Facebook’taki Yalan Haberler Amerikan Seçimlerinin Kaderini mi Değiştirdi?

Gökçe ÖZSU, Bilkent Üniversitesi Y.Lisans Öğrencisi

Amerikan siyasal sisteminde kamuoyu araştırmaları, özellikle başkanlık seçimleri bakımından en önemli propoganda yapma ve kamuoyu oluşturma yöntemlerinden. Bu yüzden seçimlerden önce anket şirketlerinin yayınladığı tahminlerin, seçmenlerin hangi adaya oy vereceklerini etkilediği ve böylelikle seçimlerin belirleyicisinin kamuoyu araştırma şirketlerinin tahminleri olduğu kabul edilir. Ancak son başkanlık seçimlerinin ardından anket sonuçlarının öngördüğünün aksine ipi Cumhuriyetçi Donald Trump’un göğüslemesi bambaşka bir tartışmanın fitilini ateşledi: Facebook ve Google, algoritmalarının dezenformasyon yayarak seçim sonuçlarını etkilemekle suçlandı (journo.com.tr ).

Yeni Başlayanlar İçin Algoritma

Aslında şaşırtıcı değil, online Amerikan nüfusunun yüzde 50’sine yakını politika haberlerini Facebook’tan takip ediyor, geleneksel medya kuruluşlarının haberlerine güven gittikçe azaldığı için yeni medya araçları ile üretilen haberleri kullanıcılar daha güvenilir buluyor. (Saver) Ancak pek çok kullanıcının kaçırdığı nokta şu ki, her kullanıcının Facebook haber akışına düşen içerik farklı, dahası üretilen bir içerik sahip olduğu beğeni ve paylaşım sayısına göre haber akışında yer alıyor. Yani, üretilen bir içeriğin haber akışında yer alabilmesi için diğer içeriklere göre daha fazla sayıda beğeni ve paylaşım sayısı alması ve o içeriğin, kullanıcının önceki içeriklere gösterdiği tepkiyle şekillenen filtreden geçmesi gerekiyor. Bunun sebebi Facebook’un ödünsüz bir şekilde sürdürdüğü reklam politikaları. Yani, kullanıcıların karşılaştıkları içeriklerin doğru olup olmadığını sınayan bir mekanizma bulunmuyor. Bu bakımdan içeriklerin doğruluğu içerikleri üreten kullanıcıların insafına bırakılmış oluyor. Mesele, içeriklerin üretimi sırasında o içeriğin doğru bilgi içerip içermesinden ziyade, sistematik olarak dezenformasyon yayan hesapların Facebook ve Google filtrelemesinden sızıp haber akışında uzun süreler boyunca üst sıralarda kalması. Dezenformasyonun, seçmenlerin karar verme süreçlerini doğrudan etkilemesinin su götürmez gerçekliğinin yanında, sistematik bir şekilde dezenformasyon yayan hesapların bu platformlarda hala hayat şansı bulmaları, yani buralardan uçurulmamaları Zuckerberg’i hedef tahtasına koydu.

Aslında yalan haber, dezenformasyon yayan hesaplar, yalnızca Facebook ve Google’ın problemi değil. Twitter’da da benzer sorunlar gözleniyor: Zararlı tweetler (toxic tweets), anonim olmayı kötüye kullanan yumurta hesaplar, troller, kampanyalı içeriklerin bir kısmı, trend topic’e girmek için bot hesap kullanımı gibi şeyler. Ancak, önceden de belirtildiği gibi gündem takibinde Facebook’un daha fazla kullanıcı tarafından kullanılması bu seçimde Facebook’taki sorunları daha görünür hale getirdi. Hedef tahtasına oturan Facebook’un kurucusu Zuckerberg, platformda paylaşılan haberlerin yüzde 99’undan fazlasının doğru olduğu konusunda ve Facebook’un seçim sonuçlarını etkileyecek düzeyde yalan haber barındırmadığı konusunda ısrarcı (Saver).

Elbette platformun haber akışında yer alan kaç haberin doğru, kaçının doğru olmadığını tespit etmek uzun bir araştırma gerektiriyor, ancak bu sorunu yalnızca rakamların ne şekilde tanımlanacağı meselesinden ibaret olarak görülmemeli. Algoritma, platformlarının ağ mimarilerinin en temel bileşeni olmakla birlikte, beğeni ve paylaşım sayısıyla belirlenen algoritmanın haber içeriklerinin yayılımı sırasında rakamları sınamaktan daha fazlasını yapmalı. Sıradan kullanıcıların içerik üretimi ile haber içeriklerinin aynı muameleyi görmeleri bu tartışmanın ortaya çıkması konusunda önemli. Facebook’un önceki yıl kullanıma sunduğu Instant Articles (aljazeera.com.tr) hizmeti, burada yer alan haberlerin sıradan kullanıcılar tarafından üretilen içeriklerden ayırması bakımından değerli kabul edilebilir ancak çok az haber platformunun bu hizmette yer alması ve özellikle de yerel medya kuruluşları ile yurttaş gazeteciliği yapan hesapların burada yer almaması önemli eksikliklerin başında.

Sorumluluk Kime Ait?

Facebook’un doğru olmayan haber içeriklerinin filtrelememesinin seçim sonuçlarını doğrudan etkilediği şeklindeki argüman belki abartılı olabilir ancak yalan haberlerin platformda hala hayat şansı bulması gelecekte daha büyük sorunların işareti olabilir. Bu bakımdan hem yeni medya platformlarına hem de kullanıcılara çeşitli sorumluluklar düşüyor. Nitekim Facebook kurucusu Zuckerberg’in savunması yalnızca doğru haber barındıran içerik sayısının doğru olmayanlara göre daha fazla olmasını ileri sürmesinden ibaret değil. Zuckerberg, doğru haberi yalan olanından ayırabilmek için kullanıcılara da iş düştüğünü hatırlattı. (Ingram) Bu doğru bir nokta olarak kabul edilebilir. Dijital içerik bombardımanından kullanıcıların ne şekilde hayatta kalacağı, doğru bilgi ile yalanı, doğrulanmış hesap ile parodi ya da troll hesabı, satirik meme’lerin aslında bir politika yapma biçimi olarak doğru bilgi barındırmayabileceğini, özellikle de doğuştan dijital olmayan kullanıcıların artık öğrenmesi gerekiyor. Bu, Facebook’un sorumluluğunu elbette ortadan kaldırmıyor. Ancak, Google’ın Avrupa ve Amerika’da haber teyit projelerini fonlama kararı alması ve yalan haber barındıran içerikleri reklam ağından çıkaracağını duyurmasına kadar Facebook bu konudaki eleştirilere karşı kendini savunması dışında kayıtsız kaldı ancak daha sonra yalan haber içeriklerini artık reklam ağında barındırmayacağını duyurarak geri adım atmış oldu. Google’ın zaten bir süredir gazeteciler için dijital haber doğrulama uygulamaları/eklentileri geliştirilmesi üzerinde çalıştığı biliniyor.

Etik Nerede Aranmalı?

Haber üretiminde etik sorumluluk yalnızca platform geliştiricilerinin ya da onları üre/tüketen kullanıcıların üzerinde olamaz. Konvansiyonel medya kuruluşlarının editoryel birimlerinin de sorumlulukları elbette göz ardı edilemez. Amerika nüfusunun yarısı haberleri Facebook üzerinden takip etmesi gerçeğinden de bu sonuç çıkarılamaz. Yalnızca Amerika nüfusu değil, 2016 yılının bitiminde internete erişebilen kullanıcı sayısı dünya nüfusunun yarısını oluşturacağı bir projeksiyondan baktığımızda, daha fazla sayıda kullanıcı güncel toplumsal siyasal gelişmeleri yeni medya araçlarından takip edecek, ve şimdiye dek bahsettiğimiz sorunlar, eğer kısa vadede çözülmezse daha büyük tartışmalara hatta skandallara sebep olma potansiyeli taşıyacak.

Bazı konvansiyonel medya kuruluşlarının geçmişte yalan haber üretmiş ya da üretiyor olmaları, haberlerin yeni medya platformuna entegre olduğu dijital çağda önemini yitirmiş bir tartışma konusu değil. Yeni medya platformlarında yer alan haberlerin önemli bir kısmı konvansiyonel medya kuruluşlarının editoryel masalarından geçiyor ve en azından platformlarda içerik olarak yer alıncaya kadar haber üretiminin temel etik kurallarının sorumluluğundan kaçamıyor. İkinci Irak Savaşı öncesinde yayımlanan ve Irak’ta kitle imha silahlarının bulunduğuna dair haberlerin dünyanın en büyük medya kuruluşları tarafından üretildiği akıldan çıkarılmamalı. Bu noktada, yani konvansiyonel medyanın haber üretimindeki sorumluluğu günümüzde de geçerliyken, yeni medya platformlarının daha fazla sorumluluk üstlenmesi, en azından içerik bombardımanına tutulmuş ve sıradan, medya okuryazarlık seviyesi ortalama olan kullanıcılar için haberi doğrulama yollarını kolaylaştıracak şekilde ağ mimarisini geliştirilmesi, ya da en azından yalan haber olduğu ortaya çıkmış bir içeriğin platformlarda barındırılmaması hayati.

İçerik üretiminde ne gibi bir etik anlayış sergileneceği bambaşka bir tartışma konusu olmakla birlikte, söz konusu içerikler habercilik için üretildiğinde meselenin rengi değişiyor. Bir kullanıcı elbette doğru bilgiler içermeyen içerikler üretip bunu paylaşabilmeli, bunun aksi düşünce özgürlüğünün engellenmesi anlamına gelirdi, ancak haberlerin Facebook gibi yeni medyanın ana akımında üretilip dolaşıma sunulması sırasında haberlerin doğruluğunu sınayacak etik değerlerden ödün verilmemeli.

Referanslar

@JournoComTr. “Yalan Haberlerler Google Ve Facebook’a Politika Değiştirtiyor –                                          Journo.” Journo. N.p., 2016. Web. 24 Nov. 2016.

“Facebook Haber Içeriği Sunmaya Başladı.” Al Jazeera Turk – Ortadoğu, Kafkasya,                     Balkanlar, Türkiye Ve çevresindeki Bölgeden Son Dakika Haberleri Ve                                             Analizler. N.p., n.d. Web. 24 Nov. 2016.

Ingram, M. “Mark Zuckerberg Continues to Miss the Point on Facebook and                                                  Media.” Fortune. N.p., 13 Nov. 2016. Web. 24 Nov. 2016.

Saver, J. “Should Facebook root out fake news?”. Audio blog post. Reuters.                                                                       soundcoud.com 14 Nov. 2016, Web. 24 Nov. 2016.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: