Video Aktivizmde Kavramlar Sorunlar Uygulamalar kitabı çıktı…

 Screen Shot 2018-04-04 at 16.35.03

 

İçindekiler
Önsöz :İntikam, Zafer, Tanıklık, Boşluk, Gerçeklik Olarak Video ve Ondan Doğan Aktivizm – Aslı Telli Aydemir                                    
  1. Bölüm: Video Aktivizm: Kuram, Etik ve Hukuk
Alternatif Medya ve Video Aktivizmi – Ahmet Taylan
Video Aktivizm ve Etik: Gerçeklik, Tanıklık, Bakış – Gülsüm Depeli
Dijital Bir Hak Mücadelesi Olarak Video Aktivizm ve Video Aktivistlerin Yaşadığı Hukuki Sorunlar – Faruk Çayır
Sosyal Ağlarda Video Aktivizm – Gülüm Şener
  1. Bölüm: Video Aktivizm: Teknik ve Teyit
Video Aktivizminin Teknik Temelleri – Nihan Gider Işıkman
Görgü Tanığı Videoyu Doğrulamak: İnsan Hakları İhlalinin
Kamera Görüntüsü Nasıl Doğrulanır Witness / Çeviri: Derya Güçdemir
Etik İlkeler: İnsan Hakları Haberciliğinde ve Savunuculuğunda Görgü Tanığı Videolarını Kullanmak Witness / Çeviri: Derya Güçdemir
  1. Bölüm: Video Aktivizm: Yerel ve Küresel Pratikler
Röportaj: Tanıklıktan Öz-KayıtaVideo Eylemcinin  Konumu: Karahaber ve Seyr-i Sokak Örnekleri Dr. Şirin Fulya Erensoy
Politik İtaatsizliğin Kolektif Hafızası  Özge Çelikaslan, Alper Şen / Artıkişler Kolektifi, bak.ma
Video Aktivizminin Türkiye Serüveni / BalıkBilir – İnadına Haber – Onur Metin
Yerli Objektifin Dışında: Zapatistalar ve Otonom Video   Yapımı- Alexandra Halkin

Önsöz

İntikam, Zafer, Tanıklık, Boşluk, Gerçeklik Olarak Video ve Ondan Doğan Aktivizm[1]

Aslı Telli Aydemir[2]

Bu; yeni keşfeden bir çocuk hevesiyle kaydedilenleri izleyip, tartismalari dinleyen, yazılanları tek solukta yutan bir amatörün önsöz denemesi… Sıcak Mayıs günlerinden ikisinde, aynı zamanda hoş bir tesadüfle doğum gününe denk gelen pazarlardan birini, atölyenin tekinde geçirmeye neden bu kadar hevesli olur ki insan?

Dziga Vertov´un kameradan yansıyan dünyasını kuramsal olarak tartışmaya açan derslerden, sokaklarda hak mücadelesi sürdürenlerin gözü, kulağı olmaya doğru giden bir yolculuk bu… Görüntünün estetik ve artistik ilişkisini Spinoza’dan Ulus Baker’e uzanan çalışmalarda anlamaya çalışırken gözlerini kaybeden, anlık bombalarla sayısız parçalara ayrılan bedenleri gördük. Çeviremedik yüzümüzü sosyal medyaya, her ne kadar kendi sokağımızda yürümeye cesaret edemesek de…Ve tabii en ama en acısı, alıştırıldık bu insanlık dışı görüntülere!!

Bu yazıyı yazmam konusunda beni teşvik eden sevgili Gülüm Şener çok emek verdi bu alanda; onu bu derlemeye katkı sunanlar arasında ilk olarak anmak gerekir. Daha önce gençlerin dijital aktivizmi üzerine benim bir çalışmama sosyal hareketlerle ilgili gerçekleştirdiği alan araştırmasıyla katkıda bulunan Gülüm, bu kez sosyal ağlarda video aktivizm üzerine düşünmemizi istiyor. Toplumsal değişimi sağlayan amatör çekimler, video aktivist kimliği, ağlar üzerinde video aktivizm, direnişi sahnelemek, kolektif gayri maddi emek, viralleşme, videonun kanıt niteliği ve gerçek sonrası-post-truth– üzerinde durduğu belli başlı konular.  Kadın örgütlerinin gözetlenmesine kadar varan bir ekosistemin varlığından haberdar ediyor bizi Türkiye’de yaşanan son durum analiziyle…

Sevgili Gülüm Şener ve Faruk Çayır’la aynı zamanda Alternatif Bilişim Derneği´nde birlikte çalışıyoruz. En önemli ortak emek verdigimiz çalışmalardan biri, iki yılda bir gerçekleştirdiğimiz Ulusal Yeni Medya Kongresi (www.yenimedya.org.tr) ve “Türkiye’de İnternetin Ahvali” başlıklı yıllık raporlar… Faruk Çayır, bu derlemede “Dijital bir hak mücadelesi olarak video aktivizm ve video aktivistlerin yaşadığı hukuki sorunlar” başlıklı yazısıyla dikkat çekiyor. Derneğin aynı zamanda hukuk danışmanlığını üstlenen ve her sorunda hızır gibi yetişen sevgili Faruk Çayır, video aktivistlerin kaydedilenlerin hesabını verebilen, hak ve özgürlük mücadelesi veren, tanıklık eden, aktif kaydedici rolünü hatırlatıyor yazısında. Thomas Harding’den (2001, s.1) yola çıkarak, video aktivistin elinde bir kameranın polis şiddetini caydırıcı, güçlü bir politik araca; bir kurgu setinin siyasi gündem oluşturma aracına; bir video yansıtıcının ise kitlesel farkındalık yaratan bir mekanizmaya dönüşebileceğini vurguluyor.

Video aktivizm ve hukuk ilişkisine gelince, materyalleri dağınık ve kolektif çalışma olmasının getirdiği düzensizliğe rağmen kitlelere gerçekleri gösteren bir edim olan video aktivizm, delil ya da ispat aracı olarak önem taşıyor. Bir insanın kendi rızası olmadan çekilen ve anonim olmayan videoların kanıt olarak kullanılması ise yasak. Ancak ceza davalarında kişi hakkında olumlu bir durum oluşturuyorsa, hakimler videoların yorumlanmasına sıcak bakıyor. Türkiye’de videoları daha çok kamu kurumları kanıt olarak kullanıyor. Çoğunlukla göstericilerin yargılandığı davalarda kullanımına rastlanıyor. Aynı zamanda ceza davalarında, suç işleyen kamu görevlilerinin teşhisinde de kullanılıyor. Bu videoların özellikle kolluk kuvvetlerinin şiddet eyleminin kanıtlanmasında kullanımı da son 10 yılda kayda değer biçimde arttı. Bu bağlamda hukukçular ve yargı organları açısından önem taşıyor. Veri kaynaklarının güvenilirliğini teyit etmek (bkz. teyit.org), video aktivistler ve bu konular üzerine araştırma yapanlar, haberciler için vazgeçilmez bir pratik olmalı.

Tüm bunların yanında, Youtube’un ve diğer paylaşım platformlarının tartışmalı güvenilirliği üzerinde durmak gerekiyor. Creative Commons  lisansı ise paylaşım ve dağıtımı kolaylaştırma açısından şart. Görüntülerin toplumsal fayda sağlaması açısından muhalif olması kaçınılmazken, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu da bu görüntülerin özerkliğine işaret ediyor. Video aktivistlerin fikir ve eser sahibi olarak hakları mevcut. Telif hakları kaynaklı yaşanabilecek sorunlardan haberdar olmaları ve proaktif davranmaları gerekiyor. Tüm bunların yanında, arama ve dijital arama yapılabileceği gözönüne alınmalı. Açık verinin temel özelliklerinden haberdar olarak, bu anlayışın getirdiği normlara uyulmalı. Özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerle ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin temel alınabilecek önemli kararları mevcut; anonim hale getirmekle ilgili teknik koşullar sağlanmalı.

Hukuki boyut çoğu zaman gözden kaçmakla birlikte, özellikle zor gelen bakış açısı “etik” olan diyebiliriz. Gülsüm Depeli, yazısında bize gerçeklik, tanıklık ve bakış kavramları üzerinden kayıtçı pozisyonunu korurken etik ilkelere uymak gerektiğini hatırlatıyor. Öyle ki tanıklık ve amatörlük aynı zamanda eleştirellik üretiyor.  Bu eksen, Godard’ın hem tanık ve üretici, hem seyirci, hem de aktarıcı olarak imgeyle karşılaşma halinin video aktivist için “etik eşik üretme hali” üzerindeki fikirleriyle açıklanabilir. Bu eşik yerine göre esneyebilir ve sorgulanabilir; ancak video aktivistin fenomenolojik olarak eşiğin varlığından haberdar olarak üretmesi gerekir. Bu üretim planlama, çekim, kurgu ve yayılım aşamalarının tümü için geçerlidir.

Hiç kuşkusuz, teknik içeriği konuşturan temel öğedir. Dolayısıyla Nihan Gider’in “Video Aktivizmin Teknik Temelleri” başlıklı yazısı hangi ekipmanın kullanılacağı ve hakim olan görsel-işitsel dil ve kurgu biçimi açısından önemsenmesi ve paylaşılan deneyimlerin, tıpkı bu atölyeler gibi etkinliklerle paylaşılmasıyla alanın gelişmesine katkıda bulunacaktır.

Türkiye’de hep geriden gelen taraf, alanyazının oluşması, edinilen deneyimlerin var olan ve gelecek kuşaklar için birikime dönüşmesini sağlamaktır. Bu bağlamda Onur Metin’in “Video Aktivizmin Türkiye Serüveni/Balık Bilir–İnadına Haber” başlıklı katkısının uzun vadede kalıcı etkisi olacağını umuyorum. Video aktivizmin Gezi sonrası ortaya çıkan ve zamanla sönen bir edim ve uğraş olmadığı, basite indirgenemeyeceği, Türkiye’nin güncel toplumsal tarihinde ve toplumsal hareketler paydasında bir eşik olarak nitelendirilebileceğini kabul etmek gerekir. Peki ya alana medya ve kitle iletişim araçlarının ne gibi katkısı olmaktadır? Ahmet Taylan, “Alternatif Medya ve Video Aktivizmi” başlıklı yazısında, anaakım medyanın yapısal sorunları ve onun yarattığı habercilik pratiklerine dair sorunların bizi alternatif aramaya ittiğini belirtiyor (Friedland, L.A., 1996, s. 185-212). İnternet, söylem topluluklarından ibaret değildir; toplumsal sermaye ağlarından oluşur. Yeni iletişim teknolojilerinin iletişim unsurlarının hayatımıza kattığı önemli bir unsur, bu yönüdür. Bu bir kamusal alan değil, alternatif kimlik ve öznelerin hak mücadelesinin gerçekliklerinden söz etmektir. Kitlesizleştirme ve özelleştirme nedeniyle, mesajın kontrolünün üreticiye değil, alıcıya ait olması durumu (Timisi, 2003) ise yenidir ve alıcının üretimini kolaylaştırmakta ve teşvik etmektedir. Her bireyin kendi medyası olması buna işaret ediyor.

Türkiye’de video eylemcilik adıyla yeni açılan kulvara göz atan Şirin Fulya Erensoy ise “Tanıklıktan Öz Kayıta Video Eylemcinin Konumu: Karahaber ve Seyri Sokak Örnekleri” başlıklı röportajıyla 2005 yılından bugüne bir panorama sunuyor. Bu bağlamda uluslararası tanınırlığa sahip Witness adlı örgütten söz etmeden geçemeyiz. Atölyeler esnasında temsilcilerinin eğitim verdiği ve sunum yaptığı bu örgüt, özellikle sıcak savaş alanlarında hizmet veriyor ve insan hakları haberciliğinde ve savunuculuğunda görgü tanığı videolarının nasıl kullanılacağı konusunda perdeleri aralıyor. Burada dikkat edilmesi gereken can alıcı nokta, görgü tanığı olarak kabul edilen videonun nasıl doğrulanacağıyla ilgili adımları öğrenip, paylaşmadan önce gerekli teyitleri yapmak… Herhangi bir dezenformasyonla karşılaşıldığında bunun hızlıca düzeltilmesini sağlamak da ortaklaşılan ağların harekete geçirilmesindeki beceriye bağlı.

İşte yine dönüp dolaşıp “dijital okuryazarlıklar” konusuna  geri dönüyoruz. Bir an için Meksika’nın  Chiapas bölgesinde yaşayan Zapatistalar’a çevirelim kameramızı… O bölgede katılımcı gözlem pratikleriyle atölyeler düzenleyen ekipten Alexandra Halkin anlatıyor deneyimlerini. Chiapas Media Project adıyla anılana kadar geçirilen aşamaları tasavvur etmek bile güç. İnsanoğlunun doğayla mücadelesinin en çetin anında kaydedilen görüntülerin, o görüntülerin beden bulduğu kişilerce izlenmesi bile başlı başına bir şölen!.. Otonom videonun tam olarak ne anlama geldiğini, kendi özerk yaşamlarıyla ifade eden Zapatistalar’ın video aktivizmle tanışma öyküsünü kaçırmayın lütfen. Hızlı ilerleyebilmek için fikir, literatür ve kaynak üretmek gerekiyor. Umarız bu kaynak bir klavuz görevi görür ve ilham verir bu alanda emek verenlere…

Nefis bir emek-yoğun, kolektif örnekle son verelim söze: Artık İşler: Politik İtaatsizliğin Kolektif Hafızası (Artik işler kolektifi, bak.ma), önünde saygıyla egiliyoruz Arşiv, disiplin toplumuna hizmet ederken, son 10 yılda kurumsal olmayan işlerin, sosyal hareketlerin kolektif olarak görsel arşivlenmesiyle sivil bir faaliyet haline geldi. Görüntü yükleme ve sızdırmanın politik itaatsizlik örneği olarak incelenmesi; müştereklerin gündelik hayat pratiklerini yansıtan, otonom, açık kaynaklı arşivleme pratiklerini görünür kıldı. Belgeleme, bir müdahale, bir eylemdir; arşivleme ise bir kolektif projenin parçasıdır (Appadurai, 2003, s. 14-25).

Bak.ma anti arşiv manifestosundan esinleniş:

Medyanın ve sosyal medyanın duygularımızı ve aklımızı denetleyici, sansürleyici, pasifize edici mekanizmalarından sıyrılabilmek, karşı medyalarımızı ve direniş alanlarımızı genişletmek için;

Birden fazla formu, ara formları bir arada kullanmak; sanattan, sosyal bilimlerden, sinematografiden eyleme uzanan geçişken alanların işleyişini birlikte düşünmek, izlemek, paylaşmak ve tasarlamak için;

iktidarların dayattığı zamansallıktan zaman dışına sıçramak için;

Anti-Arşiv!

Ve tabii “Yaşasın İnsan Hakları Savunuculuğuna yeni boyut getiren Video-Eylem!”

Kaynakça

Appadurai, A. (2003). Archive and Aspiration. Joke Brouwer and Arjen Mulder (ed). Information is Alive icinde (ss 14-25). Rotterdam: V2_Publishing /NAI publishers.

Friedland, L.A. (1996). “Electronic Democracy and the new citizenship”. Media, Culture and Society. Vol. 18. Ss. 185-212.

Harding, T. (2001). The Video Activist Handbook. London: Pluto Press.

Timisi, N. (2003). Yeni İletişim Teknolojileri ve Demokrasi. Ankara: Dost Kitabevi Yayınları.

Vertov, D. (1995). On Kinopravda. 1924 and The Man with the Movie Camera. 1928, in: Annette Michelson ed. Kevin O´Brien tr. Kino-Eye: The Writings of Dziga Vertov, University of California Press.

[1]  Bu kitap, Mart 2016’da Ankara’da ve Ocak 2017’de Mersin’de AB fonlarından “Sivil Düşün Programı” tarafından desteklenen ve Alternatif Bilişim Derneği tarafından  gerçekleştirilen “Ses Sensin: STK’lar İçin Video Aktivizm Atölyeleri”nin eğitmenlerinin katkılarıyla ortaya çıkmıştır.

[2] Doç. Dr., Almanya Siegen Üniversitesi, kıdemli araştırmacı.

 

Reklamlar

3 Responses to Video Aktivizmde Kavramlar Sorunlar Uygulamalar kitabı çıktı…

  1. Clement dedi ki:

    Hocam selamlar,

    Kitabı hiçbir yerde bulamıyorum; yardımcı olabilir misiniz? Nereden temin edebilirim?

    Teşekkürler.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: