaşımına biz de olumsuz eleştiri yapar ya da o kişiyi listemizden çıkarırız. Ama gerçek yaşamımızda olumsuz eleştiri aldığımızda ise daha farklı tepkiler verebiliyoruz bazen de tepkisiz kalıyoruz.

Sosyal ağlarda yer alan kişisel profiller üzerine yapılan bir analiz (Buffardi ve Campbell, 2008’den akt. Hood, 2014: 290), sosyal medyanın narsist· kimlikler inşa ettiğini yansıtmaktadır. Başarılı bir iş yaşamımızın olduğu, mutlu bir evlilik yaptığımız ve hatta çocuklarımızla ve özel yaşamımıza giren diğer tüm konularda yaşadığımız olumlu gelişmeleri hep sosyal medya ağlarında paylaşmaktayız. Sosyal medyada paylaşmak için gülümsediğimiz veya yeni aldığımız kıyafetle yaptığımız fotoğraf paylaşımları narsistik yapılarımızın göstergesi değil midir?

Sosyal medyanın kullanıcı türevli içerik üretim (üretüketici – prosumer) özelliği, diğer özelliklerine oranla, benliğin oluşumundaki inşasını sağlamaktadır. Çünkü içeriği üreten de kimlik sahibi bir tüketicidir. Üretüketici durumu, bedenin kamusallaşmasına yol açmaktadır. Bedenlerimiz, benliklerimiz herkese açık hale gelmektedir.

Sonuç

Yeni medya araçları, özellikleri nedeniyle kullanıcıların hayatını kolaylaştırmakla birlikte birçok olumsuzluğu da beraberinde getirmektedir. Kullanıcılar tükettikleri içeriği aynı zamanda üretebilmekte, zaman ve mekan sınırlaması olmadan herkesle her türlü içeriği paylaşabilmektedir. Bu paylaşımlarında da anonim veya nonim kimlikler kullanabilmektedirler. Bu durum, hem bir avantaj hem de hareketsiz toplumsallaşmaya neden olması nedeniyle dezavantaj olarak nitelendirilebilir.

Yeni medya araçları toplumsal, kültürel, sosyal ve kişisel olarak birçok şeyi değiştirmekte veya onlara katkı yapmaktadır. Yeni medya araçları yeni benliklerin ortaya çıkmasına / şekillenmesine yol açmaktadır.

Tek bir benlik yoktur ve benlikler sosyal çevre ile toplum tarafından inşa edilmektedir. Yaşadığımız her deneyim, başkalarından gördüğümüz her hareket benlik oluşumuna katkı sağlar ve sonuçta “biz” oluruz. Bu durum hayat boyu devam eder.

Yeni medyalarla beraber içselleştirdiğimiz çevrimiçi yaşamlar yeni bir benlik inşasına katkı sağlamaktadır: Sosyal ağ benliği veya sanal benlik. Her insan kendini bir grup veya topluma ait olarak hissetme ihtiyacı duyar. Üyesi olduğumuz grubun veya listemize ekli bir arkadaşımızın paylaşımını olumlarken sanal benliğimiz ortaya çıkar, sosyal ağlarda dışlanmamak için azami gayret gösteririz. Bunun gibi daha birçok örnek olaya yaşarız çevrimiçi ve çevrimdışı yaşamlarımızda.

Yeni medya araçlarının özelliklerinden kaynaklanan rolleri onun benliğin sunumundaki rolünün tartışılmasına neden olmaktadır. Yeni medyalardan önce toplumsal baskı konuşulurken şimdi sosyal ağ baskısı yaşamlarımızı kuşatmıştır. Sosyal medyada hep birşeyler paylaşmak baskısı ya da zorunluğu hissederiz. Herkesin bilgisayar veya cep telefonu ekranlarında yaşamayı tercih ederiz. Tercihten ziyade bu durum artık bir zorunluluk olmaya doğru evrilmektedir.

Kaynakça

Aslan, G. (2013). Kocaeli Üniversitesi Yeni Medya Çalışmaları 1. Ulusal Kongresi Bildiri Kitabı, “Yeni Medyanın Ne’liği” Üzerine”, Kocaeli

Binark, M ve Löker, K. (2011). STÖ’ler İçin Bilişim Rehberi, Ankara: STGM

Binark, M. (2007). “Yeni Medya Çalışmalarında Yeni Sorunlar ve Yöntem Sorunu”, Yeni Medya Çalışmaları, (Der.) Mutlu Binark, Ankara: Dipnot Yayınları

Binark, M. (2007). Yeni Medya Çalışmaları, Ankara: Dipnot Yayınları

Binark, M. ve Bayraktutan, G. (2013). Ayın Karanlık Yüzü: Yeni Medya ve Etik, Ankara: Kalkedon Yayınları

Coleman, B. (2012). Hello Avatar, (Çev.) Emrah Bilge, İstanbul: Mediacat Yayınları,

Güzel, M.(2007). “Küreselleşme, Tüketim Kültürü ve İnternetteki Gençlik Siteleri”, Yeni Medya Çalışmaları, (Der.) Mutlu Binark, Ankara: Dipnot Yayınları

Hood, B. (2014). Benlik Yanılsaması: Sosyal Benlik Kimliği Nasıl Oluşturur, (Çev.) Eyüphan Özdemir, İstanbul: Ayrıntı Yayınları

Lister, M., Dovey, J., Giddens, S., Grant, I. ve Kelly, K. (2009) New Media: A Critical Introduction, New York: Routledge

Nalçaoğlu, H.(2007). “İnternet ve Görselin İmhası: İnternet İçeriğini Analiz Etmek için Kuramsal Model Arayışları”, Yeni Medya Çalışmaları, (Der.) Mutlu Binark, Ankara: Dipnot Yayınları

OECD (2008) Measuring User-Created Content: Implications for the ICT Access and Use by Households and Individuals Surveys. http://www.oecd.org/dataoecd/44/58/40003289.pdf., erişim tarihi: 11.05.2012.

Özcan, O. (2003). İnteraktif Medya Tasarımında Temel Adımlar, İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Yengin, D. (2012). Yeni Medya ve Dokunmatik Toplum, İstanbul: Derin Yayınları

İnternet

http://www.ahmetcetinkaya.com/wp-content/uploads/2015/03/Yeni_Medyada_Yayincilik_Uygulamalri_Sunu_1.pdf, erişim tarihi: 13.05.2015

(1)Kişinin kendisiyle ve başkalarının kendisi hakkında düşündükleriyle ilgilenme eğilimi (Hood: 2014, 290)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: