Yeni Medya Çalışmaları II. Ulusal Kongre Kitabı yayınlandı…

Şubat 5, 2016

ymk_2

Bu çalışma 26-27 Şubat 2015 tarihlerinde Kadir Has Üniversitesi İletişim Fakültesi ve Alternatif Bilişim Derneği’nin ortaklığıyla, Kadir Has Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Yeni Medya Çalışmaları II. Ulusal Kongre’de sunulan bildirilerin tam metinlerinden oluşmaktadır.

Her birlikte yolculuğun bir hikayesi olduğu gibi, bu Kongrenin de bir hikayesi var. Hikâyenin başlangıcı temanın ve ev sahibi üniversitenin seçilmesine dayanıyor. Kongrenin teması yeni medya okuryazarlığı olarak belirlendikten sonra, bu olgunun Türkiye’de ve dünyada gelişimi, kuramsal yaklaşımlar, kavramsal tartışmaları üzerine, bir yandan yurttaş katılımına ve demokrasi kültürüne vurgu yapan öte yandan da dijital gözetim teknolojilerinin gündelik yaşam içerisindeki artan konumuna değinen geniş kapsamlı bir çağrı metni Kongre Düzenleme Kurulu tarafından kaleme alındı. Kongrenin temasının yeni medya okuryazarlığı olmasının nedeni, hiç kuşkusuz ki bu olgunun hem çevrimiçi medya ortamlarının hem gündelik yaşamımızın demokratik, özgürlükçü ve eşitlikçi bir zemin olarak inşa edilmesinde, yeni iletişim ve bilişim teknolojilerini ve ortamlarını kullanan bireylerin yetkinliklerinin ve farkındalıklarının gerçekleşmesinde yaşamsal bir role sahip olmasından kaynaklanmaktadır.

Kongre’de sunulan tüm bildirilere ait tam metinler, yazarların izinleri doğrultusunda bu çalışmada yer almaktadır. Çalışmalarını bu kitapta yayınlanmasına izin vermeyen yazarların bildirilerinin yerinde ise bildiri tam metinleri yerine özetleri bulunmaktadır. Kongre’ye kabul edilmiş, ancak çeşitli nedenlerle katılım sağlayamamış yazarların bildirilerine bu çalışmada yer verilmemiştir. İçerikte yer alan bildiri metinlerinin sıralaması, Kongre’deki oturum sırasına göre, oturum içindeki sıralama ise yazar adına göre alfabetik olarak düzenlenmiştir. Kongre boyunca yapılan sunumlar ve tartışmalar ekseninde şekillenen kongre sonuç bildirgesi de bu çalışmanın sonunda yer almaktadır.

Yeni Medya Çalışmaları II. Ulusal Kongre Kitabı
Şubat 2016, 684 Sayfa
Yayına hazırlayanlar: Burak Özçetin, Ceren Sözeri, İdil Sayımer, İrem İnceoğlu, Perrin Öğün Emre, Tuğrul Çomu
Kapak Tasarımı: : Banu Küçüksaraç
ISBN: 978 – 605 – 62169 – 5 – 4
Yazıların hakları yazarlara aittir. Bildiri metinlerindeki hata, anlam bozukluğu ve yanlışlardan metnin yazar(lar)ı sorumludur.
Tüm içerik CC Attribution-NonCommercial 3.0 Unported License altındadır.

 

PDF İndir

İçindekiler

  • I. Oturum / Katılımcı Yurttaşlık: Paradigmalar ve Uygulamalar
    • Burak Özçetin
      Yeni Medya Okuryazarlığı ve Katılımcı Yurttaşlık: Sorunlar, Paradigmalar, Uygulamalar
    • Eylem Yanardağoğlu
      Yeni Medya Okuryazarlığı, Yurttaşlık ve İfade Özgürlüğü
    • Merve Apsar Güzelkokar
      Fanatizmin Dijital Boyutu: “Futbol Fanatiği” Sosyal Ağlarda Nefret Söylemi
    • Suncem Koçer
      Türkiye’de Kitlesel Fonlama (Crowdfundıng) Kampanyaları: Kültürel Bir İnceleme
  • II. Oturum / Kuşaklar ve Kimlikler
    • Gizem Ergülşen, Ayşe Narin ve E. Pelin Baytekin
      Farklı Kuşakların Yeni Medya Okuryazarlık Düzeylerine Yönelik Karşılaştırmalı Bir Araştırma
    • Yüsra Mesude Arslan
      Kadınların Yeni Medya Okuryazarlığına İlişkin Bir Araştırma
    • Nurseli Tamer ve Sinem Vatanartıran
      Ergenlerin Teknolojik Zorbalık Algıları ve Buna Yönelik Teknolojik Zorbalık Farkındalığı Eğitimi: Pilot Uygulama
    • Ozan Kocabaş ve Selçuk Çetin
      Y Gençlik ve Dijital Aktivizm: Ankara Tuzluçayır Örneği
    • Tuğba Asrak Hasdemir
      Yeni Medya Okuryazarlığı ve Türkiye: MOY 2014 Hakkında Bir Değerlendirme
  • III. Oturum / Siyasal İletişim
    • Alev Aslan
      Ağlar Oluşturan Toplumsal Hareketler ve Yeni Medya
    • Ferah Onat ve Cudi Kaan Okmeydan
      Siyasal İletişim Çalışmalarında Adayların Sosyal Medya Kullanımı ve Demokratik Katılım: 30 Mart 2014 Yerel Seçimleri ve 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimleri Örneği
    • Gülüm Şener, Perrin Öğün Emre ve Fatih Akyıldız
      Türkiye’de Sosyal Medyanın Siyasi Katılıma Etkileri
    • Yüsra Mesude Arslan
      Sosyal Medya Fenomenleri Kanaat Önderi Olabilir Mi?
  • IV. Oturum / Yeni Okuryazarlıklar
    • Altuğ Akın, Burak Doğu ve Oral Gerek
      İnternet ve Bilişim Alanında Faaliyet Gösteren Sivil Toplum Kuruluşları Üzerine Bir İnceleme: Sınırlar ve İhtimaller
    • Aslıhan Ardıç Çobaner ve Beste Gülgün
      Sosyal Medyada Eleştirel Sağlık Okuryazarlığı: Facebook’ta Hasta ve Hastalık Örgütlenmeleri
    • E. Alper Turan
      Gökkuşağının Dijital Yansımasına Yönelik Bir Gözlem: LGBTİ STK’ların Yeni Medya Kullanımları
    • Nalan Sınay
      Yeni Medya Okuryazarlığı ve Toplumsal Dönüşüm
    • Zeynep Benan Dondurucu
      Sivil Toplum Kuruluşlarının Sosyal Medya Üzerinden Halkla İlişkiler Çalışmaları: Haytap Örneği
  • V. Oturum / Kent ve Yaşam
    • Ayça Bayrak
      “Yeni” Müzelerdeki “Yeni” Medya Araçları
    • Ergin Bulut
      Dijital Oyun Endüstrisinde Güvencesiz Çalışma: Arzu Ekonomisinde Hazzın Azalması ve Oyun Kalite Kontrol İşçilerinin (Tester) Deneyimi
    • İdil Sayımer ve Tülay Yazıcı
      Yeni Medya Teknolojileri ve Akıllı Kent Uygulamaları: Amsterdam Kenti Örneği Üzerine Bir İnceleme
    • Tezcan Durna ve Nehir Durna
      Taşrada Sosyal Medya Kullanımı: Facebook’ta Cemaatin Yeniden Üretimi
    • Yeliz Dede Özdemir
      Eleştirel Medya Okuryazarlığı ve Akıllı Telefonlar
  • VI. Oturum / Dijital Gözetim
    • Ahmet Alphan Sabancı
      Robotun Gözü: Yeni Medyada Göz, Görme ve Görünmezlik
    • Derya Tellan
      Büyük Veriyi Okumak Mümkün Mü?
    • Faruk Çayır
      İnsan Hakları Açısından Gözetim, İzleme ve Kişisel Verilerin Korunması
    • İrem İnceoğlu
      Ulusal Güvenlikten Bireysel Haklara Tarihsel Süreçte Dönüşen İnternet Söylemleri
    • Mutlu Binark ve Mustafa Altıntaş
      Veri İkizlerimizin Farkında Mıyız? Dijital Gözetimin Çeşitli Boyutlarına Karşı Farkındalık…
    • Nursel Bolat, Esennur Sirer ve Ayşegül Akaydın
      Panoptikondan Gözetim Teknolojisine: Devletin Kontrol Kurma Süreci
  • VII. Oturum / Yeni Medya Yayıncılığı
    • Erdoğan Şekerci
      ‘Kendin Çek, Kendin İzlet’ Gezi Sürecindeki Çevrimiçi Haberciliğin Performans Kuramı ile Yorumlanması
    • Murad Karaduman ve Betül Akbulutgiller
      Yeni Medyada Nefret ve Ayrımcı Söylem: Gazetelerin Twitter Hesapları Üzerine Bir Analiz
    • Ruhdan Uzun
      Türkiye’de Çevrimiçi Gazetecilik: Geleneksel Gazetelerin Yeni Medya Özelliklerini Kullanımı
    • Sibel Karaduman
      Değişen Televizyon İzleme Alışkanlıkları ve Yeni Medya
    • Tirşe Erbaysal Filibeli
      Gezi Sürecinde Yeni Medyanın Gazeteciler Tarafından Kullanımı ve Barış Gazeteciliği
    • Zeynep Özarslan
      Eleştirel Yenimedya Okuryazarlığının Geliştirilememesinde Geleneksel Medyanın Rolü 2013 Yılı Boyunca Hürriyet, Radikal ve Zaman Gazetelerinde Sosyal Medyanın –Gezi Hareketi ile Beraber- Değişen Sunumu ve Bu Sunumun Gündelik Hayattaki Karşılığı
  • VIII. Oturum / Dijital Aktivizm
    • Aslı Telli Aydemir
      Yeni Medya Okuryazarlığında Güncel Durum: Demokratik Kapasite Gelişimi Olanağı Üzerine Bir Değerlendirme
    • Gamze Göker
      Yeni Medya Okuryazarlığının Yeni Toplumsal Hareketler  İçin Sağladığı Olanaklar ve Sınırlılıkları
    • Sercan Şengün
      Video Oyunlarının Toplumsal ve Politik Değişim Potansiyellerini Okumak Amacı ile Farklı Bir Sınıflandırma Önerisi
    • Yasemin Başaran Doğan
      Dijital Hümaniterizm ve Sosyal Medya: Sosyal Medya’nın Gelişen Humanitarizm Hareketleri Üzerindeki Etkisi
    • Zeynep Zelan
      Castells’in Ağ Toplumu Kuramı Bağlamında Toplumsal Hareketler ve Yeni Medya Okuryazarlığı
    • Zuhal Akmeşe ve Kemal Deniz
      Dijital Aktivizm Olarak Video Aktivizm: Redhack Belgeselleri
  • IX. Oturum / Kullanıcı Türevli İçerik
    • Ali Yıldırım
      Yeni Medyanın Okur-Yazar Kitlesi Olarak Blog Yazarları ve Blog Yayıncılığı Üzerine Bir İnceleme
    • Arda Umut Saygın
      Bir Yurttaş Gazeteciliği Aracı Olarak Vine
    • Banu Küçüksaraç
      Yeni Medya Okuryazarlığı Bağlamında Muhafazakar ve Modern Yaşam Tarzı Blogları Üzerine Bir İnceleme
    • Dilara Tekrin
      Kolektif Bir Kahkaha: İnternet MEME’leri
    • Nihan Gider Işıkman
      Geleneksel Belgesel Anlatısından Yeni Medya Belgesellerine Gerçeğin Peşinde
  • X. Oturum / Süreç ve Mekanizmalar
    • Ali Karatay ve Ayşe Karatay
      Sanat Eğitiminde Yeni Yaklaşımlar Kitlesel Açık Çevrimiçi Dersler (KAÇD-MOOC)
    • Çiğdem Bozdağ
      Çevrimiçi Uluslararası Okul Projeleri ve Medya Okuryazarlığı
    • H. Buluthan Çetintaş
      Sayısal Uçurumun Aşılmasında Yeni Medya Okuryazarlığı
    • İdil Sayımer ve Fatma Nur Şen
      Okulda Siber Zorbalığın Önlenmesinde Yeni Medya Okuryazarlığı Eğitiminin Önemi: Medya Okuryazarlığı Müfredatı İçin Öneriler
  • Atölyeler
    • Ahmet A. Sabancı
      “Her Şeyin İnterneti: Internet of Things -Bilgisayar ve İnternetin Geleceği Üzerine”
    • Pınar Dağ ve Berkin Akkocaoğlu
      “Veri gazeteciliği”
    • Barış Büyükakyol ve O. Murat Yılmaz
      “CryptoParty”
    • Burcu Şimşek
      “Dijital Gözetime Dijital Yansıtma”
    • Mehmet Atakan Foça
      “Dijital Çağda Doğrulama”
    • Ebru Yetişkin
      “Dalgalar: Yeni Medya Sanatları mı?”
  • Sonuç Bildirgesi
Reklamlar

AVCUNUN İÇİNDEKİ DÜNYA: AKILLI TELEFONLAR VE SUDAN’DAKİ KADINLARIN BAĞLANTILILIK/SÜREKLİ AĞDA OLMA HALLERİ

Ocak 10, 2016

Çeviren :Bilgesu SAVCI

Griet Steel, kadınların fiziksel hareketliliklerinin geleneksel toplumsal cinsiyet normlarının bir neticesi olarak kısıtlanmakta olduğu Sudan’da kadınların dijital bağlantılılık/sürekli ağda olma hallerini araştırıyor. Griet, akıllı telefonların fiziki uzaklıklar karşısında aile ilişkileri açısından değerini inceliyor ve güç ediniminin ihtimal ve sınırlılıklarını tartışıyor. Kent Afrika’sında yeni teknolojiler üzerine çalışan KU Leuven Üniversitesi öğretim görevlisi Griet, doktorasını tamamlamış bir kültürel antropolog.

Sudan’ın başkenti Hartum’da, olağanüstü sıcak bir öğle vaktinde, kayınvalidemin cep telefonunun kalp ritimleri aniden yükselmeye başladığında Sudanlı ailemin evindeki tek klimalı odadanın ferahlığını içime çekiyordum. Kayınvalidem telefonuna cevap verene kadar biz çoktan telefonun Sudan Pop şarkısı olan melodisiyle dans etmeye ve şarkıyı söylemeye başlamıştık. Bu sahne, cep telefonlarının Sudan’daki artışta ve küresel olan bağlantılılığın gündelik aile yaşamına girmesinin yarattığı olanaklar kadar, taşıdığı eğlence ve mutluluğun da resmiydi.

Yakınlaşan alanlar: Göç ve çevrimiçi bağlantılılık

Kocam yaklaşık 20 yıl önce Çad’a göç ettiğinde, haftalar ve hatta aylar Sudan’daki ailesiyle hiç iletişim kuramadan geçip gitmişti. Kocamın o zamanlar annesiyle olan düzensiz ve seyrek iletişimi, kız kardeşinin ofisinde bulunan sabit bir hat ile sınırlıydı. Ne zaman ki telefonlar kişilerin hareketliliğiyle uyum göstermeye başladı, işte o zaman eşimle annesinin haberleşme şekilleri de birden bire değişti.

Kayınvalidem cep telefonu olduğundan beri, son bir kaç yıldır, üç çocuğu ve onların yurtdışındaki çocuklarıyla daha iyi haberleşebilir oldu. Her ne kadar onları çok sık aramasa da, her şeyden önce istediği zaman arayabilme şansının varlığı, aralarındaki koca fiziki uzaklıkların küçüldüğünü hissettiriyor.

Genişleyen alanlar: Çevrimiçi kadın girişimciliği

Öte yandan araştırmam esnasında oluşturduğum WhatsApp grupları daha çok ekonomi temelli olan başkaca nedenlerle kurulmuştu. Birlikte çalıştığım çevrimiçi girişimciler birbirlerine birlikte yaşadıkları veya yurtdışındaki yakınlarının gündelik görüntülerini göndermek yerine, internet yoluyla satmak istedikleri malların görüntü alışverişini yapıyorlar. Akıllı telefonların popülerliğinin artmasıyla birlikte, çok daha fazla Sudanlı kadın– ve özellikle de anneler- yerel üretim parfümler ve kozmetik ürünleri kadar, Batı tarzı giysiler ve moda aksesuarları satmak için dijital medyayı kullanıyorlar.

Bu çevrimiçi satıcıların pek çoğu işlerini fiziksel olarak yürütmüyorlar. Aksine, akıllı telefonlar ve WhatsApp gibi uygulamalar bu kadınlara aynı anda hem çocuklarına göz kulak olabilecekleri hem da dış dünya ile sürekli bir etkileşim halinde olabilecekleri bir alan yaratıyor. Çevrimiçi etkileşim bu kadınlar için dünya çapında fakat eve bağlı ekonomik etkinliğin, bundan böyle iş’in Sudanlı annelerin omuzlarındaki toplumsal beklentilerle birleştiği bir alanın, daha önce görülmemiş sınırlarını çizmektedir.

Satıcılara bu çevrimiçi ticaretin oimages.duckduckgo.comnlar için temel değerini sorduğumda, yaptıkları vurgu illa ki kazanç veya diğer ekonomik getiriler üzerine değildi. Onlar için ticaretin toplumsal yönünün, ev kadını olmanın getirdiği toplumsal izolasyondan kurtulmalarına yardım ediyor olması daha önemliydi. Bu kadınlar icra ettikleri çevrimiçi ticaretin bir sonucu olarak hem ekonomik hem de sosyal nedenlerle sürekli iletişim halinde oldukları kadınlarla tüm dünya çapında aktif bir sosyal ağ inşa etmektedirler.

Küresel bağlantılılık ile alanların yeniden inşası

1.2 milyondan fazla Sudanlı göçmen, yutdışında yaşamakta. Her ne kadar akıllı telefonlar Sudanlılar ile kendi toprakları arasındaki fiziki mesafeyi küçültmemiş olsa da, yeni iletişim teknolojileri özellikle kadınlar için sosyal ve ekonomik etkileşim alanlarını genişlettiği kadar da daraltmaktadır. Satıcının birinin bir defasında belirttiği gibi: “Eğer bir akıllı telefonun varsa, işte o zaman tüm dünya avuçlarının içindedir.”

Bu metaforun dünya çapında dijital bağlantılılığın avantajlarını ifade etmek için kullanılmasına rağmen, fiziksel hareket alanları oldukça katı geleneksel toplumsal cinsiyet normlarının bir sonucu olarak kısıtlanan Sudanlı kadınlar için ayrıca bir anlamı bulunuyor. Bu ifade artık kadınların dış dünyayla bağlantı içinde olabilmeleri için dışarı çıkmak zorunda olmadıklarını dile getiriyor. Öyle ki, Pakistan’da bulunan bir araştırmacının ifade ettiği gibi, İnternet erişimi gerçekten de kadınların onları kamusal alandan dışlayan toplumsal normları dönüştürmelerine yardımcı olabilir. Sonuç olarak, Sudanlı kadınlar hem toplum hem de ev içindeki konumlarını sağlamlaştırabilecek olmalarıyla nihayetinde gerçekten güçlendirebilirler.

 

Kaynak :http://blogs.lse.ac.uk/parenting4digitalfuture/2015/11/04/the-world-in-your-hands-smartphones-and-womens-connectivity-in-sudan/


Özgür Uçkan’la ve Ardından: Türkiye’de İnternetin Halleri

Kasım 24, 2015

Özgür Uçkan hepimiz için çok değerli akademisyen, blogger, mentör olmasınöu.jpegın yanında cesur ve paylaşımcı bir internet aktivistiydi. Hala onun paylaşımları ve kolaylaştırıcılığıyla açtığı yolda ve Alternatif Bilişim Derneği çatısı altında Türkiye’nin web ve internet odaklı gerçekleriyle mücadeleyi sürdürmeye çabalıyoruz. Bu serüvende bize destek olan tüm paydaşları anmanın yanında, bundan sonra ortak hareket planı oluşturmak adına berrak zihinlerinize ve geniş yüreklerinize ihtiyacımız büyük.

Katılımcılar: Aslı Telli-Aydemir, Gülüm Şener, Melih Kırlıdoğ, Ahmet Sabancı, İsmail Hakkı Polat

Tarih: 3 Aralık 2015 11.30-13.30 İ.Ü. Beyazıt/İstanbul

Link: http://inet-tr.org.tr/inetconf20/cerceve.html

 


Yeni Medya Çalışmaları Kongresi ve atölyeler

Mayıs 2, 2013

Kocaeli’nde düzenlenecek I. Yeni Medya Çalışmaları Kongresi programı açıklandı. Kongre günlerinde ücretsiz olarak yapılacak olan Dijital Oyun Atölyesi ve Ağ Haritalama Atölyesi için de kayıt yapılabiliyor.

***
Dijital Oyun Atölyesi “kendi dünyamı kendim yaparım..”

  • Oyun Geliştirme Hayat Döngüsü
  • Oyun Tasarımına Kapsamlı Bakış
  • Oyun Tasarımı Atölye
  • Katılımcıların, kendilerine verilen belli kurallar ve bileşenler üzerinden bir oyun tasarlamaları
  • Katılımcıların, çevrelerinde gördükleri herhangi bir oyun ya da durum üzerinden bir oyun tasarlamaları
  • Yaratılan oyunun tasarım dokümanlarının yazılması

Şevket Özer Kürkçüoğlu
(Oyun tasarımcısı ve yapımcısı, rtb.com.tr)

Yer:
Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi
Umuttepe Yerleşkesi, D1 nolu derslik

Zaman:
7 Mayıs Salı, saat 14:00-17:00

Kayıt olmak için:
fidaner@gmail.com

***
Ağ Haritalama Atölyesi

Büyük ölçekli ağların yaratıcı bir eylem olarak tasarımına ve katılımcıların ağ haritalamanın yaratıcı bir ortam olduğuna dair düşüncelerinin geliştirilmesine odaklanan bir atölye çalışması.

Katılımcılar temel el çizimi alıştırmalardan başlayarak, adım adım bilgisayarda karmaşık ağ diyagramları geliştirilecekler.

Atölyede ağ haritalama, modelleme, analiz ve ilişkisel düşünce, merkeziyet, küme analizleri ve bilgi tasarımı gibi konulara ağırlık verilecektir.

Katılımcılar özellikle gözlem üzerinden, kendi ilgi ve çalışma alanlarından ağ haritaları çıkarırken, ortak haritalama çalışmaları ile, taslak çıkararak ve ağlar üzerine tartışarak en iyi bilgiyi edineceklerdir.

Burak Arıkan

teaching.burak-arikan.com
/creative-networking
graphcommons.com

(Kayıt olunuz ve laptop getiriniz)

Yer:
Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi
Umuttepe Yerleşkesi, D1 nolu derslik

Zaman:
8 Mayıs Çarşamba, saat 14:00-18:00

Kayıt için:
aslitelli@sehir.edu.tr


Kişisel Verilerimiz: Korunma İçin Farkında Olmak ve Bilmek Gerek

Şubat 25, 2013

Alternatif Bilişim Derneği’nin seminerinde Türkiye’nin AB ölçeğinde veri koruma açısından “güvensiz” bir ülke olduğu söylendi.

Değerlendirme: Mustafa Sütlaş/Bianet

Türkiye’de internet erişimi ve kullanıcıları büyük bir hızla büyüyor. Elektronik ortama aktarılan veri ve bilgiler, internette dolaşılırken kendiliğinden oluşan “izler” inanılmaz ölçülerde artıyor.

Sayısı giderek artan verilerin önümüzdeki yıllarda içinde yaşadığımız dünyayı, bugün hayal edemeyeceğimiz biçimde değiştireceği söyleniyor. Çoğalan bilgiler arasında tek tek insanların, bireylerin kim olduklarına, ne yaptıklarına, nasıl düşündüklerine ve eğilimlerinin ne olduğuna dair bilgiler de var. Bu, herkesin büyük bir “gözetim altında” olduğu, sonuç olarak da toplumun aslında giderek bilinmeyen bir noktası bile kalmayan bir “gözetim toplumu” noktasına geldiği gerçeğini yansıtıyor.

Kurumlar ve şirketlerin topladığı bilgilerin, çeşitli yollarla el değiştirdiği, hatta alınıp satıldığı da doğruluğundan kuşku duyulmayan iddialar arasında. Kişisel veri ve bilgilerin dünya ölçeğinde kullanıldığı ve el değiştirdiği, ancak Türkiye’nin ise kişisel verilerin korunması bakımından AB ölçeğinde “güvenilmeyen” ülkeler arasında  yer aldığı kabul ediliyor.

İşte tüm bu ortamda, 23 Şubat Cumartesi günü Ankara Ün. Avrupa Toplulukları Araştırma ve Uygulama Merkezi (ATAUM)’da Alternatif Bilişim Derneği tarafından “kişisel veri nedir, neden korunmalıdır, haklarımız nelerdir, Türkiye’de ve AB’de mevzuat nasıldır, yurttaş farkındalığının arttırılması ve daha iyi bir yasal düzenleme için neler yapabiliriz” sorularının yanıtlarını vermeyi ve gelinen noktadaki  durumu tartışmayı hedefleyen bir seminer düzenlendi.

Kırkı aşkın katılımcı

Ankara ve Gazi Ün.’in çeşitli bölüm, enstitü ve merkezlerinden öğretim üye ve öğrencileriyle, Ankara Barosu, Elektrik ve Bilgisayar Mühendisleri Odası, Ankara Tabip Odası gibi meslek örgütlerinin temsilci ve üyelerinin; İnternet Teknolojileri Derneği, Telekomünikasyon ve Enerji Hizmetleri Tüketici Hakları ve Sektörel Araştırmalar Derneği (TEDER), Linux Kullanıcıları Deneği, Türkiye Psikiyatri Derneği ,Yaşam Alanı Derneği, Uçan Süpürge gibi sivil toplum örgütlerinin üyeleri yanında, RTÜK, Bilgi Tekonolojileri Kurumu, Mamak ve Balgat Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi gibi çeşitli resmi kurumlardan gelen katılımcıların da yer aldığı toplam sayısı kırka ulaşan bağımsız araştırmacı, avukat, doktor ve habercinin seminere ilgi gösterdi.

Ayrıca kendisi de bir sosyolog olan CHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir’in danışmanı Muharrem Erdem, Bilgi Teknolojileri Kurumu – Tüketici Hakları Dairesi Başkanı, Özgür Fatih Akpınar ve İnternet Teknolojileri Derneği başkanı Mustafa Akgül de katkı ve katılımlarıyla seminere destek verdi.

Veri koruma ve anlamı

Seminerin ilk bölümünde Alternatif Bilişim Derneği’nin YK Başkanı Ali Rıza Keleş neden böyle bir çalışmaya gerek duyduklarını ortaya koydu ve dernek olarak gerçekleştirdikleri çalışmalardan söz etti.

Ardından seminere konuşmacı olarak katılan Bahçeşehir Ün. Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Elif Küzeci, BİA yazarı, sağlık hakkı ve hasta hakları aktivisti Mustafa Sütlaş ve  MÜ Bilgisayar Müh. Doç. Dr. Melih Kırlıdoğ hep birlikte kişisel veriler ve korunması konusunun temel kavramlarını ortaya koyan ve temel çerçevesini çizen bir giriş yaptı.

Sonraki bölümde ise ilk sunumu gerçekleştiren Elif Küzeci kişisel verilerin önemini, bunların neden korunması gerektiğini, “gözetim toplumu” olmanın anlamını ve veri koruma konusundaki yaklaşımları ortaya koydu.

Dünyada temel olarak iki yaklaşım olduğunu açıklayan Küzeci ABD’de geçerli olan ve verileri de bir “mülk” olarak görme temelindeki “ekonomik hak temelli” yaklaşımla,  Avrupa Birliği’nde daha çok geçerli olan ve kişisel verilerin de insanın birey olma özelliğinin bir parçası olduğunu kabul eden “insan hakları temelli” yaklaşımdan söz etti. Bu yaklaşıma göre kişisel veriler, insan onurunun, özel yaşamın gizliliğinin ve düşünceyi açıklama özgürlüğünün bir parçası olarak görülmekte.

Ticari/ekonomik yaklaşımın verilerin bir “meta”ya dönüşmesini gündeme getirdiğini, bunun ise insan olma ve insan onuruna uygun davranmayı temel alan “insan hakları temelli” yaklaşımla çeliştiğini ortaya koyan Küzeci AB’nin bu alandaki düzenlemelerinin “verilerin rıza dışı” paylaşımını önlemeye yönelik olduğunu belirtti.

Kişisel veri koruma da en önemli unsurlardan birisinin hem verilerin toplanması, hem de kullanılması süreçlerinde kişinin verdiği “rıza” olduğunu belirten Küzeci, ancak bu “rıza” sürecinde  taraflarının eşit olmasının gerekli olduğuna vurgu yaptı.

AB hukuk normlarına göre kişisel veri toplanması ve işlenmesinde veri toplama sürecinde toplanan verinin toplama amacına uygun olmasının, doğrudan ilgili olması, gerekenden daha fazla ve aşırı olmamasının en önemli ilkeler olduğunu ortaya koydu.

Sağlık alanı en önemli örnek ve uygulama alanı

bianet yazarı, Sağlık Hakkı ve Hasta Hakları aktivisti Mustafa Sütlaş ise sunumunda sağlık alanında kişisel veri/bilgilerin ne olduğu, neleri içerdiği, hangi amaçla toplandığı, bunların toplanma ve yararlanma süreçlerinin şimdi ve eskiden nasıl şekillendiğini anlattıktan sonra hekimlik mesleği ve sağlık hizmetinin genel kuralları çerçevesinde kişisel verilere ilişkin tutum ve davranışların nasıl şekillendiğini ve uygulandığını ve konuya “hak temelli yaklaşım”ın nasıl olması gerektiğini anlattı.

Bu bağlamda sağlık hakkı ve hasta haklarının temel başlıklarından birisi olan “mahremiyet hakkı”nın dayandığı kurallarla, bu hakkın gereği olan uygulamaların nasıl gerçekleştirilmesi gerektiğini belirten Sütlaş, “veri koruma” alanının aslında “güvenlik-emniyet-mahremiyet” kavramlarının birbiriyle kesiştiği alanlarda sorunlar yaşandığını, günümüzde “güvenliğin” öncelikli kabul edildiğini bunun ise “emniyet” ve “mahremiyet”i ortadan kaldırdığını belirtti.

Özellikle sağlık verilerini toplama süreçlerinde elde edilen bilgilerin bireysel ve toplumsal sağlık ve sağlıklılık amacından öte, sağlık alanındaki ticari faaliyetin güvenceye alınması ve kârın çoğaltılması için bu bilgilerden yararlanılması noktasına geldiğini ileri sürdü.

Kişisel verilerin merkezi biçimde toplanmasının, bunların başka kaynaklardan gelen bilgilerle birleştirildiğinde mahremiyet açısından sürekli bir “kaygı” durumu yarattığını, bunun ise farkında olmadan bir “otokontrol” doğurduğunu, yine aynı biçimde kişileri yönlendirmelere açık hale getirerek, birey ve insan olma noktasından uzaklaştırdığını vurguladı.

genel panel2

Üçüncü konuşmacı MÜ Bilgisayar Müh. Doç. Dr. Melih Kırlıdoğ ise internet üzerinde izlemenin nasıl ve hangi yollarla yapıldığını, bu bağlamda, dünya üzerindeki örnekleri ve çeşitli izleme yöntemlerini ve bunların sonuçlarını ortaya koydu. “Derin Paket İncelemesi” (DPI) adı verilen inceleme yolları ve bunun sonuçları üzerine bilgi veren Kırlıdoğ, internette kişisel verilerin hem devletler tarafından hem de ticari olarak suistimal edildiğini vurguladı. Özellikle bir dijital gözetim olan DPI konusunda yurttaşa hemen hiç bilgi verilmediğini ve aydınlatmanın söz konusu olmadığını ileri sürdü.

Bireyin internet üzerindeki davranışlarından yola çıkarak, şirketler ve çeşitli kurumlar tarafından “kişisel profiller” çıkarıldığını, bu profillerde kimliği açıklayan unsurlar olmamasına karşın verilerin birleştirilmesiyle kimliğin anlaşılabilmesinin çok kolay olduğunu, kişileri istemleri dışında  reklam bombardımanına tutma, yönlendirme ve etkileme davranışlarının temel hakları ortadan kaldıracak kadar yoğun olduğunu belirtti.

“Çevrimiçi Davranışsal Reklamcılık” (ÇDR, ing: OBA, Online Behavioral Advertisement) kavram ve olgusunun bu profilleme çalışmalarına dayandığını ve bu yolla insanları alınır-satılır bir “meta” durumuna getirdiğini söyledi.

Toplantının son bölümünde ise bu konuda çalışan komisyonda da çalışan Yrd. Doç. Dr. Elif Küzeci bu dönemde yeniden mecliste ele alınması beklenen Kişisel Veri Koruma Kanunu Taslağı’yla ilgili bilgilendirme yaptı, sorunlara değindi ve değerlendirmede bulundu. Kanun taslağında yer alan “veri koruma kurulu”nun yeterince bağımsız olup olmadığı tartışıldı ve taslağın getirdiği yaptırımlar ve müeyyidelerin oldukça ağır olduğu, ama istisnaların ise çok geniş olduğu vurgulandı.
Seminer, katılımcılarının katkı ve sorularıyla sonuçlandı. (MS/HK)

Kaynak:http://www.bianet.org/bianet/dunya/144635-korunma-icin-farkinda-olmak-ve-bilmek-gerek Erişim tarihi: 25 Şubat 2013


Haberlere abone ol| Eski sayfalara git | RSS AGİT: İnternet Özgürlüğü Açık ve Geniş Tartışılmalı

Şubat 15, 2013

Avusturya’nın başkenti Viyana’da internet sansürünü tartışıldığı Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı konferansında internete öngörülebilir, orantılı ve demokratik topluma yaraşır düzenleme getirmenin zorluğu tartışıldı.

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT), Avusturya’nın başkenti Viyana’da İnternet sansürünü tartıştı.

AGİT Medya Özgürlüğü Temsilcisi Dunja Mijatovic, İnternetin düzenlemeye kavuşturulmasıyla ilgili beklentilerin en açık biçimde ve geniş bir vizyonla tartışılmasının önemli olduğunu ifade etti.

Le Monde gazetesi karikatüristi Plantu, The Guardian gazetesi yetkilisi Paul Lewis ve Azerbaycanlı sosyal medya aktivisti Emin Milli‘nin de katıldığı konferansta, internete öngörülebilir, orantılı ve demokratik topluma yaraşır düzenleme getirmenin zorluğu ve önemine vurgu yapıldı.

AGİT’e üye 57 ülkenin büyükelçileri ve yetkilileri dahil 250 kişinin katıldığı “İnternet 2013: Medya özgürlüğünü ilerletmek için politikalar şekillendirme” başlıklı konferansta, İnternet özgürlüğünün aceleci yasakçı düzenlemelerle sınırlandırma kolaylığına başvurmanın yaygın olduğuna işaret edildi. Konferansta Türkiye’den Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’ndan (TİB) Osman Turan ve AGİT nezdinde Adalet Bakanlığı’nda görevli hakim Ramazan Çaylı da yer aldı

Nunziato: Müdahale şeffaf, orantılı ve karşı çıkılabilir olmalı

George Washington Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Dawn Nunziato, açış konuşmasında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Türkiye’yi Googles Sites İnternet platformuna erişim yasağı getirerek ifade özgürlüğünü ihlal etmekten mahkum olduğu Ahmet Yıldırım&Türkiye kararına da değindi.

Nunziato, internetin çok belirgin şekilde gizli niyetlere hizmet etmeyecek şekilde regüle edilmesi gerektiğini, suça gerekçe gösterilen içeriklere müdahale karşısında temyiz yolunu açık olması gerektiğine işaret edildi.

Konuşmada, Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi (ICCPR) ve AİHM düzeylerinde belirlenen standartları genellikle bütünleyici olduğu ancak özellikle ABD ve Avrupa ile ülkeler arasındaki itilaflar söz konusu olduğundan mahkemelerden farklı kararlar çıkabildiğinden de söz edildi. Nazi malzemeleri satan ABD merkezli bir siteyle ilgili ABD mahkemelerinin Yahoo&Fransa davasına ilişkin kararı buna örnek gösterildi.

Akdeniz: Kullanıcı haklarına saygı gösterilmiyor

Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Yaman Akdeniz, “Erişim yasağı ve filtreleme uygulamaları ve politikaları” başlıklı oturumda, Türkiye’de çocuk pornografiyle mücadele adına getirilen düzenlemelerle yetişkinlerin yasalar önünde suç oluşturmayan içeriklere erişmesine de pratikte engel getirildiğini ifade etti; Playboy sitesinin yasaklanmasını örnek gösterdi. Akdeniz’in AGİT üye 46 ülkesinde İnternet özgürlüğünün durumuna işaret eden raporu da konferansta hatırlatıldı.

Akdeniz, konuşmasında internetin regülasyonunun kullanıcılarının haklarına azami ölçüde saygı göstermesi gerektiğine işaret etti. Son dönemde Türkiye’de erişim yasaklarından ziyade yargılamaların öne çıktığı da belirtildi.

Temelkuran: Hükümetler güveni manipüle etmeyi öğrendi

Gazeteci Ece Temelkuran da, sosyal medyanın insanlara sokağa çıkmadan, bulundukları yerden muhalefet etme imkanı sunduğunu kaydetti, bunun da bir yerde hükümetleri memnun ettiğini söyledi.

Temelkuran, hükümetlerin sosyal medya ile güveni manipüle etmeyi öğrendiklerini de ifade etti. (EÖ/HK)

Kaynak: http://bianet.org/bianet/ifade-ozgurlugu/144404-agit-internet-ozgurlugu-acik-ve-genis-tartisilmali Erişim: 15 Şubat 2013

 


TCP/IP’in 30.yılı….İnternet 30 yaşında…

Ocak 2, 2013

Bundan 30 yıl önce, Advanced Research Projects Agency Network (ARPANET), Network Control Protocol’den TCP/IP olarak bilinen, Transmission Control Protocol and Internet Protocol geçerek bildiğimiz anlamda internetin temellerini 1 Ocak’ta attı.

Tabii ki, bilgisayarlar arasındaki “ağ iletişimi” 1960’lardan itibaren kullanılıyordu. Geçiş, ARPANET’in Network Control Protocol’ün sınırlarını zorlamasıyla başladı.

Geçişin yaşandığı 1983’te bilgisayar ağında bin tane bilgisayar bağlıydı ve bu sayı sürekli büyüyordu. ARPANET’in karmaşık ve sürekli büyüyen ağı kontrol edebileceği yeni bir protokole ihtiyacı vardı.

Vint Cerf ve Robert Kahn yaklaşık on yıl boyunca bu sorunu üzerinde çalıştı. On yılın sonunda, 1 Ocak 1983’te TCP/IP doğdu. TCP/IP’nin kullanıma geçmesinden dokuz yıl sonra Tim Berners-Lee TCP/IP’yi kullanarak hipermetin (hypertext -HTTP) belgeleri birbiriyle ilişkilendirdi. Lee buna World Wide Web diyordu yani ‘www’.

Internet’in gelişiminde onlarca dönüm noktası oldu. Ancak TCP/IP’ye geçiş bildiğimiz anlamda internetin başlangıcı oldu.

* Bu haber SlashGear ve GeekoSystem’den derlenmiştir.Kaynak: http://www.bianet.org/bianet/yasam/143242-internet-30-yasinda Erişim: 02.01.2013


Ocak 1, 2013

Çin‘de internet alanında yapılması planlanan yeni düzenlemeler çerçevesinde kullanıcılara gerçek kimlik bilgilerini ibraz etme zorunluluğunun getirilmesi gündeme geldi.

Şinhua ajansının haberine göre, son dönemde internet üzerinde dolandırıcılık ve kişisel bilgilerin çalınması gibi faaliyetlerin artış gösterdiği kaydedildi. Bu bağlamda Pekin hükümetinin internet üzerindeki denetimi artırmak adına kullanıcıların gerçek kimlik bilgilerini ibraz etme zorunluluğu getirmesinin gündemde olduğu aktarıldı.Hükümetin hazırladığı söz konusu yasa tasarısı yasalaşırsa, Çin‘de gerçek kimlik bilgileri ile kayıt yaptırmayan sabit ve mobil telefon hattı kullanıcılarının da bu hizmetlerden artık yararlanamayacağı ifade ediliyor.Bu uygulama ile “daha güvenli bir sanal alemin” hedeflendiği kaydedilirken, yasanın internetteki bilinmezliklerin “en aza indireceği” savunuldu. 1 milyar 300 milyon nüfusu olan Çin‘de, ilk 6 ayın sonu itibariyle 538 milyon internet kullanıcısı bulunuyor. Çin‘de devlete bağlı olarak çalışan ve internet üzerinden bilgi akışını denetleyen bir güvenlik kurulu mevcut.Bu kurul, Çin‘deki internet kullanıcılarının erişebildiği içerikleri sürekli takip ediyor ve “tehlikeli ya da sağlıksız” bulduğu içeriklere erişimi engelleme yetkisine sahip.Bu yılın başında internet üzerinden içerik paylaşan mikroblog kullanıcılarına gerçek kimlik bilgilerini ibraz etme zorunluluğu getirilen ülkede, Facebook ve Twitter gibi global sosyal paylaşım siteleri ve uluslararası video paylaşım sitesi Youtube‘a erişim engelleniyor. Bu nedenle ülkenin “Weibo, Renren, Youku” gibi alternatif sosyal ağları yaygın olarak kullanılıyor.

Kaynak: http://www.cnnturk.com/2012/bilim.teknoloji/%C4%B1nternet/12/27/her.sey.guvenli.internet.icin/690329.0/index.html Erişim 01.01.2013

İfade Özgürlüğünün 10 Yılı’nda Türkiye’de İnternet Yasakları….

Aralık 30, 2012

‘İfade Özgürlüğünün 10 Yılı’ adlı kitap, 2001-2011 arası Türkiye’deki ifade özgürlüğünün karnesini çıkarttı.

IPS İletişim Vakfı/Bianet’in hazırladığı “İfade Özgürlüğünün 10 Yılı” adlı kitap, 2001-2011 arası Türkiye’deki ifade özgürlüğünün karnesini çıkarttı. Buna göre, internet yasakları kapsamında 2007’de 43, 2008’de bin 46, 2009’da 6 bin 131, 2010’da 7 bin 762, 2011’de 14 bin 737, 2012’de ise 19 bin 507 site engellendi.

Emek Çaylı ve Gülsüm Depeli tarafından, avukat Fikret İlkiz ile Sınır Tanımayan Gazeteciler Türkiye temsilcisi Erol Önderoğlu’nun katkılarıyla hazırlanan kitabın bazı satırbaşları: Burcu Karakaş’ın milliyet.com.tr’de yer alan haberine göre; İnternet yasakları kapsamında 2007’de 43, 2008’de bin 46, 2009’da 6 bin 131, 2010’da 7 bin 762, 2011’de 14 bin 737, 2012’de ise 19 bin 507 site engellendi.  2005’ten bu yana Ekşi Sözlük aleyhine ortalama 40 farklı dosyadan soruşturma başlatıldı, yüzde 5’i hakkında dava açıldı.

Dünyanın en sert ‘internet yasağı’ uygulayan bazı ülkeler ise şu şekilde: Suriye: İnternet yasaklarının çoğu “politik” nedenlere dayanıyor. Yasaklanan sitelere girmenin hapis cezası var. Çin: Filtreleme uygulaması, pornografi, polis baskısı, Tayvan ve Tibet’in egemenlik konuları gibi konuları kapsıyor. Yalnızca yerel değil uluslararası haber kaynaklarını da kısıtlıyor. İran: İnternet tamamen devletin kontrolünde. Sansürü delenler hapis cezasına çarptırılıyor. Rusya: Başkent Moskova’da yaygın olarak gözetleme sistemi kullanılıyor. Fransa: Paris yönetimi internet kullanıcılarını kontrol altında tutuyor.

Kaynak: http://t24.com.tr/haber/6-yilda-19-bin-507-site-engellendi/220703

Erişim: 30 Aralık 2012


ECtHR: Blocking Google Sites in Turkey breaches human rights

Aralık 20, 2012

The European Court of Human Rights (ECtHR) decided on 18 December 2012 that the Turkish Court decision to block the entire Google Sites breached the Freedom of Expression as foreseen in Article 10 of the European Convention of Human Rights (ECHR).

Turkey has a long history of censorship policy regarding Internet content and blocking of websites. A survey commissioned by OSCE in 2012 has actually shown that the Turkish authorities were able to block the access to Internet of about 3700 websites, including foreign websites such as YouTube, Geocities, DailyMotion and Google.

In this case brought to the ECtHR, the applicant had a website hosted by the Google Sites service, on which he published his academic work and his opinions on various matters. But Google Sites was blocked entirely after 23 June 2009 when the Denizli Criminal Court of First Instance ordered the blocking of an Internet site the owner of which had been accused of insulting the memory of Atatürk. The order was issued as a preventive measure in the context of criminal proceedings against the site’s owner.

The blocking order was submitted for execution to the Telecommunications Directorate (TİB). Shortly afterwards, the TİB asked the court to extend the scope of the order by blocking access to Google Sites, which hosted not only the site in question but also the applicant’s site. The TİB stated that this was the only technical means of blocking the offending site, as its owner lived abroad.

The TİB blocked all access to Google Sites and the applicant was thus unable to access his own site. All his subsequent attempts to remedy the situation were unsuccessful because of the blocking order issued by the court. In a letter sent to the Court in April 2012 the applicant stated that he was still unable to access his own website even though, as far as he was aware, the criminal proceedings against the owner of the other site had been discontinued because it was impossible to determine the identity and address of the accused who lived abroad.

In the Chamber judgement of this case (application no. 3111/10), the Court held that a violation of Article 10 on Freedom of Expression has occurred by blocking access to Google Sites which hosted many sites by its service.

The Court reiterated that a restriction on access to a source of information was only compatible with the Convention if a strict legal framework was in place regulating the scope of a ban and affording the guarantee of judicial review to prevent possible abuses. ECtHr stated that “there was no indication that the Turkish Criminal Court had made any attempt to weigh up the various interests at stake, in particular by assessing whether it had been necessary to block all access to Google Sites.” The Turkish courts should have had regard to the fact that such a measure would render large amounts of information inaccessible, thus directly affecting the rights of Internet users and having a significant collateral effect.

The Court also pointed out that Article 10 § 1 of the Convention stated that the right to freedom of expression applied “regardless of frontiers”.

“Today’s decision is a wake-up call for states that sweeping blocking injunctions are a serious violation of free speech on the Internet” explained Dr. Agnes Callamard, EDRi member ARTICLE 19 Executive Director.

Press release: Restriction of Internet access without a strict legal framework regulating the scope of the ban and affording the guarantee of judicial review to prevent possible abuses amounts to a violation of freedom of expression (18.12.2012)
http://hudoc.echr.coe.int/sites/eng-press/pages/search.aspx?i=003-4202…

Court decision Case 3111/10 – AFFAIRE YILDIRIM c. TURQUIE (only in French, 18.12.2012)
http://hudoc.echr.coe.int/sites/eng/pages/search.aspx?i=001-115401#{%2…

Turkey: Landmark European Court Decision finds blanket Google ban was a violation of freedom of expression (18.12.2012)
http://www.article19.org/resources.php/resource/3567/en/turkey:-landma…

EDRi-gram: How many websites does Turkey block? (2.06.2010)
http://www.edri.org/edrigram/number8.11/number-websites-blocked-turkey

EDRi-gram: Turkey extends the censorship of YouTube (16.06.2010)
http://www.edri.org/edrigram/number8.12/turkey-extends-blocking-youtub…

EDRi Observer Alternative Informatics Association press release on the decision (only in Turkish, 18.12.2012)
http://bit.ly/TuL8G6

Kaynak/Source:http://edri.org/edrigram/number10.24/ecthr-google-blocking-decision-foe#


%d blogcu bunu beğendi: