İran’da Google’a erişim yasaklandı….

Eylül 25, 2012
İran hükümetinin arama motoru Google ve onun e-posta hizmeti Gmail’e koyduğu erişim yasağı uygulanmaya başladı.
Yetkililer “halkın ısrarlı talepleri üzerine” başlattıkları yasağın ikinci bir karara dek süreceğini söylüyor.

Yasağın sebebi konusunda resmi açıklama yapılmadı ancak İran medyası, kararın İslam’a hakaret eden Müslümanların Masumiyeti filmine yanıt olduğunu söylüyor.

Filmden parçaların yayınlandığı video paylaşım servisi YouTube, Google’a ait.

YouTube sert tepkilere rağmen videoyu siteden çıkarmayı reddetmişti.

Ancak ülkedeki bazı çevreler de bu yasağın filme verilen geçici bir tepkiden ibaret olmadığı endişesini taşıyor.

Onlara göre İran’ın bir intranet, yani ulusal elektronik iletişim ağı kurma çabalarının parçası olarak gördükleri bu yasak kalıcı olabilir.

SİBER TEHDİTLER YÜZÜNDEN Mİ?
İran zaten dünyanın en kapsamlı internet filtrelerinden birini kullanıyor ve pek çok siteye erişimi yasaklıyor.

Buna karşılık pek çok kişi, Sanal Özel Ağ (VPN) programları kullanarak bilgisayarlarını yurtdışındaki bir adresten bağlanıyormuş gibi gösteriyor.

Ancak bu da her zaman başarılı olan, hızlı bir yöntem değil.

İran İslam Cumhuriyeti, nükleer programına 2010 yılında yapılan Stuxnet saldırısı ardından siber güvenlik çabalarını artırmıştı.

Bunu başka dış kaynaklı saldırılar da izlemiş, son olarak İran İletişim ve Teknoloji Bakanı Rıza Takipur “İnternetin kontrolü bir ya da iki ülkenin elinde olmamalı. Özellikle önemli konularda ve kriz döneminde bu ağa hiç güven olmuyor.” diyerek kendi iletişim ağlarını geliştirmeye mecbur olduklarını söylemişti.

Reuters ajansına göre İran İntraneti’nin gelecek yıl tam kapasite hizmete girmesi bekleniyor. Ancak bunun ardından küresel internete erişimin kesileceği yönünde bir açıklama henüz gelmedi.

İranlı Mehr haber ajansına göre İletişim ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Ali Hekim-Cevadi, tüm resmi kuruluşların “ulusal enformasyon ağına” bağlandığını söyledi.

Hekim-Cevadi bir sonraki hedefin vatandaşların da buraya bağlanması olacağını söyledi.

GOOGLE İLE ANLAŞMAZLIK
İran ile Google daha önce de karşı karşıya gelmişti.

Tahran yönetimi geçen Mayıs’ta Google Harita hizmetinde “İran Körfezi” tanımını silip, İran ile Arap yarımadası arasındaki suları adsız bırakan şirkete tepki göstermişti.

Yetkililer Mart ayındaki meclis seçimleri öncesinde de Google ve Gmail’e erişimi engelledi.

AFP ajansı, İran’da pek çok şirketin diğer ülkelerdeki ortaklarıyla yazışmalarında Gmail’i kullandığını bildiriyor.

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/planet/21542959.asp Erişim tarihi 25.09.2012

Reklamlar

Visualist 2012’de Google ve Microsoft

Mart 7, 2012

İstanbul Kültür Üniversitesi’nde düzenlenen Visualist 2012’de, Microsoft Yazılım Geliştirme Teknolojileri’nden Melek Pulatkonak, Windows Open Academy’yi (Windows Açık Akademi) tanıtarak bir retro-değerlendirme yaptı.

Google Türkiye Bölge Pazarlama Müdürü Mustafa İçil ise “SoLoMo” (Social-Local-Mobile / Sosyal-Yerel-Hareketli) konseptinin güncel web’deki en önemli unsurların başında geldiğini belirtti.


Eric Schmidt ile görüşme: Google İcra Kurulu Başkanı Filtreleri Nasıl Değerlendiriyor?

Haziran 21, 2011

Filtre işe yaramaz!

Sadece internetin değil, dünyanın en etkili isimlerinden Eric Schmidt Türkiye’de. Google’ın icra kurulu başkanı, Cumhurbaşkanı Gül ile görüşmek için geldi. Ama önce gazetecilerle sohbet etti.

    HEM NALINA HEM MIHINA
Global şirketler aleminde parlak yöneticilerin birden fazla şirketin yönetiminde bulunması sıradışı bir durum değil. Bu Eric Schmidt için de geçerli. Hatta biraz abartılı şekilde. Aynı anda hem Google CEO’su hem Apple yönetiminde olduğu bir dönem var. Sonra Apple’ın içerik üretiminde ve internet alanında iddialı hale gelmesiyle iki görevi arasında çıkar çatışması başlayınca Schmidt Apple’la vedalaşmak zorunda kaldı. Ama çatışan görevlerde bulunmaya da devam ediyor. Örneğin hem ABD Başkanı Obama’mın hem de İngiltere Başbakanı’nın bilim danışma kurulu üyeliğini sürdürüyor.    

    VERGİ BORCUMUZ YOK
Schmidt ilk defa üst düzey bir görüşme yapmak üzere Türkiye’ye geldiğini anlattı. İlk görüşme, cumhurbaşkanıyla… Başlamak için fena bir makam değil. Türkiye’de yeteri kadar temsil edilmedikleri, Youtube krizi sırasında (bilindiği gibi Google satın aldı) hükümetin muhatap bulamadığı eleştirilerine karşı çıkıyor. ‘Bizzat ben birçok görüşmeye katıldım’ diyor. Google’ın Türkiye’deki varlığında bugüne kadarki en büyük sorun şirkete kesilen vergi borcu. 71 milyon liralık borcun vergi barışıyla yeniden yapılandırıldığı ve 35 milyon liraya indirildiği haberlerine rağmen Schmidt bu borcu kabul etmediklerini söylüyor. “Ama cumhurbaşkanıyla görüşmemizin gündeminde bu yok. Bu mahkemelerin meselesi.”    

Görüşme: Mirgün CABAS

İSTANBUL – Eric Schmidt, Google’ın icra kurulu başkanı. Geçen nisan ayına kadar yönetim kurulu başkanıydı. 2001 yılından beri bu görevdeydi ve şirketi bugünkü haline getiren isim olarak biliniyor. Bu yılın başında yerini şirketin kurucularından Lary Page’e bıraktı ve kendi deyişiyle günlük operasyonların dışına çıkıp şirketin makro politikalarından sorumlu hale geldi. Bu normal bir işletmede terfi yoluyla devre dışı bırakılmak anlamına gelebilir ama Google ölçeğindeki bir yapıda devredışı bırakılmış bile olsanız muhataplarınız cumhurbaşkanları vs oluyor. Zira Schmidt’in Türkiye ziyaretinin sebebi Cumhurbaşkanı Gül’le yarın yapacağı görüşme. Schmidt’le dört gazeteci bir saat kadar birlikte olduk. Sansür ve internet filtrelerinden Youtube yasağına, yeni girişimcilere tavsiyelerinden, internette bundan sonra ne olacak sorusuna kadar pek çok şey konuştuk.

İNTERNET FİLTRESİ KÖTÜ FİKİR
Google sıradan kullanıcılar için bilgiye ulaşmanın en kestirme yollarından biri. Şirketin amacı da bunu olabildiğince yaygınlaştırmak, hızlandırmak ve çeşitlendirmek. Kullanıcıların nimet diye görüp sonuna kadar yararlandığı bu durumu hükümetler külfet ve tehlike olarak görüyor. Mısır ya da Fransa, Çin, İran ya da Türkiye elini internetin içinde tutmaya çalıştıkça önce Google’la karşılaşıyor. Şirket, bu tür müdahalelere pabuç bırakmadıkları konusunda kendinden emin. ‘Çin’de sansürü kabul etmedik, farklı bir sistemi olan Hong Kong’a taşındık. Türkiye’de uygulanması planlanan internet filtresi de kötü bir fikir. Etrafından dolaşılmaya çok açık bir sistem’

-Peki demokrasi, insan hakları konusunda bir sorumluk hissediyor musunuz?
-Biz insanların ifade özgürlükleri için her şeyi yaparız. Sonra o özgürlükle ne yapacaklarına halklar kendileri karar verir.

SIRADA NE VAR?
Bu soruya doğru yanıtı veren kişinin kısa zamanda dolar milyarderi olacağından şüphe yok. İnternetten zengin olmuş Schmidt’in bu soruya verdiği cevap şöyle: “Eski modelde PC vardı. Yeni modelde ise her şeyin merkezinde mobil araçlar var. PC senin hakkında hiçbir şey bilmiyordu. Mobil cihaz ise hakkındaki her şeyi biliyor, neredesin ne yapıyorsun, neyle ilgileniyorsun… Kamerası da var… Yeni nesil internet sana, sen bir şey sormadan söyleyecek… Bulunduğun yer, yaptığın şey hakkında önerilerde bulunacak.”

Geleceğe dair verdiği bir örnek de gerçek zamanlı sesli çeviri… (Google Translate’in Türkiye’de kötü sonuçlarıyla en büyük web eğlencesi olduğundan masadaki kimsenin bahsetmemesi Türk misafirperverliğiyle ilgili) Tabii bu hizmetlerin arkasında,  hakkımızdaki her şeyi bilen bir süper bilgisayarın olacağı, aklımızdan çıkmıyor. Ama zaten hakkımızda öğrenilmemiş pek az şey var ve bunu pek az kişi kafaya takıyor gibi görünüyor. 

SİZ YAPIN, BİZ SATIN ALALIM
Google, Facebook başlangıçta birer “start up”tı. Yani iyi bir fikir bulmuş genç girişimcilerin kurduğu şirketler. Sonra sermayeyi bulup milyar dolarlık oldular. Google start up’ları destekliyor mu. Schmidt evet filan diyor ama gerçek cevabı da esirgemiyor. “Biz onları satın alıyoruz.”

-Peki bu günlerde yeni girişimciler neyle uğraşıyor?
-Paris’te St. Petersburg’da ya da İstanbul’da gördüğüm hemen her yeni fikrin ortak yanı “mobile, social, local olmaları”. Yani cep telefonu üzerinden sosyalleşme aplikasyonlarından söz ediyor. Bir de “html 5 kullanmalarını öneririm” diyor ama bu da büyük bir sır sayılmaz herhalde…

    Best of Eric Schmidt
Bizimle görüşmesinde unutulmayacak şeyler söylemedi. Hatta fazla yüzeyseldi diyebiliriz. Ama geçmişteki medya performansı kötü değil. İşte unutulmayacak sözlerinden bazıları:

Nerede olduğunuzu biliyoruz. Daha önce nerede olduğunuzu biliyoruz. Ne düşündüğünüzü de aşağı yukarı biliyoruz. (Atlantic’e verdiği röportajdan)

Bence çoğu insan Google’ın sorularına cevap vermesini değil, ne yapmaları gerektiğini söylemesini istiyor. (New York Times’a verdiği röportajdan)

O bilgileri bir şekilde alacağız, anlaşarak ya da anlaşmadan… (Telegraph’a verdiği röportajda Facebook verilerinden bahsederken…)

Bir gün her genç insan arkadaşlarının kendisiyle ilgili sosyal medyada yazdıkları yüzünden reşit olduğunda ismini değiştirme hakkına sahip olacak. (Wall Street Journal’a verdiği röportajdan)

Espriydi ama iyi bir espri değildi. (Wall Street Journal’a söyledikleriyle ilgili olarak The Colbert Report’a söyledikleri)

Kullandığımız arabalar sokak görüntüsünde bir kere gözüküyor. Onları hareket ettirebilirsiniz, değil mi? (CNN’e verdiği röportajdan)

Politikamız bir şeyleri denemek, başarısızlıklarımızı kutlamak. (Techonomy konferansında konuşurken…)

(İnternete) Bir şey yolladığınızda şunu unutmayın, bilgisayarlar asla unutmaz. (The Colbert Report’a verdiği röportajdan)

Verileriniz için bize güvenebilirsiniz. (Telegraph’a verdiği röportajdan)

Washington, kuralların lobiciler tarafından yazıldığı bir görevli koruma makinesi… (Washington Fikir Forumu’ndaki konuşması sırasında)

Eğer kimsenin bilmemesi gerektiğini düşündüğünüz bir şeye sahipseniz, belki en baştan onu yapmaktan vazgeçmelisiniz. (CNBC’ye verdiği röportajdan)

Bilgisayarlar bizim iyi yapamadığımız işleri yapacak, biz de bilgisayarların iyi yapamadığı işleri… (Venturebeat’e söylediklerinden)    

Kaynak: http://www.ntvmsnbc.com/id/25225000/Erişim tarihi: 21 Haziran 2011

 


Google Kullanıcılarını Nasıl İzliyor?

Kasım 11, 2009

Kullanıcılar hakkında topladığı bilgileri saklayan Google, bu bilgilerin bir kısmını insanların hizmetine sunuyor.

Her yeni hizmetiyle internet dünyasında heyecan yaratan ancak bir taraftan da kullanıcılar hakkında topladığı bilgilerden dolayı mahremiyetine hassas olanlar tarafından endişeyle karşılanan Google yeni hizmetiyle bildiklerinin ‘bir kısmını’ paylaşmaya karar verdi. Dashboard adı verdiği bölüm sayesinde Google / Gmail kullanıcı adı ve şifrenizi girdikten sonra hangi Google hizmetinde hangi bilgilerinizin toplandığını görebilirsiniz. Ancak bu verilerin toplanmasını engelleme gibi bir seçenek henüz yok. (google.com/dashboard)

 Kaynak: http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=963493&Date=11.11.2009&CategoryID=117

erişim 11.11.2009

l


%d blogcu bunu beğendi: