Burnumuzun dibinde bir paralel evrende mi yaşıyoruz?

Yazan: Şerife ÖZTÜRK

Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Gazetecilik Anabilim Dalı Doktora öğrencisi

1954 yılında, Princeton Üniversitesi doktora adayı olan Hugh Everett’in aklına radikal bir fikir geldi: “Tam olarak bizim evrenimize benzeyen başka evrenler de var olabilir.” Bu evrenlerin tamamı bizimki ile bağlantılıdır yani her biri bizim evrenimizden ve bizimki de başkalarından ayrılmış olabilir (Cansu, 2014).  Paralel evrenler teorisi, evrende bazı deterministik (sebep sonuç ilişkisi) olmayan olaylar olduğunu ifade eder. Her an rastgele olayların olduğu ve varolan çeşitli seçenekler arasında bölündüğü bir evren tanımlar ve bu evrenin her parçasında aynı olaylar çeşitli sonuçlar içerir (www.fizikmakaleleri.com).

Everett’in bu teorisi, kuantum mekaniği ile ilgilidir. Kuantum mekaniği; madde ve ışığın, atom ve atomaltı seviyelerdeki davranışlarını inceleyen bir bilim dalıdır (www.wikipedia.org). Kuantum araştırmaları, atom çekirdeğinin etrafındaki yörünge seviyelerinde bulunan elektronların aynı yörüngede aynı anda birden fazla noktada gözlemlendiğini saptadı. Hugh Everett elektron davranışlarını makro düzeyde kendi evrenimize uyarlamıştır (Cansu, 2014).

Aynı anda birden fazla noktada bulunma durumu bize konuyla ilgili şifreyi vermektedir.

1990’lı yılların başında Web 1.0 olarak nitelendirilen ağ tabanlı bilgisayar ve internet teknolojisi kullanımını yaşamımıza yerleştirirken, Web 2.0 diye tanımlanan yeni medya araçlarıyla, karşımıza bambaşka dünyalar çıkmıştır.

2

İnternet’e erişerek, e-posta dolayımıyla iletişim kurmak, MSN’de sohbet etmek, web sitelerinde enformasyon aramak, e-alışveriş yapmak, çevrimiçi veya çevrimdışı dijital oyun oynamak, ogo mobile messenger, İ-pod kullanmak vb. sanal uzamda gerçekleşen edimler gündelik yaşamımızda geleneksel medyanın kapladığı yeri ve zamanı almakta ve yaşamın akışının doğal bir parçası haline gelmiştir. Yeni medya artık yaşamın her anında yer almakta ve her alanında kullanılmaktadır: kişilerarası iletişim, ticaret, siyaset, sağlık, kariyer ve oyun. Yeni medya kavramsallaştırımıyla, geleneksel medyadan (gazete, radyo, televizyon, sinema) farklı olarak, dijital kodlama sistemine temellenen, iletişim sürecinin aktörleri arasında eş anlı ve çok yoğun kapasitede, yüksek hızda karşılıklı ve çok katmanlı etkileşimin gerçekleştiği multimedya biçimselliğine sahip iletişim araçları kastedilmektedir (van Dijk, 2004’ten akt. Binark, 2007).

Web 1.0’dan Web 2.0’a geçişle birlikte yaşanan değişimleri Manovich “devrim” (Manovich, 2001) olarak yorumlamaktadır.

Yeni medya ortamlarında yukarıda da değinildiği gibi, günlük yaşamda gerçekleştirdiğimiz bütün edimleri gerçekleştiriyoruz. Zaman ve mekanla sınırlanan birçok çevrimdışı eylemlerimiz, çevrimiçinde bu sınırlamalar olmadan gerçekleşebilmektedir.

Filozof Giorgio Agamben (akt. Crary, 2015) de “bugün bireylerin hayatının bir aygıt tarafından şekillendirilmediği, kirletilmediği ya da denetim altına alınmadığı tek bir an bile yok” demektedir.

Çevrimiçi dünyadayken çevrimdışında da yaşam akıp gitmektedir, çevrimdışı yaşamlarımızı sürdürürken de çevrimiçi yaşam devam etmektedir.

Yeni medya araçlarının hayatımızı çepeçevre sardığını “ağ toplumu” kavramıyla vurgulayan Castells, (2004) enformasyon ve bilişim teknolojilerinin ön plana çıktığını yeni bir toplumsal yapılanmanın şekillendiğini ifade etmektedir. Bu yeni toplumsallaşmayı Bakardjieva “hareketsiz toplumsallaşma” (akt. Binark, 2014) ile tanımlamaktadır.

3

Ağ toplumunda küresel ve yerel düzeyde enformasyon ve bilgi akışı hızlanmış, kolaylaşmış ve ucuzlamıştır. Çevrimdışıyken yanımızda bulunan ve yeni medya araçları olarak tanımlanan akıllı telefon, ipad ya da diz üstü bilgisayarlarımız ve bunlara yüklenen uygulamalar ile hep çevrimiçi kalıyoruz. Çevrimdışı yaşamda nerede olduğumuzu çevrimiçi ağlarda belirterek aynı anda fiziksel ve sanal olarak o mekanlarda bulunuyoruz. Bunun dışında o mekanlarda fiziksel olarak bulunmasak bile orada olduğumuzu bildirebilir ve aynı anda iki farklı yerde (fiziksel ve sanal olarak) bulunabiliriz. Çevrimiçinden ayrılmak ancak bu araçları kapatmamızla mümkün olabilmektedir.

Günlük pratiklerimizde arkadaş grubumuzla, ailemizle veya akrabalarımızla yaptığımız görüşmeleri çevrimiçinde üyesi olduğumuz sanal cemaatlerle farklı kimlikler yapıyoruz. Oyunları artık çevrimiçi ağlarda oynayıp, ortak özellikler taşıdığımız, ortak paydalarda buluştuğumuz kullanıcılarla “dipnotsuz iletişim” (Binark, 2004) gerçekleştirmekteyiz.

Yeni medya araçlarıyla edindiğimiz tecrübeler, çevrimiçi yaşamda farklı şekillerde karşımıza çıkmakta ya da tam tersi de olabilmekte, çevrimiçi ağlarda deneyimlediklerimizi günlük pratiklerimize aktarabilmekteyiz.

Çevrimdışı kimliklerimiz çevrimiçinde değişebilmekte ve kullanıcıların karşısına anonim kimlikle çıkılabilmektedir. Yine aynı şekilde çevrimdışıyken elimizde bir bardak çayla dizüstü bilgisayarımızı kucağımıza almış televizyon izlerken, bilgisayarımızla da başka bir benlikle başka bir eylemle (oyun oynayarak, bloğa yazı yazarak, sanal çiftliklerde sebze üretip hayvan yetiştirerek vb.) çevrimiçi dünyaya bağlanabilmekteyiz.

4Sonuç olarak, yeni medya araçlarıyla hayatlarımız büyük bir değişim yaşamıştır. Günlük yaşamdaki eylemlerimizi sanal olarak da gerçekleştirebileceğimiz bir dünyayla karşı karşıyayız. Çevrimdışındaki pratiklerimizi gerçekleştirirken aynı anda siberuzamda farklı kimliklerle farklı şeyler yapabilmekteyiz. Bu durum, evrende yaşarken başka evrenlerde yaşamın farklı varyasyonlarının yaşanıyor olabileceğini göstermekte midir?

Çevrimiçi yaşamlar, çevrimdışı yaşamlara paralel olabilir mi? Ya da başka bir ifadeyle, Siberuzam, yaşadığımız evrenin paraleli midir?

Bu sorulara cevap vermek gerçek yaşamlarımız ile aynı anda zaman-mekan sınırı tanımadan bize farklı dünyaların kapısını açan sanal dünyada gerçekleştirdiğimiz eylemlerde yatmaktadır.

Kaynakça 

Binark, M. (2004). “Kimlik(lenme), Dipnotsuz İletişim ve Etnik Laflama Odaları”, İnternet Toplum Kültür, (Der.) Mutlu Binark, Barış Kılıçbay, Ankara: Epos yayınları.

Binark, M. (2007). Yeni Medya Çalışmaları, Ankara: Dipnot Yayınları.

Binark, M. (2014). Dijital Oyun Dünyası ve Yeni Toplumsallaşma Biçimleri, www. aljazeera.com.tr, Erişim Tarihi: 18.01.2016

Cansu B. (2014). Geçmişten Günümüze Paralel Evrenler Teorisi

Castells, M. (2004). “An Introduction to the Information Age”, The Information Society, (Ed.) Frank Webster, London: Routledge.

Crary, J. (2015). 7/24 Geç Kapitalizm ve Uykuların Sonu, İstanbul: Metis Yayıncılık.

Manovich, L. (2001). The Language of New Media, Cambridge: MIT Press

İnternet

http://www.fizikist.com/gecmisten-gunumuze-paralel-evrenler-teorisi/, Erişim Tarihi: 21.03.2016

http://www.fizikmakaleleri.com/2012/12/paralel-evrenler.html, Erişim Tarihi: 21.03.2016

https://tr.wikipedia.org/wiki/Kuantum_mekani%C4%9Fi, Erişim Tarihi: 21.03.2016

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: