Eleştirel Dijital Okuryazarlık: Güvensiz Medya Çağı için 10 Temel Okuma

Çev. Şule Karataş Özaydın/Hacettepe Üniv.İletişim Fak.Ar.Gör.

Yanlış bilgi ve güvensizlik, çağımızın bir parçası oldular. Bu olumsuzluklar, eleştirel dijital okuryazarlığı nasıl temin edeceğimiz sorusunu çok daha önemli hale getirdiler. LSE, Medya ve İletişim Fakültesi’nde araştırmacı olan Gianfranco Polizzi, bizlere şu an içinde yaşadığımız güvensiz medya çağında eleştirel dijital okuryazarlığı anlamamızı kolaylaştıracak 10 temel okuma tavsiye ediyor. Bu 10 temel okumayla ilgili Polizzi şu bilgileri paylaşmaktadır:

  1. Faith Rogow’un 2015 yılında yayınlanan “Media Literacy in Early Childhood Education: Inquiry- Based Technology Integration” başlıklı yazısı: Technology and Digital Media in the Early Years: Tools for Teaching and Learning adlı kitapta yer alan bu yazı, medya okuryazarlığı eğitiminin erken çocukluk dönemi için gelişimsel açıdan uygun olduğunu öne sürmektedir. Yazar, medya okuryazarlığına medya içeriğiyle ilgili muhakeme yapmayı ve düşünümselliği bir araya getiren bir yaklaşım olarak önem atfedilmesi gerektiğini vurgulayarak çocukluk eğitiminin hem riskten kaçınma hem de öğrenme üstüne yoğunlaşması gerektiğini savunmaktadır.
  2. David Buckingham’ın 2007’de yayınlanan “Digital Media Literacies: Rethinking Media Education in the Age of the Internet” başlıklı makalesi: Bu makale, eleştirel yaklaşımı destekleyerek teknik becerilerin internet kullanımı için gerekli olduğunu öne sürerek işlevsel bir yaklaşımdan dijital okuryazarlığına geçiş yapmaktadır. Kullanıcıların yeterliliğinden ne beklememiz gerektiği hususunda algılarımızı genişletmektedir. Makalede, içeriğin doğruluğunu ve dolayımlanmış temsilleri değerlendirmenin ötesine giden bir eleştirel dijital okuryazarlık ortaya konmaktadır. Makaleye göre, eleştirel dijital okuryazarlık,  internetle ilgili daha geniş kapsamlı bir anlayış sunmalı ve internetin sahiplik, fonlama, düzenleme ve reklam konularıyla yakından ilişkili ekonomi politik yapılardaki rolünü irdelemelidir.
  3. Renee Hobbs’un 2010 yılında yayınlanan Digital and Media Literacy: A Plan of Action başlıklı kitabı: Korumacı yaklaşım çoğunlukla çocukların uygunsuz içeriğe karşı korunması ve mahremiyet ile güvenlik meseleleri üzerinde durmaktadır. Güçlendirici yaklaşım, geleneksel ve dijital medyanın kendini ifade etme, iletişim kurma ve sosyal hayata katılma için kullanımının olanaklılığı üstüne yoğunlaşmaktadır. Yazar, her iki yaklaşımın aynı paranın iki yüzü şeklinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Yazara göre, kişisel, sosyal ve kültürel fayda sağlamak enformasyon hakkında akıllıca seçimler yapmaktan geçmektedir. Çevrimiçi içeriğin üretimi ve eleştirel değerlendirmesi hem gençler hem de yaşlılar için dijital çağın temel yurttaşlık becerileridir.
  4. Ola Erstad and Synnøve Amdams’ın 2013 yılında yayınlanan From Protection to Public Participation başlıklı çalışması: Yazarlar, medya okuryazarlığına bütüncül bir anlayış getirmektedirler. Bu bütüncül anlayış şunları içermektedir: 1) bireysel yetenekler 2) demokratik yurttaşlık bağlamında bir sosyal olgu ve 3) içeriğin, medya sistemlerinin ve kurumlarının eleştirel değerlendirilmesi. Medya ortamının güç yapılarına nasıl gömülü olduğunu anlamak için alternatif medyanın rolüyle birlikte üreticilerin amaçlarını, medya tüketiminin ve kullanıcı türevli içeriğin üretimini değerlendirmek gerekmektedir.
  5. Douglas Kellner ve Jeff Share’in 2007 yılında yayınlanan “Critical Media Literacy, Democracy, and the Reconstruction of Education” başlıklı çalışması: Macedo ve Steinberg’in Media Literacy: A Reader kitabında bir bölüm olarak yayınlanan bu çalışma, demokrasi için eleştirel medya okuryazarlığının gerekliliğine dikkat çekmek için eleştirel pedagoji ile kültürel çalışmalardan yararlanmaktadır.
  6. Robert Duran, Bill Yousman, Kaitlin Walsh ve Melanie Longshore’un 2008 yılında yayınlanan Holistic Media Education: An Assessment of the Effectiveness of a College Course in Media Literacy başlıklı çalışmaları: Bu çalışmada eleştirel medya okuryazarlığının yüksek öğrenime entegre edilmesinin öğrencilere, medya yapılarını anlamalarında ve medyanın etkileri noktasında farkındalık kazanmalarında önemli olduğu iddia edilmektedir. Kahne ve arkadaşlarına göre, dijital okuryazarlık eğitimi- çevrimiçi içeriğin nasıl yaratılacağı, paylaşılacağı ve eleştirel değerlendirileceği eğitimi- politik faaliyetlerin giderek çevrimiçinde icra edilmesiyle ve farklı bakış açılarına maruz kalmakla ilişkilidir.
  7. Katherine Fry’ın 2014 yılında yayınlanan What Are We Really Teaching?: Outline for an Activist Media Literacy Education başlıklı çalışması: De Abreu ve Mihailidis’in Media Literacy Education in Action: Theoretical and Pedagogical Perspectives başlıklı kitabında yayınlanan bu çalışmada yazar, dijital okuryazarlığın internetin demokratikleştirme potansiyeli ile yapısal sınırları hakkında farkındalığı içermesi gerektiğini tartışmaktadır. İnternet çoğunlukla iletişimi merkezsizleştirme ve ifade özgürlüğünü olanaklı kılma potansiyeli sebebiyle övülmektedir. Aynı zamanda, internetin demokratikleştirme potansiyeli veri gözetimi, mahremiyet sorunları ve hükümetin onu kontrol etme çabası yüzünden sınırlı kalmaktadır.
  8. Henry Jenkins, Sangita Shresthova, Liana Gamber-Thompson, Neta Kligler-Vilenchik ve Arely Zimmerman’ın 2016 yılında yayınlanan By Any Media Necessary başlıklı kitabı: Bu kitapta yazarlar, yaratıcılığa ve çoklu iletişim şekillerine vurgu yaparak eleştirel pedagoji üzerine yoğunlaşmaktadır. Kitapta yer alan durum çalışmalarıyla çevrimiçi topluluk platformlarında gerçekleşen ağlaşmış sivil katılımın, düşünümselliği, sosyal ve politik meselelerde eleştirel düşünmeyi teşvik ettiği ortaya konulmaktadır.
  9. Luciana Pangrazio’nun 2016 yılında yayınlanan Reconceptualising Critical Digital Literacy başlıklı çalışması: Yazar çalışmasında eleştirel pedagoji geleneğini, kullanıcıların dijital eleştirileri yerine toplumsal eleştirileri üzerinde durduğu için eleştirmektedir. Yazar ayrıca, Yeni Okuryazarlık Çalışmalarını (New Literacy Studies) dijital medyada kullanıcıların yaratıcı pratiklerine fazla yoğunlaştığı ve eleştirel muhakemeyi dikkate almadığı gerekçesiyle eleştirmektedir.
  10. Divina Frau-Meigs, Irma Velez ve Julieta Flores Michel’in 2017 yılında yayınlanan Public Policies in Media and Information Literacy in Europe: Cross Country Comparisons başlıklı kitabı: Medya okuryazarlığının farklı tanımları farklı politikalara yol açmaktadır. Bu kitap, medya okuryazarlığına sosyal ve demokratik katılım için gerekli olan bilgi, beceri ve yetkinliğin bir araya geldiği bütüncül bir tanım getirmektedir. Kitapta özel sektörün dijital okuryazarlığı, çalışabilirliği arttırmanın ve liberal ekonomiyi güçlendirmenin bir yolu olarak teşvik ettiği tartışılmaktadır. Diğer taraftan kamu sektörü ve eğitim sistemi ise medya okuryazarlığın eleştirel bir aktivite olarak desteklemektedir. Bu çalışmaya göre, medya okuryazarlığı yalnızca medya sistemlerini değerlendirmek değildir; medya okuryazarlığı, dijital çağda toplumun bir parçası olmak için gerekli olan bilgi ve becerilere sahip olmayı gerektirmektedir.

Tavsiyeler

Polizzi’nin önerdiği 10 temel okuma, eleştirel dijital okuryazarlığa nasıl yaklaşılması gerektiği konusunda bizlere ipuçları vermektedir. Bu okumalardan neler çıkarabiliriz?

  • Eleştirel dijital okuryazarlık, yalnızca çevrimiçi içeriği değerlendirmek demek değildir. Eleştirel dijital okuryazarlık, internetin üretim ve tüketim süreçlerini, demokratikleştirme potansiyelini ve yapısal sınırlılıklarını anlamakla ilgilidir.
  • Eleştirel dijital okuryazarlık, tüm yaş gurubundaki insanların yanlış bilgiden korunması için gereklidir. Bununla beraber, eleştirel dijital okuryazarlık sosyal katılımı desteklemesi ve sivil ve politik güçlenmeyi sağlaması açısından önemlidir.
  • Eleştirel dijital okuryazarlık, bize sosyal meseleler üzerine eleştirel düşünmemizi ve kurumsal ya da kurumsal olmayan politikayla ilişki kurmamızı sağlayabilir. Politikayla ilişki kurulması örneğin, alternatif medyaya ya da aktivizme katılımla mümkün olabilir. Yine de, dijital olabilmek için, eleştirel dijital okuryazarlığı internet ve dijital ortamla ilgili bir anlayışa ihtiyaç duymaktadır.
  • Kamu sektörü, özellikle eğitim sektörü, eleştirel dijital okuryazarlığa bütüncül bir yaklaşım kazandırmak ve bunu desteklemek için bir sorumluluğa sahiptir. Burada amaç, dijital teknolojilerin dolayımı sayesinde demokratik ve sosyal katılıma katkı sağlamaktır.

Polizzi, her yaştan yurttaşın eleştirel dijital okuryazarlığına ihtiyaç duyduğunu belirtmektedir. Özellikle içinde bulunduğumuz post-hakikat döneminde sorumluluk yalnızca hükümetlere, kurumlara, gazetecilere ya da uzmanlara ait değildir. Her yurttaşın bu çağda bir sorumluluğu olmalıdır. Bu sorumluluğun kazandırılması için eleştirel dijital okuryazarlığı önemli bir rol oynamaktadır.

*Orijinal blog yazısı için bakınız:

http://blogs.lse.ac.uk/parenting4digitalfuture/2018/08/29/critical-digital-literacy/

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: