İletişim Çalışmaları Bağlamında Dijital Hikâye Anlatımı: Kavramlar ve Türkiye Deneyimi (2018) kitabı üzeri

Sıradan sesleri, sözlere dolaşıma sokmaya adanmış bir hikâye: İletişim Çalışmaları Bağlamında Dijital Hikâye Anlatımı: Kavramlar ve Türkiye Deneyimi (2018) kitabı üzerine (İst.:Alternatif Bilişim Derneği)

Yazan: Dr. Şengül İnce/Hacettepe Üniv. İletişim Fak.

Hikâyeyi biliyoruz da dijital hikâye nedir diye aklınızda bir soru varsa Burcu Şimşek’in İletişim Çalışmaları Bağlamında Dijital Hikâye Anlatımı: Kavramlar ve Türkiye Deneyimi (2018) adlı çalışması, size aradığınız cevabı verebilir. Kitabı okumaya başladığınızda sadece bu sorunun cevabını değil aynı zamanda:

Hikâye nedir? Hikâye’nin söylendiği gibi bir gücü var mıdır? Kişisel hikâyeler anlatılmaya, paylaşılmaya değer midir? Deneyim denilen şey, size ya da başkalarına ne  anlatır? Sözlü kültürün en önemli “mesleği” hikâye anlatıcısı kimdir, neden önemlidir? Hikâye ile öykü aynı şey midir? sorularının da cevabını bulabilirsiniz.

Kitap, Burcu Şimşek’i Türkiye ile Avustralya arasında başlayan yolculuğu sırasında dijital hikâye anlatımı ile tanıştıran, Avustralya’daki dijital hikâye anlatımının yaygınlaşmasında öncü QUT Yaratıcı Endüstriler Fakültesi kurucu dekanı, bu konuda dünyadaki en önemli isimlerden biri ve aynı zamanda Şimşek’in doktora tez danışmanı olan, John Hartley’nin önsözü ile Alternatif Bilişim Derneği tarafından yayınlandı. Kitabın yayıncısı olan Alternatif Bilişim Derneği, “bilişim teknolojilerinin özgürce kullanılmasını, teknolojinin insanı ve toplumu özgürleştirmesi amacıyla kullanılması için mücadele etme” amacıyla bilgi ve iletişim teknolojileri konusunda çalışmalar yürütmektedir. Kitabın, Dernek tarafından açık kaynak olarak yayınlanması bu bağlamda hem Derneğin amaçlarına hem de Şimşek’in toplumda kadınlardan başlayarak özelikle dezavantajlı grupların sesini duyurma çabasına katkı sunuyor. Açık kaynak olarak hazırlanan kitabın içinde yer alan hyperlinkler de okuyucunun, referanslara ve kitap içinde dökümü yapılan 60’dan fazla atölyeye ve hikâyelere rahatça ulaşmasını sağlıyor.

Şimşek, kitabı okumayı başladığınızda nasıl bir hikâye okuyacağınıza dair ipuçları veriyor “Yola Çıkarken” adlı Giriş Bölümünde. Kitabın kapak fotoğrafında yer alanların hikâyeleri, aynı zamanda kitabın yazarının kendi hayat hikâyesini de belirliyor. Yollarda, farkı ülkelerde, farklı kültürlerden tanışılanlarla kurulan ve yazılan bir hikâye. Haliyle hikâyenin pek çok tarafı var, taraflar hikâyeleri paylaştıkça çoğalıyor, yayılıyor. Şimşek de bu kitabı, hem hikâyeyi daha fazla insanla paylaşmak hem de hikâyenin diğer taraflarına teşekkür için kaleme alıyor bir yandan.

Burcu Şimşek’in “ailemin kadınlarına” ve “yoldaşım kadınlara” diyerek başladığı çalışması, onun akademik çalışmalarındaki toplumsal cinsiyet hassasiyetini anlamamız için bir, ilk ipucu gibi. Şimşek, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Kadın Çalışmaları Anabilim Dalı’nda tamamladığı yüksek lisans çalışmasında kadınların konuşmalarına ve bu konuşmalardaki asimetrilere odaklanırken de  doktora çalışmasını yaptığı Avustralya Queensland University of Technology  (QUT)’de dijital hikâye anlatımı atölyeleri ile tanıştığında da odağında hep toplumsal cinsiyet ve kadınlar var. Şimşek, dijital hikâye anlatımı atölyelerini ve bu atölyelerden çıkan ürünlerin kadınların, kamusal alanda görünürlüklerine ve seslerinin daha fazla duyulmasına yardımcı olacak yeni bir form olduğunu düşünerek binlerce kilometre uzaklıkta yeni bir maceraya başlıyor. İletişim Çalışmaları Bağlamında Dijital Hikâye Anlatımı: Kavramlar ve Türkiye Deneyimi adlı çalışma da 2009 yılında Hacettepe Üniversitesi’nde kurulan Dijital Hikâye Anlatımı Atölye ekibiyle birlikte Şimşek’in yazmaya devam ettiği hikâyeyi anlatıyor.

iletisim_kitap_Rev5_KAPAK

Şimşek ve ekibi, dijital hikâye anlatımı atölyelerinde insanların hikâyelerini topluluk içinde anlatmalarını, ses ve sözlerini dijital hikâyelere dönüştürmelerini sağlarken, bu hikâyeleri “www.digitalstory.hub” adresinde biriktiriyor ve paylaşıma açıyor. İletişim Çalışmaları Bağlamında Dijital Hikâye Anlatımı: Kavramlar ve Türkiye Deneyimi kitabı ise Şimşek’in hem ekibiyle birlikte yürüttüğü atölyeler hem Hacettepe Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde yürüttüğü “Dijital Hikâye Anlatımı” yüksek lisans dersinde hem de bu bağlamda ürettiği akademik metinlerde kullandığı kavramları, atölye süreçlerini ve pratiklerini, dijital hikâye anlatımı hareketinin dünyadaki kaynaklarını ve Türkiye’deki hareketi ve konumunu anlatmak için kaleme aldığı bir çalışma.

Kitabın Giriş Bölümünden sonraki “Hareket ve Anahtar Kavramlar” başlıklı ikinci bölümünde, Walter Benjamin’in hikâye anlatıcısı ile karşılaşırken sözlü kültürde hikâyenin gündelik yaşamdaki rolünü ve gücünü, hafızanın önemini, sözlü kültürün kaybolan hikâye anlatıcısının yerine modern zamanların teknoloji dolayımlı hikâye anlatıcılarının geçtiğini farkediyorsunuz. Hikâye anlatımının bu yeni dönemdeki dijital halinin, üretici-tüketiciler için ne anlama geldiğinin altının çizildiği bölümde okuyucu, kitabın çıkış noktası olan dijital hikâye adlı yeni medya formunun ve bu formun ortaya çıkmasını sağlayan atölye ortamı hakkında geniş bir bilgiye sahip oluyor. Dijital hikâyeler ve dijital hikâye anlatımı atölyeleri, deneyime önem veren, sesi önceleyen, gerçek insanların hikâyelerini dillendiriyor, bir araya getiriyor ve paylaşıma açıyor.

“John Hartley’nin haikuya benzettiği dijital hikâyeler, üretildiği atölyenin süresine bağlı olarak 2-4 dakika arasında, anlatıcının kendi sesi ile anlattığı, hikâyesinin ses kaydına eşlik eden, anlatıcının seçtiği ya da ürettiği görsellerle oluşturulan amatör bir formdur” (s. 26). Bir atölye teması etrafında birbirini hiç tanımayan insanların bir araya geldiği atölye ortamı, hikâye çemberi adı verilen katılımcılar kadar atölye ekibi için de sürprizlerle dolu olan büyülü bir çember.  Bu çember büyülü çünkü birbirini hiç tanımayan insanlar bir anda kendilerini, belki daha önce hiç paylaşmadıkları özel anlarını, deneyimlerini, hikâyelerini anlatmaya başlıyor.  Katılımcılar ve atölye ekibi arasında herhangi bir asimetrinin bulunmaması, gelişen etkileşimle sağlanan samimiyet, birlikte yaratım süreci, katılımcıların hem anlatan hem de dinleyen olması çemberin ve sonrasında atölyenin tüm süreçlerinin kolektif bir şekilde ilerlemesini sağlıyor.

Hikâyelerin anlatıldığı bu aşamadan sonra hikâyelerin yazılı bir nota dönüştürülmesi, ses kaydının yapılması ve görsellerin oluşturulup sesle birleştirilerek dijital hikâyelerin oluşturulması “birlikte yaratım” ve Burgess’ın “yaygın yaratıcılık” kavramlarının bir yansıması gibi.  Çünkü bu aşamaların gerçekleştiği atölye ortamı,  bilgisayara okuryazarı olan kadar olmayanı, farklı sosyo-ekonomik seviyeden olanları, farklı kültürlerden ve farklı dilleri konuşan insanları bir tema etrafında bir araya getirerek birbirleriyle deneyimlerini paylaşıp bunu yaratıcı pratiklerle birlikte bir ürüne dönüştürmelerine olanak veriyor. Tarihe kaydı düşülenlerin, haberlere konu olanların, etrafında efsaneler yaratılan kişiler ve olayların nicel azlığına karşılık milyonlarca “sıradan insanın” hayatının yok sayılmasının politikası düşünüldüğünde dijital hikâyelerin ve atölyelerin farklı bağlamlardaki demokratikleşme için taşıdığı önem de burada ortaya çıkıyor.

Kitabın “Çemberi Büyütmek” adlı üçüncü bölümü, Hacettepe Üniversitesi İletişim Fakültesi bünyesinde kurulan Dijital Hikâye Anlatımı Atölyesi’nin yukarıda bahsedilen demokratikleşme, birlikte yaratım, yaygın yaratıcılık, dezavantajlı grupları kamusal alanda görünür kılma amacını gerçekleştirmek için 10 yıldır yaptığı atölyelerin bir dökümünü yapıyor. Burcu Şimşek hem Türkiye’deki ilk dijital hikâye anlatımı atölyesinin kuruluşunu hem de on yıldır gerçekleştirdikleri atölyeleri anlatırken aslında atölyenin hikâyesini ve atölyeyi ayakta tutan katılımcıların hikâyelerini arşivliyor, kayda geçiriyor, tarihe not düşüyor.  Toplumsal cinsiyet temasının ve elbette bir feminist olarak Burcu Şimşek’in kadınların sesini duyurma konusundaki hassasiyeti sebebiyle kadınların seslerinin öncelendiği atölyelerin toplumsal cinsiyet, göç, mültecilik, sağlık iletişimi, gündelik yaşam, kent ve bellek çalışmaları, üniversite yaşamı ve kurumsal iletişim gibi pek çok alanda gerçekleştirildiğini görmek mümkün. Yürütülen 60’dan fazla atölye ile 400’den fazla hikâyenin dolaşıma girmesini sağlayarak Burcu Şimşek ve ekibi, toplumsal sorumluluk  bağlamında akademinin toplumla arasındaki bağı kurmada, dezavantajlı ve hassas grupların görünürlüğünü sağlamada yeni medyanın bu yeni formunu başarılı şekilde kullanıyor görünüyor.

Kitabın linki için bakınız: https://ekitap.alternatifbilisim.org/files/dijital_hikaye_anlatimi.pdf

Reklamlar

One Response to İletişim Çalışmaları Bağlamında Dijital Hikâye Anlatımı: Kavramlar ve Türkiye Deneyimi (2018) kitabı üzeri

  1. ceylandan dedi ki:

    İlginç … böyle bir siteden haberim bile yoktu.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: