Koronovirüs Salgınında Çin’de Araştırmacı Gazetecilik(*)

images

Yazan: Maria Repnikova[1], 5 Şubat 2020

Koronavirüs salgını Çin’in siyasi sistemi üzerindeki uluslararası sorgulamaların artmasına neden olmuştur. Salgın sonrası birkaç yorumcu Çin Komünist Partisi’nin salgına tepkisini etkili bulurken, pek çoğu salgına yönelik tedbirleri yetersiz bulmuştur. Hatta, bazıları salgının yayılmasından dolayı Komünist Parti’yi suçlamış, salgını “Komünist koronavirüs” veya “Kuşak ve Yol Salgını” olarak adlandırmıştır.

Bir yorumcuya göre, Çin bir kez daha kontrolü elinde tutmak için salgınla ilgili kamuoyunda dönen tartışmaları denetim altına alma yoluna gitmiştir.  Ancak Koronavirüs krizinden ortaya çıkan umut verici şeylerden biri, Çin’deki daha açık sözlü bilgi kaynakları ve sosyal medyadaki yeni sesler tarafından üretilen yaratıcı içeriklerdir.

Şimdiye kadar yayınlanan onlarca makale, 23 Ocak’tan beri karantina altında olan, salgının merkezi 11 milyonluk şehir Wuhan’daki doktorların, kurbanların ve burada yaşayanların durumu hakkındaki insanın ilgisini çeken anlatılardan Çin Kızılhaç’ındaki tıbbi kaynakların yetersizliği, kasıtlı olarak bilgi saklama ve yolsuzluklarla ilgili daha araştırmaya dayalı anlatılara kadar çeşitli konular içermektedir.

Çin’in en saygın ticari dergilerinden birine sahip haber grubu Caixin, kısa süre önce, dört bölümlük bir dizi haber şeklinde önemli bir araştırmayı yayımladı. Araştırmalardan ilki Wuhan hükümetinin krizin boyutlarını açıklamada nasıl geciktiğini adım adım anlatmaktadır. Makale, salgından haberdar olan doktorları tehdit ederek ya da susturarak, salgınının boyutlarını görmezden gelerek ve virüsün insandan insan geçebileceği gerçeğini gizleyerek yerel makamların yaklaşık bir aydır süregelen bir olayı nasıl örtbas ettiklerini göstermektedir. Akademisyenler, doktorlar, hastalar ve yetkililerle yapılan görüşmelere dayanan raporda, resmi görevlilerin virüsün tehlikesiz bir deniz ürünleri ve canlı hayvan pazarını ziyaret eden insanlarla sınırlı olduğu iddiasının aksine virüsün insandan insan bulaştığı gerçeğinin baştan beri bilindiği ifade edilmektedir.

Caixin ve  araştırmacı gazetecilik konusunda ünü olan Caijing dergileri dışında, Xinjing Bao (Beijing News), Beijing Qingnian Bao Shenyidu (Beijing Youth Daily’nin araştırmacı gazetecilik birimi) ve Zhongguo Qingnian Bao (China Youth Daily) ve hatta GQ China, Renwu (Portrait Magazine) gibi yaşam tarzı dergileri de dahil olmak üzere diğer saygın medya kuruluşları ve Sanlian Zhoukan (Lifeweek Dergisi) dergisi koronavirüs krizine ayrıntılı olarak yer vermiştir.

Buradaki temel soru bu yayın kuruluşlarının hükümetin bilgi üzerindeki kontrolünü aşmayı nasıl başardığına ilişkindir. Aslında, hükümetin kontrolü henüz tamamlanmamıştır ve bazı hikayeler en azından geçici olarak gözden kaçabilmektedir. Çin’de politika oluşturma, özellikle merkezi ve yerel makamlar arasında uygulamada sık sık boşluklar olması nedeniyle dışarıdan göründüğünden daha parçalıdır. Bu parçalılığın bir nedeni, yerel yetkililerin başarısızlıklarını Beijing’den saklamak için örtbas etme yoluna gitmeleridir. Ancak bu durum eleştirel habercilik için de alan açmaktadır. Yerel yetkililer yalnızca kendi illerinde kayıtlı medya kuruluşlarını doğrudan denetleyebilir; başka yerlerdeki haber kaynaklarının faaliyetleriyle ilgili çok da yapabilecekleri bir şey bulunmamaktadır. Dolayısıyla “sınır dışı” araştırmacı gazetecilik olarak adlandırılan bu uygulama Çin gazeteciliğinin uzun süredir devam eden bir özelliğidir. Koronavirüs salgını ile ilgili kapsamlı haberlerin çoğu, Wuhan’ın bulunduğu Hubei Eyaleti dışında bulunan haber kuruluşları tarafından yayımlanmıştır.

Kriz zamanlarında, Beijing’deki merkezi otorite de kasıtlı olarak medyaya herhangi bir başarısızlığı ortaya çıkarmada sınırlı alan sağlamaktadır. Geçici bilgi açıklıkları hükümet için de faydalıdır: Sorunun kaynağının belirlenmesine, kamuoyu duyarlılığını ölçmeye ve muhtemelen etkili bir yanıt vermeye veya en azından yönetimin şeffaf olduğu imajını yansıtmaya olanak sağlamaktadır.

Eleştirel seslerin sürekliliği, habercilik stratejilerini dikkatli bir şekilde oluşturma becerilerine bağlıdır. Salgının şu anki kapsamı dolaylı olarak hata bulma eğiliminde olma anlamına geliyor. Popüler bir yaklaşım, insanların ilgisini çeken hikayelerdeki ıstırapla ilgili eleştirileri perdelemektir. Viral zatüreden ölen bir hastanın akrabası tarafından acımasızca saldırıya uğrayan bir doktorla yapılan duygusal bir röportaj, özellikle kimseyi suçlamaz; kriz yönetiminin temelinde yatan kaos ve umutsuzluğu ortaya çıkarır. Yine de, insan trajedisine ilişkin kaba tasvirin ardında örtük bir siyasi mesajın yattığı görülmektedir: “Eğer doktorların güvenliği sağlanamıyorsa, bu doktorlar, biz, virüsle nasıl savaşabileceğiz?”

Başka bir yaklaşım da muhabirlerin ağırlıklı olarak uzman yorumlarından yararlanmasıdır. Bu, muhabirleri aktardıkları bilgininin onaylanmama durumundan kurtarır. Ve Çin toplumunda akademisyenlere duyulan yüksek saygı göz önüne alındığında, kabul görmüş uzmanların görüşü olarak bir eleştiri sunmak da onu yüceltir ve meşrulaştırır.

Neredeyse sadece uzman yorumlarına dayanan bir Caixin raporu, Wuhan yetkililerinin salgın hakkında temel bilgileri yayınlamayı geciktirdiğini öne sürmektedir. Rapor, esasen, yerel makamlara karşı yasal bir dava taslağı niteliğindeydi ancak böyle görünmemeyi başardı. Rapor, iki Pekinli profesörün gelecekte benzer aksaklıkları önlemek için mevcut yasaların değiştirilmesi tavsiyesiyle sonuçlanmaktaydı. Çözüm önererek akademisyenler sistemi eleştirenler olarak değil yapıcı geribildirim sunanlar olarak görünmüştü. (En azından ilk başta: Rapora erişim o zamandan beri engellendi.)

Şimdilik, koronavirüs krizinin sorumluluğu – geçmişte yaşanan diğer krizlerde olduğu gibi – öncelikle yerel yetkililerin omuzlarına bırakılmaktadır. Merkezi hükümet suçlamak daha sıkıntılıdır: Merkezi hükümete ilişkin bir suçlama hızla sansürle sonuçlanabilir ve diğer cezaları da beraberinde getirebilir. Otoritenin üst basamaklarına suçlamayı kabul ettirmek genellikle daha zordur. Batılı gazeteciler, Çin’in tüm politik sistemini eksikliklerinden ötürü eleştiriyorlar, ancak Çinli muhabirler, bunun yerine belirli suçlulara odaklanarak genel hükümlerden uzak durma eğilimindedir.

Yakın tarihli bir Caixin makalesi, Hubei sağlık otoritelerinin, Çin Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’nin en azından salgının ortaya çıkmasından 10 gün sonrasına kadar salgının tehdit düzeyini resmi olarak yükseltmediğini ileri sürdü Makale doğrudan bir suçlama yapmamakta, bunun yerine olayın yerel olarak bir örtbas etme veya bürokratik verimsizlik hikayesi olup olmadığı kararını vermeyi okuyuculara bırakmaktadır.

Çin’de eleştirel gazetecilik sosyal medyanın bilgi yayma, bazen sızdırmadaki daha güçlü rolü sayesinde yükselişe geçti. Şüpheli hastalık hakkında ilk uyarıyı yapan Wuhan doktorları, endişelerini yaymak için WeChat gruplarını kullandılar. Mesajları daha sonra Phoenix TV’nin web sitesinde yayınlandı, analiz edildi ve diğer haber kaynaklarının yanı sıra Caixin’de de yer aldı. Aşırı kalabalık hastanelerdeki korkunç koşullar ve Wuhan’daki ceset torbalarının dramatik görüntüleri yurttaş-gazeteciler, hemşireler ve hastalar tarafından kaydedildi. Sosyal medya platformları, şehrin boş sokaklarının gerçeküstü görüntülerini ve Wuhan sakinlerinin kasabalarına girmesini engelleyen görüntüleri aktardı. Koronavirüs salgınının Çin’de katılımcıların kendileri tarafından akıllı telefonlar aracılığıyla “televizyonda yayınlanan” ilk büyük felaket olduğu söylenebilir. Koronavirüse krizine ilişkin bazı geniş kapsamlı haberler Tengxun ve Sohu gibi geleneksel olmayan, çevrimiçi haber sitelerinde yer aldı.

Ancak kriz zamanlarında eleştirel habercilik penceresi oldukça dar olma eğilimindedir ve oldukça öngörülemeyen bir şekilde açılır ve kapanır. Bunun nedeni kısmen yetkililerin başka bir yerde “ihtiyatlı doğaçlama” olarak tanımlanan pratikleri uygulamasıdır: Nihai amaçları sosyal istikrar olan yetkililer, sansür veya propaganda arasında geçiş yaparak ve medyanın hesap verebilirlik için baskı yapmasına izin vererek siyasi kontrol ve düzenlenmiş şeffaflık arasında kırılgan bir denge kurmaya çalışmaktadırlar.

Örneğin, 2008 yılında Sichuan Eyaleti, Wenchuan’daki depremle ilgili haber soruşturmalarına (69.000’den fazla ölü) yalnızca birkaç hafta izin verilmiştir. Kötü inşa edilmiş okulların ölü sayısının artışına neden olduğu ortaya çıkardıktan sonra, hükümet felaketle ilgili bağımsız soruşturmaları engellemiştir.

Bir krizin sosyal istikrarsızlığa neden olma potansiyeline sahip olması,  kamunun suçlamasının yerelden merkezi makamlara kaymaya başlaması durumunda, hükümet medyaya hakim olmaya ve tek bir resmi bir mesaj vermek için medyayı zorlamaya çalışır.

Çinli gazetecilerin ve endişeli vatandaşların kriz hakkında ne kadar uzun süre bildirimde bulunabileceklerini ve ne kadar zor sorular sorabileceklerini söylemek mümkün değil. Çin’in medyayı yönlendirme, boğma veya kontrol etme çabaları, kısıtlamaları ince ve dolaylı yollarla aşan alternatif haber kaynakları üretti. Yetkililer bir noktaya kadar bu durumu tolere ediyorlar. Başkan Xi Jinping yönetimi altında bile, hükümet halkın aşağıdan yukarıya baskısına, bilgi hakkı ve hesap verebilirlik çağrılarına hassas ve bir dereceye kadar duyarlıdır.

[1] Maria Repnikova, Georgia State Üniversitesi Küresel İletişim bölümünde akademisyendir.“Çin’de Medya Politikaları: Otoriterizm Altında Doğaçlama Gücü” adlı kitabın yazarıdır.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: