Kendi ağımızı örüyoruz: Mesh network atölyesi

Mart 28, 2014

amberPlatform Christoph Wachter ve Mathias Jud’u projeleri qaul.net ile StudioX İstanbul’da ağırlıyor.

qaul

Bilgi için: http://amberplatform.org/tr/project/2014/03/26/ack-okul-25/event/qaulnet-mesh-network-atolyesi-christoph-wachter-mathias-jud,218

Reklamlar

Başkent Üniversite İletişim Fakültesi öğrencileri Yeni Medya dersinde “Dijital Gözetim” duvar gazeteleri çıkarttı…

Mart 26, 2014


Twitter’a Erişim Engellenmesi ile ilgili Anayasa Mahkemesi’ne İtiraz

Mart 24, 2014

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Kerem Altıparmak ve İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaman Akdeniz 24 Mart 2014 Pazartesi günü Twitter’a Erişim Engellenmesi ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’ne 6216 Sayılı Yasanın 49. maddesinin 5. fıkrası uyarınca tedbir, İçtüzüğün 68. maddesi uyarınca öncelik verilmesi talebi ile başvurdu.

Başvuru dilekçelerinin PDF sürümüne buradan erişebilirsiniz.

Kaynak: http://privacy.cyber-rights.org.tr/?p=1528 (Erişim: 24.03.14)


Twitter’a Erişim Engellenmesi ile ilgili TİB’e İtiraz

Mart 24, 2014

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Kerem Altıparmak ve İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaman Akdeniz 24 Mart 2014 Pazartesi günü Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın hukuka açıkça aykırı olan twitter.com sitesine koyduğu erişim engelleme kararının ivedilikle geri alınması ve uygulamasının durdurulması talebi ile Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’na itiraz ettiler.

Başvuru dilekçelerinin PDF sürümüne buradan erişebilirsiniz.

Kaynak: http://privacy.cyber-rights.org.tr/?p=1529 (Erişim: 24.03.14)


Saving Democracy-Turning technology into a force for freedom

Mart 24, 2014

At the Turkish Free Software and GNU/Linux Days 2014, FSFE’s President Karsten Gerloff will discuss how we can take back control over our lives in a world where governments and companies are using technology to watch every step we take.

Karsten’s talk starts at 11:00 in Room 1.On March 29, 2014.
https://fsfe.org/events/events.en.html

For Place: Çırağan Caddesi Osmanpaşa Mektebi Sokak No: 4-6 34353 Beşiktaş istanbul.



Özlü Bilgi: DNS ve IP tabanlı engelleme nedir?

Mart 23, 2014

DNS tabanlı engelleme: DNS Domain Name System’ın kısaltması. Her sitenin bir IP adresi vardır. Biz sitelere bu IP adresleriyle ulaşırız ama IP adreslerini ezberlemek haliyle zor olduğundan alan adları yaratılmıştır. Mesela biz tarayıcıya www.facebook.com yazarız DNS de bizim için bu alan adlarını IP adresine çevirir.

İşte her ISS (erişim sağlayıcı)’nın bu çevirme işini yapan kendine ait DNS serverları mevcuttur. siz tarayıcınıza bir alan adı yazdığınızda
tarayıcı önce DNS server’a “kardeş bu alan adının IP adresi nedir” diye sorar, cevabı alınca da siteye bağlanır. DNS engellemesi yapıldığında söz gelimi siz TTnet’in DNS serverına dahi olduğunuz için eğer bir sayfa yasaklanmışsa ISS o sayfanın IP adresini DNS server’dan kaldırır o yüzden istediğiniz sayfaya ulaşamazsınız onun yerine karşınıza “bu siteye giremezsin” uyarılı bir sayfa çıkar.

Bu durumda bu engeli aşmak için DNS server’ı değiştirmek gerekir. Twiteter’e erişim yasaklanınca Twitter’da herkes bunu yaptı mesela. Google’ın DNS serverına bağlandığınızda Twitter’ın IP adresi orda mevcut olduğundan siteye ulaşılabildi.

Bugün an itibarıyla karşılaştığımız yeni  erişim engeli durumu ise IP tabanlı engelleme:

IP tabanlı engellemede; devreye router girer. (Router ağlar arası iletişimi sağlayan bir cihaz.) Burda ISS router’a “kardeş şu IP’ye gelen taleplerin hiçbirini bana iletme” der. Router da iletmez haliyle ve o siteye giriş yapılamaz hale gelinir. Tabi burda sakat olan o IP
adresinde barınan bütün siteler aynı şekilde engellenmiş olur. Zamanında Youtube engellendiğinde Google’ın bazı servislerine bu yüzden erişememiştik mesela.

Bunu aşmanın en güvenli yolu da proxy, TOR, VPN gibi araçlardır. Bakınız: http://www.kemgozleresis.org

Bu özlü not için Işık Mater’ e teşekkür ederiz.


Twitter engeli: panik butonu, çıta yükseltme oyunu, engelli koşu?

Mart 23, 2014

Yazan: Dr. Özgür Uçkan/İstanbul Bilgi Üniversitesi

Erdoğan hükümetinin Twitter’a erişimi engellemesini, sadece belli bir aşamadaki panik butonlarından biri veya ilerledikçe hızlanan bir engelli koşudaki “çıta yükseltme oyunu”na benzetiyorum. Oyunun kuralı çıtayı yükseltmenin kazanmak için yeterli olmadığını da söylüyor, istatistikler de.

Twitter erişimini (biraz geleneksel, YouTube döneminden kalma tekniklerle) engellemeye çalışmak, elbette ikisi de. Hem bir panik butonu hem de çıtanın bir boy yükselmesi… Sırada Facebook, geri kalan sosyal medya… ve interneti engellemek var… Tabi çıtalardan birine takılıp iki seksen uzanmak da var.

Önce Tunuslu Bin Ali, sonra da Mısırlı Mübarek de bu yollardan geçti, bu koşuyu koştu. Hızlandırılmış Kaddafi koşusunu da unutmayalım. Emniyetin güvenlik sistemlerine giren çıkan belli olmuyor, borsa çökerken muhalifler Tweet atıp durmaya devam ediyor, üstelik bunlar aynı anda şu kadar dile çevriliyordu. Radyo vericisinden ve eski faks makinalarından bile internete girilebilir hale gelmişti. Mübarek’e yöneltilen en büyük suçlamalardan birinin interneti keserek ülke ekonomisini oldukça ciddi bir zarara uğratması olması da tarihin ironisidir.

Bu tür konulardan bizden önce Suriye’deki engellemeleri konuşuyorduk ki. BTK & TİB’in aklına bir mahkeme kararı geldi. “Tesadüfen” Başbakan da “Twitter’a yedirmeyiz” filan gibi şeyler söylemişti yüksek bir ses tonuyla. İşine gelmeyen kararları uygulamamak konusunda oldukça becerikli olan kurumlar, bu kez uygulamanın dibine vurdular. Tabii bunda TİB’in başına MİT’in gelmiş olmasının da önemli bir payı var.

Ama uygulamanın dibini galiba henüz hazır edemedikleri “IP temelli engelleme sistemi”ni deveye sokup, halkı / kullanıcıları DNS değiştirme sıkıntısından arındırabildikleri zaman bulacaklar. Galiba bunun DPI (Derin Veri Sorgulama / Deep Packet Inspection) üzerinde çalışan sistemi henüz tüm İnternet Servis Sağlayıcılar özelinde işlevsel hale getirememiş olmalarıyla ilgisi var (Phorm ve TTNET şirketlerinin adını anmakla yetinelim. DPI’ın “hedefli davranışsal reklamcılık”tan ibaret olmadığını söylemiştik. Boşuna kovulmadı Phorm, o kadar ülkeden…).

Kaldı ki son anda IP temelli engelleme yöntemine geçmiş olmaları, DNS değiştirmenin işe yaramadığı, VPN dışında bir çözümün herkesin erişiminde olmadığı DPI sistemini işlevsel olduğu kadarıyla devreye soktuklarını gösteriyor. Bu da TTNet’den ötürü yüksek bir kulanıcı nüfusunu hali hazırda kapsıyor demektir.

Mübarek’in interneti denetlemek ve de kesmek için kullandığı sistemin de DPI temelli olduğu bilgisi var. Bizde çıkartılan torba yasayla değiştirilen 5651 internet kanununun ilgili maddeleri ve zorunlu hale getirilen Erişim Sağlayıcıları Birliği’nin arkasında, Anayasaya ve tüm uluslararası veri koruma ve mahremiyet düzenleme / standartlarına aykırı olan bu DPI temelli gözetim sistemini hukukuna uydurmak var zaten. Ama uydurdukları ancak kendi hukuksuz düzenlemeleri oluyor ve şimdiden tüm uluslararası kuruluşlar / Birlikler / ülkeler tarafından kınanmış durumda bu düzenleme. Elbette sosyal medyaya yönelik bu tür baskıcı engelleme girişimlerinin otokratik ülkelerde görüldüğünü, herhangi demokratik bir ülkede bu tür bir uygulamanın pek çok sosyal, ekonomik, teknik, hukuki nedenden ötürü böyle kör gözüm parmağına yapılamadığını da eklemek gerek. Bunlar Suudi Arabistan, İran, Çin, Kuzey Kore, Myanmar, Bahreyn, Suriye gibi ülkelerde görülüyor, her zaman da başarıya ulaşmadığı görülüyor.

Twitter engellemesinin başbakanın konuşmasından sonra gelmesi, elbette tesadüf değil ve (çoğu Twitter üzerinden) sızan ses kayıtlarındaki panik ölçerden bunun pekala da bir panik butonu olduğu anlaşılıyor. Elbette bu paniğin kaynağına, saklanmak istenen önemli bir bilginin (hatta bir kurulan bir komplonun) sızmasını önleme telaşını da eklemek gerek. Bu, mesela başka bir yolsuzluk veya daha vahim bir olay, hatta seçim hilesi vb. bir şey olabilir.

Avrupa Komisyonu’nun dijital stratejilerinden sorumlu Başkan Yardımcısı Neelie Kroes’un Twitter’dan paylaştığı mesajda, “Türkiye’deki Twitter yasağı yersiz, anlamsız ve korkakçadır. Türk halkı ve uluslararası toplum bunu sansür olarak görecektir” ifadelerini kullanmasını gayet iyi anlıyor ve özellikle son nitelendirmeyi aynen paylaşıyorum (Twitter yasağına dünyadan tepki yağıyor, http://www.hurriyet.com.tr/dunya/26051870.asp#).

Bu aynı zamanda bir çıta yükseltme oyunu ve engelli koşu… (“gayri-merkezileşme / süper-merkezileşme geriliminde dijital aktivizm” http://prezi.com/zospnp8zksyk/gayri-merkezilesme-super-merkezilesme-geriliminde-dijital-aktivizm/; “İnternet: Bir hak ve özgürlükler platformu”  http://prezi.com/k9wuba2psiie/internet-bir-hak-ve-ozgurlukler-platformu-ozgur-uckan/; “Çıta yükseltme oyunu”, BThaber, http://www.bthaber.com/cita-yukseltme-oyunu/)

Çünkü defalarca farklı coğrafya ve konjonktürlerde doğrulanan belli bir güç / denge oyunu var. Buna göre, ikilik hipotezi gereği, pozitif geri besleme sağlayacak dengeleyici bir karşı-unsur gerekiyor: DNS bloklayana DNS değiştirenlerin, IP bloklayana VPN’e geçenlerin, VPN güçleştirene “Görünmez Internet Projeleri” (IIP – Invisible Internet Projects) geliştirenlerin karşılık geldiği bir “çıta yükseltme oyunu” / engelli koşu… Tabii, bunu Büyük Birader’e küçük biraderlerin, Tunus, Mısır, Libya, Suriye, Türkiye otokrasisine karşı Telecomix, Anonymous veya RedHack’in, kısacası devletin derin ve karanlık bilgiişleminin (deep & dark computing) karşısına “gölge bilgiişlem”in (dusk computing) çıktığı daha büyük bir oyuna doğru da bağlayabiliriz. Oyuncuları / aktörleri çoğul bir küresel gözetim / denetim oyununa da… ABD, İngiltere, Yeni Zelanda, İsrail, Rusya, Çin… NSA, GCHQ, envai çeşit istihbarat, milli güvenlik, gözetim örgütü… kimi isterseniz koyun… Askeri-Endüstriyel Komplekslerin kesişen aktör ilişkileri haritasını gözünüzün önüne getirin yeter…

Dolayısıyla tam da şu anda, Türkiye’nin meşruiyetini halkın gözünde kaybetmiş, otokratik yöntemlere başvuran, sansürleyen, geleneksel medyayı ya zapt-rapt altına (“AloFatih”) alan, ya ödül / ceza sistemiyle havuza batıran ya da etkisizleştiren, bilginin paylaşımından deli gibi (panikle) korkan, kapalı, hukuki sınırlarını çoktan aşmış ve başta anayasayı olmak üzere iç hukukumuzun üzerinde bulunan sözleşmelerin büyük çoğunluğu ihlal etmeyi gündelik alışkanlık haline getirmiş hükümetinin Twitter’ı engellemeye çalışmasına birbiriyle alakalı bir çok açıklama getirilebilir. Belli başlı nedenler ve yorumları konusunda Alternatif Bilişim Derneği’nin “Twitter değil akıl tutulması” başlıklı açıklamasına aynen katılıyorum:Seçme ve seçilme özgürlüğüne müdahaleden tutun da hukukun hükümet enstrümanı haline geldiğine, ifade özgürlüğü ihlalinden bilgi edinme ve iletişim hakkının gaspına, her satırına… (http://www.alternatifbilisim.org/wiki/Twitter_de%C4%9Fil_ak%C4%B1l_tutulmas%C4%B1).

Türkiye sansür, fişleme, gözetim, denetim konularında olağan şüpheli bir ülke. Geçmişimiz geleceğimiz hakkında bir fikir veriyor, ama yanılmak kendi ellerimizde: “Türkiye’de İnternet’in 2013 Durumu” – Alternatif Bilişim Derneği, http://www.alternatifbilisim.org/wiki/T%C3%BCrkiye%27de_%C4%B0nternet%27in_2013_Durumu).

Ben hükümetin Twitter engelleme adımını, sıçramasını, panik butonunu ibretle izliyorum. İlk uluslararası tepkiler geldi. Twitter kullanıcıları, engellemeyi takip eden sürede 25 milyon tweet atarak, “#TwitterisblockedinTurkey” etiketini dünya trendi yaparak, kullanıcı nüfusunu ikiye katlayarak tepkilerini ve kullanıcı haklarına sahip çıkma kararlılıklarını gösterdiler zaten.

Yaklaşık bir hafta sonra seçime giriyoruz. Bu kadar gerilimli bir ortamda, bundan sonra ne olacağı, seçime kadarki ve seçim sonrası sonuçlara bağlı olarak gelişecek konjonktürel durumlara bağlı elbette. Bilardo topundan daha çok bir davranış örgüsü, etkileşimli durumlar ağı… Bilimsel olarak tahmin edilemez, işin içine soktuğunuz parametrelere göre değişir. Daha önce de dediğim gibi, oyun çok daha derin, kapsayıcı… Çoklu(k)… Hükümet oyunculardan sadece biri ve elbette en güçlüsü olmaktan çok uzak.

İsterseniz loto / toto oynayın…

Yazının kısa versiyonu için:
http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/53289/Biri_bizi_gozetleyecek.html#


Siyasetin Yeni Hali: Vaka-i Sosyal Medya – Seçimden Seçime, Gezi Direnişi’nden Hükümet Cemaat Çatışmasına

Mart 23, 2014

Sosyal medya ortamlarının siyasal iletişim süreci açısından kullanımını kronolojik olarak 2011 Genel Seçimlerinden itibaren günümüzdeki sıcak politik gelişmelere kadar taşıyan ve tartışan bu çalışmanın ardında, bu çalışmaya kaynaklık eden, ilham veren bir başka kapsamlı çalışma/araştırma projesi ve bu işi gerçekleştiren ekibin bir araya gelme ve yazma motivasyonu olduğunu belirtmeliyiz önce. Peter Burke’ın Bilginin Toplumsal Tarihi II-Encyclopédie’den Wikipedia’ya’da vurguladığı “Becerilerin tarihi pek ender yazılmakla beraber, ‘nasıl yapılacağını bilme’, kesinlikle ‘bir şeyi bilme’nin yanında bir yer hak ediyor.” (Ryle, 1949, Thelen; 2004’den akt. Burke, 2012: s. 6) sözünden hareketle öncelikle bu çalışmanın gerçekleşme öyküsünü kısaca aktarmak ve böylece niyetimizi de okuyucuyla paylaşmak istiyoruz.

Çok genel bir özetle web 2.0 diye tanımlanan yeni iletişim ortam ve araçlarının en popüler ve yaygın uygulamaları olarak sosyal medyanın siyasal iletişim sürecinde kullanılmasını konu edinen bu araştırma projesinde, sosyal medya ortam ve araçları ile siyasal iletişim arakesitinde, siyasal iletişim sürecine dahil aktörlere, özellikle liderlere, diğer siyasetçilere ve kurumsal yapılar olarak siyasi partilere sosyal medya arayüzeyinde yer alan söylemsel pratikleri (yazılı ve görsel paylaşımlar) üzerinden bakılmış ve çevrimdışı yapılan görüşmelerle de siyasi partileri temsil eden (milletvekilleri, MYK üyeleri, milletvekili adayları, sosyal medya uzmanları gibi) kişilerin süreç, araç ve ortamlara ilişkin görüşleri alınarak çalışma desteklenmiştir. Siyasal iletişim sürecinde sosyal medya ortamlarının kullanılmasının siyasetçiler-siyasi partiler ve yurttaşlar arasında siyasi katılım temelinde katılımcı demokrasinin güçleneceği varsayımıyla hareket eden bu araştırmada, siyasi partilerin, liderlerin ve adayların Türkiye’de 2011 Genel Seçimlerinde sosyal medya ortamlarını hangi amaçlarla, ne şekillerde kullandıklarına, bu bağlamda ortaya çıkan ortak ya da benzeşen kullanım pratiklerine, siyasi partilerin resmi web sitelerine göre sosyal medya ortamları kullanmalarıyla ortaya çıkan olanaklara ve bu ortamlarda kullanıcının yeni medyanın etkileşimsellik, katılım, kullanıcı türevli içerik üretme gibi özellikleri kullanması sonucunda siyasi partilerin ve liderlerin söylemsel pratiklerinin ve siyasal iletişim sürecinin ne şekilde etkilendiğine bakılmıştır. 

Bu kitabı yazan ekip olarak, saha çalışmasında bir çeşit “katılımcılarımız” olan siyasi partiler, temsilcileri, siyasetçiler ve elbette bu sürecin en önemli parçası olan yurttaşlar tarafından da okunabilecek, kolaylıkla erişilebilecek yeni bir metin oluşturma gereksiniminin ortaya çıktığını fark ettik. Bundan yaklaşık üç yıl önce siyasal iletişim ve sosyal medya başlıklı bir araştırma projesi gerçekleştirmeye karar verdiğimizde birlikte çalışma pratiği olan, ortak bir dil üretmiş bir grup akademisyendik. Daha sonra yolumuz ortak çalışma konularımız olan, benzer bir yaklaşım ve dille meseleleri ele alan diğer çalışma arkadaşlarımızla kesişti.

04-06 Aralık 201Resim3 tarihinde Türkiye Sosyal Bilimler Derneği tarafından düzenlenen 13. Ulusal Sosyal Bilimler Kongresi kapsamında katıldığımız bir panelde siyasal iletişim sürecinde sosyal medya ortamlarının kullanımı ağırlıklı olarak AKP, CHP ve BDP üzerinden tartışılmış, Mayıs 2013 tarihinde siyasi partilerin ve milletvekillerinin Mayıs gündemine koşut olarak sosyal medyayı ne şekillerde kullandıkları ele alınmıştı.

Bu kitap çalışmasını gerçekleştiren herkesin dahil olduğu panelin ardından, çalışmanın daha güncel tartışmalarla ve daha çok kişiye ulaşabilecek biçimde yeniden okunarak ve kurgulanarak dolaşıma sokulması gerektiğine karar verdik. Bundan ötürü de çalışmamızın adını Siyasetin Yeni Hâli: Vaka-i Sosyal Medya koyduk. Kitabın içeriğinin oluşturulmasında, Haziran 2013’te Türkiye coğrafyasında yurttaşın sivil katılımına ve seçim sandığı dışında yurttaşlığı tecrübe etmesine önemli bir katkı sağlayan Gezi Direnişi’nin yaşanmışlığı, ardından AKP hükümeti ve Gülen Cemaati arasında yaşanan iktidar bloğu kırılmasının, bunun siber uzamdaki tezahürleri olarak akseden sosyal medya savaşlarının hiç kuşkusuz etkili bir rolü oldu…..(Girişten)

Doğu, B., Özçetin, D., Bayraktutan, G, Binark, M., Çomu, T., İslamoğlu, G. ve Telli-Aydemir, A. (2014) Siyasetin Yeni Hali: Vaka-i Sosyal Medya – Seçimden Seçime, Gezi Direnişi’nden Hükümet Cemaat Çatışmasına,  İstanbul: Kalkedon Yayınları. 
ISBN: 9786054979103

Sansürsüz İnternet için: yeni DNS ayarları nasıl yapılır?

Mart 22, 2014

Twitter’a girişi sağlayan Google DNS’lerinin yasaklandığı öne sürülüyor. Ancak farklı DNS numaraları ile de internet girebilmek mümkün…

Twitter’a yasak kararı gelmesine rağmen kullanıcılar DNS ayarlarını değiştirerek siteye erişim sağlayabiliyordu. Ancak yaygın olarak kullanılan Google DNS’lerinin de sabah saatlerinde engellendiği öne sürüldü. İstanbul’un da aralarında bulunduğu birçok şehirde bazı internet kullanıcıları Google DNS’leri ile Twitter’a giremedi. Ancak, Twitter’a erişim sağlayacak DNS ayarları Google’ınkilerle sınırlı değil…

Twitter’ın Perşembe akşamı Türkiye genelinde yasaklanması büyük ses getirdi. Ancak yasağı delen kullanıcılar Twitter’a çeşitli DNS ayarları ve VPN programlarıyla girmeyi öğrenmiş durumda.

Ancak sabah saatlerinde yasaklı sitelere girişi mümkün kılan Google’ın 8.8.8.8 – 8.8.4.4 DNS’lerinin engellendiği öne sürüldü. Hürriyet gazetesinde yer alan habere göre, Türkiye genelinde birçok kullanıcı sabah saatlerinde Twitter’a giremediklerini fark etti.

Dünyadaki tek DNS rakamları Google ait olmadığından farklı rakamlarla da Twitter’a girebilmek mümkün.

 

DNS ayarları nasıl değiştirilir?

 

DNS ayarlarınızı değiştirmek için önce Başlat menüsünden Denetim Masası’na girin.

Ardından açılan pencerede Ağ ve Paylaşım Merkezi’ne tıklayın.

Şimdi de Yerel Ağ Bağlantısı’na basın.
Özellikler’e girin
İnternet Protokolü sürüm 4(TCP/IPv4) üzerinde çift tıklayın.
Sırayla ilgili rakamları girin ve Tamam’a basıp çıkın.
Bunun dışında 4.2.2.1 ve 4.2.2.2 DNS’lerini de deneyebilirsiniz.

Kaynak: http://m.t24.com.tr/haber/google-dnsi-ile-twittera-giremeyenler-icin-yeni-dns-ayarlari/254061


%d blogcu bunu beğendi: