Herkes İçin Web: Web Erişilebilirliği

Dr. Bilge Narin/Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi

Hepimiz İnterneti etkili ve sık kullanmak istiyoruz ama dezavantajlı grupların erişim meselesini çoğu kez görmezden geliyoruz. Gözlerimizi engellilerin ve yaşlıların web kullanım pratiklerine çevirdiğimizde ise, web erişilebilirliği (web accessibility) kavramı ile karşılaşıyoruz. Web erişilebilirliği, sanal ortamda engellilerin ve yaşlıların algılayabileceği, anlayabileceği, gezinebileceği ve etkili bir şekilde kullanabileceği içerikler oluşturulması olarak tanımlanabilir. Ayrıca, onların da katkıda bulunabilecekleri bir içerik oluşturulması son derece önemlidir.

Evrensel tasarım ilkelerinden web erişilebilirliğine…

Bu yazıda öncelikle kavramın tarihsel kökeninden biraz söz etmek istiyorum. Web erişilebilirliği aslında “evrensel tasarım ilkeleri”nin sanal ortamdaki karşılığı. Bu ilkeleri özetle şöyle tanımlayabiliriz: Herkes için tasarım!Evrensel tasarım” mimarlıktan türemiş bir yaklaşım. Ancak aslında yalnızca mimari yapıların değil; tüm ürünlerin ve çevrelerin yaş, beceri ve durum farkı gözetmeksizin pek çok kişi tarafından kullanılabilmesini olanaklı kılan bir tasarım yaklaşımı olarak tanımlanmakta. Çevre düzenlemelerinden mimari yapılara, kentsel tasarımdan bilgi teknolojilerine kadar değişen ölçekleri kapsamakta.

Bu ilkelerin en önemli ve çoğu kez ihmal edilen yanı ise adaptasyon veya özel tasarım için ihtiyaç duymama gerekliliği. Yani siz engelliler için, yaşlılar için ayrı bir kapı açtığınızda; ayrı bir yol gösterdiğinizde bu evrensel tasarım olmuyor. Mevcut tasarımın ayrıştırıcı değil, kapsayıcı olması gerekiyor.

Sanal ortamda engelleri aşmak

Sanal ortamda engelliler ve yaşlılar için ne tür düzenlemeler yapılabileceğine bakmadan önce engelliliğin tanımını geniş tutmamız gerektiğini unutmayalım. Görme engelliler, işitsel engelliler, bazı organlarını kullanamayanlar, bedensel kısıtı bulunanlar, bilişsel engele sahip olanlar gibi… Onları tanımak, ihtiyaçlarını doğru saptayabilmek adına çok önemli.

Bir web tasarımcısı, yazılımcısı ya da içerik üreticisinin Web Erişilebilirlik Girişimi’nin (Web Accessibility Initiative) yayınladığı Web İçeriği Erişilebilirlik Kılavuzu (Web Content Accessibility Guideline -WCAG)’ndan mutlaka haberi olmalı.

Yeni ihtiyaçlara göre yenilenen bu kılavuzda görme, işitme, fiziksel konuşma, algılama, dil, öğrenme ve nörolojik engelliler ile yaşlı bireylerin Web içeriğine erişilebilirlikleri ile ilgili çeşitli ilkeler yayınlamakta. Temelde ise dört ilke var: algılanabilirlik, kullanabilirlik, anlaşılabilirlik ve sağlamlık.

İnternet sitemize engelliler ve yaşlıların da erişebilmesi için neler yapabiliriz?

Kılavuzdan yola çıkarak bazı ipuçlarını şöyle sıralayabiliriz:

  • Web Accesibility Evaluation Tool’dan İnternet sitemizin kontrast ayarlarını kontrol edilebiliriz. Örneğin mor bir zemine koyu mavi yazı yazdığımızda, bunu okumak çok güçtür. Ayrıca renk körlerini de hesaba katmak durumundayız. “Color universal design” bu konuda bize yardımcı olacaktır. Benzer biçimde, özellikle haritaları sitemize eklediğimizde yalnızca renkli oklar ve işaretlerle anlatım yapmak yerine, mutlaka açıklayıcı yazılı içerikler de eklemeliyiz.
  • Renklerin, yazı fontlarının ve büyüklerinin düzenlenmesi bir diğer önemli konu. Yazı boyutunun 12px’den küçük olmaması ve yazı fontunun serifsiz olması öneriliyor. Yine aynı İnternet sayfası üzerinde birden fazla yazı tipinin kullanılması kafa karıştırıcı olabiliyor. Yazıların büyütülmesine olanak sağlayan eklentilerin (text zoom özelliği) sayfada kolayca bulunabilir bir yerde olması öneriliyor.
  • Başlıkların hiyerarşik bir şekilde ayarlanması, özellikle zihinsel engellilerin rahat kullanımı için önemli bir ayrıntı. Basit/temiz sayfalar ve uygun etiketler, sayfaların daha rahat anlaşılmasını sağlayabilir.
  • Okumayı kolaylaştırmak için beyaz alanların mutlaka bırakılması gerekiyor. Yeterli genişlikte boşluklar (margin ve padding) sayfadaki bilgiye daha kolay erişim için gerekli.
  • Görme engelliler için büyük önem taşıyan ekran okuyucu (screen reader) teknolojisi, web sitelerinin içeriğini seslendirmeye yaramakta. Metinden sese (text to speech) teknolojilerin, ilk olarak 1980’lerde kullanılmaya başladığı biliniyor. Unutmadan belirtelim ki bu teknolojiler kodları okumakta. Bu nedenle, sayfa içeriğini yerleştiren yazılımcıların görsel öğeleri doğru tanımlaması ve boş bırakmaması çok önemli. Görselleri tanımlarken, “Bir anne ve çocuk” yerine, “Oy vermek için annesiyle sıra bekleyen çocuk” gibi ayrıntılı anlatımlar yapılması gerekiyor. Çünkü Missisipi’de yapılan bir araştırmaya göre görme engelliler, görsellerin ayrıntılı bir biçimde açıklanmasının kendilerine daha tatmin edici bilgi verdiğini belirtmişler.
  • Yine videolardaki sese dayalı önemli ayrıntıların, işitsel engelli insanlar düşünülerek yazılı olarak da tanımlanması gerekmekte.
  • Görme engelli kişileri zorlayan kimlik doğrulama yöntemleri yerine alternatifler geliştirilmesi de ilkelerde dikkat çekilen konulardan bir diğeri.

Özetleyecek olursak kişiselleştirilebilir web tasarımına ihtiyacımız var. Kullanıcılara metin büyüklüğü, renk/kontrast ayarları, sayfa içinde gezinme tercihleri (soldan sağa ya da sağdan sola) ve sesli içerik alternatifleri sunulması gerekiyor. Her sayfada ana sayfa, yardım ve diğer sayfa seçeneklerinin bulunması, gezinme butonlarının büyük ve anlaşılır olması da engellilerin ve yaşlıların web deneyimlerini kolaylaştıracak unsurlardan.

Engellilere yönelik web uygulamaları

Gelişen teknoloji ile birlikte, engellilere yönelik mobil uygulamalarda da artış olduğunu görmekteyiz. Ekran okuyucu özelliği olan “Google Talkback”, “sesli hesap makinesi”, “Cool Reader” ve “Seslenen Kitap” gibi sesli kitap uygulamaları, “Navigasyon Türkiye’de” gibi lokasyon temelli uygulamalar, sesle yazmayı hızlı ve kolay hale getiren “Google Klavye” ve “Konuş Yazdır” uygulamaları güncel mobil uygulama örnekleri olarak sıralanabilir.

Henüz Türkçe hizmet vermeyen “Blind Square” de yardımcı bir araç. Görme engelli bireylere mobil destek olmak için hizmete sunulan bu uygulama, yer bildirim araçlarından Foursquare desteğiyle çalışmakta. Uygulama, kullanıcılara bulunduğu noktada, belirlediği genişlikte ve kategoride bir yer taraması yapma olanağı sağlıyor ve bu bilgileri sesli olarak paylaşıyor. Nesne tanıma uygulaması “Cam Find” ise çevrenizdeki herhangi bir nesnenin fotosunu çekip, ne olduğunu sesli olarak öğrenmenize olanak sağlıyor.

Bu çalışmaların hepsi çok değerli. Ancak en büyük bariyerlerden biri dil. Çoğu Türkçeyi desteklemiyor. Diğer bir sorun ise, büyük heves ve yatırımlarla başlayan bu uygulamaların uzun soluklu olamaması. Kaldı ki çoğu kez tanıtımları da yeterince yapılamıyor. Ekran okuma teknolojilerinin ucuzlaması ve yaygınlık kazanmasını umarak, yazıyı engelliler için işe yarayabilecek bazı web siteleri ile tamamlayalım.

Türkiye’de engellilere yardım sağlayabilecek bazı web siteleri:

E- Devlette Engel Yok Projesi:

https://www.turkiye.gov.tr/e-devlette-engel-yok

İşitme engelliler için haberler:

www.sessiztv.net

http://www.trthaber.com/haberizle/isitme-engelliler/

Sesli kitap kütüphaneleri:

http://getem.boun.edu.tr/

http://www.altinoktavakif.org.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=39&Itemid=203

http://www.gormeengelliler.kadikoy.bel.tr/

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: