ALTERNSTİF BİLİŞİM TARAFINDAN WIKILEAKS PANELİ YAPILDI!

Ocak 30, 2011

Hazırlayan: İlden DİRİNİ/Özgür Radyo

WikiLeaks, Yeni Medya; Yeni olan ne?

-Alternatif Bilişim Derneği WikiLeaks ekseninde yeni medya ve rolünün tartışıldığı panel düzenledi. WikiLeaks ve sosyal medyanın etkisi Mısır, Tunus örnekleri ile masaya yatırıldı. Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’nde düzenlenen panele Kadir Has Üniversitesi öğretim üyesi İsmail Hakkı Polat, Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Özgür Uçkan, Avukat Ayşe Kaymak, Yazar ve Pardus geliştiricisi Koray Löker ile blog yazarı Barış Engin konuşmacı olarak katıldı. Panelin yönetimini ise Mutlu Binark gerçekleştirdi. Panelde WikiLeaks ekseninde yeni medyanın toplumsal hareketlerdeki rolu üzerine tartışmalar yürütüldü. Devletlerin internetin fişini çektikleri durumda dahi insanların kendi olanakları ile sunucular kurabildikleri ve böylece haberleşmeyi sürdürebildiklerine dikkat çekildi. Mısır’da devam eden isyandan örnekler aktarıldı.

Alternatif Bilişim Derneği’nin kurucu üyelerinden Başkent Üniversitesi Öğretim üyesi Mutlu Binark, Alternatif Derneği’ni tanıttı. Derneğin faaliyetleri, amaçları ve bugüne kadar yapılan etkinlikler hakkında kısa bilgi verdi.

Twitter ve Facebook’ta devrim yapılmaz, Twitter ve Facebook’la devrim sokakta yapılır

Panelin ilk konuşmacısı Kadir Has Üniversitesi’nden İsmail Hakkı Polat’tı. Polat konuşmasına Kasım ayında WikiLeaks belgelerinin açıklanmasının ardından Arap coğrafyasında patlak veren isyanlarda sosyal medyanın daha da tartışılır hale geldiği söyleyerek başladı. Aralık ayından bu yana yeni medyanın gücünün daha fazla anlaşılmaya başlandığını belirtti.

“Yeni Medya sesleri çıkmayanların seslerinin çıkabildiği alternatif bir mecra olarak şekillendi” diyen Polat, “Yeni medya klasik mecraların bir dönüşüm projesi değil tam tersine kullanıcıların yarattığı bir kaostur aslında” vurgusunu yaptı.

Yeni Medyanın siyasal ve sosyal etkilerinin tartışılmaz olduğunu vurgulayan Polat, “Bunları konşurken  ‘sosyal medya devrimi’ gibi başlıklarla tartışmamak, abartmamak gerek. Devrim Twitter’da Facebook’ta yapılmaz. Devrim, Twitter ve Facebook ile ama sokakta yapılır. Bunlar sadece araçtır” dedi. Yeni Medyanın manipülasyona açık bir alan olduğunun unutulmaması gerektiğini söyleyen Polat, “Wikileaks’in de doğru sorularla tartışılması gerek” dedi.

İlk kez internetin fişi çekildi

Bilgi Üniversitesi’nden Özgür Uçkan  Mısır’da bir ilkin yaşandığına dikkat çekti, “2011 ile birlikte Tunus, Mısır isyanı oldu ve Mısır internetin fişini çekti.  Ardından Suriye internetin fişini çekti. İnternetin kısa tarihinde ilk kez oldu. Bir ülkenin bunu yapması çok ilginç çünkü çok ciddi maddi kayıplar yaşanıyor. Ancak panik içindeki bir iktidarın korkuyla ülke ekonomisini dikkate almadığını gördük” vurgusunu yaptı. Mısır’ın tek başına internetin fişini çekmediğini belirten Uçkan, “Fişi çekme konusunda Pentagonun da çalıştığı bir Amerikan firmasının bu konuda yardım ettiğini öğrendik” dedi. Engellenmenin dünya kamuoyunun tepkisinden kaçarak, rahat rahat katliam yapmak ve protestocuların birbiri ile iletişim kurmasını engellemek amacıyla yapıldığını belirtti.

Bilgi ve iktidar tartışmalarına değinen Özgür Uçkan, “İktidar doğası gereği bilgiyi denetlemek ve yönetmek ister. Bilginin paylaşımı, iktidarın paylaşımıdır. Özgürlüklerinizi korumak için iktidar hakkında bilgi sahibi olmanız gerekir” dedi. İnternetin burada egemenlerin oyununu bozan bir rol oynadığına dikkat çeken Uçkan, “İnternetin fişini çekmedikçe internet küreseldir, gayri merkezidir, açıktır, etkileşimlidir, kullanıcı bazlıdır. Bilgi zaten iktidardan kaçar. Bilgi internet ağı üzerinde iktadardan daha hızlı kaçıyor.” dedi.

İktidarlar bilgiyi korkutarak yönetmek için kullanıyor

İktidarların halkı yönetmek için 11 Eylül saldırısı sonrasında olduğu gibi korku konseptleri yarattığını, buna dayanarak Terör yasaları çıkarttığını belirten Uçkan, “İktidarlar tüm terörlerini halkın güvenliği için yaptıklarını öne sürer. Ancak devletin doğal sorumluluğu vatandaşını korumaktır. Bunun için benim özgürlüklerimden feragat etmeme gerek yok. Siz her türlü hakkınızdan vazgeçerken devletler kendi duvarlarını kalınlaştırır. Devletlerin güvenliği bireylerin güvenliğinin önüne geçer” dedi. Öğrenmek isteyenlerin önüne ise hep “Ulusal güvenlik” reddinin öne sürüldüğüne dikkat çekti.

WikiLeaks’in bundan 5 yıl önce bu belgeleri açıklayamayacağını, bunun politik konjenktürle de bağlantılı olduğunu söyleyen Uçkan, “Wikileaksʼin organizasyon ve karar alma modeli tamamen gayrimerkezi bir ağa bağlı ve göçebe bir karaktere sahip. Mekânı aynı anda her yer olabilir. Gayri merkezi, yersiz, yurtsuz muhalefet bölgeleri yaratan bir bilgi gerillasıdır” dedi. Wikileaks’in  organizasyon yapısının haber kaynaklarının anonimlik hakkının koruması konusunda ciddi bir mesafe kat ettiğini de vurguladı.

İktidar odakları hakkında ne kadar çok şey bilirsek o kadar özgürüz

Koray Löker ise temel durduğu noktanın Wikileakse şüpheyle bakmak olduğunu belirtti. Wikileaks’in göçebe ve anonim olmasının önemli bir avantaj olduğunu belirten Löker, Assange’in pozisyonunu eleştirdi. Assange’in ‘Amerika’nın politik konumunun doğru olduğunu fakat kötü yönetildiğini savunduğunu’ idda etti. WikiLeaks örneğinde büyük gazetelerle bir araya gelip belgelerin birlikte seçilerek yayınlanmış olmasının soru işaretleri yaratan önemli bir nokta olduğunu belirten Löker, “Aynı medya yöneticileri bugüne kadar çok sayıda belgeyi halktan sakladı. Bu noktada seçimlerine ne kadar güvenilebilir” sorusunu ortaya attı.

Löker konuşmasının devamında, “Hükümetler, iktidar kuran her türlü odak hakkında ne kadar çok şey biliyorsak biz de o kadar özgürüz bu doğru, bu yolda attığımız her adımın da böyle bir amacı olmalı. Araç amaç tutarllığı önemli ve ben WikiLeaks’in bunu yapamadığı kanaatindeyim. Bu da sadece bir kanaat bir yandan doğru şeyler yapıyor, yeni yöntemler deniyorlar. Göndericinin kimliğini gizleme konusunda ciddi bir katkıda bulundular. Bir noktanın bir başka noktayla bağlantı kurarken kendisini gizleme teknolojisini daha da geliştirdiler. Bunu kullanma biçimlerine bir takım itirazlar da niye gelmesin?” dedi.

Önemli bir noktanın sızan onlarca bilgiye rağmen halkın harekete geçmemesi olduğunu belirten Löker, “Pfizer’ın insanların üzerinde ilaçlarını denediği, ABD’nin İncirlik üssünde nükleer silah başlıklarının bulunduğu bir kez daha belgelendi ama hareket yok” dedi.

Sokağı örgütleme işinin WikiLeaks’in görevi olmadığı noktasında hemfikir olduğunu belirten Löker, Assange’ın kişisel durumunun, hakkındaki tecavüz iddilarının belgelerin önüne geçmesinin ise kabul edilemez olduğunu belirtti.

Assange’ı Bin Ladin kadar tehlikeli kılan ne?

Alternatif Bilişim Derneği hukuk danışmanı Ayşe Kaymak ise “Wikileaks’i okumak ABD’ye göre suç ama bana göre elbette değil. Belgelerin sızmasının ardından WikiLeaks’in yasaklanması istendi ve tartışmalar başladı” dedi. Bu yasaklama sürecinin yeni olmadığını, 11 Eylül sonrası yaratılan terör konseptinin ABD üzerinden tüm dünyaya yayıldığını belirten Kaymak, “Biz de aynısını yaşadık. Ulusal terör yasaları bu konseptle değiştirildi. WikiLeaks olayında da bu tekrarlandı.” şeklinde konuştu. Devletlerin güvenlik algısının anafikrinin “Ya bizdensin ya terörist” olduğunu söyledi.

“Yeni bir düzen kurma iddiası olmayan Wikileaks’i ve Assange’ı Usame bin Ladin kadar tehlikeli kılan ne?” sorusunu soran Kaymak, “Açıkladığı belgelerle adına ‘Ulusal Güvenlik’ denilen, yönetenlerin çıkarlarını tehdit etmesidir” yanıtını verdi.

WikiLeaks’in devlet sırrı  ve kamu yararı kavramlarını yeniden tartıştırmasının önemli olduğunun altını çizen Kaymak, “Ülkemizde de hala bir çok şey devlet sırrı denilerek saklanıyor” dedi. Belgeleri ordu bilgisayarlarından sızdıran asker Bradley Manning’in çok kötü koşullar altında 8 aya yakın zamandır mahkeme önüne çıkarılmayı beklediğini hatırtalan Kaymak, “AHİM kararları hiç kimse suç sayılan bir emri veremez ve işleyemez der. Suç niteliğini taşıyan bir eylem devlet sırrı olamaz, bu kapsamdan çıkarılmalıdır der. Belgelerde yayınlananlar savaş suçlarıdır ancak ABD Manning’i casusluktan yargılayabilmektedir” şeklinde konuştu.

Basın ve düşünce özgürlüğü politik duruma göre değişiyor

Basın ve düşünce özgürlüğünün politik duruma göre değiştiğine dikkat çeken Ayşe Kaymak, “Yasalarda basın ve düşünce ögürlüğünün tanımlanmış olması birşey ifade etmiyor” dedi. Söz konusu internet olunca da hukukun yetmediğini vurguladı. Sansürü ve denetimi arttıran yeni uluslararası yasaların hazırlandığına dikkat çeken Kaymak, “Temel hak ve özgürlüklere daha fazla sahip çıkmamız gereken bir dönemdeyiz” dedi.

Medyanın değişimi ve WikiLeaks

Barış Engin ise geleneksel ve yeni medya arasındaki farklara dikkat çekti. “Dünya son zamanlarda çok değişime uğradı. Medya da bunun bir parçası” diyen Engin, “Yeni gelişen medya, insanların, şirketlerin ve grupların iletişim sistemlerini değiştirdiği gibi; aktivist gruplarında iletişim biçimlerini değiştirdi. Bu durum “dijital aktivizm” ve “yurttaş gazeteciliği” olgularını ortaya çıkardı” dedi. Sosyal ağların,  dijital aktivizmin ayrıcalıklı mecraları olabilmeyi başardığını söyleyen Engin, sosyal ağların dünyanın dört bir yanındaki ortak eğilimli insanların bir araya gelebilmesinin, birlikte eylemler örgütleyebilmesinin önünü açtığını vurguladı. Yeni Medya “Bu hareketlerin; kendi üretimlerini, eylemlerini ve haberlerini yayınlayacakları bir yayın mecrası oluşturdu” dedi. Engin sözlerini “WikiLeaks belge edinme konusunda, gazetecilik yeteneklerinin yanı sıra başka yeteneklerin de gerektiğini gösterdi” diyerek sonlandırdı.

Belgeler: Egemenler için Pandora’nın kutusu

Panelin ikinci bölümünde dinleyiciler katkılarını sundu.

Yeni Harman ve Bianet yazarlarından Başar Başaran, WikiLeaks konusundaki kuşkularını aktardı. “Bir askere bu kadar belgenin teslim edilmesi tuhaf, daha önce görmediğimiz bir durum. Assange tipinin yaratılmasında bir mitos havası yaratıldı. Bu çekinceyi ortaya koymak isterim” dedi. Taraf gazetesine sızan belgeler ile WikiLeaks arasında paralellikler gördüğünü belirtti. Başaran insanların WikiLeaks’i çok önemsemesinin altında yatan nedeni ise gerçeklere susamışlık olarak tarifledi. “Bunların yarattığı özgürlük alanlarını test etmek gerek, manipülasyonları tartışmak gerek” dedi,

Tartışmalarda İran, Tunus, Mısır’da da halkın sosyal medya araçları ile kendi sızıntılarını yaptığı, WikiLeaks’de de yayımlanan belgelerin egemenler tarafından sızdırılmış olsa dahi bunun egemenler için bir Pandoranın kutusu olduğu vurgulandı. Pandora’nın kutusundan sızanların insanların bilincinde soru işaretleri oluşturduğu, bu belgelerle açığa çıkanların dönüştürücülüğü çeşitli örneklerle hatırlatıldı.


PANEL ON HATE SPEECH AT SOCIAL MEDIA

Ocak 27, 2011

7-11 February 2011 –SOCIAL MEDIA WEEK

See:http://socialmediaweek.org/

PANEL ON HATE SPEECH AT SOCIAL MEDIA

DATE: 8 FEBRUARY 2011  TIME: 15:00-16:30  PLACE:  GALATASARAY UNIVERSITY COMMUNICATION FACULTY Çırağan cad. Beşiktaş İstanbul

Why hate speech at new media is important? And Why should gain awareness about this subject? What can NGOs do?

At the new media environment, homophobic, transphobic, heterosexist, xenophobic, racist, ethnic nationalist and political-discriminatory hate speech which is produced by discursive practices of everyday life and inserted into the texts of traditional, can become widespread, ordinary easily and enter to the media circulation. Thus, any discriminatory and exclusionary discursive practices are being adopted; over time, these practices marginalize existence of different identities and practices in society, or even destructive actions, in other words, they can transform into hate crimes. Hate speech becoming natural, ordinary and common because of some of the features and facilities owned by the new media environment. Therefore, at this panel, the types of hate speech and several examples and methods of struggle against it and  struggle methods developed by NGOs will be discussed. 

Participants 

  • Hate-Discourse Relation and Hate Speech at New Media –Mutlu Binark (Professor, Başkent University, Faculty of Communication)
  • Features of Social Media and to show how hate speech becomes widespread at social media Eser Aygül, MA Student, Gazi University İnstitute of Social Sciences, Tuğrul Çomu, MA Student, Ankara University Institute of Social Sciences
  • Struggle Forms Against Hate Discourse at Social Media – Günseli Bayraktutan-Sütcü, Ph.D. Lecturer, Başkent University, Faculty of Communication
  • Study of Youth for Habitat, A member from Youth for Habitat
  • Study of Alternative Information Society, Ali Rıza Keleş

E mail:          tugrul.comu@gmail.com

Tel:                 0555 305 1126


7-11 Şubat 2011 SOCIAL MEDIA WEEK İSTANBUL…

Ocak 25, 2011

SMW için Bakınız: http://socialmediaweek.org/  kapsamında:

SOSYAL MEDYADA NEFRET SÖYLEMİ PANELİ

8 ŞUBAT 2011/ 15:00-16:30

YER:  GALATASARAY ÜNİVERSİTESİ  İLETİŞİM FAKÜLTESİ Çırağan cad. Beşiktaş İstanbul

 Yeni Medyada Nefret Söylemi Niçin Önemli ve Bu Konuda Neden Farkındalık Bilinci Kazanmalı? STK’lar ne yapabilir?

Yeni medya ortamında gündelik yaşamda söylemsel pratiklerde üretilen ve geleneksel medya metinlerinde dolaşıma sokulan homofobik, transfobik, heteroseksist cinsiyetçi, yabancı düşmanı, ırkçı, etnik milliyetçi ve politik-ayrımcı nefret söylemi yeni medya ortamının özelliklerinden dolayı çok daha kolay bir şekilde yaygınlaşarak, sıradanlaşarak dolaşıma girmektedir. Böylece her türlü ayrımcı ve dışlayıcı söylemsel pratikler kanıksanmakta, zaman içinde toplumdaki farklı kimlikleri ve varoluş pratiklerini ötekileştirmekte, hatta yok edici eylemlere, diğer bir deyişle nefret suçlarına dönüşebilmektedir. Yeni medya ortamının sahip olduğu bazı özellikler ve olanaklar nefret söyleminin doğallaşmasını, sıradanlaşmasını ve yaygınlaşmasını desteklemekte/kolaylaştırmaktadır. Bu nedenle, bu panelde yeni medya  ortamlarından sosyal medyada dolaşıma giren nefret söylemi, nefret söylemi türleri, çeşitli örnekler ve buna karşı mücadele yöntemleri ile bu konuda duyarlı STK’ların geliştirdikleri/geliştirecekleri mücadele stratejileri tartışmaya açılacaktır.

Katılımcılar

  • “Nefret-Söylem İlişkisi ve Yeni Medyada Nefret Söylemi”- Mutlu Binark/Başkent Üniversitesi İF Öğretim Üyesi
  • “Sosyal Medyanın Özellikleri ve Sosyal Medyada Nefret Söyleminin Yaygınlaşmasını Örnekler Üzerinden Serimlemek”-Eser Aygül – Gazi Üniversitesi SBE Y.Lisans ve Tuğrul Çomu – Ankara Üniversitesi SBE Y.Lisans
  • “Sosyal Medyada Nefret Söylemine Karşı Mücadele Biçimleri”-Günseli Bayraktutan-Sütcü/Başkent Üniversitesi İF Öğretim Gör.
  • “Habitat için Gençlik Derneği’nin Çalışması”- Habitat için Gençlik Derneğin’den temsilci
  • “Alternatif Bilişim Derneği’nin çalışması”-Ali Rıza Keleş

Bilgi için:        www.yenimedya.wordpress.com

E posta:          tugrul.comu@gmail.com

Tel:                 0555 305 1126


PANEL “LET’S DISCUSS AND POSITION WIKILEAKS!”

Ocak 23, 2011

29 January 2011 Saturday 14:00-18:00

Participants

İsmail Hakkı Polat-The Power of New Media

Özgür Uçkan- Right to information, How information can be free?

Ayşe Kaymak- Is Assange terrorist? Reading is a crime?

Koray Löker- The Old Order of New Media

Barış Engin-Alteration of Media

New Media Editors-Evaluation, Sharing Experience

 Moderator: Mutlu Binark

 Place: Electrical Engineers Conference Room/Yıldız, Beşiktaş, İstanbul

 Organization: Alternative Communication Association

Free registraiton:alt.bilisim@gmail.com


27 Ocak 2011 Fatih Projesi Toplantısı-ODTÜ KKM

Ocak 23, 2011

Fatih Projesi Toplantısı

27 Ocak 2011  Yer: ODTÜ Kültür Kongre Merkezi

Saatler: 9:00-17:00

 27 Ocak 2011 ODTÜ Kültür Kongre Merkezi 9:00-17:00 “Bilgilenme, Diyalog, Ortak Akıl ve Yol Haritası Arayışı” INETD’nin öncülüğünde, EGİTEK ve BÖTE Bölümleri işbirliği ile ODTÜ’nün ev sahipliğinde Fatih Projesini inceleyen bir etkinlik düzenlenmiştir. Bilindiği gibi, Fatih Projesi 3 yıl içinde tüm MEB okullarında belirli bir teknolojik gelişmeyi ve eğitimi Bilgi Teknolojileri ile harmanlamayı hedeflemektedir. Bu toplantı kamuoyunu, özellikle konu uzmanı akademisyen ve STK’ları bilgilendirmeyi, projeyi açık ortamlarda tartışmayı hedeflemektedir. Dünya üzerinde, büyük teknoloji projelerinin sık sık başarısızlıkla sonuçlandığı bir gerçektir. Bu çapta bir projenin çok dikkatli planlanması, ve hayata geçmesi sürecinde izlenmesi ve gözden geçirilmesi önemlidir. Bu toplantı, ülkemiz için çok önemli olduğunuzu düşündüğümüz Fatih Projesinin uygulayıcıları olan MEB ile uzmanların ve STK’ların diyalog ortamında konunun çeşitli boyutlarını tartışması, ortak akıl arayışı sonucunda bir yol haritası çıkartılması ve izleyecek, destek olacak, öneri oluşturacak bağımsız yapıların kurulması arzulanmaktadır. Toplantı herkese açıktır. Bu konuda diyalog içinde söyleyecek sözü olan herkesi bekliyoruz. http://fatihprojesi.meb.gov.tr/ Program detayları http://fatih.inetd.org.tr adresinde duyurulacaktır.

Duyuru: Mustafa Akgül

_______________________________________________


25 Ocak 2011 Dijital Derya’da Gazetecilik Konulu Panel

Ocak 20, 2011

SAE Institute tarafından 25 Ocak 2011 Salı günü 13:00- 17:00 saatleri arasında Salon İKSV’da gerçekleşecek “Dijital Derya’da Yaratıcılık” konulu panel organize edilecek.

Panelde “İletişim Yöntemlerinin hızla geliştiği bu dönemde sanal ağa bağlı her birey bir haberciye dönüşecek mi?” sorusuna uzmanlar tarafından cevap aranacak.

Panelin sonunda, yeni dünyanın yarattığı en önemli mesleklerden biri olan Dijital Gazetecilikle ilgili hiçbir soru cevapsız kalmayacak. 3 oturumlu panelde sektörün önemli isimleri konuşmacı olarak yer alacak.

Katılımın ücretsiz olacağı panel de gazetecilik mesleğinin geleceği ve Dijital Gazetecilik kavramının yapı taşları tartışılacak.

Dünya’da ve Türkiye’de Dijital Gazeteciliğin gelişimi nasıl oluyor?

Panelin birinci oturumunda “Dünya’da ve Türkiye’de Dijital Gazetecilik” konu başlığı çerçevesinde 4 önemli konuşmacı olacak. Oturumun ilk konuşmacısı Hürriyet.com.tr Genel Yayın Yönetmeni Fatih Çekirge, olacak.

İNTERNET REKLAM PASTASI

Oturumun ikinci konuğu Netbook Media Reklam Satış Şirketi CEO’su Emre Tümer ise Türkiye İnternet Reklam Pazarının gelişimi, İnternet reklamcılığında hangi içerik internet reklam pazarı pastasının ne kadarını alıyor (Haber Siteleri, Portallar,Spor vb.) gibi konuları anlatarak, sektöre masanın diğer tarafından bakmamızı sağlayacak.

Oturumun 3. konuşmacısı Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Medya ve İletişim Sistemleri Bölümü Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Aslı Tunç, üniversite öğrencilerinin dijital yayıncılığa bakış açısını ve Dünya’daki dijital gazetecilik başarı hikâyelerini konuklarla paylaşacak. İlk otururumun son konuğu ise, IP TV Derneği Başkan Vekili Atıf Ünaldı ise, konukları dijital yayıncılıkta bambaşka bir boyuta sürükleyecek. Atıf Ünaldı, internet, televizyon gazeteciliğini ne noktaya taşıyacak? LXD modeli nedir? Televizyon gazeteciliğine LXD modeli nasıl uygulanır? IPTV teknolojileri ve OTT ile birlikte haber nasıl değişecek? gibi merak edilen soruları cevaplandıracak.

Dijital Yayıncılığın Kültürel Değişime Etkisi Nasıl Olacak?

Panelin ikinci oturumunun konuşmacıları olan SAE Institute Türkiye Kurucu Temsilcisi Hakan Kurşun, Dream TV Genel Yayın Yönetmeni Şafak Ongan ve Myspace Türkiye İçerik Müdürü Volkan Çağsal, Dijital Yayıncılığın Kültürel Değişime Etkisi tartışılacak.

Kaynak: http://www.haber7.com/haber/20110119/Internetle-herkes-gazeteci-olacak-mi.php erişim 19.ocak 2011


9 ŞUBAT 2011 İK’NIN GÜVENLİ İNTERNET GÜNÜ ETKİNLİĞİ

Ocak 20, 2011

İnternet Kurulu 9Şubat 2011 tariginde Güvenli İnternet Günü etkinliği düzenliyor.
Tarih: 09 Şubat 2011  Yer: Sheraton Hotel & Convention Center / Ankara
Program:
09:00-09:30        Kayıt ve Karşılama
09:30-11:00        Açılış ve Konuşmalar
09:30-09:40        GİG Tanıtım Filmi Gösterimi
09:40-09:50        İnternet Kurulu Başkanı Sn. Serhat ÖZEREN
09:50-10:00        Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı     Sn. Dr. Tayfun ACARER
10:00-11:00        Ulaştırma Bakanı Sn. Binali YILDIRIM
11:00-11:20        Kahve Arası
11:20-11.25        Spot Film-1
11:25-11:45        Araştırmalar Işığında Çocukların ve       Gençlerin Yeni Teknolojilerle İlgili Tecrübeleri LSE, EUKidsOnline Direktörü, Prof. Dr. Sonia      LIVINGSTONE
11:45-11-50        Spot Film-2
11:50-12:10        Sosyal Paylaşım Siteleri ve Özdenetim   Uygulamaları- STK’ların Rolü   eNACSO, CHIS, John CARR
12:10-12:30        Sosyal Paylaşım Sitelerindeki Güvenlik     Önlemleri Facebook Avrupa Politika Direkterü, Richard ALLAN * (teyit beklenmektedir)
12:30-12:45        Google Kurumsal Gelişimden Sorumlu Kıdemli     Başkan Yardımcısı ve Hukuk Bölümü Müdürü David    C.Grummer’ın konuşması
12:45-13:30        Öğle Yemeği
13:30-14:30        “Aile ve İnternet Etkileşimi”
                Konuşmacılar:
                İnternetin Güvenli Kullanımında Ailenin Rolü
                Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürü, Doç. Dr. Ayşen GÜRCAN
                Çocukların Sosyal Paylaşım Alışkanlıkları
                ODTÜ, EUKidsOnline Türkiye Direktörü, Doç. Dr. Kürşat ÇAĞILTAY
                Teknoloji Bağımlılığı ve Aile
                Ege Üniversitesi Psikiyatri ana Bilim Dalı Başkanı
                Prof. Dr. Hakan Coşkunol
                Siber Zorbalık Üzerine Değerlendirmeler
                Anadolu Üniversitesi BÖTE Bölümü Öğretim Üyesi,
                Yard. Doç. Dr. Yavuz AKBULUT
14:30-15:00        Kahve Arası
15:00-16:00        “İnternetin Güvenli Kullanımı İçin Kurumsal Çözüm Önerileri”
                Moderatör: İnternet Kurulu Başkan Yardımcısı Çiğdem ERTEM
                Konuşmacılar:
                Türkiye İçin İnternet Kafe Modeli Çalıştayı Sonuç Bildirgesi
                İnternet Kurulu Temsilcisi
                Okullarda Güvenli İnternet Eğitimi
                İnternet Kurulu Temsilcisi (Milli Eğitim Bakanlığı)
                Kurumsal Çözümlere İlişkin Örnekler
                İnternet Kurulu Temsilcileri (Sponsor firmalar)
               
16:30-17:00        Kapanış


Wikipedia 10. yılını kutluyor!

Ocak 15, 2011

15 Ocak 2001′de kurulan Wikipedia 10. yaşını dünyanın en büyük projelerinden biri olarak tamamlıyor!

Linux Kullanıcıları Derneği olarak, dünyanın en büyük katılımcı projelerinden biri olan Wikipedia’nın 10. yaşını kutluyoruz. 10 milyondan fazla madde ve 5 milyonu aşan görsel/işitsel içeriğe sahip ansiklopedi, insanlığın ortak belleğinin demokratik ve özgür yöntemlerle korunabileceğini ispatlamanın yanında yüzbinlerce insanın ortak üretim becerisinin sonuçlarını da gösteriyor.

“Bir elin nesi var, iki elin sesi var” atasözünün sağlaması niteliğindeki bu imece proje, her bilginin konuyla ilgili uzmanlar tarafından denetlenmesini sağlıyor. Böylece herkesin bir blog ya da sosyal medya hesabıyla kendini ifade edebildiği çağda, karmaşık süreçler gerektirmeden bir ilaç ya da tedavi yöntemi konusunda ortak bellekte oluşan bilgiye birçok doktor aynı anda yorum yapabiliyor.

Wikipedia’nın bu başarılı yöntemi aslında basitçe 1984 yılından beri özgür yazılım hareketinde gelişen, Linux ve Firefox gibi popüler uygulamaların ortaya çıkmasını sağlayan anlayışın bir ansiklopedi fikri için kullanılmış olmasından ibaret. Bu yönüyle de ortak aklın, katılımcı süreçlerin ve kamusal mülkiyetin başarısını ispatlayan bir proje.

Linux Kullanıcıları Derneği ilk günden beri bir çok özgür yazılım projesine olduğu gibi Wikipedia’nın da Türkçe çalışması için gösterilen çabaları destekliyor ve onuncu yılında yüz elli binden fazla maddeye sahip Vikipedi’nin daha da büyümesi için üye ve destekçileriyle içerik üretimine katkıda bulunan Vikipedi gönüllüleri arasında yer alıyor.

Herkesi Wikipedia’yı kullanmaya ve geliştirmeye çağırıyoruz.

Linux Kullanıcıları Derneği


Panel: WikiLeaks’i tartışalım / konumlandıralım…

Ocak 15, 2011

WikiLeaks yayınladığı belgelerle 2010 yılının son günlerine damgasını vurdu. Sadece büyük bir gazetecilik olayı olarak değerlendirilemeyecek WikiLeaks sızıntısı aynı zamanda yeni medyanın ve İnternetin gücünü de ortaya koydu. Yeni Medya-Bilgi-Gazetecilik tartışmalarını yeniden yapmamıza neden oldu. Alternatif Bilişim Derneği olarak 19 Aralık 2010’da WikiLeaks ile ilgili Taksim Tramvay durağında basın açıklaması yaparak fikirlerimizi açıkladık*. Ancak daha tartışılması gereken bir çok konu önümüzde duruyor. Bu tartışmaları bir arada yürütebilmek, yeniden anlamlandırabilmek için 29 Ocak 2011’de WikiLeaks’i tartışacağız.  Katılımlarınızı bekliyoruz

WikiLeaks’i Yeni Medya-Bilgi özgürlüğü kavramları etrafında tartışacağız…

Program aşağıdaki gibidir:

Panel: WikiLeaks’i tartışalım / konumlandıralım…

Yöneten: Mutlu Binark (Başkent Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi)

Konuşmacılar:

• Yeni Medya’nın gücü / İsmail Hakkı Polat (Kadir Has Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi)
• Bilgi Edinme Hakkı, Bilgi Nasıl Özgür Olur? / Özgür Uçkan, (Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi)
• Assange terörist mi, WikiLeaks okumak suç mu? / Ayşe Kaymak (Avukat-Alternatif Bilişim Derneği Hukuk Danışmanı)
• Yeni Medya’nın Eski Düzeni / Koray Löker, (Yazar-Pardus geliştiricisi )
• Değişen Medya/ Barış Engin (Gazeteci)

Yeni Medya Editörleri, “Değerlendirme, deneyim paylaşımı”

Tarih: 29 Ocak 2011 Cumartesi
Saat: 14.00 – 18.00
Yer: Elektrik Mühendisleri Odası Konferans Salonu, Yıldız – Beşiktaş – İstanbul (Harita için tıklayınız)

Düzenleyen: Alternatif Bilişim Derneği

http://www.alternatifbilisim.org/

Konferansa katılım ücretsiz. Ancak katılım için kayıt yaptırılması gerekiyor. Katılım için bilgi@alternatifbilisim.org adresine mail atılabilirsiniz.

Wikileaks’e ilişkin daha önce Taksim Tramvay durağında basın açıklaması yapmıştık:

Görüyoruz, duyuyoruz, biliyoruz… Susmuyoruz, ifşa ediyoruz…

Tüm dünya yaklaşık bir aydır adına diplomasinin 11 Eylül’ü dedikleri olayla sarsılıyor. Wikileaks’i terörist ilan edenler, saklayıp, gizledikleri bilgiler üzerine kurdukları iktidarlarının, küçük bir sızıntı ile nasıl zora girdiğini dehşetli gözlerle izliyorlar. Epostalarımıza, telefonlarımıza, hayatımıza sızan Büyük Birader, izlerken yakalanmanın acısıyla kıvranıyor.

Bilgi, insanlığın başlangıcından bugüne tarihin tekerleğini döndüren önemli güç oldu. En başından beri iktidarlar bilgiyi hükmettiklerinden uzak tuttu, gizledi. İskenderiye Kütüphanesi’nden bu yana milyonlarca kitap, yayın yakıldı. Dağıtımı engellendi, yazarlar yargılandı, asıldı. Günümüz küresel kapitalist dünyasında da bilgiye sahip olmak iktidarlar için vazgeçilmez.

WikiLeaks tarafından açıklanan belgeler bizlerden gizlenenlerin ne denli büyük ve önemli olduğunu gösteriyor. ABD ve diğer devletlerin nasıl hükmettiklerini ve güçlerini nereden aldıklarını deşifre ediyor.

Bilgi tekeline karşı yeni gücümüz

Artık hayatımızda İnternet var. İnternet bilgi tekellerinde delikler açmaya, insanlığın ürettiği bilgileri paylaşmamıza ve en uzak köşelere yaymamıza yardımcı oluyor. WikiLeaks hem ürettikleri hem de örgütlenmesi ile bunun en güzel örneklerinden birisidir. Bilgiyi tekellerin zırhları ardından gün ışığına çıkarıyor ve kamuoyunun bedelsiz kullanımına açıyor. Dağıtık örgüt yapısı ile ulusal sınırları aşıp küresel ölçekte çalışan bir örgütlenme haline geldi ve böylesi bir hareketi engelleyebilecek bir sistem henüz geliştilebilmiş değil. İşte İnternet bize bütün bunları yapabileme olanağı veriyor. Bilgi tekellerine ve iktidarlara karşı yeni gücümüz İnternettir.

Devletlerin İnternet’e karşı bu kadar kuşkucu, korumacı, muhafazakar olmalarının sebebi de budur. BM’nin bir İnternet polis gücü kurma girişiminin hızlandığını öğrendik. Türkiye’de demokrat geçinen hükümetin yaptığı 5651 nolu Internet Yasası ve sonuçları ortadadır. Sayısını tam olarak bilemediğimiz 10 binin üzerinde site erişime engelli, yüzbinlercesi kamusal erişime filtreler dolayısı ile kapalı durumda. Bu düpedüz totaliterliktir, sansürcülüktür. Demokrasilerde yeri yoktur.

Ulaştırma Bakanımız WikiLeaks için “Şimdi bir site var, kasıp kavuruyor ortalığı. İnternetin gücünün tahminlerimizden fazla olduğu şimdi anlaşılıyor” diyerek, dünyanın İnternet alanındaki yasal boşluğunun Birleşmiş Milletler modeli bir yapılanmayla aşabileceğini savundu. Sormak istiyoruz: “Aşmak istediğiniz hangi yasal boşluktur, kocaman bir barbarlığın kirinin, pasının sızdığı bu boşluğu neden kapatmak istiyorsunuz, akmamasını istediğiniz, bizim bilmediğimiz birşeyler mi var?”

Assange terörist, Brandley Vatan Haini

Ne kadar bildik, tanıdık sözler. İnsan onurunu, ulusal, dinsel, cinsel vb aidiyetlerinin önüne koyan, insanlığın ortak çıkarlarını ait olduğu devletin ulusal çıkarlarına ve yasalarına önceleyen hemen herkes için kullanılan etiketler bunlar. Israil’de Vanunu, Türkiye’de vicdani retçi gençler, ABD ordusunda Bradley Manning ve savaşmayı reddeden diğer askerler.. Savaş suçlarını açıklamak suç değildir. Vatan hainliği değildir. Barbarlığa karşı mücadele etmek, yasalara rağmen bile olsa meşrudur, haktır.

Biz en az Julian Assange kadar önemli bir iş yapan ve ABD’nin savaş suçlarını sızdırdığı için askeri bir cezaevine konulan Bradley Manning isimli askerin ve meslekdaşımızın vatan haini ya da terörist işbirlikçisi değil onurlu bir insan olduğunu düşünüyoruz. Bradley Manning insan olma onurunu, ABD’nin sömürgeci çıkarlarının önüne koydu ve yeteneklerini seferber edip büyük bir iş başardı. Kendisi ile dayanışma içerisinde olduğumuzu bildiriyoruz. Hazırladığımız bu christmas kartını ona ve ailesine gönderiyoruz. Barbarların diplomasisini, anlaşmalarını ve hukuklarını bırakın bir kenera, bütün dünyanın vicdanında terörist ve vatan haininin kim olduğu açıktır.

Bilgiye erişmek haktır, özgürlüktür

Bilgiyi kamu malı haline getirecek, herkesin dilediği gibi faydalanmasını sağlayacak en etkin araç bugün için internettir. Wikileaks’i bu kadar güçlü yapan şey internetin olanakları kadar, ‘bilgi özgür olmalıdır’ fikridir. WikiLeaks kendini şöyle tarif etmektedir: “Enformasyon savaşında, dünya devletleri ve onların istihbarat birimleri, sıradan vatandaşa karşı zaten üstündüler. Bu eşitsizliği düzlemek lazım. Bunu da biz yapacağız, bunun için çalışacağız. Biz sade vatandaşın yanındayız. Medya şirketlerinin, kartellerin, lobilerin hizmetinde değiliz.

Egemenlerin kirli yüzlerini, diplomasinin kirli koridorlarını, Irak’tan, Türkiye’ye işgallerinin boyutunu ortaya döküveren belgeler, büyük insanlığa unutturulmak isteneni bir kez daha hatırlattı. Bilmek ve sormak eylemini!

Wikileaks’in sözcüsü Julian Assange tutuklandı, Wikileaks’in serverlarına saldırıldı, maddi kaynakları kesildi ancak susturulamadı büyük insanlık. Assange’ı bilgi özgür olmalı fikrine sahip çıkan binler sahiplendi, Wikileaks binlerce ayna siteyle çoğaldı, yayınını hiç kesmedi, PayPal, Visa, Mastercard gibi şirketler bilme hakkına sahip çıkanların gazabına uğradı… Sözün özü büyük insanlık bilme hakkına sahip çıktı.

Bugün bizi de sokağa çıkaran bilmek isteyişimizdir. Devlet sansürünün bizi gerçeklerden koruduğunu bir kez daha söylemek içindir. Bilme hakkımıza, basın özgürlüğüne, kişisel hak ve özgürlüklerimize sahip çıkacağımızı beyan etmek içindir…

Buradan bir kez daha ifade ediyoruz…

– Hiç bir kurum ve hiç kimsenin insanlığın neyi bilip neyi bilmemesi gerektiğine karar vermemesi için;

– Basın, iletişim özgürlüğü için;

– Bilgi tekellerine karşı çıkmak için;

– Düzenin çürümüşlüğünün nerelere kadar uzandığını kanıtlamak için;

– Başka bir dünya gerekliliğini, bilgi ile somutlaştırmak için;

– Eşit, özgür, adil yaşamlar ve yarınlar için…

Biz görmeye, duymaya, bilmeye ve en çok da söylemeye devam edeceğiz…

Alternatif Bilişim
19 Aralık 2010, WikiLeaks Destek Eylemi


Wikipedia 10 yaşında

Ocak 12, 2011

İnternetteki ilk başvuru kaynaklarından biri haline gelen Wikipedia bu hafta 10 yaşına giriyor.

İnternetin en büyük bilgi kaynağı Wikipedia 10. yılını geride bırakırken, sanal alemin fenomenlerinden biri olmayı sürdürüyor. Jimmy Wales tarafından kurulan websitesinde halen 3 buçuk milyondan fazla makale ve 22 milyondan fazla sayfa var.

Wikipedia’yı fenomen haline getirense, tamamen kullanıcı katkısıyla oluşturulması ve ticari olmaması. Sadece bağışlarla ayakta duran Wikipedia’nın felsefesi, bilgi ve düşüncenin serbest ve ücretsiz yayılması esasına dayanıyor; sitede bilgi ücretsiz, reklam almak ise yasak.

10 yılda inanılmaz boyutlara ulaşan Wikipedia girişimi, elbette buna paralel artan kaynağa ihtiyaç duydu. 2010 ortasında Jimmy Wales tarafından başlatılan kampanya ile temel giderler için 16 milyon dolar toplanması öngörüldü. Biraz zorlanılsa da istenen rakama geçtiğimiz hafta ulaşıldı.

Wikipedia bugün dünyanın en büyük ansiklopedisi. İnternete taşınmaya çalışan yılların büyük ansiklopedi markaları da büyük çapta Wikipedia yüzünden istedikleri okuyucu sayısına ulaşamadı. Örneğin Microsoft’un dev Encarta projesi, Wikipedia yüzünden rafa kaldırıldı.

Southern California Üniversitesinde gazetecilik ve yeni medya dersleri veren, “Wikipedia Devrimi” adlı kitabın yazarı Andrew Lih, BBC’ye şunları söylüyor:

“Bence Wikipedia’nın insanlığa yaptığı en önemli katkılardan biri, haberlerle tarih arasındaki bilgi açığını kapatmak oldu. Wikipedia sürekli olarak güncellenen, üzerindeki çalışmalar süren bir tarih niteliğinde. Bu da büyük bir güç. Parmaklarının ucunda Wikipedia gibi bir kaynak bulunduğu için bugünün üniversite öğrencilerine gıpta ediyorum. Bu bir üniversite hocası için alışılmışın dışında bir görüş olabilir. Hocalar genelde öğrenciler gereğinden fazla kullandığı için Wikipedia’yı sevmez çünkü. Ama ben bayılıyorum. Wikipediayı eleştiren hocalara da cevabım şu: öğrenciler bir konudaki bilgiye daha çabuk ulaşıp, daha çabuk eleştirel düşünce sahibi oluyorlarsa, bu bizim memnunlukla karşılamamız gereken birşey olmalı. Ama diğer yandan Wikipedia’yı tek bilgi kaynağı olarak da kullanmamaları lazım.”

Kaynak: http://www.ntvmsnbc.com/id/25169937/ (Erişim: 11 Ocak 2011)


%d blogcu bunu beğendi: