Ocak 7, 2014

Slide1_1 Slide1_2


KİŞİSEL SAĞLIK VERİLERİ ULUSAL KONFERANSI 19-20 ARALIK 2015’DE….

Eylül 3, 2015

Ülkemizdeki her kişiyi doğrudan ilgilendiren ancak toplumda farkındalığı öneminin çok gerisinde kalan bir konuya, kişisel sağlık verilerinin tanınması ve korunmasına dikkat çekmek istiyoruz. Kişisel verilerin korunması hakkı temel bir insan hakkıdır ve Anayasa ile güvence altına alınmıştır.
Anayasanın 20. Maddesinde konuya ilişkin düzenleme şöyledir: “Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.”

KSV TWITTER ILAN

KSV TWITTER ILAN

Anayasa uyarınca kişisel sağlık verileri kişinin açık onayı olmadan veya yasa ile düzenlenmeden işlenemez. Yasal düzenleme ise hakkın özüne zarar vermeyecek nitelikte ve orantılı olmalıdır. Kişisel sağlık verilerinin meşru amaçlar dışında ve hukuka aykırı kullanımının anayasaya ve insan haklarının temel ilkelerine aykırı olacağı açıktır. Bilişim teknolojilerindeki ilerlemelerin kişisel sağlık verilerinin korunmasını güçleştirmesi sonucu, günümüzde bu hakkın korunması daha da önemli bir hale gelmektedir. Yine bu bağlamda kişisel sağlık verilerinin kişi ve toplum sağlığını geliştirmek için paylaşımı gerektiğinde temel hakları koruyacak hukuksal, teknik ve organizasyonel önlemlerin alınması zorunludur.
Son derece hassas nitelikli kişisel sağlık verilerinin hukuka aykırı kullanımının yol açabileceği bireysel ve toplumsal mağduriyetleri hayal etmek bile güçtür. Ülkemizde ve dünyada yaşanan örnekler bu olumsuzlukların boyutunun artacağına da işaret etmektedir.
Devlet, kişisel verilerin korunmasını sağlamakla yükümlüdür. Anayasadaki açık düzenlemeye karşın henüz bu konuda yeterli koruma sağlanamamaktadır. Halen çerçeve nitelikte bir Kişisel Verilerin Korunması Kanunu yürürlükte değildir. Öte yandan konu hakkında bireyler ve toplum yeterince bilgili, sorunun farkında ve yaşananlara duyarlı değildir.
Bu durum ve koşullarda ülkemiz yurttaşlarını ve genel olarak toplumu bilgilendirme, farkındalık ve duyarlık oluşturmak, çözüm önerileri geliştirmek için görev ve sorumluluk sivil toplum kuruluşlarına düşmektedir.
Dört ulusal meslek kuruluşunca (Türk Tabipleri Birliği, Türk Dişhekimleri Birliği, Türk Eczacıları Birliği, Türkiye Barolar Birliği) oluşturulan “Kişisel Sağlık Verileri Çalışma Grubu” tarafından ilk kez düzenlenen ve çok sayıda sivil meslek ve toplum kuruluşunca desteklenen “Kişisel Sağlık Verileri Ulusal Kongresi” bu görev ve sorumluluk bilincinin bir göstergesidir.
Kişi ve toplum hakları bakımından temel önemde olduğunu düşündüğümüz bu konu, kongrede hukuki, tıbbi, teknolojik ve etik yönleri ile irdelenecek ve bugünden geleceğe hakların saptanması ve korunmasının yolları değerlendirilecektir. Kongremizi kurumsal olanaklarınız ölçüsünce desteklemenizi, üyelerinize ve ilişkide bulunduğunuz başka sivil örgütlere duyurulmasını, her türlü katkı ve katılımlarınızı bekler, çalışmalarınızda başarılar dileriz.
Kişisel Sağlık Verileri Çalışma Grubu
KONGRENİN AMACI
1. Kişisel sağlık verilerine ilişkin mevcut sorunları tespit ederek doğru yaklaşımları ortaya koymak
2. Toplum ve toplumu temsil eden kuruluşların (siyasi partiler, sendikalar, sivil toplum kuruluşları vd) konuya ilişkin farkındalığını artırmak, katılımlarını sağlamak
3. Kişisel sağlık verilerinin hukuka aykırı kullanımının doğuracağı sakıncalara karşı toplumsal duyarlılığı, farkındalığı artırmak, canlandırmak
4. Konuya özgü yeni birliktelikler oluşturarak olanakları geliştirmek ve yeni olanaklar yaratmak olarak belirlenmiştir.

KONGRE TARİHİ
19 – 20 ARALIK 2015 / CUMARTESİ – PAZAR
KONGRE YERİ
İ.Ü. CERRAHPAŞA TIP FAK. PROF. DR. CEMİ DEMİROĞLU ODİTORYUMU
DÜZENLEYECİ KURUMLAR
TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ
TÜRK DİŞHEKİMLERİ BİRLİĞİ
TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ
TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ
DÜZENLEME KURULU
1. Dr. Hasan Oğan – Türk Tabipleri Birliği
2. Ecz. Arman Üney -Türk Eczacıları Birliği
3. Dişhekimi Serdar Sütçü – Türk Dişhekimleri Birliği
4. Yrd. Doç. Dr. Elif Küzeci – Türkiye Barolar Birliği / Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fak.
5. Prof. Dr. Mustafa Sercan – Türk Nöropsikiyatri Derneği / Türkiye Psikiyatri Derneği
6. Doç. Dr. Melih Kırlıdoğ – Alternatif Bilişim Derneği
7. Dr. Ayşegül Aksakal – İTO Özel Hekimlik Komisyonu
8. Dr. Onur Çeçen – Türkiye Biyoetik Derneği
9. Doç. Dr. Gürkan Sert – Hasta ve Hasta Yakını Hakları Derneği
KATILIMCI KURUMLAR ve DANIŞMA KURULU ÜYELERİ
Adli Tıp Uzmanları Derneği – Dr. Lale Tırtıl
Alternatif Bilişim Derneği – Doç. Dr. Melih Kırlıdoğ
Ankara Dişhekimleri Odası – A. R. İlker Cebeci
Ankara Tabip Odası – Dr. Asuman Doğan
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu – Dr. Arzu Çerkezoğlu
Ege Ünv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AD – Doç. Dr. Işıl Ergin
Elektrik Mühendisleri Odası –
Hacettepe Üniversitesi İletişim Fakültesi – Prof. Dr. Mutlu Binark
Halk Sağlığı Uzmanları Derneği –
Hasta ve Hasta Yakını Hakları Derneği – Doç. Dr. Gürkan Sert
İstanbul Dişhekimleri Odası – Dişhekimi Ahmet Murat Ersoy
İstanbul Eczacılar Odası – Ecz. A. Semih Güngör
İstanbul Tabip Odası – Dr. Ümit Şen
İzmir Barosu – Av. Mustafa Çetin
İstanbul Barosu – Av. Ümit Erdem
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu – Ramazan Gürbüz
Kocaeli Tabip Odası – Doç. Dr. Çiğdem Çağlayan
Mülksüzleştirme.org – Burak Arıkan Şizofreni Dernekleri Federasyonu – Doç. Dr. Haldun Soygür
TTB Hukuk Bürosu – Av. Mustafa Güler
TTB İşyeri Hekimliği Kolu – Dr. Nazmi Algan
Türk Algoloji Derneği – Dr. Ayşegül Bilen
Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği – Dr. Tuğhan Utku
Türk Dermatoloji Derneği – Dr. Ayşe Gül Erdoğan Türk Dişhekimleri Birliği – Prof. Dr. Taner Yücel
Türk Gastroenteroloji Derneği
Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği
Türk Kalp Damar cerrahisi Derneği – Op. Dr.İlknur Akdemir
Türk Nöropsikiyatri Derneği – Prof. Dr. Mustafa Sercan
Türk Nöroşirürji Derneği
Türk Ortopedi ve Travmatoloji Birliği Derneği – Dr. Gazi Zorer
Türk Pediatri Kurumu Derneği – Özgür isim bildirecek
Türk Perinatoloji Derneği
Türk Toraks Derneği – Dr. Nalan Adıgüzel
Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği – Dr. Emrah Kırımlı
Türkiye Biyoetik Derneği – Dr. Onur Çeçen
Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzman Hekimleri Derneği – Doç. Dr. Özden Özyemişçi Taşkıran
Türkiye Psikiyatri Derneği – Dr. Meram Can Saka
Yargıçlar Sendikası – Yargıç Mustafa Karadağ
Yargıçlar ve Savcılar Birliği – Hakim Leyla Tarhan Köksal
KONGRE KONULARI
 Kişisel Sağlık Verilerinin Korunması: Hukuksal ve Etik Yaklaşımlar
 Kişisel Veriler Ve Teknoloji
 Dünyada Kişisel Sağlık Verilerine Yaklaşım
 Türkiye’de Kişisel Sağlık Veri Uygulamaları ve Hukuksal Süreç
 Hekimlik Uygulamalarında Kişisel Sağlık Verilerinde Özellikli Durumlar
 Kişisel Sağlık Verilerine Hasta, Hasta Yakını Yaklaşımı
 Kişisel Sağlık Verilerinin Hukuka Aykırı Kullanımına Karşı İzlenecek Süreç
BİLGİLER
Kongre Tarihi ve Yeri
Kişisel Sağlık Verileri Ulusal Kongresi 19 -20 Aralık 2015 tarihlerinde İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fak. Prof. Dr. Cemi Demiroğlu Oditoryumunda İstanbul’da gerçekleştirilecektir.
Katılım
Kongre tüm katılımcılara açıktır.
Katılım Ücreti
Kongreye katılım ücretsizdir.
Kredilendirme
Kongrenin tüm oturumları Türk Tabipler Birliği Sürekli Tıp Eğitimi Kredilendirme Kurulu’nun onayına sunulacak ve kredilendirilecektir.
Kayıt
Kongre öncesi elektronik sistem üzerinden ve kongre günü kayıt masasından yaptırılacaktır.
Bildiriler/Posterler
Bu kongrede sözlü bildiri kabul edilmeyecek olup bildiriler yazılı ya da poster olarak gönderilecektir.
Bildirilerin bilgi@kisiselsaglikverileri.org adresi üzerinden sisteme girilmesi tek geçerli gönderim şeklidir. Sistemden bağımsız olarak e-mail ve posta yoluyla bildiri gönderilmesi olanaklı değildir.
Elektronik sistem ilan edilen tarihte kapatılacaktır.
Son bildiri gönderme tarihi 30 Kasım 2015’tir. Bildirilerin ilgili kurullarca değerlendirilmesinin ardından 10 Aralık 2015 tarihinde kabul edilip edilmediği kayıtlı e-posta adresinize bildirilecektir.
Bildiri 3000 karakter ile sınırlandırılmıştır. Bildiri Microsoft programda Times New Roman karakterinde ve 11 punto ile yazılmış olmalıdır.
Bildiride amaç, gereç ve yöntem, bulgular ve sonuç kısmı olmalıdır.
Posterler dikey olarak 70 cm. eninde, 100 cm. boyunda olmalı ve en az 1 metre mesafeden okunabilecek şekilde hazırlanmalıdır. Posterler sergilenecek tarihte belirtilen saatler arasında
asılacak ve yine belirtilen saatler arasında indirilecektir. Bu saatlerde indirilmeyen posterler organizasyon komitesince toplanacaktır.
Kongre Kitabı
Kongrede yapılan tüm konuşmalar, yazılı bildiriler ve sunumlar kongre sonrası kitap olarak yayınlanarak elektronik ortamda pdf formatında kurumsal web sayfalarında yer alacaktır.
Katılım Belgesi
Kayıtlı katılımcılara katılım belgesi verilecektir.
Konaklama
Konaklamalar katılımcılar tarafından gerçekleştirilecektir.


A campaign by Edri to raise awareness among kids for the protection of online privacy

Eylül 1, 2015

Edri launched a crowdfunding campaign to create a textbook to
raise awareness among kids for the protection of their privacy online.
It would be great if you could help us distribute the link in your
networks and to your followers!
http://www.globalgiving.org/projects/online-privacy-for-children/

You can also retweet and share our posts in social media:
– – Twitter: https://twitter.com/edri/status/638623246640877568
– – FB: https://www.facebook.com/EuropeanDigitalRights
– – LinkedIn: https://www.linkedin.com/company/european-digital-rights


XX.Türkiye’de İnternet Konferansı

Eylül 1, 2015

Bu yıl 20.’si düzenlenecek olan Türkiye’de İnternet Konferansı‘na 1-3 Aralık 2015 tarihleri arasında İstanbul Üniversitesi ev sahipliği yapacak. İnternet’i tüm boyutlarıyla tanıtmak, geliştirmek, tartışmak ve toplumsal verimliliği artırmak amacıyla her yıl düzenlenen toplantıda bu yıl Mobil Yaşam, Bilgi Toplumu ve Bilgi Ekonomisi, Sosyal Ağlar, Yeni Medya, Fikri Haklar, Mahremiyet, İnternet ve Demokrasi, Fatih Projesi, Medya/Bilgi okuryazarlığı konuları öne çıkacak.

Türkiye İnterneti’nin temel ve güncel konularını kapsayan panel ve oturumların yer alacağı etkinlik, kayıt olan dinleyicilere açık ve ücretsiz olacak.

Yer: İstanbul Üniversitesi
Tarih: 1-3 Aralık 2015

Bildiri gönderme tarihi: 15 Ekim 2015


IFLA Publishes a Statement on Privacy in the Library Environment

Ağustos 26, 2015

At its 14 August 2015 meeting in Cape Town, South Africa, the IFLA Governing Board endorsed an IFLA Statement on Privacy in the Library Environment. The FAIFE Committee oversaw preparation of the Statement and benefitted from consultation with IFLA units and various Internet civil liberties advocacy organisations. 

This new Statement on Privacy in the Library Environment is intended to give guidance to libraries and information services in an environment that includes mass surveillance by governments and routine user data collection by commercial interests that provide content or services through the Internet. Risks to library users’ privacy might arise through their use of search or social media applications on the Web or their use of library platforms and content that collect data on end users.

The statement describes current challenges to the protection of user privacy for libraries and information services, outlines relevant international statements of privacy as a right and identifies related IFLA policies. Finally, the Statement on Privacy in the Library Environment offers recommendations to libraries and information services around both advocacy for privacy protection and practical measures to protect user privacy in libraries. It recognises that libraries and information services have little ability to affect some kinds of data collection about their users, and encourages appropriately adjusting local library data collection practices, considering privacy concerns in procuring platforms and services, informing and educating users of risks and best practices, and participating in community efforts to promote the protection of privacy.

Introduction

The rapid advancement of technology has resulted in increasing privacy implications for library and information services, their users, and society. Commercial Internet services, including those used to deliver library and information services, collect extensive data on users and their behaviour. They may also sell data about their users to third parties who then act on the data to deliver, monitor or withhold services. Using identification and location technology, governments and third parties can analyse a library user’s communication and activities for surveillance purposes or to control access to spaces, devices and services. Excessive data collection and use threatens individual users’ privacy and has other social and legal consequences. When Internet users are aware of large-scale data collection and surveillance, they may selfcensor their behavior due to the fear of unexpected consequences. Excessive data collection can then have a chilling effect on society, narrowing an individual’s right to freedom of speech and freedom of expression as a result of this perceived threat. Limiting freedom of speech and expression has the potential to compromise democracy and civil engagement.

Privacy as a right

Freedom of access to information and freedom of expression, as expressed in Article 19 of the Universal Declaration of Human Rights, are essential concepts for the library and information profession. Privacy is integral to ensuring these rights. Privacy is defined as a human right in Article 12 of the Universal Declaration that states “No one shall be subjected to arbitrary interference with his privacy, family, home or correspondence, nor to attacks upon his honour and reputation.” Privacy is essential to enable access and use of information without fear of consequences. Electronic surveillance, interception of digital communications and mass collection of personal data negatively impact on freedom of expression and freedom of information. In recognition of this, the United Nations General Assembly in 2013 and 2014 adopted resolutions on the “Right to privacy in the digital age,” calling all countries to “respect and protect the right to privacy, including in the context of digital communication.”

Privacy in libraries

Individual library and information service policies traditionally value privacy and confidentiality for users. These principles are reflected in the IFLA Internet Manifesto as a specific statement: “Library and information services …have a responsibility to… strive to ensure the privacy of their users, and that the resources and services that they use remain confidential.” The IFLA Code of Ethics identifies respect for personal privacy, protection of personal data, and confidentiality in the relationship between the user and library or information service as core principles. Users´ privacy in libraries has become widely challenged. Commercial content and service providers used by library and information services may collect data on users´ activities, communications, and transactions or require that libraries collect data as a condition of providing their content or services. Cloud-based library systems may transfer and store users’ data outside of the library or information service. When library and information services offer services on mobile devices, the services may collect identity and location data, track the use of the library or information service, and share the data with third parties. Library and information services have the opportunity to make independent decisions about local system and data management. Library and information services can decide what kind of personal data they will collect on users and consider principles of data security, management, storage, sharing and retention. They can negotiate with commercial service providers to ensure the protection of users’ privacy, refuse to acquire services that collect excessive data, or limit the use of technologies that could compromise users’ privacy. However, library and information services’ opportunities to influence, regulate or gain reliable knowledge of the data collection practices of commercial vendors or government institutions may be limited.

Recommendations

• Library and information services should respect and advance privacy both at the level of practices and as a principle.

• Library and information services should support national, regional and international level advocacy efforts (e.g. by human rights and digital rights organisations) to protect individuals’ privacy and their digital rights and encourage library professionals to reflect on these issues.

• Library and information services should reject electronic surveillance and any type of illegitimate monitoring or collection of users’ personal data or information behaviour that would compromise their privacy and affect their rights to seek, receive and impart information. They should take measures to limit collection of personal information about their users and the services that they use.

• While government access to users´ data and data surveillance cannot be completely avoided, library and information services should ensure that intrusion in users’ information or communications by government is based on legitimate principles for such practices and necessary and proportionate to legitimate aims (e.g. described in “International Principles on the Application of Human Rights to Communications Surveillance”).

• When library and information services provide access to resources, services or technology that may compromise users’ privacy, libraries should encourage users to be aware of the implications and provide guidance in data protection and privacy protection.

• Library and information services should support their users’ ability to make informed choices, take legitimate actions and weigh risks and benefits in their communications and use of services on the Internet.

• Data protection and privacy protection should be included as a part of the media and information literacy training for library and information service users. This should include training on tools to use to protect their privacy.

• The education of library and information professionals should include data and privacy protection principles and practices in a networked environment. Endorsed by the IFLA Governing Board on 14 August 2015.

Source:http://www.ifla.org/files/assets/hq/news/documents/ifla-statement-on-privacy-in-the-library-environment.pdf


Yapısal Gazetecilik ve Ağ Haritalama Hackathonu

Ağustos 26, 2015

Tarih:12-13 Eylül 2015 TMMOB Mimarlar Odası, Karaköy, İstanbul

Gazetecilikte haberler ya da sivil toplum çalışmalarında raporlar ve basın bildirileri genellikle düz yazı olarak üretiliyor, ve yayınlandıktan kısa bir süre sonra değerleri oldukça azalabiliyor, tekrar tekrar kullanımı ise mümkün olamıyor.

Hackathon-picture-poster-2Halbuki yazılanların içinde gömülü çok detaylı ve değerli bilgiler mevcut. Bu gömülü bilgiler yapısallaştırılarak yeniden kullanılabilen veri parçacıklarına dönüştürülebilir. Böylece bilgiler hem farklı bağlamlarla yeniden ilişkilendirilebilir, hem de daha sonra bu verilerle karşılaşanlar için birer referans kaynağı oluşturur. Dolayısıyla yayınlanan malzemeler hem editörlerin kendi üretimi için hem de okuyuclar için çok daha uzun süre kullanımda kalarak değerine değer katar. Bu şekilde bir üretim yapmanın bir yolu ise “ilişki haritalama” ya da “ağ haritalama” pratiğinden geçmekte.

“Ağ haritalama” karmaşık sistemleri anlamlandırabilmek için bize hem görsel hem matematiksel bir dil sağlar. Haberlerin ya da raporların içinde yer alan pek çok aktör ve ilişkiyi noktalar ve aralarında çizgiler olarak belirterek diyagramlarını oluşturabiliriz. Bu diyagramlar bilgisayarda modellenerek üzerinde işlem yapılabilir hale gelir, dolayısıyla veriye gömülü olan merkezi aktörler, kümeler, köprüler, dolaylı ilişkiler kolayca keşfedilir. Sonuçta, oluşturulan ağ veri tabanı ve analiz sonuçları içinde daimi olarak arama, dolaşma, karşılaştırma yapılarak ihtiyaca göre tekrar tekrar kullanılabilir.

Yapısal gazetecilik ile veri gazeteciliği birbirine yakın gözükse de temelden farklı pratikler. Veri gazeteciliği derlenmiş verilerden analiz ve görselleştirme ile anlam ve haber çıkarmayı amaçlarken, yapısal gazetecilik düz yazıyı ya da araştırma sonuçlarını bir veri yapısına sokarak yeniden kullanım sağlamayı amaçlar.

Yapısal Gazetecilik ve Ağ Haritalama Hackathonu gazetecilik ve sivil toplum alanında kritik konulara dair verilerin modellenmesini ve bilgisayar programları ile türlü kaynaklardan yığın veri halinde derlenerek ilişki haritalarının çıkarılmasını amaçlamaktadır. “Eli kod tutan” kişilerden oluşacak katılımcılar bir yanda ağ haritalama ve analizi konusunda bilgi ve becerilerini geliştirirken diğer yanda alanında uzman mentörlerin desteğiyle tekrar tekrar kullanılabilir araçlar üretecekler.

Çalışma dört aşamada gerçekleşecek:

1. Ağ Modelleme

Mentörlerin alanlarındaki uzmanlıkları ile katılımcıların teknik bilgileri veri modelleme aşamasında kesişecek. Kağıt kalemle beyin fırtınası şeklinde yapılacak bu çalışmada, alandaki önemli aktörler ve aralarındaki kritik ilişkiler belirlenecek. Aciliyet gerektiren sorular ve aranan cevaplar belirlenecek.

2. Araç Geliştirme

Geliştirilen modellere göre programatik olarak veri derleyen araçlar geliştirilecek. Katılımcılar ilgilerine göre ya yayın platformları ya da veri kaynakları üzerinden veri çıkartan araçlar üretecekler. Araçların ilk prototipleri aynı gün içerisinde çalışır hale gelecek ve ikinci gün iyileştirilecek. Ayrıca sonraki beta versiyonu neler içermeli, daha gelişkin versiyonlarda neler yapılabilir tartışılacak.

3. Haritalama

Veri derleme araçları ile oluşturulan veriler Graph Commons platformuna aktarılarak interaktif ağ haritaları yaratılacak. Yapılan haritalar okumaya ve analize tabi tutulacak, tartışılacak ve platform üzerinde yayınlanacak.

4. Sunumlar

İkinci gününün sonunda, yapılan çalışmalar herkese açık sunumda gösterilecek ve tartışılacak. Haritaların veri modeli, görsel dili, ve verileri derleyen aracı nasıl çalışıyor beraber incelenecek ve tartışılacak.

Katılım

Kimler katılmalı?

Bilgisayar programlayabilen (backend, frontend, veri analiz, ya da başka türlerde), yetenekleriyle yaratıcı ve eleştirel uygulamalar geliştirmek isteyenler, ve özellikle hak odaklı gazetecilik ve sivil toplum alanına ilgi gösterenler.

Katılımcılar nasıl faydalanacak?

  • Yığın veri (“big data”) ile çalışma becerilerini geliştirme,
  • Ağ haritalama, okuma, ve analizini öğrenme,
  • Bilgi mimarisi ve ilişkisel düşünme yeteneklerini iyileştirme,
  • Programlama yeteneklerini sivil toplum alanında etkin kullanma,
  • Bu konularla ilgilenen diğer programcılarla ve mentörlerle tanışma imkanı.

Katılım başvurusu

Katılım ücretsizdir. Yer sınırımız olduğundan, başvuru formunu doldurup gönderdikten sonra katılımınız hakkında sizle iletişime geçilerek bilgi verilecek.

Hackathon Programı

Birinci gün

09:30 – 10:00 Kayıt & kahve

10:00 – 10:45 Giriş

  • Yapısal gazetecilik nedir? (10dk)
  • Ağ haritalama nedir, nasıl yapılır? (15dk)
  • Ağ haritaları nasıl okunur? (10dk)
  • Soru & cevap (10dk)

11:00 – 12:00 Temalar, mentörler ve grup oluşturma

12:00 – 13:00 Yemek arası

13:30 – 19:00 Çalışma

  • Mentörlerle ağ modelleme beyin fırtınası (1 saat)
  • Araç geliştirme (4 saat)

İkinci Gün

09:30 – 10:00 Kahve

10:00 – 11:00 Prototiplerin gözden geçirilmesi ve geribildirim

11:00 – 16:00 İyileştirme Çalışmaları (yemek mekanda)

17:00 – 19:00 Sunumlar (herkese açık)

Konular, Mentörler, Veri Kaynakları

Her alan için konusunda uzman mentörler olacak, muhtemel kişiler aşağıda listelenmiştir. İlgili konuda hangi aktörler önemli, hangi özelliklerine bakmalı, hangi ilişkiler daha kritik, bu konularda modelleme yaparken yardımcı olacaklar.

Veri derlenebilecek kaynaklar düz metin (haber, rapor vb.), yarı yapısal (HTML tablo, wiki sayfası vb), ya da tam yapısal (API, veritabanı vb) olabilir. Düz metinler ve yarı yapısal kaynaklar “scrape” edilebilir, APIler ve açık veritabanları programatik olarak sorgulanabilir ya da varsa Excel/Spreadsheet’ten dönüştürlerek derlenebilir.

Konulara göre bildiğiniz veri kaynakları ya da önerilerinizi workshop@graphcommons.com adresine gönderebilirsiniz.

Ekoloji ve Kent Hakkı

İnternet ve İfade Özgürlüğü

Meclis ve Kanunlar

Bölgesel Kamu Politikaları ve Yatırımları

Tekelcilik, Yolsuzluk, Şeffaflık

Medya Sahipliği

İş Cinayetleri

Kadın Hakları

LGBTİ Hakları

Eğitim Reformu

Göçmen Hakları

Militarizm

Sürdürülebilir Tarım ve Gıda

Engelli Hakları

Genel

Yayın platformlarından veri çıkarma

Yaygın kullanılan yayın platformlarında oluşturulan içerikleri haritalandırmak üzere çıkararak yapısal veriye dönüştürme. Pluginler, RSSlerden ve APIlerden haritaya çeviren uygulamalar, canonical scrape uygulamaları, kütüphaneler geliştirilebilir.

Lisans

Hackathon’da geliştirilecek tüm araçlar geliştiren kişilere aittir ve özgür bir lisans ile açık kaynaklı yapılması beklenecektir. Graph Commons üzerinde yayınlanan ağ haritaları Creative Commons International 4.0 lisansı ile yaratıcılarına lisanslanır.

Hackathon İletişim

Katılımcılar için koordinasyon

Genel iletişim



Digital surveillance ‘worse than Orwell’, says new UN privacy chief

Ağustos 26, 2015

Joseph Cannataci describes British oversight as ‘a joke’ and says a Geneva convention for the internet is needed

Joseph Cannataci, UN special rapporteur on privacy, doesn’t use Facebook or Twitter and says it is regrettable people have signed away their digital rights without thinking about it. 

Speaking to the Guardian weeks after his appointment as the UN special rapporteur on privacy, Joseph Cannataci described British surveillance oversight as being “a joke”, and said the situation is worse than anything George Orwell could have foreseen.

He added that he doesn’t use Facebook or Twitter, and said it was regrettable that vast numbers of people sign away their digital rights without thinking about it.

“Some people were complaining because they couldn’t find me on Facebook. They couldn’t find me on Twitter. But since I believe in privacy, I’ve never felt the need for it,” Cannataci, a professor of technology law at University of Groningen in the Netherlands and head of the department of Information Policy & Governance at the University of Malta, said.

Appointed after concern about surveillance and privacy following the Edward Snowden revelations, Cannataci agreed that his notion of a new universal law on surveillance could embarrass those who may not sign up to it. “Some people may not want to buy into it,” he acknowledged. “But you know, if one takes the attitude that some countries will not play ball, then, for example, the chemical weapons agreement would never have come about.”

Cannataci came into his new post in July after a controversial spat involving the first-choice candidate, Katrin Nyman-Metcalf, who the Germans in particular thought might not be tough enough on the Americans.

But for Cannataci – well-known for having a mind of his own – it is not America but Britain that he singles out as having the weakest oversight in the western world: “That is precisely one of the problems we have to tackle. That if your oversight mechanism’s a joke, and a rather bad joke at its citizens’ expense, for how long can you laugh it off as a joke?”

He said proper oversight is the only way of progressing, and hopes more people will think about and vote for privacy in the UK. “And that is where the political process comes in,” he said, “because can you laugh off the economy and the National Health Service? Not in the UK election, if you want to survive.”

The appointment of a UN special rapporteur on privacy is seen as hugely important because it elevates the right to privacy in the digital age to that of other human rights. As the first person in the job, the investigator will be able to set the standard for the digital right to privacy, deciding how far to push governments that want to conduct surveillance for security reasons, and corporations who mine us for our personal data.

Cannataci’s mandate is extensive. He is empowered to:

  • Systematically review government policies and laws on interception of digital communications and collection of personal data.
  • Identify actions that intrude on privacy without compelling justification.
  • Assist governments in developing best practices to bring global surveillance under the rule of law.
  • Further articulate private sector responsibilities to respect human rights.
  • Help ensure national procedures and laws are consistent with international human rights obligations.

Although Cannataci admits his job is a complex one that is not going to be solved with a magic bullet, he says he is far from starting from scratch and believes there are at least four main areas – including a universal law on surveillance, tackling the business models of the big tech corporations, defining privacy and raising awareness among the public.

“I would say it’s impossible to achieve in three years. And it’s probably impossible to achieve even if the mandate is renewed to six years, if you’re trying to do too much. But I do think that – at least my view of things in a field like human rights – is the longer term view, right? The impact must be felt in the long term.”

However, Cannataci says we are dealing with a world even worse that anything Orwell could have foreseen. “It’s worse,” he said. “Because if you look at CCTV alone, at least Winston [Winston Smith in Orwell’s novel 1984] was able to go out in the countryside and go under a tree and expect there wouldn’t be any screen, as it was called. Whereas today there are many parts of the English countryside where there are more cameras than George Orwell could ever have imagined. So the situation in some cases is far worse already.

“The way we handle it is going to be the difference. But Orwell foresaw a technology that was controlling. In our case we are looking at a technology that is ever-developing, and ever-developing possibly more sinister capabilities.” Because of this, the Snowden revelations were very important, he said.

“They were very important. Snowden will continue to be looked upon as a traitor by some and a hero by others. But in actual fact his revelations confirmed to many of us who have been working in this field for a long time what has been going on, and the extent to which it has gone out of control.”

Cannataci, who works between his offices in Malta and the Netherlands, has set his sights on challenging the business model of companies that are “very often taking the data that you never even knew they were taking”. “This is one thing that is certainly going to come up in my mandate, which is the business model that large corporations are using,” he said.

“We have a number of corporations that have set up a business model that is bringing in hundreds of thousands of millions of euros and dollars every year and they didn’t ask anybody’s permission. They didn’t go out and say: ‘Oh, we’d like to have a licensing law.’ No, they just went out and created a model where people’s data has become the new currency. And unfortunately, the vast bulk of people sign their rights away without knowing or thinking too much about it,” he said.



Kafası Karışık Sansür Mekanizmaları İçinde Hukuk Arayışı

Ağustos 22, 2015

Yazan: Pınar Dağ (1)

20120204_BKP513

Dağ Medya’ya 15 gündür erişim sağlanamıyor. TİB’in “İçeriğin çıkarılması” kararı  mahkemece tüm siteyi kapatma şeklinde vuku buldu. Sitenin tümü yasaklı ancak çıkarılması istenen içeriğin ne olduğunu da hala bilmiyoruz.

Aşağıdaki görsel: http://www.dagmedya.net’in erişim engelinin Gölbaşı/Ankara Sulh Ceza Hakimliğine Yapılan İtiraz Dilekçesi’nden bir bölümün ekran görüntüsüdür.

2015-08-22-13-37-14-Ekran-görüntüsü

“İçeriğin çıkarılması” kararına karşı 16 bin içerik keyfi şekilde yasaklı.”Koruma Tedbiri” uygulanan  içeriğin ne olduğunu ise 15 gündür öğrenemedi avukatlarımız. Dağ Medya’da  nasıl bir suç işlediğimizi sistemin kendisi de henüz belirleyemedi.

Cumartesi “İdari Tedbir”

8 Ağustos 2015 Cumartesi günü engellendiğimizi öğrendik. Cumartesi günü ekranda önce, 5651 sayılı kanun  uyarınca yapılan teknik inceleme ve hukuki değerlendirme sonucunda bu İnternet sitesi (dagmedya.net) hakkındaki Telekominikasyon İletişim Başkanlığı’nın  08/08/2015  tarih  ve 490.05.01.2015.206466 sayılı kararına istinaden Telekominikasyon İletişim Başkanlığı tarafından  İDARİ TEDBİR uygulanmaktadır.”  yazısını okuduk. (2)

Pazar “Koruma Tedbiri”

9 Ağustos 2015 Pazar günü ise, “Ankara Gölbaşı Sulh Ceza Hakimliği’nin 08/08/2015 tarih 2915/682 sayılı kararına istinaden Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından “KORUMA TEDBİRİ* uygulanmaktadır” (3)  yazısını okuduk ve hafta sonu mesai yapıldığını da  anladık.

Sansüre Karşı Hukuk Yolunu Tüketmeye İnat Etmek

Hukuki olarak yanlışlar barındıran bu karara itiraz  ettik. 15 gündür gerekçeli kararı öğrenmek ve  hangi içeriğimizin intihara özendirme, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, sağlık için tehlikeli madde temini, müstehcenlik, fuhuş, kumar oynanması için yer ve imkan sağlama ile Atatürk aleyhine işlenen suçlar” (4) içerdiğini bilmiyoruz.

Bu süreçte erişim engeline ilişkin çok fazla tepki verilmesi ve destek almak cesaretlendirici oldu. (5) Türkiye’de sansürün derinlikli ve çok yönlü yaşanıyor olduğunu  daha net anlamış olduk yaşayınca. Avukatların da bu konuya yabancı olduğunu tecrübe edindik.

Erişim engelini delmenin yöntemleri var ancak ilk günden beridir  düşündüğümüz şey bu hukuksuz durum karşısında önce tüm hukuki yolların tüketilmesi gerektiğiydi.  Herkesin aynı şekilde yol izlediği aşikar ancak erişimi delseniz bile, başka bir yere taşısanız da veri tabanınızı; size karşı uygulanan  koruma tedbirini öğrenemediğiniz sürece tekrar erişim engeli riski ile karşı karşıya kalmak zorunda olduğunuz.

Bu hukuksuzluk karşısında “kaçan-kovalanan” üzerinden konumlandırmak kendinizi oldukça yıpratıcı ve haksız bir durum. Sizinle orman kanunları ile muhatap olan bu sistemi hukuki yöntemlerle tüm yavaşlığına rağmen cezalandırmak gerekiyor.

Medyaya yönelik yürütülen bu keyfi erişim engellerine karşı daha fazla sistematik /profesyonel gündem yaratılması ve kamuoyu oluşturulması gerektiği konuşulmaya başlandı.  Bu yönde bir girişim de başlatılıyor gibi. Meslek örgütleri, engellenen sitelerin yetkilileri ve engelleme ile karşı karşıya kendilerinin de kalabileceğini öngören pek çok kişi/kurum bir araya geldi.(6)

Dağ Medya Ne Yapacak, Ne Düşünüyor

2011 yılından beridir bilim, çevre, hayvan özgürlüğü, ekonomi, politika ve yaşam temelli hak ve veri haberciliği yapan ve veri gazeteciliği atölyeleri düzenleyen Dağ Medya ekibi  olarak bu engel bize okuyucuları  engellere/sansürlere karşı daha fazla bilinçlendirmemiz gerektiğini gösterdi.

Bir özgün haberin yolculuğunun ne olduğu ve bunun 16 bin haberde karşılığının ne anlama gelebileceğini/ hikayesini  daha fazla anlatmamız gerektiğinin bilincini yarattı.

Yoğun/bol yolculuklu ve çoğu zaman ekonomik değer de yaratmayan ancak büyük bir disiplinle durmadan düzenlenen Açık Veri ve Veri Gazeteciliği Atölyelerinde engellere /sansürlere  yönelik Türkiye ve Dünya’da neler olduğuna özellikle yer verilmesine karar verdik.

Bu 15 günlük süreçte şunu anladık; sizi okuyan, hikayenizi de bilir ise haksızlıklar karşısında sizi de savunmaktan korkmayabilir. Engele karşı çok fazla insan/kurum destek verdi ancak sitenin düzenli okuyanlarının verilerini incelediğimizde; okuyucunun aynı refleksi göstermediğini fark ettik. Medyada sansür ve sansürün temel özgürlüklerle ilişkisine daha fazla dikkat çekmek gerekiyor.Yaşadığımızın daha fazla toplumsallaştırılması gerçeği önem kazandı.(7)

Sistem İnternet Haberciliği‘ni düzenlemek yerine dijital yayıncılara keyfi müdahalelerde bulunuyor artık. Bu düzenlemelerin de çeşitli kısıtlamalar getireceği belirtiliyor ancak bu ihlaller giderek derinleşiyor. Günlerdir hukuki olarak yanlışlar barındıran bu uygulamayla erişime kapalıyız,  haber yapmayı sürdürsek de oldukça kaygı verici bir sürece evriliyoruz. Bu yönde sürmekte olan kanun ihlallerine yönelik ilerisi için daha fazla hukuki mücadele alanı yaratılmasına kendi çabamızla  zaman ayıracağız. Uğradığımız, hala süren ve giderilemeyen bu haksız engelleme bizi bu yönde motive etti.

Kaynak

1.Pınar Dağ, London School of Journalism’de gazetecilik okudu. John Hopkins Üniversitesi’nde Veri Bilimi (Data Science) üzerine eğitim aldı. San Francisco merkezli Grassroots araştırma kurumunda iş verileri üzerine  araştırmacı olarak görev yapıyor. 2012 yılından beridir  Veri Gazeteciliği (Data Journalism) faaliyetleri yürüten ve  bu alanda çok sayıda atölye düzenleyen Dağ Medya ve http://www.verigazeteciligi.com’un kurucu üyesi. Kadir Has Üniversite’sinde iletişim öğrencilerine veri gazeteciliği eğitimi vermektedir.

2.http://dagmedya.net/2015/08/09/internet-sansuru-tib-idari-tedbir-ile-dagmedya-net-sitesini-kapatti/

http://t24.com.tr/haber/dag-medyaya-erisim-engeli,305633

http://www.diken.com.tr/bir-sansur-de-haber-sitesi-dag-medyaya-geldi/

3.http://dagmedya.net/2015/08/10/dag-medya-tibin-erisim-engeline-itiraz-ediyor/

4.http://www.erzincan.edu.tr/birim/HukukDergi/makale/2009%20XIII_2-9.pdf

5.http://dagmedya.net/2015/08/09/tibin-dag-medyaya-yonelik-sansurune-tepki/

https://docs.google.com/document/d/1NYXqIMCUCPL8Sz39fPqvt39rRpGyi3uQlbGaFsj_LRA/edit?usp=sharing

6.http://dagmedya.net/2015/08/19/gazeteciler-sansure-ve-baskilara-karsi-dayanisma-cagrisi-yapti/

7.https://www.google.com.tr/search?q=veri+gazetecili%C4%9Fi+at%C3%B6lyeleri&biw=1366&bih=667&source=lnms&tbm=isch&sa=X&ved=0CAYQ_AUoAWoVChMI4pDX9Nq8xwIVA30aCh0xag0_

  


Doğrulama El Kitabı yayınlandı…

Ağustos 17, 2015
European Journalism Centre’ın yayınladığı Verification Handbook, Doğrulama El Kitabı olarak Türkçeleştirildi. Doğrulama El Kitabı gazeteciler, sivil toplum örgütleri ve acil yardım çalışanları için kriz anlarında dijital bilgiyi doğrulamanın teknik ve araçlarını sunuyor.
Kitaba ücretsiz ve online olarak verificationhandbook.com ve dogrulamaelkitabi.comlinklerinden ulaşmak mümkün.
Basın bültenini ekte bulabilirsiniz.
EJC tarafından yapılan basın duyurusu: http://ejc.net/projects/news/article/bosnian-serbian-croatian-bsc-and-turkish-translation-verification-handbook

Folklor/Edebiyat Dergisi 83.sayısının özel teması: Yeni medya çalışmaları

Ağustos 17, 2015

web

Folklor/Edebiyat Dergisinin 83.Sayısı (2015) yeni medya çalışmalarına ayrıldı. Ayrıntılı bilgi için: folkloredebiyat@gmail.com.


Cep telefonsuz yaşam düşünülür mü?….:((

Ağustos 17, 2015

IMAG0577


Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 252 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: