Ocak 7, 2014

Slide1_1 Slide1_2


Yapay Zekâ İnsanların Kafa Titreşimlerinden Profil Çıkarmak İçin Kullanılıyor: Ancak Bunu Destekleyecek Yeterli Kanıt Var Mı?

Haziran 28, 2021

Yazar: James Wright[1]

Çev.Hasan H. Kayış, Aksaray Ünv. İletişim Fak. RTS Bölümü Araş. Görevlisi

Dijital video gözetim sistemleri herhangi birinin kim olduğunu tanımlamakla kalmaz, ayrıca birinin nasıl hissettiğini ve ne tür bir kişiliğe sahip olduğunu da çözebilir. Gelecekte nasıl davranacaklarını bile söyleyebilirler. Ve bir kişi hakkındaki bu bilgileri elde etmenin yolu sadece kafasının hareketidir.

VibraImage Yapay Zekâ (YZ) sisteminin arkasındaki şirket tarafından ortaya atılan iddia da bu. (“YZ” terimi burada geniş anlamda, otomatik biyometri ve bilgisayarla görme gibi algoritmaları ve araçları kullanan dijital sistemlere atıfta bulunmak için kullanılmaktadır). Bunu hiç duymamış olabilirsiniz. Ancak VibraImage’a dayalı dijital araçlar Rusya, Çin, Japonya ve Güney Kore’de çok çeşitli uygulamalarda kullanılmaktadır.

Ancak Science, Technology and Society‘de yayınlanan son araştırmamda gösterdiğim gibi, VibraImage ve onun gibi sistemlerin iddia ettikleri şeylerde gerçekten etkili olduğuna dair çok az güvenilir, ampirik kanıt var.

Diğer şeylerin yanı sıra, bu uygulamalar, insan kalabalığı arasında “şüpheli” bireylerin tespit edilmesini içerir. Ayrıca çalışanların zihinsel ve duygusal durumlarını derecelendirmek için kullanılırlar. VibraImage kullanıcıları arasında polis kuvvetleri, nükleer endüstri ve havaalanı güvenliği bulunmaktadır. Teknoloji halihazırda iki Olimpiyat Oyununda, bir FIFA Dünya Kupasında ve bir G7 Zirvesinde uygulanmıştır.

Japonya’da bu tür sistemlerin müşterileri arasında dünyanın önde gelen yüz tanıma sağlayıcılarından biri (NEC), en büyük güvenlik hizmetleri şirketlerinden biri (ALSOK) ile Fujitsu ve Toshiba yer alıyor. Güney Kore’de de, diğer kullanımlarının yanı sıra, polis sorgulamalarında kullanılmak üzere temassız bir yalan tespit sistemi olarak geliştirilmektedir. Çin’de, bu uygulamayı polisin havaalanlarında, sınır geçişlerinde ve başka yerlerde şüpheli kişileri tespit etmek için kullandığı resmi olarak onaylanmıştır.

Doğu Asya ve ötesinde, algoritmik güvenlik, gözetim, tahmine dayalı polislik ve akıllı şehir altyapısı ana akım haline geliyor. VibraImage, gelişmekte olan bu altyapının bir parçasını oluşturmaktadır. Bu yeni sistem küresel olarak geliştirilip dağıtılan diğer algoritmik duygu algılama sistemleri gibi, video gözetimini yeni bir düzeye taşımayı vaat etmektedir. Makalemde açıkladığım gibi, bunu deneklerin karakterleri ve iç yaşamları hakkında kendilerinin bile bilmedikleri bilgiler üreterek yaptığını iddia etmektedir.

Vibraimage, 2001 yılından bu yana Rus biyometrist Viktor Minkin’in şirketi ELSYS Corp tarafından geliştirilmektedir. Diğer duygu algılama sistemleri, insanların yüz ifadelerini analiz ederek duygusal durumlarını hesaplamaya çalışır. Buna karşılık, VibraImage, bir kişinin kafa kaslarının ve dolaşım sisteminden kaynaklanan istemsiz mikro hareketlerinin veya “titreşimlerinin” video görüntülerini analiz eder. Duyguları tanımlamak için yüz ifadelerinin analizi, son yıllarda giderek artan eleştirilere maruz kalmıştır. VibraImage daha doğru bir yaklaşım sağlayabilir mi?

Minkin, bu hareketlerin duygusal durumlara bağlı olduğu fikrini destekleyen iki teori öne sürer. Birincisi, vücudun denge ve uzamsal yönelimden sorumlu sisteminin psikolojik ve duygusal durumlarla ilgili olduğu fikrine dayanan bir “vestibulo-duygusal refleks”in varlığıdır. İkincisi, belirli duygusal-zihinsel durumlar ile kaslar tarafından harcanan enerji miktarı arasında doğrudan bir bağlantı kuran “termodinamik bir duygu modeli”dir. Dahası, Minkin bu enerjinin başın küçük titreşimleriyle ölçülebileceğini iddia etmektedir.

Bu teorilere göre, yüzün ve başın istem dışı hareketi duygu, niyet ve kişiliğin görünür kılınmasıdır. Şüpheli bireyleri tespit etmenin yanı sıra, VibraImage destekçileri de bu verilerin kişilik tipini belirlemek, suç işleme olasılığı daha yüksek olan ergenleri belirlemek veya milliyet ve etnik kökene göre istihbarat türlerini sınıflandırmak için kullanılabileceğine inanıyor. Hatta, birinin ifadesine yanıt olarak kafa titreşimlerinin nasıl değiştiğine bağlı bir biçimde, bir şirketin veya ulusun değerlerine 1984 tarzı bir sadakat testi oluşturmak için kullanılabileceğini bile önerdiler.

Ancak etkileri hakkında yapılan birçok iddia kanıtlanamaz görünüyor. VibraImage ile ilgili çok az sayıda bilimsel makale, akademik dergilerde titiz hakem değerlendirme süreçleriyle yayınlanmıştır. Ayrıca bunların çoğu, teknolojinin başarısına ilgi duyanlar tarafından yazılmıştır. Bu araştırma genellikle VibraImage’ın etkili olduğunu varsayan deneylere dayanır. Belirli kafa hareketlerinin belirli duygusal-zihinsel durumlarla tam olarak nasıl bağlantılı olduğu açıklanmamıştır. Japonya Kagawa Üniversitesi’nden yapılan bir araştırma, VibraImage değerlendirmesinin sonuçları ile mevcut psikolojik testlerin sonuçları arasında neredeyse hiçbir ilişki bulamamıştır.

Minkin, bu makaledeki iddialara yanıt olarak yaptığı açıklamada, VibraImage’ın bir YZ teknolojisi olmadığını, “anlaşılabilir fizik ve sibernetik ve fizyoloji ilkelerine ve duygu hesaplamaları için şeffaf denklemlere dayandığını” söylemektedir. “Teknik gereklilik” söz konusu olduğunda davranış tespitinde veya duygu tanımada YZ işlemleri kullanabilir.

Ayrıca, “temassız ve basit psikofizyolojik tespit teknolojisinin çok harika göründüğü” ve Rusya ile ilişkili olduğu için insanların teknolojinin “sahte” olduğunu varsayabileceklerini savunuyor. Minkin ayrıca benim makaleme teknik bir yanıt da yayınlamıştır.

Şüpheli Yapay Zekâ

VibraImage’ın işe yarayıp yaramadığını kanıtlamanın bu kadar zor olmasının ana nedenlerinden biri, sistemin kendisi hakkında bildiklerinden daha fazla konu hakkında bilgi vermesinin altında yatan ön kabuldür. Ancak durumun böyle olduğuna dair ikna edici bir kanıt yok.

Bireyleri algoritmik bir biçimde şüpheli olarak sınıflandıran artan sayıdaki sistemi tanımlamak için “şüpheli yapay zekâ” terimini öneriyorum, ancak kendilerinin de derinden şüpheli olduğunu iddia ediyorum. Bunlar şeffaf değildir, kanıtlanmamıştır, demokratik girdi veya gözetim olmaksızın geliştirilmiş ve uygulanmıştır. Ayrıca büyük ölçüde düzenlemeye tabi değildirler ve ciddi zarar potansiyeline sahiptirler.

VibraImage, bu türdeki tek sistem değildir. Şüpheli veya aldatıcı kişileri tespit etmek için diğer YZ sistemleri denenmiştir. Örneğin, Avatar ABD-Meksika sınırında ve iBorderCtrl AB sınırlarında test edilmiştir. Her ikisi de göçmenler arasındaki aldatmacayı tespit etmek için tasarlanmıştır. Çin’de, VibraImage tabanlı sistemler ve benzer ürünler, kolluk kuvvetleri, güvenlik ve sağlık hizmetlerinde giderek artan bir uygulama yelpazesi için kullanılmaktadır.

Algoritmik duygu tanıma endüstrisi 2018’de 12 milyar ABD Doları değerindeydi. 2026 yılına kadar 37,1 milyar ABD Dolarına ulaşması beklenmektedir. Yapay zekanın etik gelişimi etrafında kurallar oluşturma ihtiyacına ilişkin artan küresel endişenin ortasında, bu tür opak algoritmik gözetim ve kontrol sistemlerinin çok daha fazlasına yakından bakmamız gerekmektedir.

Avrupa Komisyonu’nun yakın zamanda açıklanan taslak YZ düzenlemeleri, duygu tanıma sistemlerinin kolluk kuvvetleri tarafından kullanımını “yüksek riskli” olarak sınıflandırıyor ve bunların daha yüksek düzeyde yönetişim kontrolüne tabi tutulmasına işaret ediyor. Bu önemli bir başlangıçtır. Diğer ülkeler, bu yüksek riskli sistemlerden kaynaklanan olası zararların en aza indirilmesini sağlamak için şimdilik bu yolu izlemelidir.


Kaynak:

[1] Alan Turing Enstitüsü’nde Araştırma Görevlisi.


TÜBİTAK SOBAG Tarafından “COVID-19 ve Toplum: Salgının Sosyal, Beşeri ve Ekonomik Etkileri – Bulgular, Sonuçlar ve Öneriler” Başlıklı Kitapçık Yayımlandı

Haziran 20, 2021

TÜBİTAK Sosyal ve Beşeri Bilimler Araştırma Destek Grubu (SOBAG) tarafından, “COVID-19 ve Toplum: Salgının Sosyal, Beşeri ve Ekonomik Etkileri, Sorunlar ve Çözümler” özel çağrısı kapsamında desteklenen 97 Projenin amaç, bulgular, sonuçlar ve önerilerinin özetlendiği “COVID-19 ve Toplum: Salgının Sosyal, Beşeri ve Ekonomik Etkileri – Bulgular, Sonuçlar ve Öneriler” başlıklı kitapçık yayımlandı.
120K613 Projesinin de aralarında bulunduğu 97 projeye ilişkin özetlerin bulunduğu kitapçıkla ilgili detaylı bilgiye ve kitapçığa ulaşmak için aşağıda yer alan linki ziyaret edebilirsiniz:

https://www.tubitak.gov.tr/tr/duyuru/covid-19-ve-toplum-salginin-sosyal-beseri-ve-ekonomik-etkileri-bulgular-sonuclar-ve-oneriler


BTS’İN YENİ “BUTTER”I VE STREAM SAVAŞLARI

Haziran 11, 2021

Alptekin KESKİN[1]

Dünyaca meşhur Güney Koreli K-Pop grubu BTS, 21 Mayıs 2021’de Türkiye saatiyle saat:07.00’de yayınlanan “Butter” (Tereyağı) isimli İngilizce teklisi ile geri dönüş yaptı. Butter yayınlanmadan önce ve sonrasındaki halkla ilişkiler/pazarlama stratejileriyle öne çıktı. İlk olarak şunu söylemeliyiz ki BTS’in bundan önceki albüm ya da teklilerinde gördüğümüz gibi Butter için de yürütülen sürece baktığımızda şirketin büyük bir titizlik ve incelikle süreci uyguladığını görmekteyiz. Günü gününe ve saati saatine, adeta ilmik ilmik işlenen bir süreç bu. İlk olarak 26 Nisan’da grubun şirketi olan Bighit’in Twitter’daki adresinden #BTS_Butter etiketiyle 15 saniyelik bir video ile 21.05.2021 tarihinde Butter isimli yeni bir müzik videosu yayınlanacağı duyuruldu. Daha sonra 1 Mayıs’ta Butter’ın sosyal medya platformlarında tanıtım posterleri yayınlanmaya başladı. Sarı renkli kalp şeklinde eriyen bir tereyağ görüntüsünün ön planda olduğu Butter için milyonlarca ARMY merakla beklemeye başladı. Bu arada ARMY’ler arasında yeni şarkının içeriğinin ne olacağı ile ilgili teoriler üretilmeye başlandı[2]. 12 ve 13 Mayıs’ta grubun Instagram ve Twitter’daki hesaplarından grup üyelerinin Butter şarkısı konseptli fotoğrafları yayınlandı.

Butter tanıtımlarının ardından 18 Mayısta YouTube’da ilk tanıtımını (teaser) yayınladı. Butter’ın ilk tanıtımı YouTube’da 1 saatte 1.2 milyon beğeni aldı. Butter, beraberinde rekorları da getirerek ilk izlenmede YouTube’da eş zamanlı olarak 3.9 milyon izlenme rekoru kırdı ve böylece grubun bir önceki teklisi Dynamite’ın rekorunu (3 milyon) da aşmış oldu. Aynı zamanda 13 dakikada 10 milyon görüntülenmeye ulaşan YouTube’da en hızlı müzik videosu oldu. Daha da ilerisi 20 milyon izlenmeye en kısa sürede ulaşan YouTube tarihindeki en hızlı müzik videosu oldu (54 dakika) [3].

Hareketli dans kareografileri ile şarkı sözlerinin canlılığı birleştiğinde Butter, pandemi sürecini zorlukla geçiren dünyaya güzel bir yaz şarkısı olacak gibi gözüküyor. Grup üyeleri de Butter ile ilgili dinlenmesi kolay, çok şirin ve eğlenceli geçirilebilecek bir yaz şarkısı olduğunu belirttiler (Davis, 2021). 90’lara atıfta bulunan ve Michael Jackson tarzını (M.Jackson’un Smooth Criminal şarkısına atıfta bulunularak)  anımsatan içeriğiyle (Puckett, 2021) Butter bir tür pandemi sonrası/çıkışı yaz şarkısı olarak düşünülebilir. Ayrıca şarkı sözlerinde ARMY’ler de unutulmamış: “…Biz söyleyince ARMY hemen arkamızda”

Butter yayınlandıktan sonra tüm dünyada Twitter’da aktif hayran grupları sayfalarından ilan edilen “stream savaşları” başladı. Butter’ın sözlerindeki”…biz söyleyince ARMY hemen arkamızda” sözünü sanki boşuna çıkarmak istemezmişçesine hayran sayfaları çalışmaya başladı.  Ülkeler belirlendi ve belirlenen ülkelerdeki ARMY hayran sayfaları belirlenen tarihlerde birbiriyle Spotify’da yarışa girdi. #WorldCupARMY, #YouButterStream, #ButterStreamParty etiketleriyle ARMY’ler olabildiğince Butter şarkısını dinleyerek rakip ülkeyi eleme çabasına girdi. Örneğin Türkiye-Birleşik Krallık ve Portekiz’in olduğu takımda Türkiye 1. ve 2. Gün arasındaki farkın en yüksek olduğu ülke olduğu için elendi. Stream savaşlarında ilginç olaylar da yaşandı. Fransız lider Emmanuel Macron, Twitter hesabından Fransız gençlere hitaben kitap, film, konser gibi kültürel ürünler için 300 Euronuz olsaydı neye harcardınız diye bir soru sordu. Fransız ARMY’lerden birisi bu soruya “BTS’in bir konseri için ve BTS’in “Butter” streami Mr. President” cevabını verdi. Fransız ARMY’nin bu cevabını E. Macron retweet etti (Turner, 2021).

Özetleyecek olursak BTS’in son teklisi “Butter”, grubun daha önceki şarkıları ve albümleri gibi şirket tarafından ilk açıklandıktan itibaren çok planlı ve titiz bir süreçte ilerledi. Şarkının sosyal medya platformlarında çıkacağı tarihten itibaren uygulanan etkili halkla ilişkiler/pazarlama stratejileri ile BTS bir kez daha dinleyenleri/hayranları nezdinde zirvedeki yerini korudu. Şarkının yayınlandıktan sonraki medya ve hayran süreçlerinin iyi yönetilmesi, BTS nezdinde K-Pop müzik endüstrisinin yalnızca müzik dinleyicilerine değil aynı zamanda tüm dünya gençliği üzerinde nasıl etkili olabileceğini bizlere çeşitli boyutlarıyla göstermekte.     

KAYNAKÇA

Davis, R. (21 May 2021). BTS Talks Behind the Scenes on ‘Butter’ as Single Spreads Across the Carts. Variety. https://www.variety.com/2021/music/news/bts-butter-release-interview-1234978376/ Erişim tarihi:09.06.2021

Puckett, L. (21 May 2021). BTS’s New Single ‘Butter’ Is A Melt-ın-Your-Mouth Showcase Of Carisma. Elle. https://elle.com/culture/music/a36501213/bts-butter-lyrics-meaning-explained/ Erişim tarihi: 09.06.2021

Sezen, D. (2016). Dijital Sonrası Hayran Kültürünün Dönüşümü Üzerine. Dijital: Kavramlar, Olanaklar, Deneyimler. Der. N. Timisi, İstanbul: Kalkedon, s.153-177.

Turner, J. (21 May 2021). French President Emmanuel Macron Hilariously Retweets An ARMY’s Request to Stream BTS’s “Butter”. Koreaboo. https://www.koreaboo.com/news/france-president-macron-rt-army-stream-bts-butter/ Erişim tarihi: 09.06.2021 


[1] İ. Sabahattin Zaim Üniversitesi Sosyoloji Doktora Öğrencisi, İletişim için: keskinalptekin22@gmail.com

[2] Twitter’daki ARMY hayran sayfalarından olan BTS ARMY Turkey’e göre Butter’ın tanıtımında görülen kısım Queen’in ‘Another’ One Bites the Dust’ şarkısının girişine benzediği düşünülmektedir. Kaynak: https://www.twitter.com/bangtantr/status/1394672847612698625 – Erişim tarihi: 08.06.2021. Şirketin en büyük stratejilerinden birisi de hayranların “teori” dediği yeni müzik videosunun içeriğinin ne olduğuna ilişkin senaryoların hayranların kurgusuna bırakılmasıdır. Merak duygusu ile hayranların kurgusuna sunulan bu durum sonucunda şarkı hayranlar nezdinde yeniden üretilmektedir.  Bu yeniden üretim durumu hayranlık olgusunun doğal bir parçasıdır (bkz.Sezen, 2016)

[3] “BTS’ ‘Butter’ gets over 10 million views in less than 15 minutes, breaks record for biggest music video premiere on YouTube-watch”,https://bandwagon.asia/articles/bts-butter-mv-music-video-breaks-over-10-million-views-watch-new-release-track-comeback-dynamite-army-hybe-labels-colunbia-records-sony-big-hit-music-korea-2021 – 21.05.2021, Erişim tarini:09.06.2021


120K613 Projesi, İlişkisel Sosyal Bilimler Dergisi Strata’da

Mayıs 18, 2021

Yılda üç kez yayımlanan hakemli akademik İlişkisel Sosyal Bilimler Dergisi Strata’nın 6. sayısı, Özgür Arun’un tema editörlüğünde “Yeni Binyılda Yaşlanma” başlığına ayrıldı. Yaşlılık ve yaşlanma çalışmalarını, yaşam seyri perspektifi çerçevesinde bir araya getirmeyi amaçlayan bu sayıda 120K613 proje ekibi Prof Dr. Mutlu Binark, Doç. Dr. Özgür Arun, Doç. Dr. Duygu Özsoy, Beren Kandemir ve Gül Şahinkaya da “Covid-19 Sürecinde Yaşlıların Medya Repertuvarı ve Enformasyon Gereksinimi” başlıklı, pandemi sürecinde yaşlıların enformasyon ve medya ile ilişkilenme pratiklerine odaklanan makaleleri ile yer aldılar. Sayı ile ilgili detaylı bilgiye ulaşmak için; https://stratadergi.org/sayi-vi/ adresini ziyaret edebilirsiniz.


Panel: Pandemi Sarmalında Yaşlıların Enformasyon Arayışı

Nisan 10, 2021

TÜBİTAK-SOBAG tarafından desteklenen 120K613 numaralı projenin çıktıları, proje ekibi tarafından İstinye Üniversitesi’nin düzenlediği “Pandemi Sarmalında Medya ve Toplum” başlıklı sempozyumda sunuldu. 8 Nisan 2021 tarihinde çevrimiçi olarak gerçekleştirilen “Pandemi Sarmalında Yaşlıların Enformasyon Arayışı” başlıklı panelde; araştırmanın çıktıları katılımcılar ile paylaşılarak, pandemi sürecindeki kısıtlamalardan en yoğun biçimde etkilenen 65 yaş ve üzeri bireylerin bu süreçteki enformasyon ihtiyaçları ve enformasyon arama edimleri toplumsal cinsiyet ve dijital eşitsizlikler bağlamında tartışıldı.


120K613 Projesi 57. Kütüphane Haftası’nda

Nisan 1, 2021

Türk Kütüphaneciler Derneği tarafından düzenlenen, “Pandemi Sürecinde Kütüphanecilik” temalı 57. Kütüphane Haftası Etkinleri’nde TÜBİTAK/SOBAG tarafından desteklenen 120K613 Projesi ekibi, “Pandemi Sürecinde Yaşlıların Enformasyon Arayışı ve Dijital Eşitsizlik” başlıklı bir panel ile yer aldı. Panelde 120K613 Projesi çıktıları kapsamında, pandemi sürecinde yaşlıların enformasyon arama süreçleri ile bu süreçte faydalandıkları geleneksel ve dijital araçlar, sıklıkla başvurdukları enformasyon kaynakları ve dijital eşitsizliklere ilişkin bulgulara değinen araştırmacılar; bunun yanında yaşlıların enformasyona güven düzeyleri, dijital sermaye ve medya dolayımlı olarak bağlantıda kalma süreçleri gibi konularda da araştırmadan edinilen çıktıları aktardılar. 31 Mart 2021 tarihinde çevrimiçi olarak gerçekleştirilen panel, Türk Kütüphaneciler Derneği YouTube kanalı üzerinden canlı olarak yayımlandı.

Panelin kaydına erişmek için; https://www.youtube.com/watch?v=JHg8Ybguo7E adresini ziyaret edebilirsiniz.


Japon Mesajlaşma Uygulaması Line, Çin’deki Mühendislerin İzinsiz Olarak Kullanıcı Verilerine Erişmesine İzin Veriyor [1]

Mart 19, 2021

Reuters Ekibi Tarafından Üretildi

Tokyo (Reuters) – Japon medyasından Çarşamba günü bildirildiğine göre, SoftBank Corp’den Z Holding’e ait Japon mesajlaşma uygulaması Line, Şangay’daki bir bağlı kuruluştaki Çinli mühendislerin Japon kullanıcıların verilerine izinlerini almadan erişmesine izin verdi. Kamu yayıncısı NHK, Japon gizlilik düzenlemelerine göre, şirketlerin kişisel verilerinin denizaşırı ülkelere gönderildiğinde kullanıcıların bilgilendirmesi gerektiğini belirtmiştir.

Bir Line sözcüsü, “Yasal veya düzenleyici sınırları ihlal eden hiçbir şey olmadı,” diyerek, Japonya dâhil tüm yargı alanlarındaki yasalara ve düzenlemelere uymaya devam edeceklerini bildirmiştir.

Mahremiyetin korunmasını denetlemekten sorumlu hükümet yetkilileri ise, bu duruma yorum yapmak için henüz hazırlıklı değil.

Yerel basında çıkan haberlere göre, Çin’deki bir şirkette Line için sistem bakımını gerçekleştiren dört mühendise, kullanıcıların adlarını, telefon numaralarını ve e-posta adreslerini içeren Japonya’daki sunuculara erişim için izin verilmiştir.

Bununla birlikte, Japon internet şirketleri tarafından tutulan kişisel verilerin kullanımı ve depolanmasına ilişkin yasaları ve düzenlemeleri sıkılaştıran raporlar gelmektedir.

Şirket sözcüsü, dünya çapında 186 milyon kullanıcıya sahip olan ve yarısından biraz azı Japonya’da bulunan Line’ın, o zamandan beri Çin bağlı kuruluşundaki kullanıcı verilerine erişimi engellediğini söyledi.

Line bu ay, eskiden Yahoo Japan olan Z Holdings’in bir parçası haline geldi, yerel ve ABD’li rakiplere karşı rekabet etmek için 30 milyar dolarlık yatırımla bir yerel internet gücü haline geldi.

Line, üzerinden gönderilen mesajlar, yalnızca gönderen ve alıcı tarafından uygulama üzerinden okunabilir, diğer mesajlaşma uygulamaları gibi, mesaj içeriğini uçtan uca şifrelidir.

Z Holdings, SoftBank Corp ve Güney Kore’deki Line’ın eski operatörü Naver Corp’un ortak sahibi olduğu A Holdings şirketi aracılığıyla SoftBank Corp tarafından kontrol edilmektedir.

Önümüzdeki beş yıl içinde teknolojiye 500 milyar yen (4.58 milyar $) yatırım yapmayı planlayan Z Holdings, geçen yıl Line ile ilişkisini açıkladı, ancak COVID-19 salgını nedeniyle Ekim ayından itibaren genişleme hareketini ertelemek zorunda kaldı.

Line, platformlaşma alanındaki uygulamalarını nakitsiz ödeme ve daha yakın zamanda teletıp uygulamalarıyla genişletmiştir.

Moda firması Zozo Inc ve ofis malzemeleri firması Askul Corp’u da kontrol eden Z Holdings hisseleri, Tokyo borsasının sabit olan TOPIX endeksine kıyasla sabah seansında % 2 düşüşle, 605.5 yen’e düşmüştür.

(1 ABD Doları = 109,1500 yen)

[1] https://www.reuters.com/article/us-japan-line-access-idUSKBN2B901E?taid=60517ff53ff8bd00015e3275&utm_campaign=trueAnthem:+Trending+Content&utm_medium=trueAnthem&utm_source=twitter


“AESPA” : K-POP’TA TEKNOLOJİNİN VE SANAL ÜNLÜLERİN YÜKSELİŞİ

Mart 13, 2021

Yazan: Alptekin KESKİN[1]

17 Kasım 2020 tarihinde Güney Kore’deki dev şirketlerden olan SM Entertainment tarafından müzik piyasasına sunulan “Aespa[2]” isimli K-Pop grubu, K-Pop sektörüne taşıdığı bazı yenilikçi özellikleri ile K-Pop sahnesinin gelecekteki ipuçlarını göstermekte. “Avatar”, “experience” ve “aspect”  kelimelerinin birleşiminden oluşan Aespa grubunun dört üyesinin de aynı zamanda avatar karşılıkları bulunmakta. Başka bir deyişle gerçek ünlülere eşlik eden sanal ünlülerden bahsediyoruz. Aynı sahnede birlikte görülebilen Aespa üyeleri ve karşılıkları olan avatarlar ile birlikte düşünüldüğünde K-Pop’ta sanal ünlülerin gelecekteki yeri merak edilen bir konu olarak karşımıza çıkmakta[3]

Aespa, çıkış şarkısı “Black Mamba” ile YouTube’da 100 milyon izlenmeyi aşan ve 51 günlük sürede en fazla izlenme rekoru kıran K-Pop ilk çıkış şarkısı oldu[4]. Gerçek karşılıklarınınile birlikte şarkı söyleyen ve dans eden avatarları ile Aespa grubu, 2021 yılın için en çok şans verilen ve izlenmesi düşünülen çaylak grupları içerisinde düşünülmekte (Moon, 2021). Bu noktada Aespa’nın K-Pop’ta en önemli noktalardan birisi olan fanlar ile etkileşimde yeni bir strateji ile hareket ettiğini söyleyebiliriz: Yeni tür hikâye anlatıcılığı.

K-Pop gruplarının müzik sektöründe Batı müzik piyasasındaki ünlülerden farkı olarak fanları ile etkileşiminin yüksek olduğu genel olarak bilinen ve gözlenen bir durumdur. Özellikle BTS, EXO ve BLACKPINK gibi grupların hayranları ile etkileşimi ve iletişiminin ayrı bir boyutta olduğu görülmektedir. K-Pop’un zirvesinde sayılan BTS’in hayranları ile etkileşimde en önemli özelliği; parasosyal etkileşim yöntemleri (parasocial interaction), katılımcı kültür (convergence culture), yakınlık kurucu unsurlar (intimacy) ve hikâye anlatımını (storytelling) hayran-ünlü etkileşim sürecinde stratejik bir şekilde birleştirmesidir. Bunun için BTS’in şirketi BigHit Entertainment, 2016’da şirket içerisinde “storytelling writer” pozisyonu bile açmıştır (Lee, 2019: 66).

Kore müzik piyasasında “idol” yaratım sürecinde “idol storytelling” ve “fan fiction” konuları öne çıkan başlıklardandır. Her grubun ve üyelerinin yaratılan bir geçmişi, hikâyesi veya ortak hikâyeleri vardır. Grupların şarkıları da bu şekildedir. Benzer bir bakış açısına göre K-Pop’ta her şarkının bir stratejisinin bulunduğu söylenmektedir (Fuhr, 2016: 91)[5]. Aespa K-Pop’ta son dönem yaratıcı idol yaratım sürecinin bir parçası ve geleceğe yönelik etkili bir stratejinin ürünüdür. Bu süreçte gerçek idolün karşılığı bulunan sanal avatar karşılığı ile birlikte storytelling yaratılır. Buna göre grup üyeleri Karina, Winter, Giselle ve NingNing’un “avatar-experience” karşılıkları, gerçek idollerin kişiselleştirilmiş bilgileri doğrultusunda sanal dünya içerisinde oluşturulur (Benjamin, 2021).   Böylelikle gerçek idolün kişisel özelliklerine uygun sanal karşılığı olan avatarı ile birlikte performans icra edilir. Gerçek ve sanal idol, kullanılan teknolojilerle aynı düzlemde farklı boyutlarıyla izleyicinin zevkine sunulur. SM Entertainment şirketinin başkanı Soo-Man Lee, 1. Dünya Kültürel Endüstri Forumu’nda yaptığı konuşmada Aespa’nın gerçek ve sanal dünyanın sınırlarını aşması için dünyanın geleceğine yönelik bir proje olduğunu belirtmiştir. Ona göre Aespa’nın hikâyesi gerçek dünya ve sanal dünya arasındaki iletişim ve etkileşimi yansıtmaktadır. Lee, Aespa ile tamamen yeni ve çekici karakterler taşıyan bir hikâye anlatımı içeriği yarattıklarını belirtmiştir. Lee’ye göre Aespa’nın bu yeni içeriği, dünyadaki yeni eğlence konsepti olarak (gösteri, performans ve müzik videoları da dâhil) denenecektir[6].

BTS ve Yeni Teknolojiler

K-Pop’ta pandemi süreci ile birlikte arttırılmış gerçeklik (AR) ve genişletilmiş gerçeklik (XR) teknolojilerinin kullanılması, gelecekteki sanal konserlere ilham vermek üzere, ilk olarak BTS’in çevrimiçi konserlerinde gözlenmiştir. BTS’in 20 Haziran 2020 tarihinde çevrimiçi yayınlanan Bang Bang Con: The Live konserini aynı anda 107 ülkeden 756 bin kişi; 10-11Ekim 2020’de düzenlenen Map of The Soul ON: E konserini 191 ülkeden 993 bin kişi izlemiştir[7]. Hayran ve ünlü arasındaki en iyi çevrimiçi etkileşimsel sahne örneklerinin yaşandığı bu konserlerde ARMY’ler army bomb denilen ışıldaklarla BTS’in şarkılarına eşlik ettiği görüldü. BTS’in çevrimiçi konserlerinde kullanılan bu teknolojileri, canlı sohbet bağlantısı, sahne arkasına yansıtılan hayran görüntüleri sayesinde hayranlar “gerçekmişcesine” konser izleme şansı yakaladılar[8]. Bu noktada AR ve XR teknolojilerinin yakın gelecekteki K-Pop sahnelerinde daha etkili bir şekilde kullanılarak -SM Entertainment başkanı Lee’nin Aespa örneğinde belirttiği üzere- sanal dünya ve gerçek dünya arasındaki sınırları aşarak izleyiciyi daha fazla etkileyeceği ve “oradaymışçasına” izlenimi vereceği söylenebilir.

Yeri gelmişken BTS’in 2020 Melon ödüllerindeki Black Swan performansı sahnesinden bahsetmek gerekecektir. AR ve XR teknolojilerinin çarpıcı bir şekilde kullanıldığı bu performans galaksi kuşağındaki yıldızların birleşiminde -BTS’in sembol kavramlarından- “hope” (umut) yazılı kelimenin doğması sonrası yeryüzünde bir ormanda su birikintisi içerisindeymişçesine Jungkook ve Jimin’in yan dansçılarla icra ettiği modern dans gösterisi ile devam eder, performansın sonunda animasyon bir kartal uçup gider[9]. BTS’in performanslarında kullanılan teknolojiler, müzik, dans ve koreografiyle zihinlerde gerçeküstü bir izlenim bırakmaktadır. Burada ayrıca BTS üyesi Suga’nın (Yoongi) omzundan ameliyat olması sebebiyle çıkamadığı Mnet 2020 Asya ödüllerinde sahneye hologram ile yansıtılarak katıldığını belirtelim. Grup son şarkıları Life Goes On’u söyleyeceği esnada Suga sahnede belirmiş ve hayranlar adeta anlık hayal gördüğünü sanmışlardır[10], şarkının söylendiği esnada gerçek gibi bir anda sahnede beliren Suga’yı sahnede gören ARMY’ler daha sonradan hologram ile yansıtıldığını fark edince duygusal olarak etkilenmişlerdir[11].  

BTS örneğinde grup üyesinin hologram olarak sahneye çıkması, kullanılan teknolojiler ile sanal gerçekliğin artırılması ve performansın sahne üstü bir gerçekliğe dönüşmesi; Aespa örneğinde gerçek idollerin yanına kendi kişisel özelliklerini yansıtan sanal karşılıklarının kullanılması (gerçek ve sanal dünyanın sınırlarının aşılmaya çalışılması) gibi örnekler göz önünde bulundurulduğunda K-Pop sahnesinin önümüzdeki dönemde kullanılan teknolojiler ile hayranlarına daha yaratıcı içerikler sunarak ilgi çekeceği düşünülmektedir. Bu noktada Çin’de sanal idollerin ve hayranlarının gitgide artan pazar payını da unutmamak gereklidir. Sonuç olarak K-Pop endüstrisinin -pandemi sürecinin bir süre daha devam edeceği de hesaba katıldığında- daha fazla izleyiciye ulaşmak amacıyla pazarlama stratejilerini sanal sahne ve sanal gerçeklik teknolojileri üzerine daha fazla kuracağı kolaylıkla öngörülmektedir. Bu noktada K-Pop’un gelecekte “arttırılmış eğlence”den “arttırılmış sanal eğlence”ye evrilmesi süreci dikkatle göz önünde bulundurulmaktadır.

Kaynakça

Benjamin, J. (2021, 01 14). Aespa Break Out Among New -pop Acts With 100 Million Views On Debut Music Video. 03 11, 2021 tarihinde Forbes: https://forbes.com/sites/jeffbenjamin/2021/01/14/aespa-break-out-among-new-k-pop-acts-with-100-millon-views-on-debut-music-video?sh=3e64c38a702e adresinden alındı

Fuhr, M. (2016). Globalization and Popular Music in South Korea: Sounding out K-Pop. London: Routledge.

Lee, D. (2019). Intertextuality and Transmedia Storytelling in K-Pop: Focusing on the content analysis of BTS. Graduate School of International Culture and Communication Studies Waseda University, Master Thesis. https://f.waseda.jp/glaw/CLASSES/5616A301_Dongkyung_Lee_TH.pdf adresinden alındı

Yuqiao, J. (2021, 01 31). China’s virtual idol industry booming,attracts more than 300 million fans. 03. 11. 2021 tarihinde Global Times: https://www.globaltimes.cn/page/202101/1214468.shtml adresinden alındı


[1] İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Doktora Öğrencisi

[2] Aespa grubunun Twitter’da 804 bin, Youtube’da 1,49 milyon, Instagram’da 2,8 milyon takipçisi bulunmaktadır. Grubun 17 Kasım 2020’de yayınlanan “Black Mamba” videosu YouTube’da 128 milyon, 5 Şubat 2021’de yayınlanan “Forever” şarkısı  38 milyon izlenmeyi aşmıştır. Grup, K-Pop’ta çaylak grup olarak belirtilen gruplar için başlangıçta umut vaat etmektedir.

[3] Çin’de de son dönemde sanal ünlüler ve hayranlarında hızlı bir artış görülmektedir. Ülkede yaklaşık 300 milyondan fazla sanal idol fanı bulunduğu belirtilmektedir. Sanal idollerin popülerliği o kadar artmıştır ki sahnede gerçek yıldızlarla performans göstermeleri yaygınlaşmıştır. Hatta talk showlara dahi çıkmaktadırlar (Yuqiao, 2021).  

[4] “AESPA’S ‘Black Mamba’ becomes fastest K-pop debut song to hit 100 mln YouTube views”, Yonhap News Agency, 08.02.2021, https://en.yna.co.kr/view/AEN20210108002900315, Erişim tarihi: 11.03.2021 

[5] Özellikle BTS grubunda görüldüğü üzere; şarkı ve içerikleri grubun hayat hikayesi ile entegre edilerek sunulur, böylelikle dünyanın her tarafında çevrimiçi olarak hayran gruplarının alımlanması hedeflenir. Hayranlar da kendi yaşam süreçlerinin duygusal açıdan çeşitli dönemleri ile şarkıları bütünleştirir ve  “fan fiction” süreci kendiliğinden ilerler. BTS grubunun hayran yönetimine ilişkin stratejileri başka bir yazıda ele alınması planlanmaktadır.

[6] https://www.smentertainment.com/PressCenter/details/5084, 28.10.2020, Erişim tarihi: 11.03.2021  

[7] Pandemi sürecinde Blackpink, SuperM, Big Hit Labels’ın diğer sanatçıları vb. birçok çevrimiçi K-Pop konseri düzenlenmiştir. 

[8] Bu konserler kanaatimizce “sanal sahne”nin en iyi örnekleri olarak gösterilebilir.   

[9] BTS’in bahsedilen Black Swan performansı gibi diğer şarkılarında da “storytelling” çok iyi kurgulanmıştır. İcra edilen performanstaki kalitenin yüksek olması ve yan anlamları barındırması fan fiction’ı açık bırakan, bu alanın hayranlarca yeniden ve yeniden üretilmesi ve tüketilmesini sağlamaktadır.   

[10] Bkz. https:///www.netizenturkey.net/theqoo-netizenler-btsin-mama-2020-performansini-konusuyor/ Erişim tarihi: 11.03.2021

[11] Bkz. [2020 MAMA] BTS_Life Goes On, https://www.youtube.com/watch?v=Gsj_Xq7K-_M, 06.12.2020, Erişim tarihi: 11.03.2021


Pandemi ve İletişim: Çevrimiçi Seminer

Mart 6, 2021

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu- UNESCO Türkiye Milli Komisyonu tarafından, “Pandemi ve İletişim” başlıklı çevrimiçi bir seminer düzenlenecektir. 11 Mart 2021 Perşembe günü 10:30-12:30 saatleri arasında gerçekleştirilecek olan bu seminerde; Dr. Öğretim Üyesi Duygu Özsoy, “COVID-19 Pandemisinde Yaşlıların Medya Repertuarı ve Enformasyon Gereksinimi: Tübitak Araştırma Projesi Sonuçları” başlıklı sunumuyla 120K613 numaralı “COVID-19 Sürecinde Yaşlıların Enformasyon Arayışı ve Enformasyon Değerlendirmesi” projesinin çıktılarını aktaracaktır.

Detaylı bilgi ve kayıt formuna ulaşmak için; https://www.unesco.org.tr/Home/AnnouncementDetail/4702 adresini ziyaret edebilirsiniz.


COVID-19 ve Toplum Etkinliği

Şubat 15, 2021

22-23 Şubat 2021 tarihlerinde TÜBİTAK tarafından, “COVID-19 ve Toplum” çağrısı kapsamında desteklenen projelerin sunumlarının yapılacağı “COVID-19 ve Toplum- Salgının Sosyal, Beşeri ve Ekonomik Etkileri, Sorunlar ve Çözümler” başlıklı bir etkinlik düzenlenecektir.
İlgili çağrı kapsamında desteklenen projelere ilişkin sunumların proje yürütücüleri tarafından gerçekleştirileceği etkinlikte; 120K613 numaralı “COVID-19 Sürecinde Yaşlıların Enformasyon Arayışı ve Enformasyon Değerlendirmesi” projesi, Hacettepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ferruh Mutlu Binark tarafından sunulacaktır.
TÜBİTAK Başkanlık Binası Feza Gürsey Toplantı Salonunda sınırlı katılımcı sayısı ile gerçekleşecek olan etkinlik, TÜBİTAK’ın YouTube adresinden canlı olarak takip edilebilecektir.
120K613 numaralı “COVID-19 Sürecinde Yaşlıların Enformasyon Arayışı ve Enformasyon Değerlendirmesi” projesinin sunumuna, 23 Şubat 2021 Salı günü, 12:00–13:00 saatleri arasında “Pandemi ve Yaşlılar–1” oturumu kapsamında, TÜBİTAK’ın YouTube adresinden erişebilirsiniz.


%d blogcu bunu beğendi: