Ocak 7, 2014

Slide1_1 Slide1_2


Panel: Pandemi Sarmalında Yaşlıların Enformasyon Arayışı

Nisan 10, 2021

TÜBİTAK-SOBAG tarafından desteklenen 120K613 numaralı projenin çıktıları, proje ekibi tarafından İstinye Üniversitesi’nin düzenlediği “Pandemi Sarmalında Medya ve Toplum” başlıklı sempozyumda sunuldu. 8 Nisan 2021 tarihinde çevrimiçi olarak gerçekleştirilen “Pandemi Sarmalında Yaşlıların Enformasyon Arayışı” başlıklı panelde; araştırmanın çıktıları katılımcılar ile paylaşılarak, pandemi sürecindeki kısıtlamalardan en yoğun biçimde etkilenen 65 yaş ve üzeri bireylerin bu süreçteki enformasyon ihtiyaçları ve enformasyon arama edimleri toplumsal cinsiyet ve dijital eşitsizlikler bağlamında tartışıldı.


120K613 Projesi 57. Kütüphane Haftası’nda

Nisan 1, 2021

Türk Kütüphaneciler Derneği tarafından düzenlenen, “Pandemi Sürecinde Kütüphanecilik” temalı 57. Kütüphane Haftası Etkinleri’nde TÜBİTAK/SOBAG tarafından desteklenen 120K613 Projesi ekibi, “Pandemi Sürecinde Yaşlıların Enformasyon Arayışı ve Dijital Eşitsizlik” başlıklı bir panel ile yer aldı. Panelde 120K613 Projesi çıktıları kapsamında, pandemi sürecinde yaşlıların enformasyon arama süreçleri ile bu süreçte faydalandıkları geleneksel ve dijital araçlar, sıklıkla başvurdukları enformasyon kaynakları ve dijital eşitsizliklere ilişkin bulgulara değinen araştırmacılar; bunun yanında yaşlıların enformasyona güven düzeyleri, dijital sermaye ve medya dolayımlı olarak bağlantıda kalma süreçleri gibi konularda da araştırmadan edinilen çıktıları aktardılar. 31 Mart 2021 tarihinde çevrimiçi olarak gerçekleştirilen panel, Türk Kütüphaneciler Derneği YouTube kanalı üzerinden canlı olarak yayımlandı.

Panelin kaydına erişmek için; https://www.youtube.com/watch?v=JHg8Ybguo7E adresini ziyaret edebilirsiniz.


Japon Mesajlaşma Uygulaması Line, Çin’deki Mühendislerin İzinsiz Olarak Kullanıcı Verilerine Erişmesine İzin Veriyor [1]

Mart 19, 2021

Reuters Ekibi Tarafından Üretildi

Tokyo (Reuters) – Japon medyasından Çarşamba günü bildirildiğine göre, SoftBank Corp’den Z Holding’e ait Japon mesajlaşma uygulaması Line, Şangay’daki bir bağlı kuruluştaki Çinli mühendislerin Japon kullanıcıların verilerine izinlerini almadan erişmesine izin verdi. Kamu yayıncısı NHK, Japon gizlilik düzenlemelerine göre, şirketlerin kişisel verilerinin denizaşırı ülkelere gönderildiğinde kullanıcıların bilgilendirmesi gerektiğini belirtmiştir.

Bir Line sözcüsü, “Yasal veya düzenleyici sınırları ihlal eden hiçbir şey olmadı,” diyerek, Japonya dâhil tüm yargı alanlarındaki yasalara ve düzenlemelere uymaya devam edeceklerini bildirmiştir.

Mahremiyetin korunmasını denetlemekten sorumlu hükümet yetkilileri ise, bu duruma yorum yapmak için henüz hazırlıklı değil.

Yerel basında çıkan haberlere göre, Çin’deki bir şirkette Line için sistem bakımını gerçekleştiren dört mühendise, kullanıcıların adlarını, telefon numaralarını ve e-posta adreslerini içeren Japonya’daki sunuculara erişim için izin verilmiştir.

Bununla birlikte, Japon internet şirketleri tarafından tutulan kişisel verilerin kullanımı ve depolanmasına ilişkin yasaları ve düzenlemeleri sıkılaştıran raporlar gelmektedir.

Şirket sözcüsü, dünya çapında 186 milyon kullanıcıya sahip olan ve yarısından biraz azı Japonya’da bulunan Line’ın, o zamandan beri Çin bağlı kuruluşundaki kullanıcı verilerine erişimi engellediğini söyledi.

Line bu ay, eskiden Yahoo Japan olan Z Holdings’in bir parçası haline geldi, yerel ve ABD’li rakiplere karşı rekabet etmek için 30 milyar dolarlık yatırımla bir yerel internet gücü haline geldi.

Line, üzerinden gönderilen mesajlar, yalnızca gönderen ve alıcı tarafından uygulama üzerinden okunabilir, diğer mesajlaşma uygulamaları gibi, mesaj içeriğini uçtan uca şifrelidir.

Z Holdings, SoftBank Corp ve Güney Kore’deki Line’ın eski operatörü Naver Corp’un ortak sahibi olduğu A Holdings şirketi aracılığıyla SoftBank Corp tarafından kontrol edilmektedir.

Önümüzdeki beş yıl içinde teknolojiye 500 milyar yen (4.58 milyar $) yatırım yapmayı planlayan Z Holdings, geçen yıl Line ile ilişkisini açıkladı, ancak COVID-19 salgını nedeniyle Ekim ayından itibaren genişleme hareketini ertelemek zorunda kaldı.

Line, platformlaşma alanındaki uygulamalarını nakitsiz ödeme ve daha yakın zamanda teletıp uygulamalarıyla genişletmiştir.

Moda firması Zozo Inc ve ofis malzemeleri firması Askul Corp’u da kontrol eden Z Holdings hisseleri, Tokyo borsasının sabit olan TOPIX endeksine kıyasla sabah seansında % 2 düşüşle, 605.5 yen’e düşmüştür.

(1 ABD Doları = 109,1500 yen)

[1] https://www.reuters.com/article/us-japan-line-access-idUSKBN2B901E?taid=60517ff53ff8bd00015e3275&utm_campaign=trueAnthem:+Trending+Content&utm_medium=trueAnthem&utm_source=twitter


“AESPA” : K-POP’TA TEKNOLOJİNİN VE SANAL ÜNLÜLERİN YÜKSELİŞİ

Mart 13, 2021

Yazan: Alptekin KESKİN[1]

17 Kasım 2020 tarihinde Güney Kore’deki dev şirketlerden olan SM Entertainment tarafından müzik piyasasına sunulan “Aespa[2]” isimli K-Pop grubu, K-Pop sektörüne taşıdığı bazı yenilikçi özellikleri ile K-Pop sahnesinin gelecekteki ipuçlarını göstermekte. “Avatar”, “experience” ve “aspect”  kelimelerinin birleşiminden oluşan Aespa grubunun dört üyesinin de aynı zamanda avatar karşılıkları bulunmakta. Başka bir deyişle gerçek ünlülere eşlik eden sanal ünlülerden bahsediyoruz. Aynı sahnede birlikte görülebilen Aespa üyeleri ve karşılıkları olan avatarlar ile birlikte düşünüldüğünde K-Pop’ta sanal ünlülerin gelecekteki yeri merak edilen bir konu olarak karşımıza çıkmakta[3]

Aespa, çıkış şarkısı “Black Mamba” ile YouTube’da 100 milyon izlenmeyi aşan ve 51 günlük sürede en fazla izlenme rekoru kıran K-Pop ilk çıkış şarkısı oldu[4]. Gerçek karşılıklarınınile birlikte şarkı söyleyen ve dans eden avatarları ile Aespa grubu, 2021 yılın için en çok şans verilen ve izlenmesi düşünülen çaylak grupları içerisinde düşünülmekte (Moon, 2021). Bu noktada Aespa’nın K-Pop’ta en önemli noktalardan birisi olan fanlar ile etkileşimde yeni bir strateji ile hareket ettiğini söyleyebiliriz: Yeni tür hikâye anlatıcılığı.

K-Pop gruplarının müzik sektöründe Batı müzik piyasasındaki ünlülerden farkı olarak fanları ile etkileşiminin yüksek olduğu genel olarak bilinen ve gözlenen bir durumdur. Özellikle BTS, EXO ve BLACKPINK gibi grupların hayranları ile etkileşimi ve iletişiminin ayrı bir boyutta olduğu görülmektedir. K-Pop’un zirvesinde sayılan BTS’in hayranları ile etkileşimde en önemli özelliği; parasosyal etkileşim yöntemleri (parasocial interaction), katılımcı kültür (convergence culture), yakınlık kurucu unsurlar (intimacy) ve hikâye anlatımını (storytelling) hayran-ünlü etkileşim sürecinde stratejik bir şekilde birleştirmesidir. Bunun için BTS’in şirketi BigHit Entertainment, 2016’da şirket içerisinde “storytelling writer” pozisyonu bile açmıştır (Lee, 2019: 66).

Kore müzik piyasasında “idol” yaratım sürecinde “idol storytelling” ve “fan fiction” konuları öne çıkan başlıklardandır. Her grubun ve üyelerinin yaratılan bir geçmişi, hikâyesi veya ortak hikâyeleri vardır. Grupların şarkıları da bu şekildedir. Benzer bir bakış açısına göre K-Pop’ta her şarkının bir stratejisinin bulunduğu söylenmektedir (Fuhr, 2016: 91)[5]. Aespa K-Pop’ta son dönem yaratıcı idol yaratım sürecinin bir parçası ve geleceğe yönelik etkili bir stratejinin ürünüdür. Bu süreçte gerçek idolün karşılığı bulunan sanal avatar karşılığı ile birlikte storytelling yaratılır. Buna göre grup üyeleri Karina, Winter, Giselle ve NingNing’un “avatar-experience” karşılıkları, gerçek idollerin kişiselleştirilmiş bilgileri doğrultusunda sanal dünya içerisinde oluşturulur (Benjamin, 2021).   Böylelikle gerçek idolün kişisel özelliklerine uygun sanal karşılığı olan avatarı ile birlikte performans icra edilir. Gerçek ve sanal idol, kullanılan teknolojilerle aynı düzlemde farklı boyutlarıyla izleyicinin zevkine sunulur. SM Entertainment şirketinin başkanı Soo-Man Lee, 1. Dünya Kültürel Endüstri Forumu’nda yaptığı konuşmada Aespa’nın gerçek ve sanal dünyanın sınırlarını aşması için dünyanın geleceğine yönelik bir proje olduğunu belirtmiştir. Ona göre Aespa’nın hikâyesi gerçek dünya ve sanal dünya arasındaki iletişim ve etkileşimi yansıtmaktadır. Lee, Aespa ile tamamen yeni ve çekici karakterler taşıyan bir hikâye anlatımı içeriği yarattıklarını belirtmiştir. Lee’ye göre Aespa’nın bu yeni içeriği, dünyadaki yeni eğlence konsepti olarak (gösteri, performans ve müzik videoları da dâhil) denenecektir[6].

BTS ve Yeni Teknolojiler

K-Pop’ta pandemi süreci ile birlikte arttırılmış gerçeklik (AR) ve genişletilmiş gerçeklik (XR) teknolojilerinin kullanılması, gelecekteki sanal konserlere ilham vermek üzere, ilk olarak BTS’in çevrimiçi konserlerinde gözlenmiştir. BTS’in 20 Haziran 2020 tarihinde çevrimiçi yayınlanan Bang Bang Con: The Live konserini aynı anda 107 ülkeden 756 bin kişi; 10-11Ekim 2020’de düzenlenen Map of The Soul ON: E konserini 191 ülkeden 993 bin kişi izlemiştir[7]. Hayran ve ünlü arasındaki en iyi çevrimiçi etkileşimsel sahne örneklerinin yaşandığı bu konserlerde ARMY’ler army bomb denilen ışıldaklarla BTS’in şarkılarına eşlik ettiği görüldü. BTS’in çevrimiçi konserlerinde kullanılan bu teknolojileri, canlı sohbet bağlantısı, sahne arkasına yansıtılan hayran görüntüleri sayesinde hayranlar “gerçekmişcesine” konser izleme şansı yakaladılar[8]. Bu noktada AR ve XR teknolojilerinin yakın gelecekteki K-Pop sahnelerinde daha etkili bir şekilde kullanılarak -SM Entertainment başkanı Lee’nin Aespa örneğinde belirttiği üzere- sanal dünya ve gerçek dünya arasındaki sınırları aşarak izleyiciyi daha fazla etkileyeceği ve “oradaymışçasına” izlenimi vereceği söylenebilir.

Yeri gelmişken BTS’in 2020 Melon ödüllerindeki Black Swan performansı sahnesinden bahsetmek gerekecektir. AR ve XR teknolojilerinin çarpıcı bir şekilde kullanıldığı bu performans galaksi kuşağındaki yıldızların birleşiminde -BTS’in sembol kavramlarından- “hope” (umut) yazılı kelimenin doğması sonrası yeryüzünde bir ormanda su birikintisi içerisindeymişçesine Jungkook ve Jimin’in yan dansçılarla icra ettiği modern dans gösterisi ile devam eder, performansın sonunda animasyon bir kartal uçup gider[9]. BTS’in performanslarında kullanılan teknolojiler, müzik, dans ve koreografiyle zihinlerde gerçeküstü bir izlenim bırakmaktadır. Burada ayrıca BTS üyesi Suga’nın (Yoongi) omzundan ameliyat olması sebebiyle çıkamadığı Mnet 2020 Asya ödüllerinde sahneye hologram ile yansıtılarak katıldığını belirtelim. Grup son şarkıları Life Goes On’u söyleyeceği esnada Suga sahnede belirmiş ve hayranlar adeta anlık hayal gördüğünü sanmışlardır[10], şarkının söylendiği esnada gerçek gibi bir anda sahnede beliren Suga’yı sahnede gören ARMY’ler daha sonradan hologram ile yansıtıldığını fark edince duygusal olarak etkilenmişlerdir[11].  

BTS örneğinde grup üyesinin hologram olarak sahneye çıkması, kullanılan teknolojiler ile sanal gerçekliğin artırılması ve performansın sahne üstü bir gerçekliğe dönüşmesi; Aespa örneğinde gerçek idollerin yanına kendi kişisel özelliklerini yansıtan sanal karşılıklarının kullanılması (gerçek ve sanal dünyanın sınırlarının aşılmaya çalışılması) gibi örnekler göz önünde bulundurulduğunda K-Pop sahnesinin önümüzdeki dönemde kullanılan teknolojiler ile hayranlarına daha yaratıcı içerikler sunarak ilgi çekeceği düşünülmektedir. Bu noktada Çin’de sanal idollerin ve hayranlarının gitgide artan pazar payını da unutmamak gereklidir. Sonuç olarak K-Pop endüstrisinin -pandemi sürecinin bir süre daha devam edeceği de hesaba katıldığında- daha fazla izleyiciye ulaşmak amacıyla pazarlama stratejilerini sanal sahne ve sanal gerçeklik teknolojileri üzerine daha fazla kuracağı kolaylıkla öngörülmektedir. Bu noktada K-Pop’un gelecekte “arttırılmış eğlence”den “arttırılmış sanal eğlence”ye evrilmesi süreci dikkatle göz önünde bulundurulmaktadır.

Kaynakça

Benjamin, J. (2021, 01 14). Aespa Break Out Among New -pop Acts With 100 Million Views On Debut Music Video. 03 11, 2021 tarihinde Forbes: https://forbes.com/sites/jeffbenjamin/2021/01/14/aespa-break-out-among-new-k-pop-acts-with-100-millon-views-on-debut-music-video?sh=3e64c38a702e adresinden alındı

Fuhr, M. (2016). Globalization and Popular Music in South Korea: Sounding out K-Pop. London: Routledge.

Lee, D. (2019). Intertextuality and Transmedia Storytelling in K-Pop: Focusing on the content analysis of BTS. Graduate School of International Culture and Communication Studies Waseda University, Master Thesis. https://f.waseda.jp/glaw/CLASSES/5616A301_Dongkyung_Lee_TH.pdf adresinden alındı

Yuqiao, J. (2021, 01 31). China’s virtual idol industry booming,attracts more than 300 million fans. 03. 11. 2021 tarihinde Global Times: https://www.globaltimes.cn/page/202101/1214468.shtml adresinden alındı


[1] İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Doktora Öğrencisi

[2] Aespa grubunun Twitter’da 804 bin, Youtube’da 1,49 milyon, Instagram’da 2,8 milyon takipçisi bulunmaktadır. Grubun 17 Kasım 2020’de yayınlanan “Black Mamba” videosu YouTube’da 128 milyon, 5 Şubat 2021’de yayınlanan “Forever” şarkısı  38 milyon izlenmeyi aşmıştır. Grup, K-Pop’ta çaylak grup olarak belirtilen gruplar için başlangıçta umut vaat etmektedir.

[3] Çin’de de son dönemde sanal ünlüler ve hayranlarında hızlı bir artış görülmektedir. Ülkede yaklaşık 300 milyondan fazla sanal idol fanı bulunduğu belirtilmektedir. Sanal idollerin popülerliği o kadar artmıştır ki sahnede gerçek yıldızlarla performans göstermeleri yaygınlaşmıştır. Hatta talk showlara dahi çıkmaktadırlar (Yuqiao, 2021).  

[4] “AESPA’S ‘Black Mamba’ becomes fastest K-pop debut song to hit 100 mln YouTube views”, Yonhap News Agency, 08.02.2021, https://en.yna.co.kr/view/AEN20210108002900315, Erişim tarihi: 11.03.2021 

[5] Özellikle BTS grubunda görüldüğü üzere; şarkı ve içerikleri grubun hayat hikayesi ile entegre edilerek sunulur, böylelikle dünyanın her tarafında çevrimiçi olarak hayran gruplarının alımlanması hedeflenir. Hayranlar da kendi yaşam süreçlerinin duygusal açıdan çeşitli dönemleri ile şarkıları bütünleştirir ve  “fan fiction” süreci kendiliğinden ilerler. BTS grubunun hayran yönetimine ilişkin stratejileri başka bir yazıda ele alınması planlanmaktadır.

[6] https://www.smentertainment.com/PressCenter/details/5084, 28.10.2020, Erişim tarihi: 11.03.2021  

[7] Pandemi sürecinde Blackpink, SuperM, Big Hit Labels’ın diğer sanatçıları vb. birçok çevrimiçi K-Pop konseri düzenlenmiştir. 

[8] Bu konserler kanaatimizce “sanal sahne”nin en iyi örnekleri olarak gösterilebilir.   

[9] BTS’in bahsedilen Black Swan performansı gibi diğer şarkılarında da “storytelling” çok iyi kurgulanmıştır. İcra edilen performanstaki kalitenin yüksek olması ve yan anlamları barındırması fan fiction’ı açık bırakan, bu alanın hayranlarca yeniden ve yeniden üretilmesi ve tüketilmesini sağlamaktadır.   

[10] Bkz. https:///www.netizenturkey.net/theqoo-netizenler-btsin-mama-2020-performansini-konusuyor/ Erişim tarihi: 11.03.2021

[11] Bkz. [2020 MAMA] BTS_Life Goes On, https://www.youtube.com/watch?v=Gsj_Xq7K-_M, 06.12.2020, Erişim tarihi: 11.03.2021


Pandemi ve İletişim: Çevrimiçi Seminer

Mart 6, 2021

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu- UNESCO Türkiye Milli Komisyonu tarafından, “Pandemi ve İletişim” başlıklı çevrimiçi bir seminer düzenlenecektir. 11 Mart 2021 Perşembe günü 10:30-12:30 saatleri arasında gerçekleştirilecek olan bu seminerde; Dr. Öğretim Üyesi Duygu Özsoy, “COVID-19 Pandemisinde Yaşlıların Medya Repertuarı ve Enformasyon Gereksinimi: Tübitak Araştırma Projesi Sonuçları” başlıklı sunumuyla 120K613 numaralı “COVID-19 Sürecinde Yaşlıların Enformasyon Arayışı ve Enformasyon Değerlendirmesi” projesinin çıktılarını aktaracaktır.

Detaylı bilgi ve kayıt formuna ulaşmak için; https://www.unesco.org.tr/Home/AnnouncementDetail/4702 adresini ziyaret edebilirsiniz.


COVID-19 ve Toplum Etkinliği

Şubat 15, 2021

22-23 Şubat 2021 tarihlerinde TÜBİTAK tarafından, “COVID-19 ve Toplum” çağrısı kapsamında desteklenen projelerin sunumlarının yapılacağı “COVID-19 ve Toplum- Salgının Sosyal, Beşeri ve Ekonomik Etkileri, Sorunlar ve Çözümler” başlıklı bir etkinlik düzenlenecektir.
İlgili çağrı kapsamında desteklenen projelere ilişkin sunumların proje yürütücüleri tarafından gerçekleştirileceği etkinlikte; 120K613 numaralı “COVID-19 Sürecinde Yaşlıların Enformasyon Arayışı ve Enformasyon Değerlendirmesi” projesi, Hacettepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ferruh Mutlu Binark tarafından sunulacaktır.
TÜBİTAK Başkanlık Binası Feza Gürsey Toplantı Salonunda sınırlı katılımcı sayısı ile gerçekleşecek olan etkinlik, TÜBİTAK’ın YouTube adresinden canlı olarak takip edilebilecektir.
120K613 numaralı “COVID-19 Sürecinde Yaşlıların Enformasyon Arayışı ve Enformasyon Değerlendirmesi” projesinin sunumuna, 23 Şubat 2021 Salı günü, 12:00–13:00 saatleri arasında “Pandemi ve Yaşlılar–1” oturumu kapsamında, TÜBİTAK’ın YouTube adresinden erişebilirsiniz.


Sırbistan ve Önemli Uluslararası Egemenlerin Aşılama Şampiyonu Olma Yarışlarına Veri ve Yapay Zekâ Liderlik Ediyor*

Şubat 13, 2021

Yazar: Mark Minevich[1] Çeviren: Hasan H.Kayış, Aksaray Ünv. İletişim Fak. RTS Böl.Ar. Gör.

2021, hükümetlerin aşılamaya yönelik çabalarının önümüzdeki yıllarda hayatımızı nasıl yaşayacağımızı belirlemesi noktasında insanlık için önemli bir yıl. Tüm dünyada, ülkeler aşıların dağıtımı ve idaresi üzerinde yorulmadan çalışıyorlar ve devam eden mutasyonların etkilerini kendi yöntemlerince durdurmaya çalışıyorlar. Ancak, bazı ülkeler bu çabanın diğerlerine göre net kazananları olarak ortaya çıkmıştır. Sırbistan, Yunanistan, BAE ve İsrail gibi ülkeler, ileri teknolojilerin ve yapay zekânın gücünü kullanarak, optimize ve etkili bir aşı dağıtım sistemi oluşturmayı başarmışlardır. Bu ülkelerin her birinin doğru bir şekilde neler yaptığını derinlemesine inceleyeceğiz ve geride kalan ülkelerin bu başarıları yakalamak için neler yapabileceklerine dair temel çıkarımları belirleyeceğiz.

Sırbistan mükemmel bir vaka çalışması sunuyor ve vatandaşların birçok seçeneği mevcut. Vatandaşlar bir onay mekanizması ile aşı olup olmayacağını seçebilir, hangi aşıları yaptırmak istediklerini ve hangi yerde aşı olmak istediklerini seçebilmektedirler. Sırbistan’ın çözümü bu konuda ilgimi çok çekti ve konuyla ilgili yorumları için kilit paydaşlara ulaştım. Başbakan Danışmanı Vukašin Grozdić’e göre, “Sırbistan’daki aşı kampanyası, Aralık 2020’de ilk gönderiyi teslim almadan önce bile büyük ölçüde teknolojiye güvenerek, geliştirilen yazılımlar ile birlikte vatandaşlarımızın tercihlerini de dikkate alarak sürecin her aşamasını dikkatlice planlandı ve hazırlandı. Bu yöntem sürecin üç kat hızlanmasını sağlamaktadır. Aslına bakılırsa Sırbistan, vatandaşların aşı türünü seçebildiği dünyadaki tek ülkedir.”

Nitekim Euronews’e göre, Sırbistan Avrupa’da ikinci en hızlı aşı uygulamasına sahip ülkedir. Ayrıca, Sırbistan Başbakanı Ana Brnabić, “Vatandaşlarımıza seçim özgürlüğü vererek, halkın güveni ve dolayısıyla aşılama oranını artırmak için bu benzersiz yaklaşımı tercih ettik. Bu çözüm aslında son dört yıldır dijitalleşmeye verdiğimiz kapsamlı odaklanmanın bir sonucudur. Ekonominin dijitalleşmesi ile birlikte dijital devlet ve dijital eğitim, görevimizin özünü oluşturuyor. “

Şu anda Sırbistan genelinde neredeyse tüm şehirlerde yer alan 410 aşı tesisinde aşı yapılabilmektedir. Belgrad’da aşılama, biri Belgrad Fuarı’nda olmak üzere toplam 18 yerde yapılmaktadır. Burada günlük 8.000’den fazla vatandaş, 50 aşı kabininde aşılanabilmektedir. Dahası, N1’e göre, “The Financial Times, küresel olarak koronavirüse karşı en çok aşılanan ülkeler listesinde Sırbistan’ı küresel olarak yedinci ve Avrupa’da ikinci sırada göstermiştir. Sırbistan, 26 Ocak itibariyle 100 kişiye farklı üreticilerden 4.5 doz aşı veya genel olarak yaklaşık 300.000 doz uygulamıştır. Bu, Sırbistan’ı Avrupa ülkeleri listesinde ikinci, dünya çapında ise yedinci sıraya yerleştirmiştir.” Hükümet Genel Sekreter Yardımcısı Peter Janjić de “bu ülkelere danıştıktan sonra, başarının ancak doğru teknolojinin desteklediği doğru organizasyonla elde edilebileceğini anladık. Başbakan liderliğindeki ekibimiz, birçok farklı paydaş arasında kusursuz bir organizasyon ve güçlü bir koordinasyon sağladı. Daha sonra aşılama sürecini yönetmek için destekleyici bir teknolojik çözüm çizdik. Yerel ekiplerimiz tarafından yalnızca haftalar içinde geliştirilen bilgi sistemi, sürecin sorunsuz otomasyonu için sağlandı” gerçeğini ekliyor.

Ayrıca Hükümet, “Sırbistan Cumhuriyeti Aşılama Yönetimi Sistemi” adı verilen yeni bir modern aşı dağıtım ve planlama platformunu da uygulamaya koydu. Sırbistan Ulusal Sağlık Enstitüsü Direktörü Verica Jovanović “nüfusu aşılama konusunda onlarca yıllık deneyime sahip bir kurum olarak, ilk kez, her vatandaşın aşılanmasını gerçek zamanlı olarak izleme ve salgını takip etmede bir araca sahibiz” diye eklemektedir.

İnternet tabanlı dijital platform vatandaşlara ve çağrı merkezi operatörlerine (kayıt bilgisi, bildirim sistemleri ve sorgulama yönetimi), sağlık personeline ve yardımcı gönüllülere (aşılama kaydı, aşı sertifikalarının verilmesi), tedarik zinciri ve depo çalışanlarına (aşıların tedariki ve dağıtımı) ve ayrıca yönetim için (orkestrasyon, aşılama yerlerinin ve sağlık personelinin yönetimi, izleme ve raporlama) erişim sağlar. Yüzlerce birinci basamak sağlık merkezi, Belgrad Fuarı’ndaki toplu aşılama yerleri, Ulusal Halk Sağlığı Enstitüsü, bölgesel şubeleri, çeşitli devlet kurumları, Ulusal e-Devlet Portalı ve çeşitli çağrı merkezleri (bilgi paylaşımını, birlikte çalışabilirliği ve yönetimi kolaylaştıran sistemler) hepsi sisteme entegre edilmiştir. Vatandaşlar, Ulusal e-Devlet Portalında bulunan basit bir elektronik formu doldurur veya operatörlerin yazılımın ihtiyacı olan bilgilerini kaydetmeleri için çağrı merkezleriyle iletişime geçerler. Karmaşık bir YZ algoritması, randevuları birkaç gün önceden istenen aşı türünü, yaş uygunluğuna, mesleğe (öncelikli gruplar), sağlık koşullarına ve aşılama yerlerindeki mevcut zaman aralıklarına göre kontrol eder ve her vatandaş için otomatik olarak planlar.

Bu platform, yapay zekâ algoritmalarından yararlanmada rekabet avantajı sağlar. Vatandaşlar, ilerleme, takip ve aşılama programları hakkında gerçek zamanlı bildirimler sağlayan bu yönetim sistemi aracılığıyla hızlı bir şekilde aşı kaydı yapabilirler. Tüm vatandaşların Ulusal e-Devlet Portalına erişimi vardır, yani nüfusun hiçbir bölümü açıkta kalmaz. Çözüm, aşılamayı kolaylaştırma ve hızlandırmanın yanı sıra, gerçek zamanlı izleme sağlar. Ayrıca aşılamaya yönelik genel nüfus ilgisi ve gerçek tüketime ilişkin veriler gibi operasyonun kritik yönleri hakkında analizlere izin verir. Bu, halkı bilgilendirme kampanyalarının artırılıp artırılmayacağına, ek dozlar temin edilip edilmeyeceği gibi konularda karar vermeye yardımcı olur. Ayrıca aşılanan vatandaşların sayısını yaşa, mesleğe ve konuma göre analiz eder ve mevcut epidemiyolojik önlemleri uygulamaya veya gevşetmeye yardımcı olur. Buna ek olarak, dağıtım zincirinin (soğuk zincir dâhil) uçtan uca Sırbistan’ın tüm depoları ve aşılama alanları, nakliye ekipmanı ve depolama kapasiteleri aracılığıyla izlenmesi, dağıtım sürecinin optimizasyonu için kritik öneme sahiptir.

Görünüşe göre bu uygulamadan tek memnun olan sadece hükümet kanadı da değildir, aynı zamanda sosyal medyadaki Sırp vatandaşları da bu dijital hükümet girişiminden ve genel deneyimden memnuniyetlerini ifade etmektedirler. Yapay zekâdan yararlanan verimli bir dijital ulusal çerçeve uygulayan Sırbistan, artmaya devam eden etkileyici bir oranda aşı arzını hızlandırmıştır.

Sırbistan’a ek olarak BAE de, aşılama için çeşitli veriler ve YZ odaklı çözümler uygulamaya koymuştur. İş standardına göre BAE, aşı uygulamasında dünyadaki en hızlı ülkelerden biridir. Reuters’e göre Dubai, 2021’in sonuna kadar nüfusunun %70’ini aşılamayı planlıyor. YZ sayesinde böyle bir plan tamamen gerçekleştirilebilir. Trends Research’e göre, “BAE’nin Covid-19 salgınına karşı YZ teknolojilerini kullanması, önleyici ve güvenlik önlemlerinin verimli ve başarılı olmasını sağlamak için doğru bilgilerin toplanmasına odaklandı. BAE’nin Covid-19’la savaşmak için yapay zekâyı kullanmasının bazı örnekleri arasında Sağlık ve Önleme Bakanlığı tarafından resmi Covid-19 test ve temas takip uygulaması “Alhosn”un başlatılması yer alıyor ve bu uygulama, doğru kontrol için test sonuçlarına ve sözleşme takibine hızlı erişim sağlıyor. Bu haliyle uygulama, hastaların özel bilgileri için güvenli bir ortam olduğunu kanıtlayan YZ tabanlı bir uygulamadır. Buna ek olarak, Abu Dabi, sterilizasyon programının bir parçası olarak alanları dezenfekte etmede püskürtme robotları da kullanılmıştır. Dubai’de ambulans servisi ise, sağlık görevlilerinin ve ailelerinin giysilerini dezenfekte etmek için yapay zeka temelli bir araç olan “sterilizasyon koridoru”nu kullanarak kıyafetleri sterilize etmeye ve kendi kendini temizlemeye olanak tanıyan bir cihazı piyasaya sürmüştür. Açıkçası, aşılamaya yönelik veriye dayalı ve YZ destekli yaklaşım, BAE’nin Covid ile mücadele açısından zirveye ulaşmasını sağlamıştır.

Aynı zamanda Yunanistan, aşı dağıtım oyununda kazanan bir grafik sergilemektedir. Entrepreneur Magazine’deki bir makaleye göre, “iki veri bilimci, Yunanistan’ın günde yaklaşık 80.000 turistle güvenli bir şekilde yeni normale geçmesine yardımcı olmak için Eva adlı bir makine öğrenimi sistemi kurdu. Eva olarak bilinen sistem, vakaları tespit etmede rastgele testlere göre neredeyse iki kat daha etkilidir ve diğer ülkelerdeki ani artışları resmi vaka sayımlarında görünmeden on gün önce tahmin edebilir.” Güçlü veri depoları sayesinde, Eva tarafından kullanılan Makine Öğrenimi algoritması, Covid’in yayılma ve enfeksiyon riskini önceden tahmin edebilmekte, hükümetin daha verimli plan yapmasına, risk altındaki popülasyonları daha hızlı bir şekilde bulmasına ve ülkenin aşılama protokollerinin uygulanmasında kullanılmaktadır. Yunan Hükümetinin veriye dayalı ve ileri görüşlü yaklaşımı sayesinde, ülke Covid’i hafifletmeyi başardı ve vatandaşları arasında daha etkili aşı dağıtımını hayata geçirmiştir.

Son olarak, İsrail (dünyanın başlangıç ​​ülkesi) aşı dağıtımında da büyük başarılar elde etti. BBC’ye göre, “İsrail, yaklaşık dokuz milyonluk nüfusuna beş milyon doz aşı verdi ve yaklaşık bir milyon insan iki doz aldı”. İsrail, birinci sınıf tıbbi hastaneler ve Ar-Ge ile birlikte ulusal acil durumlardaki deneyimi nedeniyle hâlihazırda dünyadaki en organize ve verimli sağlık sistemi olarak tanınmıştır. Bu, tümü verilerin akıllı kullanımı ve yapay zekâ ile ilgili bir dizi nedenden kaynaklanmaktadır. Verimli bir yapay zekâ sisteminin en önemli yönlerinden biri sağlam bir veri kümesidir. İsrail sağlık sisteminin işleyiş biçimi nedeniyle, ulus muazzam miktarda tıbbi kayda erişebiliyor. İsrail’in sağlık sistemi, tüm vatandaşlarından gerçek zamanlı klinik bilgilerin merkezi olarak toplanmasını kolaylaştıracak ve dünyanın en büyük tıbbi veri setlerinden birini oluşturacak şekilde yapılandırıldı. Böylelikle ülke, dijital ve YZ ile kişiselleştirilmiş sağlık sistemlerinin geliştirilmesi ve özellikle Covid ile savaşmak için verimli yapıların oluşturulması için bir dünya merkezi haline geldi.

Aşı Liderliği Üzerine En İyi Uygulamalar

Sırbistan, BAE, Yunanistan ve İsrail’deki aşılama uygulamalarının son dönemdeki başarılarına dayanarak şunları öğrendik:

  1. Yapay zekânın aşıları hızlandırmada etkili olabilmesinde hükümetler, makine öğrenimi algoritmalarının en iyi şekilde çalışması için tıbbi kayıtlarda büyük veri kümeleri toplamalı ve dağıtmalıdır.
  2. Uygulama hızlarını ve teslimatı iyileştirmek için yapay zekâdan yararlanan merkezi bir çevrimiçi kayıt çerçevesi uygulanmalıdır.
  3. Aşı dağıtımına yönelik yapay zekâ tabanlı yaklaşımlara odaklanmak için araştırma kurumları ve önde gelen veri bilimcileriyle ortak çalışılmalıdır.

Dünya genelinde sınırlı sayıda en iyi uygulama vardır. Bununla birlikte, bu bilgiler bize bir ulusun başarılı bir aşılama kampanyası yürütmesi için nelere ihtiyaç duyduğuna dair bir fikir veriyor. Bu, çevikliği ve organizasyonel verimliliği içerir. Burada listelenen hükümetler, insanlığın zorluklarını ele almak için adımlar atmakla birlikte, dijital ve YZ teknolojilerinin gücünü de göstermişlerdir.

Örneğin Sırbistan’da, bu derslerin çoğu ülkenin Ulusal Dijital Sağlık stratejisine dâhil edilecek. Sırbistan BT ve e-Devlet Ofisi CEO’su Mihailo Jovanović’e göre, “Mart 2020’den beri çeviklikle ilgili önemli dersler alındı, ancak Başbakan Ana Brnabić’in vizyonu ve önderliği altında inşa edilen gelişmiş govtech ekosistemi, bu operasyonun başarısında önemli pay sahibidir. Çözümün etkinliği ve karmaşıklığı kendi beklentilerimizi bile aşmış vaziyettedir. Aşı Sırp topraklarına ayak bastığı anda hangi vatandaşın onu alacağını tam olarak biliyoruz ve seçilen aşı yerine gelmesini konusunda hemen bildiriyoruz. Her şey 48 saatten daha kısa sürede içerisinde gerçekleşmektedir.”

Açıkçası, artık yapay zekânın gücünü inkâr edemeyiz. Tüm cephelerde birden fazla Covid türüne yönelik saldırılarla uğraştığımız bu zamanlarda, covid ile mutasyon hızından daha hızlı savaşabilen tek çözüm yapay zekâ olarak görünüyor.


[1] Küresel Dijital Bilişsel Stratejist, Dijital Vizyoner, Yapay Zeka uzmanı, Girişim Kapitalisti, İnovasyon CTO’su, yazar ve Forbes.com’un yapay zeka yazarı


BTS YA DA “MÜZİĞİYLE TERAPİ YAPAN GRUP”

Ocak 15, 2021

Yazan: Alptekin KESKİN[1]

Pandemi süreciyle birlikte insanlık, genel olarak yalnızlık ve mutsuzluk, depresif bir ruh hali ile duygusallıklarla yaşanan gelgitlerle dolu bir dönemden geçmektedir. Bu süreçteki genel karamsarlık halini yenmede medya figürleri olan popüler kültür ürünlerine büyük iş düşmüştür. Süreçte insanlığı bir nebze olsun eğlendirici kılan medya karakterlerine her zamankinden çok ihtiyaç duyulmuştur. Bu yazıda insanlığın içinden geçtiği bu karmaşık duygusal sürece şarkılarıyla ve çeşitli kampanyalarla verdiği destekle ön plana çıkan K-Pop grubu BTS’ten bazı örnekler verilerek BTS’in ‘iyileştirici etkisi’ ön plana çıkarılmaya çalışılacaktır.

K-pop gruplarından BTS’in 2013 yılında ‘No More Dream’ şarkısıyla çıkışından günümüze değin şarkılarıyla dinleyici ve hayran kitlesinin duygularına hitap ettiği ve bu yönüyle ‘iyileştirici’ bir etkisinin olduğu gözlenmektedir. Grubun Kore toplumundaki genel sorunlara (aile-okul-sosyal baskı, şiddet, zorbalık, aşırı rekabet) bir tepki sonucu oluşturduğu şarkıları zamanla tüm dünyadaki gençliğin evrensel sorunlarına değinen, bu yönüyle gruba genç müzik dinleyici kitlesini kolaylıkla yakalayan bir alan açmıştır. BTS’in K-Pop içerisinde en önemli özelliği dinleyicileri üzerinde mental olarak “iyileştirici etkisi” dir. Hayranlar BTS’in dinledikleri şarkılarıyla, izledikleri performanslarıyla, grubun gündelik hayattaki samimiyetleriyle ve tabii şarkılarındaki sözlerle sosyal hayatta yalnız olmadıklarını, utanmamaları gerektiğini, sorunlarıyla baş etmeleri gibi konularda gruptan ilham almaktadır (Scott, 2018). Ayrıca grubun temel mesajları, hayranları üzerinde toplumsal olarak bazı sınırlandırıcı ve yasaklayıcı anlayışlar ile gençlerin büyümenin getirdiği stres ve zorlukların üstesinden gelmek için  “olgun” bir dünyaya karşı gençlik mücadelesi olmaktadır (CBC, 2020).

2020 yılında pandemi süreci ile birlikte K-Pop grupları yeni normale uygun bir şekilde hayranları ile buluşmaları, performansları ve konserlerini çevrimiçi platformlara taşıdılar. K-pop grupları bu şekilde çok daha fazla dinleyici kitlesine hitap ederek etkinlikleri, tanınırlıkları ve gelirlerini de katlamış oldular[2]. BTS grubu da pandemi sürecinde etkinliklerini çeşitli çevrimiçi organizasyonlarla gerçekleştirdi. 7 Haziran 2020’de çevrimiçi olarak gerçekleşen ve eski ABD Başkanı Barack Obama, Michelle Obama, Lady Gaga gibi ünlülerin konuşmacı olarak katıldığı “Dear Class of 2020” sanal mezuniyet töreninde konuşan BTS üyeleri yeni mezun olan gençliğe kendi hayatlarından çeşitli örneklerle yol gösterici, umut dolu, teşvik edici mesajlar verdiler[3]. Böylelikle BTS üyeleri pandemi sürecinde eğitimde çeşitli aksamalar yaşayan dünya genelindeki gençlere daha iyi bir gelecek için destek vermiş ve yol göstermiş oldular.

BTS’in çevrimiçi yayılımı

BTS, 14 Haziran 2020 tarihinde ilk çevrimiçi konseri Bang Bang Con: The Live’ı düzenledi. Yaklaşık 2 saat süren konseri 107 ülkeden 756 bin izleyici bilet alarak izledi. Pandemi süresince çevrimiçi olarak en fazla izleyici sayısına ulaşan ilk konser olan Bang Bang Con’da hayranlar coşkulu bir şekilde gruba eşlik ettiler. BTS’in 21 Ağustos’ta müzik piyasalarına sunulan teklisi “Dynamite”, rekorların kırıldığı bir parça oldu. Şarkının YouTube’da paylaşılmasından sonraki 24 saatte 101 milyon izlenmeyle YouTube’da rekor kırdı. Amerikan Billboard Hot 100 listesinde haftalarca birinci sırada kalmayı başaran “Dynamite” şarkısı grup üyelerinin de birçok defa belirttiği üzere eğlenceli ve neşeli içeriğiyle dinleyicilere pozitif duygular yüklemekte. BTS üyeleri, aynı zamanda pandemi sürecinde şarkının umudu teşvik eden yönüne vurgu yapmakta. Bu yönüyle şarkı genel olarak müzik ve sunduğu eğlence formatıyla “iyi hissettirme” amacı taşımakta[4].       

BE Albümü

BTS’in 20.11.2020 tarihinde yayınlanan ‘BE’ albümü, bir önceki şarkısı olan ‘Dynamite’ın aksine slow olarak müzik piyasasına sunuldu ancak grup üyesi RM’in belirttiği gibi albüm samimi, otantik ve yumuşak özellikler içermesinin yanı sıra şifa ve teselli sağlama yolu olmuştu[5]. BE albümündeki ‘Life Goes On’ şarkısına bakıldığında, BTS’in pandemi sürecinden geçen insanlığa daha ağır ama içten bir şarkı ile yakınlık kurmak istediği görünmektedir: Ev içerisinde geçirilen ortak zamanlara, pijama partisine, ortak yenilen yemeklere ve oynanan video oyunlara vurgu yapılır, ancak bir gün mutlaka eski günler geri gelecektir.

Genel olarak bakıldığında BTS’in K-Pop grupları içerisinde kendi hayat hikâyeleri ile harmanlanmış şarkıları ile ön plana çıktığı görünmektedir. Hayat hikâyeleri ve ‘hikâye anlatıcılığı’ bu yönüyle grup açısından bir fark yaratmaktadır. Kendi hikâyeleri ile  oluşturdukları müzikleri ile dil, zaman ve kültür bariyerlerini aşmaktadırlar. Kendi yazdıkları ve ürettikleri şarkıları günümüz çağdaş toplumlarındaki genel sosyo-politik sorunları da içinde barındıran bir dizi engele atıf yapar: Bazı ruhsal sorunlar[6], toksik veya hegemonik erkeklik, kadının güçlenmesi, kendini sevme, kapitalizm, tükenme ve bireyin büyüme sürecinde karşılaştığı zorluklar. Başka bir şekilde ifade edilecek olursa BTS’in şarkıları ile ortaya koyduğu perspektif, neoliberal yarış içerisindeki hayat mücadelesinde zorlu anları ile savaşan gençliğe kendisi olmasını kabul etmesini, kendisini sevmesini, kendisine güvenmesini ve birlikte ortak iyi bir geleceği vadetmesidir[7]. Bu bakış açısını grup üyeleri bireysel veya grup röportajlarında dile getirmektedirler. Örneğin BTS üyesi Suga şarkıları ile umut mesajlarının yayılmasını istemektedir. Suga, müziğiyle umut etmeyi ve hayal kurmayı amaçlamaktadır[8]. Grup üyesi RM de ARMY’ler için her zaman motivasyon kaynağı olan sözler söylemektedir. Ona göre hayat genel olarak kaybetmelerle doludur ancak umutlu olmak daha iyi bir yaşam için her zaman bir başlangıç yaratmaktadır[9].   

Kaynakça

How K-pop band BTS is helping fans a world away navigate identity and hardship. (2020, Haziran 5). Aralık 26, 2020 tarihinde CBC: https://cbc.ca/radio/tapestry/healing-power-of-k-pop-pandemic-playtime-music-for-the-soul-1.5600104/how-k-pop-band-bts-is-helping-fans-a-world-away-navigate-identity-and-hardship-1.5600109 adresinden alındı

Scott, N. (2018, Aralık 27). BTS Wont’t Cure My Depression, But Loving Them Helps Me Cope. Aralık 25, 2020 tarihinde Flare: https://www.flare.com/celebrity/k-pop-mental-health/ adresinden alındı


[1] İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Doktora Öğrencisi

[2] Bkz. Korea JoongAng Daily, “K-pop finds solace online, but how long can it really last?”, 14.06.2020,  https://koreajongdaily.joins.com/2020/06/14/culture/features/KPOP-ONLINE-CONCERT/20200614132401768.html Erişim tarihi: 10.01.2021

[3]Korezin.com, “BTS, Sanal Mezuniyet Töreni “Dear Class Of 2020” İçin Dokunaklı Bir Konuşma Yaptı + Boy With Luv, Spring Day ve Mikrokosmos Performansları”, 08.06.2020 , https://www.korezin.com/2020/06/08/bts-sanal-mezuniyet-toreni-dear-class-of-2020-icin-dokunakli-bir-konusma-yapti-boy-with-luv-spring -day-ve-mikrokoskos-performanslari/ Erişim tarihi: 10.01.2021

[4] Korea Now, “BTS felt very dejected and incompetent but ‘Dynamite’ was a breakthrough”, 21.08.2020. https://www.youtube.com/watch?v=7Sz6PR5ZsjE Erişim tarihi:10.01.2021 

[5] https://www.twitter.com/BTSTurkey/status/1329638399481929733 20.11.2020 Erişim tarihi: 14.01.2021

[6] BTS üyeleri kendi hayat hikâyeleri ve psikolojik açıdan geçirdikleri sıkıntılı zamanları açıkça anlatmaktan imtina etmemektedirler. Bu yönüyle hayranları arasında benzer sağlık sorunları geçirmiş veya geçirmekte olanlara büyük oranda destek sağlamış olmaktadırlar. Örneğin son olarak BE albümünün basın konferansında grup üyesi V “önceden çok sık tükenme durumuna girdiğini, bu hislerini olduğu gibi kabullenmekte sıkıntı yaşadığını ancak son zamanlarda bu hikâyeleri şarkı olarak yazdığını ve bu duyguları şarkı olarak yazınca başarmışlık hissi duyduğunu, yazdıkları iyi olunca bu tükenme durumlarından kurtulmasına da yardımcı olduğunu” belirtmiştir. Sara, K. “How BTS is changing the World, one song at a time”, The Daily Star, 01.01.2021, https://www.thedailystar.net/star-youth/news/how-bts-changing-the-world-one-song-time-2020593  Erişim tarihi: 04.01.2021

[7] Seok-kyeong, H. “The BTS story that no Koreans would have believed a generation ago”, 02.01.2021, https://www.english.hani.co.kr/arti/english_edition/e_entertainment/976937.html Erişim tarihi: 04.01.2021

[8] “BTS’s Suga opens up about his desire to create ‘hopeful’ music”, https://www.thenews.com.pk/latest/768165-btss-suga-opens-up-about-his-desire-to-create-hopeful-music# Erişim tarihi:05.01.2021

[9] Low, L. “How RM of BTS Is Speaking Self-love Into The Lives Of Young People”. 28.05.2019, https://www.medium.com/revolutionaries/how-rm-of–bts-is-speaking-self-love-into-the-lives-of-young-people-53c5639ad07f Erişim tarihi 14.01.2021


Pandemi Sürecinde Yaşlılar ve Enformasyon Programı Erişime Açıldı

Ocak 15, 2021

11 Ocak 2021 Pazartesi günü 120k613 numaralı  “Covid-19 Sürecinde Yaşlıların Enformasyon Arayışı ve Enformasyon Değerlendirmesi” projesi yürütücüsü Prof. Dr. Mutlu Binark ve araştırmacılar Doç. Dr. Özgür Arun ile Dr. Öğr. Üyesi Duygu Özsoy’un katılımı ve Burak Toraman’ın moderatörlüğünde, İletişim Çalışmaları YouTube kanalında gerçekleşen “Pandemi Sürecinde Yaşlılar ve Enformasyon: TÜBİTAK 120K613 Nolu Araştırma Projesinin Bulguları” başlıklı program YouTube üzerinden erişime açıldı. İzlemek için aşağıda bağlantıdan program kaydına ulaşabilirsiniz:

https://www.youtube.com/watch?v=hqqkjS1C3jQ


Alternatif Bilişim Derneği’nden WhatsApp Yeni Kullanıcı Sözleşmesi hakkındaki açıklaması

Ocak 11, 2021

WhatsApp, 8 Şubat 2021 itibarıyla yürürlüğe girecek yeni gizlilik ilkelerini açıkladı. WhatsApp tarafından yapılan açıklamalara göre anlık mesajlaşma uygulamasının yeni koşulları ile gizlilik ilkeleri, 8 Şubat 2021 itibarıyla geçerli olacak. Kullanıcılar, o güne kadar telefonlarına düşecek bir uygulama içi bildirimle, bu koşulları onaylamak durumunda kalacaklar. Aksi takdirde uygulamaya erişim, mümkün olmayacak.

Şirket tarafından yapılan resmi açıklamalara göre WhatsApp kullanıcılarının verileri, artık Facebook ile paylaşılacak. Üstelik WhatsApp kullanmak isteyen, bu onayı vermek zorunda kalacak.WhatsApp’ın internet sitesinde yer alan bilgilere göre kullanıcılara ait veriler, Facebook’un yanı sıra Facebook tarafından kurulmuş diğer şirketlerle de paylaşılacak.

Facebook şirketler grubu olarak farklı ülkelerdeki Kişisel Veri Koruma yasalarına göre farklı gizlilik sözleşmeleri sunmaktadır. Söz konusu açıklamada yer alan sözleşme koşulları da gerek AB’nde yürürlülükte olan GDPR aykırı olduğu gibi Türkiye’ deki Kişisel Verilerin Korunması Kanununa da aykırıdır. Veri sorumlusu tarafından Kişisel Verilerin Korunması Kanununun 5 inci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (c) bendi kapsamında sözleşmenin taraflarına ait kişisel veri işlenmesi durumunda ayrıca açık rıza alması ve de açık rızayı üyeliğin ve hizmetin dolayısıyla sözleşmenin bir koşulu olarak dayatması hakkın kötüye kullanılması anlamına geleceği gibi ayrıca hizmetin açık rıza şartına bağlanmış olması açık rızayı sakatlayacaktır. Bu sebeple de Facebook şirketler grubu tarafından kullanıcılara sunulan gizlilik sözleşmesi tam bir dayatmadan ibarettir.

Geçmişten bu yana Dernek olarak dile getirdiğimiz üzere merkezi sistemler ve uygulamaların neredeyse tamamı kullanıcıları sadece kendi uygulamasını kullanmaya ve kendi ekosistemi içerisinde kalmaya zorlama üzerine kurgulanmıştır. Günümüzden 10-15 yıl öncesine kadar Google Talk’ dahi XMPP/Jabber tabanlı ve kimseyi sadece kendi ekosistemine hapsetmeye çalışmaz iken, kullanıcı gizliliğini temel alan ve kullanıcı merkezli uygulama ve sistemler dahi bu gün kişisel verileri hukuka aykırı olarak elde etmekte ve paylaşma çabasındadır.

Alternatif olarak sunulan uygulamalar görece en alt düzeyde kişisel veri kaydettiğini söylemekte ise de sonuç olarak merkezi bir alt yapıya sahip sistemlerdir. Alternatif bir çok uygulama ve program sunulabilir ancak bu uygulamalar dahi bazı kullanıcı verilerini kaydetmekte ve depolamaktadır. Kullanıcıları alternatif uygulamaları kullanmaları durumunda da gizlilik sözleşmelerini okumalarını, hangi verilerin kaydedildiğini, uygulamaların kime ait olduğunu detaylı olarak incelemelerini, ihtiyaçları ve nelerden vazgeçtikleri konusunda düşünmelerini tavsiye ediyoruz. Türkiye’de yurttaşların veri okuryazarlığı bilincinin, veri toplayan, kaydeden ve kullanan her düzeydeki yapıya; gerek kamu gerekse özel sektöre karşı geliştirilmesi gereklidir.

Whatsapp uygulamasının yürürlüğe girecek yeni gizlilik ilkeleri, sorunun çok katmanlı ve çözümün de karmaşık olduğunu ortaya koymaktadır.

Merkezi kontrol altında olan veya merkezi bir sisteme bağlı olarak çalışan hiçbir uygulama önerilmemelidir. Merkezi altyapıya sahip hiçbir sistem, mahremiyet ve veri gizliliği açısından güvenli bir gelecek sunmamaktadır.  Kullanılan her uygulamaya eleştirel yaklaşarak, nelerden ödün verildiği ve karşılığında ne alındığı karşılaştırmasını yapmak gerekmektedir.

Hayatın ayrılmaz parçası haline getirdiğimiz teknik altyapılara ilişkin planlama yapılması gerekliliği açıktır. Kullanıcılar moda olan, kolay olan, ucuz olan, hızlı olan, risksiz olan, kısa vadede sonuç getiren uygulamaları tercih etmekte; standartları ve protokolleri değil, uygulama markalarını önemser hale gelmiştir. Kullanımı ücretsiz gibi gözüken tüm bu uygulamalarda değeri kullanıcı verisi yaratmaktadır. Böylece platform ekonomisi ve platform kapitalizmi kendini döndürmektedir.

Bu durum Türkiye’de dijital okuryazarlık ve veri okuryazarlığı konusundaki çok ciddi bir eksikliği ortaya koymakta, dijital okuryazarlığa ilişkin eğitim alt yapısının oluşturulması gerekliliğini ortaya koymaktadır.

Kullanıcıları kişisel verilerin korunması ve mahremiyeti temel alan, etik olarak tasarımdan itibaren gizlilik temelli mimariye sahip, merkezi olmayan sistem ve uygulamaları kullanmaya, verilerin değer olduğunu bilerek verilerine sahip çıkmaya çağırıyoruz.


<span>%d</span> blogcu bunu beğendi: